6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Havale dekontunda 'borç' açıklaması varsa ispat yükü karinenin aksini iddia edene geçer

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/262 E. 2025/1402 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Banka havalesi/dekontunda 'borç' açıklaması bulunması hâlinde, gönderilen paranın mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla değil, borç olarak verildiğine dair yasal karine oluşur ve bu karinenin aksini (paranın ticari/sözleşmesel bir ilişkiden kaynaklandığını veya borcun ödendiğini) ispat yükü, parayı alan tarafa geçer; bu ispat yazılı ve kesin delille yapılmalıdır. Karşı tarafın salt ticari defterlerin incelenmesini talep etmesi, karinenin aksini ispata yeterli sayılmaz; kesin delil sunulmadıkça defterlerin incelenmemiş olması sonuca etkili değildir.

Ele alınan sorunlar

Havale dekontunda 'borç' açıklamasının ispat yükü ve karinesi → ret

İddia: Davalı vekili, gönderilen paranın taraflar arasındaki ticari/sözleşmesel ilişkiden kaynaklandığını, dekonttaki 'borç' ibaresinin kötüniyetli yazıldığını, ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini ve defterlerin süresinde ibraz edilememesinin başka bir dosyada bilirkişi incelemesinde bulunmasından kaynaklandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Havale dekontunda 'borç' açıklaması yer aldığından davacı, yasal karinenin aksini, yani paranın mevcut bir borcun ödenmesi için değil, borç olarak gönderildiğini kanıtlamıştır. Bu durumda ispat yükü davalıya geçmiş olup, davalının havale ile gönderilen paranın borç olarak gönderilmediğini veya borcun ödendiğini yazılı ve kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı vekilinin taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğunu ileri sürerek ticari defterlerin incelenmesini talep etmesi, havalenin ticari ilişki nedeniyle değil şahsi borç olarak gönderildiğinin kabulü gerektiğinden, karinenin aksini ispata yeterli değildir; ticari defterler ile bu karinenin aksi ispatlanamaz. Borç paranın cari hesap ilişkisi nedeniyle gönderildiği kesin delillerle kanıtlanamadığından, ticari defterlerin incelenmemiş olması sonuca etkili değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Havale/dekont açıklamasında 'borç' ibaresi bulunması hâlinde ispat yükünün karşı tarafa geçtiği ve bu karinenin aksinin yazılı/kesin delille ispatlanması gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer havale-borç uyuşmazlıklarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali havale dekontu borç karinesi ispat yükü ticari defter incelemesi yazılı ve kesin delil icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/262

KARAR NO 2025/1402

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/10/2022

NUMARASI 2022/5 Esas 2022/600 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 09/09/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2025

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili; borçlunun içine girdiği ekonomik sıkıntı nedeniyle davacıdan, en kısa süre içerisinde geri ödenmek üzere borç istediğini, 05.03.2018 tarihinde şahsi hesabından davalının ... Bankası IBAN hesabına borç olarak verilen para açıklamasıyla 89.900-TL gönderildiğini, ilgili dekontta havi, para gönderme işleminden sonra aradan bir yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 29.03.2019 tarihinde Ankara 44.Noterliğinin ... yevmiye numarasıyla borcun ödenmesi için ihtarname çekilmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, söz konusu dekonttan kaynaklı alacağın tahsili için Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını davalının takibe, itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasında sözleşmelerden kaynaklı iş ilişkileri yaşandığını, müvekkiline gönderilen para davacının iş aksaklıkları ve ayıplı ifası nedeniyle yapılması lüzumlu ödemelerin bedeli olarak kullanıldığını, davacının kendisine verilen işleri tamamlamadığı,malzeme aldığı firmaların ücretlerini ödemediğini, davacının müvekkilinden talep ettiği tutarın çok daha fazla oranında borcu bulunduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, sözleşmesel ve senet borçlarının tespitinin yapılarak takas iddialarının değerlendirilmesi ve müvekkilinin davacıya davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 03/06/2022 tarihli ara kararı ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş ise de tarafların defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden inceleme yapılamadığı, davacı yanca uyuşmazlığa konu paranın TBK madde 306 vd. Maddeleri gereğince ödünç olarak verildiği, davalı yanca ise uyuşmazlığa konu paranın akdi ilişki nedeniyle iş aksaklıkları ve ayıplı ifası nedeniyle yapılması lüzumlu ödemelerin bedeli olarak kullanıldığı savunulduğu ,davalı yanca da geri ödemenin de yapıldığına ilişkin belge sunulmadığı görülmekle;davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 89.900-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacak likit olduğundan %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; davacı tarafça müvekkile ihtar çekildiğinin belirtildiğini, ancak müvekkilce çekilen ihtara cevaptan söz edilmediğini, cevap dilekçesine ek olarak davacı ile yapılan sözleşme ve davacıya çekilen ihtarların sunulduğunu, taraflar arasında sözleşmenin 01.08.2017 tarihinde imzalandığını, davacı tarafça sözleşme sonrası müvekkile yönelik olarak 05.03.2018 tarihinde ödeme yapıldığı, dekonta kötü niyetli olarak "borç" ibaresi yazıldığını, müvekkilce davacıya 14.08.2018 tarihinde çekilen ihtar sonrası dekonta yazılan "borç" ibaresinin kötü niyetli bir şekilde fırsata çevrilerek 29.03.2019 tarihinde ihtar çekilerek dava açıldığını, ihtara da 06.08.2019 tarihinde cevap verildiğini, taraflarınca şirket defterlerinin incelenmesi talep edildiği ve süresi içinde bilirkişi ücreti yatırıldığını, şirket defterleri müvekkile ait derdest olan İstanbul 13.

ATM'nin 2022/8 Esas sayılı dosyasında 13.06.2022 tarihinde bilirkişi incelemesinde bulunduğundan süresinde teslim edilemediğini,sözleşme gereği davacının üstlendiği ödemelerin çoğunun müvekkil tarafından yapıldığı hususu da göz ardı edilerek deliller incelenmeden hukuka aykırı,hatalı inceleme yapılarak müvekkil aleyhine karar tesis edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, borç olarak verilen paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili havalenin taraflar arasında ki iş ilişkisinden kaynaklandığını ,davacının ödeme dekontunda borç açıklaması yapmasının kötüniyetli olduğu, ticari defterleri incelendiği takdirde cari hesapda borçlu bulunduğunu ,ellerinde bir adet borç senedi bulunduğunu ileri sürmüştür.Davacı taraf ise cevaba cevap dilekçesinde karşı yana borç olarak gönderilen para nedeniyle alacaklı oldukları gibi daha evvel tamamlanan iş nedeniyle ayrıca alacaklı olduklarını ,bu konuda davalının imzaladığı bir sözleşme olduğunu ileri sürerek 05.01.2019 tarihli sözleşme suretini ibraz etmiş,sözleşmede görülen hesapda 223.000-TL nin ödenmesi kabul edilmiştir.Somut olayda;

davacı tarafından 05.03.2018 tarihinde davalının banka hesabına 89.900-TL para gönderildiği, banka dekontunda "... borç olarak" açıklamasının yer aldığı, havale dekontunda "borç" açıklaması yer aldığından, davacı yasal karinenin aksini, yani paranın mevcut bir borcun ödenmesi için değil, borç olarak gönderildiğini kanıtlamıştır. Bu durumda ispat yükü davalıda olup; davalı, havale ile gönderilen paranın borç olarak gönderilmediğini veya borcun ödendiğini yazılı ve kesin delillerle ispatlamalıdır. Bu kapsamda davalı vekilince; taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğunu ileri sürerek ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de; havalenin ticari ilişki nedeniyle değil şahsi borç olarak gönderildiğinin kabulü gerektiğinden ticari defterler ile karinenin aksi ispatlanamaz.

Davacı tarafın ticari ilişki nedeniyle değil şahsi borç ilişkisi olduğunu ileri sürmesi nedeniyle borç paranın cari hesap ilişkisi nedeniyle gönderildiği kesin deliller ile kanıtlanamadığından ticari defterlerin incelenmemesi sonuca etkili bulunmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, borç kaydıyla gönderilen havaleye karşılık gönderilen havalenin cari hesap ilişkisi nedeniyle gönderildiğini kabule yarar yazılı delil sunulmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 6.141,07-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.535,37-TL harcın mahsubu ile kalan 4.605,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48821 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.