6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İnternet bankacılığında izinsiz havale nedeniyle banka sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/213 E. 2025/1282 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

İnternet bankacılığı hizmeti sunan bankalar, mudinin kastı, kötüniyeti veya suç sayılır eylemini kanıtlayamadıkları sürece, kendilerine emanet edilen mevduattan güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludurlar. Bu sorumluluk, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde ortadan kalkan bir sebep sorumluluğudur. Banka, müşterinin kayıtlı telefonunun başka bir hatta yönlendirildiğini veya işlemin kayıtlı olmayan bir IP adresinden yapıldığını tespit edip şüpheli işlem olarak değerlendiremiyorsa, bu durum güvenlik önlemi eksikliği sayılır ve rıza dışı yapılan havaleden bankanın sorumluluğuna yol açar.

Ele alınan sorunlar

Bankanın rıza dışı havale işleminden sorumluluğunun koşulları → ret

İddia: Davalı banka vekili, havale işleminin akıllı SMS ile onaylandığını, müvekkil bankanın işlem güvenliğini sağladığını, zarardan dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren şahsın sorumlu olduğunu, davacının kusurlu davranışının TMK 2. maddesine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir; TBK 386 ve TBK 570 uyarınca saklayan/ödünç alan banka parayı iade ile yükümlüdür. Usulsüz işlemle çekilen paralar doğrudan bankanın zararı niteliğindedir, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam eder. Usulsüz işlemlerde mevduat sahibinin kusuru ispatlandığı takdirde banka mahsup talebinde bulunabilir; hesap sahibinin kusurunu ispat yükü davalı bankadadır. İnternet bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece güven kuruluşu vasfı nedeniyle kendisine emanet edilen paradan sorumludur; bu sorumluluk olağan sebep sorumluluğu niteliğindedir ve banka, gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. İnternet bankacılığını özendiren bankalar, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme ve dolandırıcılık yöntemlerine karşı önleyici altyapı sağlama yükümlülüğü altındadır; internet bankacılığı işlemlerinde mevduat, şubede yapılan işlemler gibi bankanın kontrol ve sorumluluğundadır. Somut olayda ceza soruşturması dosyasındaki iddianame içeriğine göre, para çekme işlemlerinden önce davacı şirket yetkilisinin kayıtlı telefonu, yabancı uyruklu bir şahıs adına kayıtlı başka bir telefona yönlendirilmiş, davalı bankanın güvenlik önlemi ise bu yönlendirilmiş telefona SMS gönderilmesiyle sınırlı kalmıştır. Ayrıca hesaba, davacının kayıtlı IP'si dışında bir IP üzerinden erişildiği halde bu durum bankaca şüpheli işlem olarak tespit edilememiştir. Davacının kötüniyeti veya suç sayılır eylemi ileri sürülüp kanıtlanamadığından, bankanın telefon yönlendirmesini tespit edememesi ve kayıtlı olmayan IP'den erişimi şüpheli işlem olarak algılayamaması güvenlik eksikliği teşkil etmekte olup, davanın kabulüne ilişkin ilk derece kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ceza dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ceza dosyasındaki delillerin mahiyeti itibarıyla davanın sonucunun beklenmesini gerektirmediği kabul edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kararda, internet bankacılığı işlemlerinde bankanın güven kuruluşu vasfından kaynaklanan sorumluluğunun kapsamı ve ispat yükünün bankada olduğu ilkesi somut bir olgusal örüntü (telefon yönlendirmesi, kayıtsız IP'den erişim) üzerinden uygulanmıştır; bölgesel ve ikna edici nitelikte emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
internet bankacılığı usulsüz tevdi sözleşmesi güven kuruluşu sorumluluğu olağan sebep sorumluluğu ispat yükü şüpheli işlem tespiti bekletici mesele

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 386TBK 570 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2023/213

KARAR NO 2025/1282

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/10/2022

NUMARASI 2020/275 Esas - 2022/808 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; 16/01/2019 tarihinde müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından ... adına kayıtlı ... Bankası Arnavutköy Şubesi hesabına ilk olarak 35.000-TL sonrasında 3.000-TL olmak üzere toplam 38.000-TL havale yapıldığını, bu havalenin müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştiğini, herhangi bir bilgilendirme gelmediğini, müvekkilinin hesabından usulsüz çekilen para nedeniyle uğradığı zararlarına karşılık şimdilik 38.000-TL maddi tazminatın davalı bankadan alınarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Davacı şirket hesabından 16.01.2019 tarihinde ... hesabına 18:11:05' te 35.000 TL, 19:26:30 'da 3000- TL havale yapıldığını, havale işlemleri gerçekleştirilirken müvekkil banka tarafından kendilerine onay kodu/şifresi gönderilmediğini ve onay vermediğini iddia ettiğini, davacıya yapılan havale işlemleriyle alakalı olarak davacıya akıllı SMS gönderilmiş, davacının SMS 'de verilen şifreleri internet bankacılığı sistemine doğru bir şekilde girmesiyle birlikte havale işlemi tamamlandığını kamuoyu aydınlatma platformları kamu kurumları tarafından gönderilen uyarılara rağmen; davacının kullanıcı kodu + statik şifre + tek kullanımlık şifresine ulaşılmasının bu bilgilerin güvenli bir şekilde muhafaza edilmediğini gösterdiğini, müvekkil banka tarafından SMS’ler davacının müvekkil banka nezdinde kayıtlı telefon numarasına gönderildiğini,davacının iddia ettiği olayda ağır kusuru olduğunu,davacının müvekkil bankanın tahsil kabiliyeti gücünden faydalanmak amacıyla uğradığını iddia ettiği zarardan müvekkil bankayı sorumlu tuttuğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dosyada yer alan Bursa CBS'nın 19/12/2019 tarih ve 2019/36994 esas sayılı iddianamesi ile 13/11/2020 tarih ve 2020/28574 Esas sayılı iddianamesinde davaya konu havale işleminin davacının bilgisi dışında 3.kişiler tarafından gerçekleştirildiğine dair kanıtlar bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da olayın gerçekleşmesine objektif özen yükümlülüğü bulunan davalı bankanın gerekli ve yeterli güvenlik önemlerini almayarak ağır kusurlu davranışının sebep olduğunun belirtildiği, ceza dosyasındaki delillerin mahiyeti itibari ile davanın sonucunun beklenmesini gerektirmediği, 38.000- TL'nin 31/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı banka vekili; davacının iddiasının aksine müvekkil bankanın yapılan havale işlemiyle ilgili olarak davacıya akıllı SMS gönderildiği gelen şifrenin internet bankacılığı sistemine doğru girilmesiyle havalenin tamamlandığı, davacının iddia ettiği zararından dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren şahsın sorumlu olacağını, müvekkil banka işlem güvenliğini korumuş, akıllı SMS göndererek davacıyı bilgilendirmiş, SMS 'deki şifrenin sisteme doğru girilmesi sonucunda da havale işlemi gerçekleştirildiği,Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1003 esas sayılı dosyada görüldüğü,ceza dosyasının akıbetinin beklenmesi gerektiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davranarak müvekkil Banka'dan haksız kazanç elde etme amacına hizmet ederek dosyanın davacı lehine karara çıkartılmasının TMK’nın 2.

maddesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının davalı bankada bulunan hesabından rızası dışında yapılan havaleler nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.Mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.Usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.

Usulsüz işlemlerin gerçekleş -mesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Hesap sahibinin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Yargıtay 11. HD'nin 2016/8635esas, 2018/179karar sayılı,10/01/2018 tarihli ilamı). İnternet bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir.İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankaların, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince;

internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubede yapılan işlemler gibi mevduat, bankanın kontrol ve sorumluluğundadır. Bursa C Başsavcılığının 2019/51966 Sor no,... iddianame numaralı davacı şirketin şikayeti nedeniyle yapılan soruşturma sonunda şüpheliler hakkında yazılan iddianamede "...müştekinin ... Tekstil şirketinin sahibi olduğu, ... Bankasında bulunan ... İban numaralı vadesiz hesabından 16/01/2019 tarihinde saat 18:11:05 de ... Ip ve... Port numarasıyla 35.000 TL, aynı gün aynı saat: 19:26:30 da aynı Ip ve ...

numarasıyla 3.000- TL'nin ... Bankası Arnavutköy Şubesinde ... adına bulunan hesaba havale yapıldığı, Müştekinin şirketinin hesabına tanımlı ... numaralı hattın olay tarihinde şifre ile giriş yapılan WEB üzerinden ... numaralı hatta yönlendirildiğinin belirlendiği, ... numaralı telefonun Libya Vatandaşı ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, Müştekinin şirket hesabına bilişim sistemiyle erişilen ... Ip ve ... Portların ... adına kayıtlı Bayrampaşa adresinde mukim ... Mah..No:... adresindeki ... nolu telefon aboneliğine ait olduğunun ... tarafından bildirildiği, Şüpheli ...'ın alınan ifadesinde adresde bulunan dükkanında, ... numaralı hatta ait internet aboneliğinin kendisine ait olduğunu, kablosuz modem ile kullandığı internetin şifresi kırılarak kötü niyetli şahısların bu eylemi gerçekleştirmiş olabileceğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini,Şüpheli ...'ın alınan ifadesinde;

olaydan yaklaşık 5-6 ay kadar önce babasının işlettiği Arnavutköyde bulunan çay ocağına ...'in geldiğini, ...'ın "bana bir yerden para gelecek, kartımda bloke var, kartımı kullanamıyorum" dediğini, ...'a ... Bankasına ait ... İBAN numaralı kartını ve şifresini verdiğini, aynı gün akşam ...'ın kendisinden telefonuna gelen şifreyi istediğini ,kendisinin söylediğini,kartını geri alamadığını,... Bankasından "hesabınız blokelenmiştir" mesajı geldiğini ,...'ın hesabından 16.01.2019 tarihinde Mecidiyeköy ... AVM den 749 ve 5.999 TL alışveriş yapıldığı, aynı alışveriş merkezinde bulunan ATM den 2.500 ve 1.500- TLnakit para çekildiği,kalanın başka hesaplara havale edildiği,hesaba ulaşan IP ve Portların şüpheli ...

adına kayıtlı Bayrampaşa adresinde aboneliğe ait olduğu,...'ın hesabına gönderilen paraların ise Şişli de bulunan AVM de harcanarak ve ATM den çekilerek tüketildiği,parayı çeken şahsın açık kimliğinin tespit edilemediği,... ve parayı çeken şahıs hakkında yapılan soruşturma tefrik edilerek daimi arama kararı verildiği, Şüpheli ...'ın internet IP'sinden hesaba erişildiği, ...'ın ise ... Bankasına ait kartı ile paranın çekildiği, iki şüphelinin ifadelerinin haklarında kamu davası açmaya yeter şüphe olduğu ve yargılamayı gerektirdiği, Hüseyin'in ifadesinde belirttiği ...'ın açık kimlik bilgilerini veremediği gibi bu şahsın hayali bir şahıs olup olmadığının bilinmediği, tüm dosya kapsamıyla şüphelilerin üzerlerine atılı Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık suçundan cezalandırılmaları "istenilmiştir.

Ceza dava dosyasında ...'in de kimliği tespit edilerek dava açılmış ise de; ATM den para çekenin kimliği tespit edilememiştir. Yukarıda yazılı iddianame içeriğine göre ,para çekme işlemlerinden evvel davacı şirket yetkilisinin kullandığı telefonunun yabancı uyruklu bir şahıs adına kayıtlı bir şahsın cep telefonuna yönlendirildiği ve davalı bankanın güvenlik önleminin ise başka bir telefona yönlendirilen cep telefonuna SMS gönderilmekle sınırlı olduğu belirlenmiştir.SMS ve şifrelerin bilinmeyen Libya uyruklu bir şahsın adına kayıtlı telefona gönderildiği, davacının hesabına davacının kayıtlı cep telefonu üzerinden değil ,yargılanan şüpheli adına kayıtlı İPden erişildiği halde havalelerin şüpheli işlem olarak tespit edilemediği, davacı şirket hesabından rıza dışı yapılan havalelerin nedeninin davalı bankanın yetersiz güvenlik önlemleri olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının kötüniyeti, suç sayılır eyleminin ileri sürülüp kanıtlanamadığı, davacının davalı banka sistemine kayıtlı telefonu başka bir telefona yönlendirildiği halde bankanın bunu tesbit edemediği ; sistemde kayıtlı olmayan İP adresinden hesaba erişildiği halde havalelerin şüpheli işlem olarak tespit edilememesinin güvenlik eksiği teşkil ettiğinden davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.595,78-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 648,95-TL harcın mahsubu ile kalan 1.946,83-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 78-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48405 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.