6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mükerrer takip iddiası ve ticari defter delilinin değerlendirilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/408 E. 2025/1603 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Bir alacak kalemine ilişkin mükerrer takip iddiası, o kalem davaya (itirazın iptali talebine) konu edilmemişse davanın esasını etkilemez; davacı dava dilekçesinde mükerrer faturayı mahsup ederek kalan bakiye üzerinden talepte bulunmuşsa, bilirkişi raporundaki fazla hesaplama bu mükerrer kalemden kaynaklanıyor olsa da davaya konu edilmeyen tutar esas alınarak karar verilir. Ayrıca ticari davada usulüne uygun tutulan ticari defterler sahibi lehine delil teşkil eder; karşı taraf kendi defterlerini ibrazdan kaçınmışsa, defter kayıtları karşı taraf aleyhine olacak şekilde esas alınır. Takibe dayanak faturaların e-fatura sistemiyle tebliğ edilmiş olması ve borçlunun süresinde itiraz etmemiş olması, alacağın varlığını destekleyen bir olgu olarak değerlendirilir.

Ele alınan sorunlar

Mükerrer takip/dava iddiasının itirazın iptali davasına etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, dava dışı diğer icra takip ve dava dosyalarının incelenmeden karara çıkarıldığını, bilirkişi raporunun mükerrer alacak kalemleri içerdiğini, davacının aynı faturayı birden fazla icra dosyasına konu ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Takip dosyaları incelendiğinde taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğu, davacının 2016 yılına ait bir kısım faturaları başka bir icra dosyasında, 2017 yılına ait bazı faturaları ise ayrı bir icra dosyasında takibe konu ettiği görülmüştür. Davaya konu takip dosyasında 30/06/2017 tarihli fatura, davalının önceden itiraz ettiği başka bir icra dosyasına konu edilen fatura ile mükerrer nitelikte ise de, davacı bu mükerrer faturayı işbu itirazın iptali davasına konu etmemiş, dava dilekçesinde bu tutarı mahsup ederek kalan bakiye üzerinden talepte bulunmuştur. Dolayısıyla davaya konu edilen alacak kalemleri arasında mükerrerlik bulunmadığı, bilirkişi raporundaki fazla hesaplamanın sebebinin davaya konu edilmeyen mükerrer fatura olduğu, bu nedenle mükerrer takip iddiasının davanın esasını etkilemediği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defterlerin ibraz edilmemesinin ispat bakımından sonucu → kabul

Gerekçe: HMK'nın 222(1) ve (3). maddeleri gereği, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verebilir; usulüne uygun tutulan defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemiş olması gerekir. Davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve davacı lehine delil teşkil ettiği, davalının ise ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı belirlendiğinden, davacının kanuna uygun ticari defterlerinin kapsamı davalı aleyhine olacak şekilde esas alınarak karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

E-fatura bedeline süresinde itiraz edilmemesinin ispat gücü → kabul

Gerekçe: Takibe dayanak faturaların e-fatura şeklinde tanzim edilip davalıya sistem üzerinden tebliğ edildiği, davalı tarafından bu faturalara süresinde itiraz edilmediği, ayrıca davalının söz konusu faturaları BA formuyla vergi dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. Bu olgular, davacının alacağını kanıtladığı sonucunu desteklemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret

İddia: Davalı vekili, likit olmayan ve mükerrer şekilde birden fazla icra dosyasına konu edilen bir alacak iddiası nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının alacağının likit nitelikte olduğu ve mükerrerlik iddiasının davaya konu alacak kalemlerini etkilemediği belirlendiğinden, likit alacak nedeniyle %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, bir alacak kalemine ilişkin mükerrer takip bulunmasının, bu kalem davaya konu edilmediği sürece davanın esasını etkilemeyeceği ile ticari defterlerini ibraz etmeyen tarafın aleyhine sonuç doğacağı yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı ticari defter delili e-fatura mükerrer takip likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222(1)HMK 222(3)HMK 357(1)HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2023/408

KARAR NO 2025/1603

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2020

NUMARASI 2018/444 Esas - 2020/151 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/10/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete faturalar gönderildiğini,davalının faturalara itiraz etmediğini, borcunu da vadesinde ödemediğini, davaya konu icra takibi dışında davalı hakkında müvekkili tarafından başlatılan diğer icra dosyasında takibe konu faturayı davaya dahil etmediklerini, davalının itirazına rağmen müvekkili şirkete kısım kısım ödeme yapmaya devam ettiğini, bu kapsamda İstanbul Anadolu 3. ATM nde itirazın iptali davası açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, davalının bu kötü niyetli ve kanunu dolanma amacı güden taktiği sebebiyle icra dosyasındaki alacağa ilişkin yapılan takibe yönelik itirazın iptali amacıyla ilk olarak dava açılmasının ardından ödemelerin kesildiğini belirterek itirazın iptaline,davalı aleyhine %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; icra dosyasına müvekkili adına vekili sıfatıyla itiraz edilmesine rağmen tensip tutanağı ve dava dilekçesinin müvekkile asile tebliğ edildiğini, asile tebliğin kötü niyetli olduğunu, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, davalı müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafça mahkemeye sunulan faturaların borcun varlığını kanıtlamak için yeterli olmadığını, davacı şirketin iddia olunan borcun miktarının gerçeğe uygunluğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini,alacağını yalnızca söz konusu faturalara dayanarak ispatlayamayacağını ve müvekkili şirketin söz konusu faturalara zamanında itiraz etmemesinin durumu değiştirmeyeceğini belirterek davanın reddine, karşı tarafın %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; tarafların ticari defterlerin incelenmesi yönünden inceleme ara kararı verildiği, davalı vekili dosyaya sunduğu 08/03/2019 tarihli beyan dilekçesiyle ticari defter ve kayıtların mahkeme dosyasına sunulmayacağını beyan ettiği,davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan raporda ; davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu üç fatura nedeniyle 62.445,60- TL alacaklı gözüktüğü, takibe dayanak faturaların e-fatura şeklinde tanzim edildiği ve davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından e-fatura olarak tebliğ alınan faturalara karşılık süresinde itiraz edilmediği,BA formunda davalının takibe konu 32.040,54 TL lik faturayı KDV hariç 27.153- TL olarak, yine takibe konu 35.372,86- TL bedelli faturayı KDV hariç 29.977- TL olarak vergi dairesine bildirdiği,davacının davalıdan 35.587,62 TL alacaklı olduğu, iş bu bakiye alacağı ödediğine ilişkin de belge dosyaya ibraz etmediğini gibi, ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesine esas olmak üzere ibraz etmediği, davacının takip tarihinden önce faiz talebi olmadığı ,takiple yasal faiz talep edildiği gerekçesiyle davalının itirazının 35.587,62- TL yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; Huzurdaki dava (ve davaya konu icra takibi) haricinde davacı tarafça müvekkiline yöneltilen başka davalar ve icra takipleri bulunduğunu ,davacı tarafın huzurdaki davaya (dayanak icra takibine) konu ettiği 30/06/2017 tarihli, 26.857,98- TLbedelli faturayı mükerrer takibe konu ettiği, faturanın İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile de talep edildiğini , bilirkişi raporu tanzim edilirken davacı tarafın müvekkil şirkete karşı yönelttiği diğer icra ve dava dosyalarının da incelenmesi gerektiğini , bilirkişi raporunda davacı tarafın talep ettiğinden daha fazla bir miktar tespit edildiğini, Davacı tarafça başlatılan diğer takip ve dava dosyalarının İstanbul Anadolu 4.

İcra Dairesi ... ,İstanbul Anadolu 3. ATM nin 2017/1137 ,İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası olduğunu,mükerrer takipler belirtilerek ek rapor alınması istenilmiş ise de mahkemece alınmadığını, davanın mükerrer alacak kalemlerinin yer aldığı kök rapora göre karara çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, likit olmayan, mükerrer bir şekilde aynı anda birden fazla icra dosyasına konu edilen alacak iddiası ile ilgili icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; üç adet fatura bakiyesi alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 28/12/2017 tarihinde 30/09/2017 tarihli 32.040,54- TL bedelli, 30/06/2017 tarihli 26.857,98- TL bedelli fatura ve 31/08/2017 tarihli 35.372,86- TL tutarlı faturadan bakiye kalan 3.542,8- TL tutarındaki faturalar dayanak yapılarak toplam 62.445,60 -TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı ,davalı borçlu davacı alacaklının 30/06/2017 tarihli 26.857,98- TL tutarındaki faturanın daha önce yine davacı tarafından İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu beyan ederek borcun tamamına ve faize itiraz edilmiştir.Dava dilekçesinde ;davacı tarafından davalı takip borçlusunun icra dosyasına yaptığı itirazında belirttiği 30/06/2017 tarihli 26.857,98- TL bedelli faturayı mahsup ettikten sonra kalan 35.587,62- TL alacağın tahsili için itirazın iptali davası açılmıştır.

İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında itiraz edilen 30/06/2017 tarihli fatura ile birlikte 31/01/2017, 30/04/2017 tarihli faturalar bakiyesi talep edilmiştir.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesi'nin ...(yeni esas ...) esas sayılı icra dosyasında ; davacı tarafından yine davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde ;davalı adına keşide edilen 29/02/2016 tarihinden başlayıp,30/09/2016 tarihli faturalar icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır.Takip dosyalarının incelenmesinde taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğu ve davacı tarafından 2016 yılında düzenlenen bir kısım faturaların Anadolu 8 İcra Dairesinin ...(yeni esas;...) esas sayılı icra dosyasında takibe konulmuştur.

Anadolu 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 31/01/2017,30/04/2017 tarihli faturalardan kalan bakiyeler ile itiraz edilen 30/06/2017 tarihli faturanın takibe konu edildiği ,elde ki davaya konu İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında; 30/06/2017 tarihli faturanın mükerrer olarak takibe konu edilmesinin yanında 31/08/2017 tarihli 35.372,86- TL tutarlı faturadan bakiye kalan 3.542,8- TL ile 30/09/2017 tarihli 32.040,54- TL bedelli fatura alacağının tahsili istenilmiştir.Davalı vekilinin mükerrer takip ve dava açıldığı ,bu dosyaların incelenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edilmiş ise de :30/06/2017 tarihli faturaya dayalı mükerrer takip yapılmış ise de bu fatura itirazın iptali davasına konu edilmemiş;davada 3.542,80+32.040,54-TL için itirazın iptali istenilmiştir.Davalı ticari defterlerini mahkemeye incelemeye sunmayacağını beyan etmiş ise de ;incelenen davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulup davacı lehine delil teşkil ettiği faturaların e-fatura olup sistemden davalıya tebliğ edildiği ,itiraz kaydı bulunmadığı belirlenmiştir.Davalı davacının takibe konu faturaları BA formuyla vergi dairesine bildirdiği anlaşılmaktadır.HMK'nın 222(1) maddesi hükmü gereği, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut.. gerekir." Davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun ticari defterleri kapsamı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle ;HMK nın 357(1)madde hükmüne göre istinaf sebebleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; davacının davalıdan olan 35.587,62- TL alacağını kanıtladığı,bir adet faturadan başkaca takipde mükerrerlik bulunmadığı ,mükerrer talebin itirazın iptali davasına konu edilmediği ,bilirkişinin fazla alak hesabının sebebi davaya konu olmayan fatura olduğu sonucuna varılmakla itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.430,99-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 607,75-TL harcın mahsubu ile kalan 1.823,24-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 54-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48699 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.