Kazanç kaybı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3029 E. 2019/421 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç kaybı↗ mirasçılık↗ kâr kaybı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece hükme esas alınan 15.12.2011 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile, müteveffa davacının işleyecek dönem kazanç yönünden, dönem sonu olarak 31.12.2014 tarihi esas alınarak bu süreye göre daimi işgücü kaybı zararı 36.055.77 TL olarak hesaplanmış ise de dosyaya mübrez mirasçılık belgesinden davacının 30.04.2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu halde müteveffa davacının daimi işgücü kaybı zararının hesaplanmasında işleyecek dönem kazanç kaybı yönünden ölüm tarihinin esas alınması gerekirken yazılı şekilde muhtemel yaşam süresine göre hasaplanan fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13496 E. 2012/19508 K.
Ortak:kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece hükme esas alınan 15.12.2011 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile, müteveffa davacının işleyecek dönem kazanç yönünden, dönem sonu olarak 31.12.2014 tarihi esas alınarak bu süreye göre daimi işgücü «kaybı» zararı 36.055.77 TL olarak hesaplanmış ise de dosyaya mübrez «mirasçılık» belgesinden davacının 30.04.2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu halde müteveffa davacının daimi işgücü «kaybı» zararının hesaplanmasında işleyecek dönem «kazanç kaybı» yönünden ölüm tarihinin esas alınması gerekirken yazılı şekilde muhtemel yaşam süresine göre hasaplanan fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak mahkemece kurulan ilk hükümde davacının kaza nedeniyle %11 oranında sürekli işgücü «kaybına» uğradığı kabul edilmiş, bu karar sadece davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemize ait bozma ilamından sonra bu konudaki çelişkiyi gidermek için alınan bilirkişi raporunda, daimi işgücü «kaybının» %13,2 olduğunun bildirilmesi üzerine, bu orana göre hesaplama yaptırılmıştır.
Oysa mahkemece verilen ilk karar davacı vekilince temyiz edilmediğinden, sürekli işgücü «kaybı» oranın %11’den fazla kabul edilemeyeceği konusunda, bu dava bakımından davalı yararına «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın geri alınması · maluliyet oranı · sorumluluk sınırlaması · usuli kazanılmış hak · eş rızası · kazanılmış hak · muvafakat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 13.04.2009 tarihli ilama dayanılarak, davacının «maluliyet oranının» %13.2 olduğu, davalının işleteninin sorumluluğunu üstlenmesi nedeniyle tazminatın tamamından kusursuz şekilde sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 136,30 TL tedavi gideri, 63,70 TL geçici iş göremezlik gideri ve 17.800,00 TL kaza nedeniyle maluliyetten kaynaklanan sürekli iş göremezlik bedeli olmak üzere toplam 18.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının kaza tarihindeki geçerli poliçe ve artırılmış «teminat» limiti ile «sorumluluğunun sınırlandırılmasına» karar verilmiştir.
Oysa mahkemece verilen ilk karar davacı vekilince temyiz edilmediğinden, sürekli işgücü «kaybı» oranın %11’den fazla kabul edilemeyeceği konusunda, bu dava bakımından davalı yararına «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı yararına oluşan «usulü kazanılmış hak» dikkate alınmadan, davacının uğradığı sürekli işgücü «kaybı» oranı %11 yerine %13,2 kabul edilerek, bu oran üzerinden hesaplama yaptırılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Oysa takip etmeme deyimi, «davanın geri alınması» anlamına gelmekte olup, HUMK’nun 185/1. (6100 sayılı HMK’nun 123.) maddesine göre, açılan davanın geri alınabilmesi için bu isteğe davalı tarafından açıkça «rıza» gösterilmiş bulunması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5990 E. 2014/11732 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · hayat sigortası · sigorta teminatı · zamanaşımı defi · riziko · olumsuz oy · ıslah · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkin olup, yargılama sırasında 03.11.2010 tarihinde yapılan «ıslah» ile dava değeri artırılmış bulunup, ıslah istemine karşı davalı tarafça «zamanaşımı defi» ileri sürülmüştür.Bu konuda mahkemece bir değerlendirme yapılarak olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.Davaya konu 15.05.2007 başlangıç tarihli hayat sigorta poliçesinin devamı sırasında 30.04.2008 tarihinde meydana gelen ölüm «rizikosu» nedeniyle davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu «sigorta tazminatının» ıslah ile artırılan kısmının, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olup olmadığı, davalının zamanaşımı definin yerinde bulunup bulunmadığı hususlarının mah …
Mahkemece, davacıların murisi ...’ın 30/04/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği, «sigorta poliçesinin» başlangıç tarihinin 15/05/2007, bitiş tarihinin 15/05/2008 olduğu, sigortalı müteveffanın ölüm tarihi olan 30/04/2008 tarihi itibariyle «sigorta teminatı» altında olduğu, davalının sigorta teminatını davacıya vefat tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.361,67 TL'nin «ıslah» edilen kısımlarının ıslah tarihinden itibaren, diğer kısımların dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı . …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3029 E. , 2019/421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2016 tarih ve 2014/62-2016/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dosyalarında, davacının, davalı şirkete ait otobüs ile 21.12.2003 tarihinde ...’dan ...’ya gelip yine aynı şirketin servis aracıyla evine giderken, diğer davalı sürücünün kusuru nedeniyle araç içinde düşerek yaralandığını, davacının olay nedeniyle sağ kalçasının kırıldığını, tedavi masraflarını ve bakımını yakınlarının üstlendiğini, davalı sürücünün davacıyı hastaneye bıraktıktan sonra kaçtığını ve davacı ile ilgilenmediklerini ileri sürerek asıl davada 25.000 TL manevi tazminat ve şimdilik 50 TL maddi tazminata, birleşen ...
5. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasından şimdilik 5.145,53 TL maddi tazminata, yine birleşen ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından şimdilik 20.619,5 TL maddi tazminata karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili asıl dava dosyasında 24.09.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile
dava değerini 10.291,09 TL’ye, birleşen ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında 29.01.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 26.236,87 TL’ye yükseltmiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda davalı sürücü, olayın araç durur vaziyette iken davacının dikkatsizliği neticesinde meydana geldiğini, kusurlu olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda davalı şirket vekili, mahkemenin görevsiz olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, gerekli dikkat ve özeni gösterdiklerinden kusurlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada sigorta şirketi vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, sorumluluklarının sigorta poliçesi ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Bozmaya uymakla yapılan yargılamada mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinin 21/12/2003 tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle 10 yıllık sürenin dolmamış olması nedeniyle zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı, davalı sürücünün olayda tam kusurlu bulunduğu, ... Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 07.07.2006 tarih 269 sayılı raporuyla davacının altı ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, vücut genel çalışma gücünden %43 nispetinde kaybettiğinin anlaşıldığı, davacının işlemiş ve işleyecek dönem kazançları toplamının 36.055,77 TL olduğunun hesap bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı sigortanın sorumluluğunun poliçedeki miktar ile sınırlı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden 10.291,09 TL maddi tazminat, birleşen ...
5. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası yönünden 5.145,53 TL maddi tazminata ve davalı sigortanın sorumluluğunun poliçedeki miktar ile sınırlı olduğuna, birleşen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası yönünden 20.619,00 TL iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava ve ek davaların olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 767/5 maddesine göre, 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olmasına, davacı müteveffanın olay esnasında taşındığı aracın trafik kaydı malikinin davalı mümeyyiz şirketin acentesi olmasına göre davalı vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) - Dava, davalı şirketin taşıyanı olduğu araçta taşınan müteveffa davacının taşıma esnasında yaralanması nedeniyle daimi işgücü kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 15.12.2011 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile, müteveffa davacının işleyecek dönem kazanç yönünden, dönem sonu olarak 31.12.2014 tarihi esas alınarak bu süreye göre daimi işgücü kaybı zararı 36.055.77 TL olarak hesaplanmış ise de dosyaya mübrez mirasçılık belgesinden davacının 30.04.2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu halde müteveffa davacının daimi işgücü kaybı zararının hesaplanmasında işleyecek dönem kazanç kaybı yönünden ölüm tarihinin esas alınması gerekirken yazılı şekilde muhtemel yaşam süresine göre hasaplanan fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarını reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isetiminin kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının istek halinde mümeyyiz davalıya iadesine, 16/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483355000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz