6102TTK Türk Ticaret Kanunu

KGF kefaletli kredide tazmin ödemesi asıl borçlunun borcunu düşürmez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/125 E. 2025/1289 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle kullandırılan kredilerde, KGF'nin kefaleti kredinin sağlanmasına yönelik olup, KGF tarafından kredi kurumuna yapılan tazmin ödemesi asıl borçlu ve müteselsil kefilin bankaya olan borcunu düşürmez; banka, KGF'ye geri ödemek üzere yasal takip işlemlerine devam etmek zorundadır. Ayrıca, borçtan düşülmesi istenen bir ödeme iddiası, makbuz veya belge ile ispatlanmadıkça ve dosyadaki hesap ekstresi/bilirkişi raporunda zaten dikkate alınmışsa, istinaf incelemesinde kabul görmez.

Ele alınan sorunlar

Kredi Garanti Fonu tarafından yapılan tazmin ödemesinin asıl borçlu/kefil borcuna etkisi → ret

İddia: Davalılar vekili, ... tarafından davacı bankaya kredi ile ilgili herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının veya takip başlatılıp başlatılmadığının araştırılmadığını, bu ödemelerin borçtan düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 26.12.2017 tarih ve ilgili Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar'ın 3. maddesinin 1. bendinde, KGF destekli kredilerde temerrüt sonrası takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, 5. bendinde ise temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, elde edilen tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında KGF'ye aktarılacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda borçlunun temerrüdü halinde bankanın KGF'den tazmin ettiği tutar yönünden de takip işlemlerinde kredi veren banka yetkili kılınmıştır. KGF'nin kefaleti sadece kredinin sağlanması bakımından etki taşımakta olup, KGF tarafından kredi kurumuna yapılan ödemenin asıl borçlu ve müteselsil kefilin borcuna bir etkisi bulunmamaktadır. KGF ödemesine rağmen banka, KGF'ye geri ödenmek üzere yasal takip işlemlerine devam etmek zorundadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Belgelenemeyen 10.000-TL ödeme iddiasının borçtan düşülmesi talebi → ret

İddia: Davalılar vekili, müvekkillerinin davacı bankaya davaya konu kredi ile ilgili yaptığı 10.000-TL ödemenin bilirkişi raporunda ve hükümde dikkate alınmadığını, borçtan düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hesap ekstresi dosyada mevcut olup bilirkişi raporunda kat tarihi itibariyle kalan asıl alacak ve takip tarihine kadar işleyen akdi faizler dikkate alınmıştır; kat tarihi itibariyle 100.000-TL asıl alacaktan kalan 78.000-TL anapara bulunduğu hesaplanmasına göre, davalıların bilirkişi tarafından düşümü yapılan ödemelerden başkaca bir ödeme yaptığına ilişkin makbuz veya belge sunulmadığından, belgelenemeyen 10.000-TL ödeme iddiasına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişliliği ve gerekçeli kararın denetime uygunluğu → ret

İddia: Davalılar vekili, ilk derece mahkemesinin cevap dilekçesindeki tüm taleplerin incelenmediğini, bunun gerekçesinin gösterilmediğini, yazılan gerekçenin doyurucu olmadığını, kararın hangi hukuki gerekçe ve delillere dayandığının anlaşılır olmadığını, adil yargılama yapılmadığını ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı hüküm verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hükme yeterli, denetime elverişli kök ve ek raporlara göre itirazın kısmen iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır; borcun ekonomik kriz nedeniyle ödenemediğinin kabul edildiği, gerekçeli kararın HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde yazıldığı, davalıların adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin bir tespit yapılmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kredi Garanti Fonu kefaletiyle kullandırılan kredilerde, KGF'nin bankaya yaptığı tazmin ödemesinin asıl borçlu ve müteselsil kefilin borcuna etkisi olmadığına, bankanın KGF'ye geri ödenmek üzere takip işlemlerine devam etmesi gerektiğine ilişkin BAM tarafından kendi muhakemesiyle kurulmuş bir tespit içermesi nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali genel kredi sözleşmesi müteselsil kefalet Kredi Garanti Fonu (KGF) hesabın kat edilmesi temerrüt faizi icra inkar tazminatı bilirkişi raporu

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355HMK 297HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a · Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar — Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar 3Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar 4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/125

KARAR NO 2025/1289

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/09/2022

NUMARASI 2021/329 Esas - 2022/1308 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 23/09/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkil bankanın ... Şubesi ile davalı ...’nın müteselsil kefaleti ile davalı şirkete kredi kullandırıldığını, borçluların Sözleşme hükümlerine uymamaları nedeni ile kredi hesaplarının kat edildiğini ve borçlulara Beyoğlu ... Noterliği’nden 03/05/2021 tarih ve ... yev nolu Hesap Kat İhtarnamesi ve ekli hesap özeti tebliğ edildiğini, ihtar tarihi itibariyle müvekkili bankanın ... nolu ticari kredi nedeniyle 91.700,35- TL, diğer alacaklar nedeniyle 905,64-TL olmak üzere 92.605,99-TL nakit alacağı olduğunu, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından Çorlu ...İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlu davalıların icra takibine itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; dava konusu kredi sözleşmesine Kredi Garanti Fonu'nun müteselsil kefil olduğunu, ... den evraklar getirtildiği taktirde müteselsil kefil sıfatıyla davaya konu kredi sözleşmesine taraf olduğunun görüleceğini, ekonomik kriz nedeniyle kredi borcunun ödenemediğini, öncelikle borç miktarının doğru olup olmadığının, davacı bankanın ... aleyhine takip başlatıp başlatmadığı,tahsilat yapıp yapmadığının araştırılmasını ve yapılmışsa tahsilatın borçdan düşülmesi gerektiğini,müvekkillerinin davacı bankaya yaptığı 10.000-TL ödemenin borçtan düşülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı şirket ile banka arasında 500.000-TL limitli 21.05.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının aynı miktar ile müteselsil kefil olduğunu,100.000-TL bedelli taksitli ticari kredinin aylık faiz oranının %2,40 yıllık(2,40x12)=%28,80 olduğu,genel kredi sözleşmesinin 11. maddesi kapsamında %50 artırımı suretiyle %43,20 temerrüt faiz oranına ulaşıldığını, 100.000-TL kredinin 33 ay vadede 157.908,60-TL geri ödeneceği, 14,15,16,17,18,19 taksitler ödenmediğinden kredi hesabının 29.04.2021 tarihinde kat edildiğini, kat tarihi itibariyle ödenmeyen asıl borç toplamının 78.021,90-TL olduğu, ödenmeyen kredi taksit vadelerinden 05.05.2021 kat tarihine kadar geçen sürede akdi faiz oranı üzerinden işlemiş faiz ve BSMV hesaplanarak 91.216,17-TL kapitalize edilen asıl alacak olup, 17.06.2021 temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 91.216,17-TL kapitalize edilmiş asıl alacağa sözleşmenin 11.

maddesine göre hesaplanan %43,20 temerrüt faiz oranı üzerinden 4.642,28-TL işlemiş temerrüt faizi, 232,11-TL temerrüt faizinin %5 BSMV'i, 1.576,90 -TL noter masrafı olmak üzere toplam 97.667.46-TL alacak bulunduğu gerekçesiyle itirazın 91.216.17-TL asıl alacak, 1.576,90-TL noter masrafı, 232,11-TL BSMV, 4.642,28-TL faiz olmak üzere toplam 97.667,46-TL alacak bakımından iptaline %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, asıl alacağa %43,20 oranda temerrüt faizi işletilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müteselsil kefil ... tarafından davaya konu kredi ile ilgili olarak davacı bankaya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı yada takip başlatılıp başlatılmadığı araştırılmadan ve müvekkilleri tarafından davacı bankaya davaya konu kredi ile ilgili olarak yaptıkları 10.000-TL ödeme de dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, ilk derece mahkemesinin cevap dilekçesindeki tüm talepler yönünden inceleme yapılmadığı gibi neden bu taleplerin incelenmediğine dair herhangi bir gerekçede gösterilmediğini, yazılan gerekçenin de doyurucu olmadığını, verilen kararının neden, nasıl, hangi hukuki gerekçeyle ve hangi deliller değerlendirilmek suretiyle verildiği kişilerin aklında şüphe bırakmayacak şekilde anlaşılır ve net olmadığını, mahkemece adil yargılama yapılmadığını,hukuki güvenlik ilkesine aykırı hüküm verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için asıl borçlu ve müteselsil kefil aleyhinde başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar vekili tarafından ... den yapılan ödemelerin araştırılmadığı, 10.000-TL ödemenin borçtan düşülmediği ileri sürülerek istinaf edilmiştir. İstinafın kapsamı HMK nın 355. maddesi belirlemiş olup bu madde hükmü dikkate alındığında kamu düzenine aykırılık hâlleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılır; bu kapsamda istinaf sebebi ile bağlı kalınmak kaydı ile bu konudaki delillerin toplanması ve incelenmesi söz konusu olur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama tümüyle tekrarlanmayıp sadece yanlışlık ya da eksiklik tespit edilen noktalarda yargılama yapılarak deliller toplanıp değerlendirildikten sonra kararın düzeltilmesi sağlanmaktadır.

... kefaletiyle kullandırılan kredi bakımından uygulanması gereken 26.12.2017 tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar'ın 3. maddesinin 1. bendinde, ... destekli kredilerde temerrüt sonrası takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, 5. bendinde ise temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, elde edilen tahsilatın, tazmin edilen kefalet oranında ...'ye aktarılacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda borçlunun temerrüdü halinde bankanın ...'den tazmin ettiği tutar yönünden de takip işlemlerinde kredi veren banka yetkili kılınmıştır.

Somut olayda davacı banka ...'den tahsil ettiği tutar yönünden de takip işlemlerini yürütmekle yükümlüdür.Davalı vekili ... ödemelerinin borçtan düşülmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; ... un kefaleti sadece kredinin sağlanması bakımından etkisi olup,... tarafından kredi kurumuna yapılan ödemenin asıl borçlu ve müteselsil kefilin borcuna bir etkisi bulunmamaktadır. Yapılacak ... ödemesine rağmen; ... ye geri ödenmek üzere banka yasal takip işlemlerine devam etmek zorundadır.162 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile 31/10/2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Kararın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 üncü ve 9 uncu alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bende 15 inci alt bent eklenmiş “Kredi veren tarafından tazmin talebinde bulunulmadan önce, yararlanıcıya Kararın 4 üncü maddesi ile hüküm altına alınan yapılandırma kapsamında veya 15/8/2018 tarihli ve 30510 sayılı RG'de yayımlanan Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılandırma imkanı tanınmış olması gerekir.”Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.(madde 3)denilmiştir.

Davalı vekili;

10. 000-TL ödemenin dikkate alınmadığını ileri sürmekte ise de hesap ekstresi dosyada mevcut olup bilirkişi raporunda kat tarihi itibariyle kalan asıl alacak ve takip tarihine karar işleyen akdi faizleri dikkate alınmış olup, kat tarihi itibariyle 100.000-TL asıl alacaktan kalan 78.000-TL anapara bulunduğu hesaplanmasına göre davalıların bilirkişi tarafından düşümü yapılan ödemelerden başkaca bir ödeme yaptığına ilişkin makbuz, belge sunulmadığından belgelenemeyen 10.000-TL ödeme iddiasına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; hükme yeterli denetime elverişli kök ve ek raporlara göre itirazın kısmen iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; borcun ekonomik kriz nedeniyle ödenemediğinin kabul edildiği ,gerekçeli kararın HMK'nın 297 maddesine uygun gerekçe yazıldığı ,davalıların adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin bir tesbit yapılmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.671,66-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.668-TL harcın mahsubu ile kalan 5.003,66-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/48404 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.