Hisse Devirinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1427 E. 2019/1194 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muris muvazaası↗ mal kaçırma↗ muvazaa↗ hisse devir sözleşmesi↗ harç↗ dosya masrafı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1998 yılında ve 2004 yılında noter huzurunda yapılan hisse devir bedellerinin nakden ödendiğinin noter belgesinde yazılı olduğu, davalı ... Gerçi'nin murise nakden ödeme yaptığı ididasında bulunmuş ise de sunmuş olduğu makbuzların 1999 ve 2001 yılına ait olduğu, noterde yapılan hisse devir sözleşmelerini kapsamadığı, anılan banka dekontları üzerinde ödemenin niçin yapıldığının yer almadığı, bu durumda hisse devir bedeli için yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, ... tarafından şirket işlerinde çalıştığı, şirket adına çok fazla ödeme yapıldığı iddiasında bulunulmuş ise de ...'in şirkette hissedar olduğu, bu nedenle şirket işleri için ödeme yapmasında herhangi bir sakınca olmadığı, şirket adına yapmış olduğu çalışmaların karşılığının şirketten tahsil edilmesi gerektiği, yapmış olduğu bu ödemelerin ve çalışmaların devredilen hisse bedeli karşılığı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, maden ruhsatının devrine ilişkin olarak davalı ...'in murise herhangi bir ödeme yaptığını ispatlayamadığı,... Bankası'ndan ...'e yapılan ödemenin madenin devri için gerekli olan harç, damga pulu masrafları olduğu, murise ruhsat devrine ilişkin ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, buna ilişkin başka bir ispat vasıtasının da ibraz edilmediği, somut olayda muris muvazaasının gerçekleştiği, murisin davacılardan mal kaçırmak amacıyla hisse devirlerini ve maden ruhsatının devrini yaptığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin kuruluş sermayesi olan 500 TL'nin 475 TL'nin davacıların murisi ...'e ... TL'nin davalı ...'e ait olduğunun kabulü ile şirketin hali hazırdaki 50.000 TL'lik sermayesinin 47.500 TL'nin davacıların murisi ...'e, ....500 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun tespitine, maden ruhsatının davalı ...'e devrine ilişkin işlemin iptaline, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yöne ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Muris muvazaası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13759 E. 2016/9793 K.
Ortak:muris muvazaası · mal kaçırma · muvazaa · hisse devir sözleşmesi · harç · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
İncelediğiniz karardaBankası'ndan ...'e yapılan ödemenin madenin devri için gerekli olan «harç», damga pulu «masrafları» olduğu, murise ruhsat devrine ilişkin ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, buna ilişkin başka bir ispat vasıtasının da «ibraz» edilmediği, somut olayda «muris muvazaasının» gerçekleştiği, murisin davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla hisse devirlerini ve maden ruhsatının devrini yaptığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin kuruluş sermayesi olan 500 TL'nin …
Gerçi'nin murise nakden ödeme yaptığı ididasında bulunmuş ise de sunmuş olduğu makbuzların 1999 ve 2001 yılına ait olduğu, noterde yapılan «hisse devir sözleşmelerini» kapsamadığı, anılan banka dekontları üzerinde ödemenin niçin yapıldığının yer almadığı, bu durumda hisse devir bedeli için yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, …
… n davalı ...'e devrine ilişkin işlemin iptaline, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yöne ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu kararda… inde yazılı olduğu, davalı ....'nin murise nakden ödeme yaptığı ididasında bulunmuş ise de sunmuş olduğu makbuzların 1999 ve 2001 yılına ait olduğu, noterde yapılan «hisse devir sözleşmelerini» kapsamadığı, anılan banka dekontları üzerinde ödemenin niçin yapıldığının yer almadığı, bu durumda hisse devir bedeli için yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, ... tarafından şirket işlerinde çalıştığı, şirket adına çok fazla ödeme yapıldığı iddiasında bulunulmuş ise de ...'in şirkette hissedar olduğu, bu nedenle şirket işleri için ödeme yapmasında herhangi bir sakınca olmadığı, şirket adına yapmış olduğu çalışmaların karşılığının şirketten tahsil edilmesi gerektiği, yapmış olduğu bu ödemelerin ve çalışmaların devredilen hisse bedeli karşılığı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, maden ruhsatının devrine ilişkin olarak davalı ...'in murise herhangi bir ödeme yaptığını ispatlayamadığı, Yapı Kredi Bankası'ndan... .'e yapılan ödemenin madenin devri için gerekli olan «harç», damga pulu «masrafları» olduğu, murise ruhsat devrine ilişkin ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, buna ilişkin başka bir ispat vasıtasının da «ibraz» edilmediği, somut olayda «muris muvazaasının» gerçekleştiği, murisin davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla hisse devirlerini ve maden ruhsatının devrini yaptığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin kuruluş sermayesi olan 500 TL'nin 475 TL'nin davacıların murisi ...'e 25 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun kabulü ile şirketin hali hazırdaki 50.000 TL'lik sermayesinin 47.500 TL'nin davacıların murisi ...'e, 2.500 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun tespitine, maden ruhsatının davalı ...'e devrine ilişkin işlemin iptaline, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yöne ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Dava, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
… cılar, muris ... ...'in ilk evliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığını ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · resmi şekil · mirasçılık · olumsuz oy · temlik · limited şirket · havale
Benzer bu karardaBunun sonucu olarak, satış da olsa «bağış» da olsa geçerli olabilmesi için yasanın öngördüğü «resmi şekillerde» yapılmaları gerekmektedir.
… cılar, muris ... ...'in ilk evliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığını ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 26.03.2007 «havale» tarihli delil listesinde davalı ... tarafından muris ... ...'e yapılan ödemelere ilişkin 5 adet banka dekontu sunulmuş, maden ruhsatının devir işlemleri ile ilgili olarak vergi, «harç» vs için de tanık olarak dinlenen maden mühendisi ...'e Yapı Kredi Bankası ...
Bu durumda davalı vekilinin, şirket hisse devir bedellerinin banka dekontları ile ödendiğine dair açık bir beyanı bulunmadığı halde, “davalı tarafça «ibraz» edilen banka dekontlarının hisse devir bedellerinin ödendiğinin kanıtı olamayacağı” yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değil ise de dava konusu «limited şirket» hisseleri ve maden ruhsatının devri özel ve kendine özgü bir düzenleme koşuluna bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9264 E. 2013/12373 K.
Ortak:mal kaçırma · muvazaa
İncelediğiniz karardaBankası'ndan ...'e yapılan ödemenin madenin devri için gerekli olan «harç», damga pulu «masrafları» olduğu, murise ruhsat devrine ilişkin ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, buna ilişkin başka bir ispat vasıtasının da «ibraz» edilmediği, somut olayda «muris muvazaasının» gerçekleştiği, murisin davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla hisse devirlerini ve maden ruhsatının devrini yaptığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin kuruluş sermayesi olan 500 TL'nin …
Benzer bu kararda2- Dava, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
… ruhsatın da davalı ...'e devredilmesi ve dosya kapsamındaki tanık ifadeleri ile bilgi ve belgeler göz önüne alındığında davalı ...'e yapılan devirlerin davacılardan «mal kaçırma» amacına yönelik olup, davalı ... tarafından ileri sürülen devirlerin karşılığının şirkette çalışmak suretiyle ödendiğine ilişkin savunmanın da şirket için yapılan çalışma ve katkının murise ait hisseler karşılığı yapılmış bir ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı, anılan davalının gerçekten şirket için yaptığı bir çalışma ve sağladığı bir yarar varsa bunun karşılığını ödemekle sorumlu olanın şirket olup, şirket için yapılan çalışmanın murise ait hisseler devralınmak suretiyle karşılanmasının yasal bir dayanağının da olmamasına göre gerek hisse devirlerinin gerekse maden ruhsatının devrinin «bedelsiz» olarak ve muris ile davalı ... arasında davacılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmış «muvazaalı» işlemler olduklarının kabulü gerekirken, mahkemece davacıların muvazaa iddiasını yazılı belge ile kanıtlamaları gerektiğine ilişkin gerekçesi yerinde değildir.Bu d …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, maden ruhsatının devrine ilişkin işlemin iptalini gerektirecek bir «muvazaanın» davacı tarafça ispat edilemediği, 18.03.1997 tarihli düzeltme «beyannamesinin» «geçersiz» olduğu iddiasının ise bu işleme murisin daha sonra «icazet» vermesi nedeniyle işlemin geçerli bulunduğu, yine davacı tarafça hisse devirlerine ilişkin işlemlerin muvazaalı olduğu iddia edilmiş ise de sözleşmelerin TTK'nın 520/«son» maddesindeki şekil ve şartlara uygun olarak yapılması karşısında «hisse devrine» ilişkin sözleşmelerin geçerli olarak kurulduğu, bedelinin alındığının açıkça yazılı olduğu, davacı tarafın aynı kuvvette aksini ispata yarar bir belge sunmadığı, kaldı ki aynı hususun murisin sağlığında dahi ileri sürülmediği, bu durumda bu iddiaların da ispat edilemediği, sicile bildirim yazısının murise ait olmadığı hususunun ise neticeye bir etkisinin olmadığı, davalı ...'in müdürlük «yetkisinin» kaldırılması konusundaki davacı taraf iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba beyannamesi · icazet · sermaye artırımı · bedelsizlik · hisse devri · mirasçılık · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, maden ruhsatının devrine ilişkin işlemin iptalini gerektirecek bir «muvazaanın» davacı tarafça ispat edilemediği, 18.03.1997 tarihli düzeltme «beyannamesinin» «geçersiz» olduğu iddiasının ise bu işleme murisin daha sonra «icazet» vermesi nedeniyle işlemin geçerli bulunduğu, yine davacı tarafça hisse devirlerine ilişkin işlemlerin muvazaalı olduğu iddia edilmiş ise de sözleşmelerin TTK'nın 520/«son» maddesindeki şekil ve şartlara uygun olarak yapılması karşısında «hisse devrine» ilişkin sözleşmelerin geçerli olarak kurulduğu, bedelinin alındığının açıkça yazılı olduğu, davacı tarafın aynı kuvvette aksini ispata yarar bir belge sunmadığı, kaldı ki aynı hususun murisin sağlığında dahi ileri sürülmediği, bu durumda bu iddiaların da ispat edilemediği, sicile bildirim yazısının murise ait olmadığı hususunun ise neticeye bir etkisinin olmadığı, davalı ...'in müdürlük «yetkisinin» kaldırılması konusundaki davacı taraf iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 18.03.1997 tarihli düzeltme «beyannamesi» sonucu davalı şirkete ait hisse oranlarında meydana gelen değişikliğin ve «sermaye artırımlarına» ilişkin olarak alınan kararların geçerli bulunmasına göre, davacılar vekilinin bu işlemlere yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve y …
… cılar, muris ... ...'in ilk evliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini devraldığını ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığı, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğu ileri sürülmüştür.
… ruhsatın da davalı ...'e devredilmesi ve dosya kapsamındaki tanık ifadeleri ile bilgi ve belgeler göz önüne alındığında davalı ...'e yapılan devirlerin davacılardan «mal kaçırma» amacına yönelik olup, davalı ... tarafından ileri sürülen devirlerin karşılığının şirkette çalışmak suretiyle ödendiğine ilişkin savunmanın da şirket için yapılan çalışma ve katkının murise ait hisseler karşılığı yapılmış bir ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı, anılan davalının gerçekten şirket için yaptığı bir çalışma ve sağladığı bir yarar varsa bunun karşılığını ödemekle sorumlu olanın şirket olup, şirket için yapılan çalışmanın murise ait hisseler devralınmak suretiyle karşılanmasının yasal bir dayanağının da olmamasına göre gerek hisse devirlerinin gerekse maden ruhsatının devrinin «bedelsiz» olarak ve muris ile davalı ... arasında davacılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmış «muvazaalı» işlemler olduklarının kabulü gerekirken, mahkemece davacıların muvazaa iddiasını yazılı belge ile kanıtlamaları gerektiğine ilişkin gerekçesi yerinde değildir.Bu d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1427 E. , 2019/1194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09/07/2015 gün ve 2014/190 - 2015/520 sayılı kararı bozan Daire'nin 22/.../2016 gün ve 2015/13759 - 2016/9793 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...... ile davalı ...'in 11.04.1997 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin murisin adına kayıtlı olan kalsedon madenine ait ruhsatı rödovansçı olarak işlettiğini, muris ile davalı ...'in ....07.1997 tarihinde evlendiklerini, müvekkillerinin murisin ilk evliliğinden olma çocukları olup, murisin evlendiğinde 68 yaşında olduğunu, murisin tüm mal varlığının ölüm tarihi olan 06.03.2005 tarihine kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, davalı şirketin kuruluş sermayesinin 500,00 TL olup, bunun 495,00 TL'sinin murise, 5,00 TL'sinin de davalı ...'e ait olarak kurulduğunu ancak kuruluştan kısa süre sonra 18.03.1997 tarihli düzeltme beyannamesi ile muris ve davalı ...'e vekaleten ....'nın şirket hisseleri üzerinde değişiklik yaptığını, sermayenin 475,00 TL'sinin murise, ...,00 TL'sinin davalı ...'e ait olduğunu bildirerek bu hususu tescil ettirdiğini, anılan şahsın vekaletnamede olmayan bir yetkiye dayanarak yaptığı sermaye payını değiştirme işleminin geçersiz olduğunu, sonraki tarihlerde yapılan hisse devir sözleşmelerinin ve buna bağlı olarak alınan ortaklar kurulu kararlarının da geçersiz bulunduğunu, muris adına atılan imzaların sıhhatinin şüpheli olduğunu, murisin eşi olan davalının etkisi ve azmettirmesi ile çocukları olan davacılardan şirket hisselerini kaçırma amacıyla gerçekte hiçbir bedel almadan devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, hisse devirlerinin geçersiz olması nedeniyle alınan sermaye artırımına ilişkin kararın da geçersiz olduğunu, murisin davalı ...'e yaptığı maden ruhsatının devrine ilişkin işlemin de muvazaalı olup, murisin tüm mal varlığının davalı ...
tarafından bedelsiz olarak iktisap edildiğini ileri sürerek, yapılan tüm devir işlemlerinin muvazaa ve sahtelik nedeniyle geçersizliklerinin tespiti ile iptaline, davacılardan herhangi biri üzerine maden ruhsatının hükmen tesciline, madene ve şirkete kayyum tayinine, bu talepler neticesi oluşacak duruma göre davalı şirketin 50.000,00 TL'lik sermayesinin 49.500,00 TL'sinin muris ... ... ...'e, 500,00 TL'sinin davalı ...'e aidiyetinin tespiti ile bu kapsamda davacılara intikal eden hisselerin hükmen tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketi murisle birlikte kurduklarını, şirketin maden işletme ruhsatının Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün izniyle devraldığını ve işlettiğini, madenle ilgili tüm ruhsat harçları madencilik fon payları, çalışan işçilerin giderlerinin kendisi tarafından karşılandığını, şirkete para desteği, işyeri tahsisi yaparak şirketi büyüttüğünü, davacıların iddia ettiği hiçbir muvazaalı işlem yapmadığını, pay devirlerinin gerçek ve bedelleri ödenerek yapıldığını, bu hususun resmi noter sözleşmeleri ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1998 yılında ve 2004 yılında noter huzurunda yapılan hisse devir bedellerinin nakden ödendiğinin noter belgesinde yazılı olduğu, davalı ... Gerçi'nin murise nakden ödeme yaptığı ididasında bulunmuş ise de sunmuş olduğu makbuzların 1999 ve 2001 yılına ait olduğu, noterde yapılan hisse devir sözleşmelerini kapsamadığı, anılan banka dekontları üzerinde ödemenin niçin yapıldığının yer almadığı, bu durumda hisse devir bedeli için yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, ... tarafından şirket işlerinde çalıştığı, şirket adına çok fazla ödeme yapıldığı iddiasında bulunulmuş ise de ...'in şirkette hissedar olduğu, bu nedenle şirket işleri için ödeme yapmasında herhangi bir sakınca olmadığı, şirket adına yapmış olduğu çalışmaların karşılığının şirketten tahsil edilmesi gerektiği, yapmış olduğu bu ödemelerin ve çalışmaların devredilen hisse bedeli karşılığı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, maden ruhsatının devrine ilişkin olarak davalı ...'in murise herhangi bir ödeme yaptığını ispatlayamadığı,...
Bankası'ndan ...'e yapılan ödemenin madenin devri için gerekli olan harç, damga pulu masrafları olduğu, murise ruhsat devrine ilişkin ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, buna ilişkin başka bir ispat vasıtasının da ibraz edilmediği, somut olayda muris muvazaasının gerçekleştiği, murisin davacılardan mal kaçırmak amacıyla hisse devirlerini ve maden ruhsatının devrini yaptığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin kuruluş sermayesi olan 500 TL'nin 475 TL'nin davacıların murisi ...'e ... TL'nin davalı ...'e ait olduğunun kabulü ile şirketin hali hazırdaki 50.000 TL'lik sermayesinin 47.500 TL'nin davacıların murisi ...'e, ....500 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun tespitine, maden ruhsatının davalı ...'e devrine ilişkin işlemin iptaline, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yöne ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,... TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 14/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/482130800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz