6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İmza inkarına dayalı menfi tespitte ispat yükü ve ATK raporunun yeterliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/20 E. 2025/1217 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: Kıymetli Evraktan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında, kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü alacaklı-davalıya aittir; ancak yöntemince yapılan ve hükme yeterli görülen bilirkişi (Adli Tıp Kurumu) incelemesi sonucunda imzanın borçluya ait olduğu tespit edilirse, bu tespit hükme esas alınır ve menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi isabetli olur.

Ele alınan sorunlar

İmza inkarına dayalı menfi tespitte ispat yükünün alacaklı-davalıya ait olması → tartışılmadı

Gerekçe: İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı-davalıya aittir.

Gerekçe kaynağı: özgün

ATK Fizik İhtisas Dairesi raporunun yetersizliği ve ek/yeni rapor talebinin reddi iddiası → ret

İddia: Mahkemece aldırılan rapor yalnızca 4 satırdan ibaret olup dayanaksız ve gerekçesizdir; bilirkişi incelemesinde kullanılan araçlar ve teknik inceleme maddi gerçeğin tespiti için yeterli değildir; ATK İhtisas Dairesi'nden ek rapor ya da Kriminal Daire'den yeni rapor alınması talep edilmiş, mahkemece reddedilmiştir; eksik ve yetersiz inceleme ile hazırlanan rapor hükme esas alınamaz.

Gerekçe: Alınan raporda, inceleme konusu çekteki keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisinin mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin yaptığı inceleme neticesi düzenlenen rapor hükme yeterli görülmüştür. Ayrıca taraflar arasındaki dava konusu çek dışındaki diğer çekler nedeniyle yürütülen İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında da grafolog bilirkişi tarafından yapılan incelemede inkar olunan imzaların davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu yönünde rapor sunulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İmza inkarına dayalı menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı-davalıya ait olduğu ve yöntemince yapılan Adli Tıp Kurumu incelemesinin hükme yeterli görülebileceği yönünden yol gösterici niteliktedir; BAM kararı olduğundan bağlayıcı değil ikna edici emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit imza inkarı ispat yükü kambiyo senedi bilirkişi incelemesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/20

KARAR NO 2025/1217

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/12/2021

NUMARASI 2020/396 Esas - 2021/982 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 26/08/2020

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı şirket temsilcisi;yetkilisi bulunduğu ... San ve Tic Ltd Şti'nin toptan ayakkabı satışı işi yaptığını, davalının ayakkabı malzemeleri toptan ticareti ve yan sanayisi işleri yapan bir şirket olduğunu, diğer davalı ...'in ise, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve tek ortağı olduğunu, temsil ettiği şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki oluşturulmak istendiği, ayakkabı malzemeleri satın alınması konusunun müştereken kararlaştırıldığını, davalı .. 'in dava konusu çekin karşılığı olan bir mal teslim etmediğini, mal satışına ilişkin bir fatura düzenlemesinin ve tesliminin olmadığını, bu haliyle davalıların alacaklı olmadığını, davacı şirketin borcu bulunmadığının tespitine ve hüküm altına alınmasına, imza itirazı sebebi ile haksız takibin ve dayanağı çekin iptaline, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının huzurdaki davayı karşılıksız çek keşide etme suçundan hakkında açılan davayı uzatmak amacıyla açtığını, davacının dava dilekçesi içeriğinin çelişkili olup; davacının hangi hukuki sebebe dayalı olarak menfi tespit davası açtığını açıklaması gerektiğini, çekin bir ödeme aracı olup; illetten mücerret olduğunu, TBKnın207 maddesi uyarınca çekin verildiği tarihte malın teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, davacının müvekkili lehine olan karinenin aksini de yazılı belge ile ispat etmek zorunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava konusu ... şubesine ait ... çek numaralı 31/12/2018 keşide tarihli, 40.000 TL bedelli çek üzerinde bulunan imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ya ait olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan rapor alınmış, alınan rapor ile "söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olduğu" nun tespit edildiğini, çek davacı şirket tarafından ... adına keşide edildiği, sırasıyla lehtar davalıların ve davadışı şirketin ciroları bulunduğu, davacı, davalılar ile arasında baştan beri savunulduğu gibi ticari ilişkinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de çek ödeme vasıtası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece aldırılan rapor; yalnızca 4 satırdan ibaret olup dayanaksız ve gerekçesiz olduğunu, bilirkişi incelemesinin amacına hizmet etmediğini,dava konusu çek ile mukayeseye yarar imzalar arasında benzerlik bulunduğundan bahisle hatalı kanaat ile rapor tanzim edildiğini, bilirkişi incelemesinde kullanılan araçlar, teknik inceleme ile maddi gerçeğin tespiti bakımından yeterli olmadığını, oysa; bilimsel sonuçların ortaya konulması amacıyla teknik donanıma sahip tüm araçlar ile inceleme yapılarak hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde maddi gerçeğin tesbit edilmesi gerektiğini, ATK İlgili İhtisas Dairesi'nden gerekçeli ek rapor ya da Emniyet Müdürlüğü Kriminal Daire'den yeni bir rapor aldırılması talebinde bulunulmuş ise de mahkemece reddedildiğini, eksik ve yetersiz inceleme ile hazırlanan ve hatalı kanaate dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınanamayacağını gerekçesiz, dayanaksız rapor esas alınarak verilen hatalı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; icra takibine konu çekte ki imzanın inkarı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı-davalıya aittir (Yargıtay 19. HD'nin 2018/1846 esas, 2020/1161 karar sayılı, 22/06/2020 tarihli; 2019/3488 esas, 2020/561 karar sayılı ve 20/02/2020 tarihli vd. kararları). Mahkemece inkar olunan imzaya mukayeseye esas olmak üzere çok sayıda belge aslı toplanarak davaya konu çek üzerinde davacı şirkete atfen atılan imzanın aidiyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır.Alınan 18/10/2021 tarihli raporda sonuç ve özetle;

"İnceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olduğu..."tespiti yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin yaptığı inceleme neticesi düzenlenen rapor hükme yeterli olduğundan, icra takibine konu edilen çek nedeniyle menfi tespit isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Taraflar arasında dava konusu çek dışında 15.11.2018,20.12.2018 tarihli çekler içinde davacı şirket yetkilisinin karşılıksız çek nedeniyle yargılandığı İstanbul 27 İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/69 esas sayılı dosyasında grafolog bilirkişi tarafından yapılan incelemede inkar olunan imzaların davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu yolunda rapor sunlmuştur.Elde ki davada ki çek bakımından İstanbul 14.

İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/80 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada şikayetten sonra açılan dava mahkemece bekletici mesele yapılması talebi red edilmiştir. Açıklanan nedenlerle;ATK tarafından yöntemince yapılan imza incelemesi neticesi inkar olunan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu belirlendiğinden istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 683,10-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 67,7‬0-TL harcın davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48434 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.