Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3350 E. 2013/3597 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ basiretli tacir↗ marka hakkına tecavüz↗ husumet yokluğu↗ ihtar↗ ihtarname↗ tacir↗ ilan↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davalı şirketin ise yer sağlayıcı konumunda olup internet alan adı tescilinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile www.yasamicinteknoloji.com internet sitesinin davalı ... tarafından kullanılmasının ve internet alan adı üzerinde tasarrufta bulunmasının önlenmesine, 1.000 TL manevi tazminatın adı geçen davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, internet alan adı yer sağlayıcılığından kaynaklanan marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirketin, ilgili internet alan adının yer sağlayıcısı olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmiş, davalı şirket ise bu konuda herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını bildirmiştir. Davaya konu internet alan adındaki ibare, davacı tarafından yoğun şekilde kullanılan bir marka ve slogan olup, davalı şirketin söz
konusu ibarenin alan adı olarak bir başka kişi adına tescili ile internet erişimine katkı sağlanmasında gerekli araştırmayı yapması zorunludur. Bu kapsamda, ilgili hizmet verilirken yer sağlayıcılar açısından da basiretli bir tacir gibi davranış yükümlülüğünden söz etmek mümkündür. Öte yandan internet alan adının tescilinin ardından davacı tarafça davalı yer sağlayıcı şirkete ihtarname gönderilerek, marka hakkına tecavüzün durdurulmasının istendiği ve davalı yer sağlayıcı tarafından söz konusu ihtara rağmen herhangi bir girişimde bulunulmadığı da açıktır. Bu durumda, mahkemece, davalı yer sağlayıcı şirkete de husumet düştüğü kabul edilerek, işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, değinilen gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Manevi tazminat | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2536 E. 2020/651 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalı şirketin ise yer sağlayıcı konumunda olup internet alan adı tescilinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ...
Dava, internet alan adı yer sağlayıcılığından kaynaklanan «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Öte yandan internet alan adının tescilinin ardından davacı tarafça davalı yer sağlayıcı şirkete «ihtarname» gönderilerek, «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasının istendiği ve davalı yer sağlayıcı tarafından söz konusu «ihtara» rağmen herhangi bir girişimde bulunulmadığı da açıktır.
Benzer bu kararda… rlik bulunduğu, her ne kadar birleşen davalının 2014/08143 sayılı “PLANTİST PROBİX” markası tescil edilmiş ise de, kullanımın “PROBİX” ibaresi olduğu, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2007/18103 no'lu markanın kullanmama nedeniyle iptaline, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, www.probiox.alan adındaki “PROBİOX” ibaresinin alan adından terkinine, «terkin» edilmediği takdirde erişime kapatılmasına, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · olumsuz oy · yargılama gideri · terkin · dava sebebi · haksız rekabet
Benzer bu kararda… inaf aşamasında davanın dayanağı olan 556 sayılı KHK 14. maddesinin iptal edildiği, bu halde asıl davanın yasal dayanağının kalmadığından reddi gerektiği, ancak red «sebebi» göz önüne alınarak davalının markasını ciddi ve etkin bir şekilde kullandığını ispatlayamadığından «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği, birleşen davada ise birleşen davalının www.probix.com.tr alan adlı internet sitesinde "PROBİX" markalı ilaç ürününü sipariş yoluyla pazarladığının tespit edildiği, birleşen davacı markası "PROBİOX" un 05.sınıfta tescilli olduğu, davacı-birleşen davalının kullandığı markanın "PROBİX" ibareli olup, aynı sınıfta ilaç ürünü üzerinde kullanıldığı, kullanılan markanın davalı-birleşen davacı markası ile benzer olduğu, «iltibas» yarattığı, bu şekilde kullanımın markaya tecavüz ve hakkız rekabet teşkil ettiği, İlk Derece Mahkemesinin kararının bu yönden doğru olduğu, ancak manevi tazminatın reddi yönünden davacı-birleşen davalı lehine takdir edilen «vekalet ücretinin» hatalı olduğu gerekçesi ile asıl davada davacı-birleşen davalı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf taleplerinin reddine, davalı-birleşen davacı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı-birleşen davanın davalısının, davalı-birleşen davanın davacısı adına tescilli markaya tecavüz ve «haksız rekabetinin» tespitine, davacı-birleşen davanın davalısının www.probix.com.tr alan adını kullanmasının önlenmesine, internet sitesine «erişimin engellenmesine», www.ümitaktaş.com internet sitesine ilişkin taleplerin reddine, imhaya ilişkin taleplerin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
… rlik bulunduğu, her ne kadar birleşen davalının 2014/08143 sayılı “PLANTİST PROBİX” markası tescil edilmiş ise de, kullanımın “PROBİX” ibaresi olduğu, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2007/18103 no'lu markanın kullanmama nedeniyle iptaline, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, www.probiox.alan adındaki “PROBİOX” ibaresinin alan adından terkinine, «terkin» edilmediği takdirde erişime kapatılmasına, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece «yargılama gideri» bakımından isabetli karar verilmişse de davanın esası hakkında dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK’nın 14. maddesini iptal etmesi nedeniyle davanın dayanağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine, haklılık durumuna göre de davacı yararına «yargılama giderine» hükmedilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12522 E. 2018/6741 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalı şirketin ise yer sağlayıcı konumunda olup internet alan adı tescilinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ...
Dava, internet alan adı yer sağlayıcılığından kaynaklanan «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Öte yandan internet alan adının tescilinin ardından davacı tarafça davalı yer sağlayıcı şirkete «ihtarname» gönderilerek, «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasının istendiği ve davalı yer sağlayıcı tarafından söz konusu «ihtara» rağmen herhangi bir girişimde bulunulmadığı da açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "..." isimli internet sitesine «erişimin engellenmesine», «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespitine, davalı ... yönünden ise pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · taraf ehliyeti · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "..." isimli internet sitesine «erişimin engellenmesine», «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespitine, davalı ... yönünden ise pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18946 E. 2015/6739 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalı şirketin ise yer sağlayıcı konumunda olup internet alan adı tescilinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ...
Şti. hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile www.yasamicinteknoloji.com internet sitesinin davalı ... tarafından kullanılmasının ve internet alan adı üzerinde tasarrufta bulunmasının önlenmesine, 1.000 TL manevi tazminatın adı geçen davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, internet alan adı yer sağlayıcılığından kaynaklanan «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… e görsel benzerlik bulunduğu, her iki tarafın da benzer tür mal ve hizmet yönünden kullanımının söz konusu olduğu, bu nedenle davalı kullanımının davacı markası ile «iltibasa» sebebiyet verdiği ve davacı markasına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı markasına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi uyarınca 1.105,93 TL «maddi tazminatın» ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, www.o..com alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», hükmün gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
Öte yandan, davalıya ait 20/07/2012 tarihli katalog ile «uyuşmazlık konusu» "o." tanıtıcı işareti altında satış mağazasında dava konusu ürünlerin tanıtımı yapıldığına göre, «marka hakkına tecavüz» eyleminin bu tarih itibariyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, «haksız eylem» tarihi bakımından «temerrüdün» söz konusu katalog tarihinde oluştuğu gözetilerek, «faizin başlangıç tarihinin» 20/07/2012 olarak belirlenmesi gerekirken sonraki tarih olan «fatura» tarihlerinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi dahi isabetli görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · faiz başlangıç tarihi · haksız eylem · uyuşmazlık konusu · temerrüt faizi · fatura · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaÖte yandan, davalıya ait 20/07/2012 tarihli katalog ile «uyuşmazlık konusu» "o." tanıtıcı işareti altında satış mağazasında dava konusu ürünlerin tanıtımı yapıldığına göre, «marka hakkına tecavüz» eyleminin bu tarih itibariyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, «haksız eylem» tarihi bakımından «temerrüdün» söz konusu katalog tarihinde oluştuğu gözetilerek, «faizin başlangıç tarihinin» 20/07/2012 olarak belirlenmesi gerekirken sonraki tarih olan «fatura» tarihlerinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi dahi isabetli görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… e görsel benzerlik bulunduğu, her iki tarafın da benzer tür mal ve hizmet yönünden kullanımının söz konusu olduğu, bu nedenle davalı kullanımının davacı markası ile «iltibasa» sebebiyet verdiği ve davacı markasına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı markasına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi uyarınca 1.105,93 TL «maddi tazminatın» ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, www.o..com alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», hükmün gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
… marka kapsamındaki mallar ile benzer tür hizmetler niteliğinde olduğu belirlendiğine göre, davalının bu kullanımı nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 66/b bendi uyarınca, «maddi tazminat» talebinin de değerlendirilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmaksızın yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3350 E. , 2013/3597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27...2011 tarih ve 2010/137-2011/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış firma olup çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, bu amaçla “Yaşam İçin Teknoloji” ibaresinin de müvekkili adına tescil edildiğini, davalıların ise www.yasamicinteknoloji.com internet sitesinin içerik ve yer sağlayıcısı olduklarını, müvekkili tarafından çekilen ihtara rağmen söz konusu internet sitesinin halen faal olduğunu ileri sürerek, davalıların marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davalı şirketin ise yer sağlayıcı konumunda olup internet alan adı tescilinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile www.yasamicinteknoloji.com internet sitesinin davalı ... tarafından kullanılmasının ve internet alan adı üzerinde tasarrufta bulunmasının önlenmesine, 1.000 TL manevi tazminatın adı geçen davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, internet alan adı yer sağlayıcılığından kaynaklanan marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirketin, ilgili internet alan adının yer sağlayıcısı olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmiş, davalı şirket ise bu konuda herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını bildirmiştir. Davaya konu internet alan adındaki ibare, davacı tarafından yoğun şekilde kullanılan bir marka ve slogan olup, davalı şirketin söz
konusu ibarenin alan adı olarak bir başka kişi adına tescili ile internet erişimine katkı sağlanmasında gerekli araştırmayı yapması zorunludur. Bu kapsamda, ilgili hizmet verilirken yer sağlayıcılar açısından da basiretli bir tacir gibi davranış yükümlülüğünden söz etmek mümkündür. Öte yandan internet alan adının tescilinin ardından davacı tarafça davalı yer sağlayıcı şirkete ihtarname gönderilerek, marka hakkına tecavüzün durdurulmasının istendiği ve davalı yer sağlayıcı tarafından söz konusu ihtara rağmen herhangi bir girişimde bulunulmadığı da açıktır. Bu durumda, mahkemece, davalı yer sağlayıcı şirkete de husumet düştüğü kabul edilerek, işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, değinilen gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487801000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz