6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İrsaliyeli faturada imza inkar edilmezse mal teslimi kanıtlanmış olur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/33 E. 2025/1216 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, irsaliyeli faturalardaki teslim alan imzaları davalı tarafça icra takibine itirazda veya davaya cevapta inkar edilmemişse, bu imzaların davalı veya çalışanlarına ait olduğu kesinleşir ve mal tesliminin ispatlandığı kabul edilir; imza inkarına ilişkin savunma ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülemez (HMK 357/1). Bu durumda davalının ödeme savunmasını belgeyle kanıtlayamaması halinde alacağın ve icra inkar tazminatının varlığı kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Faturalardaki imzaların davalıya ait olmadığı iddiasının istinafta ilk kez ileri sürülmesi → ret

İddia: Davalı vekili, davaya konu faturalarda belirtilen mal ve ürünlerin müvekkil firma yetkilisi veya çalışanları tarafından teslim alınarak imzalanmadığını, imza sahiplerinin müvekkil şirket çalışanı olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı, gerek icra takibine itirazında gerekse davaya cevap dilekçesinde faturalardaki teslim alan imzalarını inkar etmemiş, imzaların davalı veya çalışanlarına ait olduğu husus bu şekilde kesinleşmiştir. HMK'nın 357(1). maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf aşamasında ileri sürülemez. Bu nedenle davalı vekilinin faturalardaki imzaların davalı veya çalışanlarına ait olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defterlerde borç kaydı bulunmaması nedeniyle davanın reddi talebi ve mal tesliminin ispatı → ret

İddia: Davalı, ticari defterlerinde davacıya ait borç kaydı bulunmadığını, faturaların müvekkiline tebliğ edildiğine ilişkin delil bulunmadığını, davanın ispatlanamadığından reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İrsaliyeli faturalar ile mal tesliminin kanıtlandığı, davalının bir adet ödemesi düşülerek kalan alacağa hükmedilmesinde ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafça alacağın varlığı kanıtlandığından, ödeme belgesi sunmayan davalı tarafın ödeme savunmasının kanıtlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İrsaliyeli faturalardaki teslim imzasının icra takibine itiraz veya cevap dilekçesinde inkar edilmemesi halinde bu imzanın davalıya ait olduğunun kesinleşeceği ve mal tesliminin bu şekilde ispatlanmış sayılacağı; buna ilişkin inkarın ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali davası irsaliyeli fatura teslim imzasının inkar edilmemesi ispat yükü icra inkar tazminatı istinafta yeni savunma yasağı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 357(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/33

KARAR NO 2025/1216

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/06/2022

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında ticari alım-satım ilişkisi kurulduğunu, müvekkili tarafından davalıya satış yapıldığını, davalının satıştan kaynaklanan borçlarını ödemediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Müvekkil şirketin, ticari iş ilişkisinde olduğu firmalara karşı ise edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesinden ve piyasaların durgun olmasına rağmen ödemelerin yapılması konusunda oldukça titiz davrandığını ,davacı tarafından müvekkil alınan mal karşılığı ödeme yapıldığını ,davacının iddiasının aksine davacı yana cari hesaplarında ve ticari defter kayıtlarında borcu bulunmadığını ,davacının haksız olarak dava açtığını, bu nedenle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinde faturalarının ve alacak bakiyesinin, davalı tarafça 6.000-TL'ödeme yapıldığının tespit edildiği davalının ticari defterlerinde ise faturalar ve davacı ile ilgili hiç bir kayıt bulunmadığı ,davalı tarafın cevap dilekçesinde ticari ilişkinin ve mal alındığının kabul edilmesine rağmen defterlerinde davacı adına hiç bir kayıt bulunmadığı, sevk irsaliyesinde isim imza bulunduğu,birinde ismin okunamadığı ancak davalı tarafın cevap dilekçesinde teslim alma hususuna veya sevk irsaliyesindeki imzaya ilişkin inkarı bulunmadığı,ödeme belgesi sunulmadığı,bu halde, davalının ödeme savunmasına itibar edilmediği, davacının davalıdan 25.259,57-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline davacı yararına %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkil şirketin, davacıya takibe konu cari hesaplarda yer alan borcu bulunmadığını, ticari defterlerinde işbu durumun açıkça tespit edildiğini,dava dilekçesinde davaya konu fatura içeriği malların müvekkil firma çalışanına teslim edildiğini iddia ettiğini, davaya konu faturalarda belirtilen mal ve ürünlerin hiç bir şekilde müvekkil firma yetkilisi veyahut çalışanları tarafından teslim alınarak teslim belgesi imzalanmadığını, fatura ve irsaliyelere ilişkin firma çalışanı olarak ad ve soyadları bulunan kişilerin müvekkil şirket çalışanı olmadığını, faturaların müvekkil şirkete tebliğ edildiğine ilişkin delil bulunmadığını,davanın,ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde hareket edilmesi sebebiyle, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, beş adet irsaliyeli faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibine konu alacaklar için düzenlenen beş adet icra takibine konu faturalar irsaliyeli faturalar olup, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, davalı tarafça BA formu ile de Vergi Dairesine bildirilmediği belirlenmiştir. İcra takibine konu faturalar takip talebi ekinde icra dosyasına sunulmuş olup, davalı akdi ilişkiyi inkar etmemekle birlikte davacıya borcu olmadığını savunmuştur.Faturalarda davalıya atfen imzalar mevcut olup, gerek davaya cevap gerekse icra takibine itiraz dilekçesinde faturalarda ki imzalar inkar edilmemiştir.

Elde ki dava İİKnın 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı inceleme yapılır.Davalının icra takibine konu davalı adına düzenlenen irsaliyeli faturalarda teslim alan imzasını gerek icra takibine itirazında ,gerekse davaya cevap dilekçesinde inkar etmemiş,imzaların davalı veya çalışanlarına ait olduğu hususu kesinleşmiştir.HMK nın 357(1 )maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden davalı vekilinin faturalarda ki imzaların davalı veya çalışanlarına ait olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davalı taraf ;davacıya ticari defterlerinde hiç bir borç kaydı olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmekte ise de irsaliyeli faturalar ile mal tesliminin kanıtlandığı ,davalının bir adet ödemesi düşülerek kalan alacağa hükmedilmesinde ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Açıklanan nedenlerle ;davacı tarafça alacağın varlığı kanıtlandığından ,ödeme belgesi sunmayan davalı tarafın ödeme savunması kanılanamadığından ;davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.725,48-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 431,37-TL harcın mahsubu ile kalan 1.294,11‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48435 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.