6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faturaya yazılan vade tarihinden önce başlatılan takip erken takiptir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/481 E. 2025/1661 K. ·

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir alacağa ilişkin faturada yazılı vade tarihi, alacağın muacceliyet tarihini gösterir ve bu tarihten önce başlatılan icra takibi erken açılmış bir takip olup itirazın iptali istemi bu nedenle reddedilir; ayrıca vade konusunda yazılı bir sözleşme bulunması şart değildir, faturada yazılı vade kaydı yeterli kabul edilir. Ancak alacağın muaccel olmaması nedeniyle itirazın iptali isteminin reddi usule ilişkin bir karardır ve alacağın esası incelenmediğinden, salt bu sebeple alacaklının takip başlatmasında kötüniyetli olduğu kabul edilerek aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez; kötüniyetin ayrıca ispatlanması veya hâlin icabından anlaşılması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Faturada yazılı vade tarihinin, alacağın muacceliyeti üzerindeki etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, faturaya konulan vade tarihinin geçerli bir anlaşma olmadığını, taraflar arasında vadeye ilişkin yazılı/sözlü bir anlaşma bulunmadığını, davalının bunu ispatlayamadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Muacceliyet, alacaklının borçludan borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Faturaların üzerinde yazan vade tarihi alacağın ne zaman muaccel olduğunu göstermektedir. Davacının bizzat koyduğu vade tarihlerinden önce başlattığı icra takibi, erken başlatılmış bir takiptir. Davacı vekili taraflar arasında vadeye ilişkin bir sözleşme olmadığını ileri sürmekte ise de, alıcıya vade tanındığı bizzat davacının düzenlediği faturalarda yazılı olduğundan bunun ayrıca bir sözleşme ile ispatına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle muaccel olmayan, istenemeyen bir alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali isteminin reddinde hukuka aykırılık yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Muaccel olmayan alacak için başlatılan takipte alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilip edilemeyeceği → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının itiraz ettikten sonra borcu ödediğini belirterek kendi lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesinin kendisi aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmesine karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

Gerekçe: Takipteki alacaklının kötüniyeti takip tarihi itibariyle belirlenir; alacağın olmadığını bilerek kötüniyetle takip yapıldığının ispatlanması veya hâlin icabından takibin kötüniyetli olduğunun anlaşılması gerekir. Alacağın muaccel olmaması nedeniyle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi usuli bir karardır; alacağın esasına dair bir inceleme yapılmamıştır ve vade dolduktan sonra ödenmemesi hâlinde yeniden takip başlatılabilecektir. Bu durum gözetilerek, muaccel olmayan alacak için başlatılan icra takibinde alacaklının takip yapmakta kötüniyetli kabul edilerek aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Faturada yazılı vade tarihinin alacağın muacceliyetini belirlediği ve bu tarihten önce açılan takibin erken takip sayılarak itirazın iptali isteminin reddedilmesi gerektiği; ayrıca muaccel olmayan alacak nedeniyle verilen bu ret kararının usuli nitelikte olup, tek başına alacaklının kötüniyetli sayılması için yeterli olmadığı yönündeki tespitler açısından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muacceliyet vade tarihi itirazın iptali kötüniyet tazminatı icra inkâr tazminatı erken açılan takip

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/481

KARAR NO 2025/1661

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 28/06/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/10/2025

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; davalının, müvekkili şirketten hizmet aldığını ve 3 parça halinde alınan hizmet neticesinde 7.776-TL, 4.797,41-TL ve 9.942,48-TL olmak üzere toplamda 22.515,89-TL borç oluştuğunu, 27/01/2021, 28/01/2021 ve 28/01/2021 tarihli faturalar gönderildiğini, davalının takibe "faturanın vadesi gelmediği" gerekçesi ile itiraz ettiğini taraflar arasında vadeye ilişkin bu şekilde bir yazılı ve sözlü bir anlaşma bulunmadığını, borcun ferilerini ödememek adına kasıtlı olarak takibe itiraz ettiğini, itirazından sonra ödeme yaparak borcu sona erdirdiğini, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkili şirkete satışı gerçekleştirilen ürünlere ilişkin bedellerin vade tarihlerinin, fatura tarihinden 90 gün sonrası olacağının kararlaştırıldığını ,faturalarda yazan vade tarihleri 08.05.2021 ve 09.05.2021 olmasına rağmen faturalarının düzenlenme tarihlerinin 27.01.2021 ve 28.01.2021 olması sebebiyle anılan faturaların vade tarihlerinin 28.04.2021 ve 29.04.2021 olduğunun müvekkili şirketçe tespit edildiğini, bu sebepten ötürü müvekkili şirket ile davacı şirket arasında mevcut e-posta yazışmalarında da görüleceği üzere faturaların düzenlenme tarihi +90 gün olacak şekilde vade tarihleri müvekkili şirketçe hesaplanarak ahde vefa ilkesi gereğince 27.04.2021 ve 28.04.2021 tarihlerinde davacı şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin takip konusu faturaları anlaşma uyarınca vade tarihinde ödediği icra takibindeki asıl alacağa bağlı ferilerden dolayı sorumluluğu bulunmadığını belirterek davacı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Mahkemece; cari hesaba dair borcu oluşturan üç adet fatura bulunduğu, sırasıyla 28/01/2021 tarihli 08/05/2021 vade tarihli, 29/01/2021 tarihli 09/05/2021 vadeli, 29/01/2021 tarihli faturalar olduğu, icra takibinin 09/04/2021 tarihinde başlatıldığı faturaların vadesinden önce davacı tarafından takibe geçildiği dava tarihi olan 28/06/2021 tarihinden önce 28-29/04/2021 tarihli ödemeleri borcun ödendiğinden davanın reddine, davacının takibinde kötüniyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmediltir.Davacı vekili; faturalardaki yazılan her kaydın geçerli olmadığını, faturaya yazılan "ödenmeyen her gün için yüzde 10 faiz işleyecektir'' ibaresi ne kadar geçersizse, koyulan vade tarihi de o kadar geçersiz olduğunu, faturaya kayıt koyulması üzerinden sözleşme yahut anlaşma gibi bir durum yaratılması söz konusu olamayacağını, karşı tarafın da bu tarz bir ek süre yahut aksine bir anlaşma olup olmadığını ispatlayamadığını, icra takibine itiraz ettikten sonra borcu ödediğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini ,davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İcra takip tarihi itibariyle davacının düzenlediği faturaların vade tarihinin gelmediği davacının da kabulündedir.

Davacı vekili faturaya konulan vade tarihinin geçerli olmadığını ileri sürmektedir. Muacceliyet, alacaklının borçludan, borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Faturaların üzerinde yazan vade tarihi alacağın muaccel olduğunu gösterdiği, davacının bizzat koyduğu vade tarihlerinden evvel başlattığı icra takibi, erken başlatılan bir icra takibidir.Davacı vekili taraflar arasında vadeye ilişkin bir sözleşme olmadığını ileri sürmekte ise de, alıcı davalıya vade tanındığı bizzat davacının düzenlediği faturalarda yazılı olduğundan ayrıca bir sözleşme ile ispatına gerek bulunmamaktadır. Bu sebeple muaccel olmayan, istenemeyen bir alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminin bu sebeple reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.

Ancak; takipteki alacaklının kötüniyeti takip tarihi itibariyle belirlenir. Alacağın olmadığını bilerek kötüniyet ile takip yapıldığının ispatlanması veya halin icabından takibin kötüniyetli olduğunun belirlenmesi gerekir.Muaccel olmayan alacak için başlatılan icra takibine itiraz ettikten sonra borcun tümüyle ödendiği, alacağın dava tarihi itibariyle ödendiği,takip tarihi itibariyle muaccel olmayan alacağın muaccel olduktan icra takibi başlatılmadan ödenmesi halinde alacağın ferilerini istemekde davacı haklı değildir.Ne var ki; alacağın muaccel olmaması nedeniyle icra takibine itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi usulü bir karardır. Alacağın esasına dair bir inceleme yapılmadığı, ödenmemesi halinde vade dolduktan alacak sonra yeniden takip başlatılabileceği gözetilerek;

halde icra takibinde alacaklının takip yapmakta kötüniyetli kabul edilerek alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine; itirazın iptali isteminin ve davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2022 Tarih 2021/443 Esas - 2022/476 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

"İtirazın iptali isteminin reddine,

Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine,"

İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 615,40-TL karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine,

Davalı vekili için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine,"

Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48536 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.