Ardiye sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/191 E. 2013/1969 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ ardiye ücreti↗ gümrük müşavirliği↗ kusur oranı↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ kusur↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 5 adet vagonun İran'dan ...'e geldiğinde vagonların kimyevi madde yüklü olduğu, ... Garında alıcısının başvurusunu beklerken ... Gümrük Müdürlüğü tarafından .../11/2005 tarihinde el konulduğu, bunlarla ilgili işlemler devam ederken, .../11/2005 ve 28/11/2005 tarihinde gelen 8 vagona da el konulduğu, yapılan tahliller sonucunda kimyevi maddenin motorin olarak kullanılabilecek bir petrol ürünü olduğunun belirlendiği, alıcı firmaya ve gümrük müşaviri ...'ndan davacı kurum tarafından 33.752 Euro taşıma ve sejür ücretinin talep olunduğu, vagonlardaki ürünlerin TCDD vagonlarına aktarıldığı, bu iş için ....000,00 TL'nin ödendiği, söz konusu taşıma ücretlerinin davalılar tarafından ödenmediği, kusura yönelik aldırılan bilirkişi raporunda, dosyadaki tüm evrakların tetkik edildiği, raporun sonuç bölümünde davalıların pozisyonları değerlendirilerek ve konuya ilişkin 4926 sayılı kanunla analiz edilmek suretiyle
yapılan değerlendirmede davalı ... İdaresinin %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, TCDD'nin kaçak emtiayı muhafaza konusunda yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığı, yanlış ve yanıltıcı bir beyan söz konusu olmadığından alıcı ...'in ve gümrük müşaviri olan ...'nun da bir kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının tümünün Gümrük İdaresinde gösterilmesinin dosyanın kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğü bu yönü ile raporun hükme esas alınmaya değer nitelikte görüldüğü, hesap bilirkişi raporuna göre toplam alacak miktarının 68.140,48 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça ardiye ücreti talep edilse de 30/01/1985 tarihli ve 85/9053 sayılı resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararına göre ardiye ücretinin alınamayacağı, davacı tarafça 4926 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile söz konusu genelgenin ortadan kalktığı ve kanunun genelgeden üstün olduğu, bu nedenle kanunun uygulanması gerektiği ileriye sürülse de söz konusu genelgenin detayları düzenleyen ve kanunda açıkça belirtilmeyen hususa ilişkin olduğu dolayısıyla kanunun genelgeden üstün olduğu açık ise de genelgenin ayrıntıya inen bir konuda düzenlendiği ve kanunun bu konuda açık hüküm belirtmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılar ...'na ve ... hakkında açılan davaların reddine, taşıma ücreti, sejur ücreti, açma kapama ücreti olmak üzere 41.227 Euro karşılığı 66.140,48 TL'nin ve ....000,00 TL aktarım bedeli olmak üzere toplam 68.140,48 TL'nin ....03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İdaresinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kaçak olduğu iddia edilen kimyasal madde emtiasının davalı ... Müdürlüğü tarafından el konulmasından kaynaklanan taşıma, ardiye ve sejur ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan değinilen kalemlere ilişkin masraf ve ödemelerden davalıların sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
Davacı kurum, davalılardan Birol’a ait, davaya konu likit kimyasal madde emtiasını İran’dan teslim alıp varış noktası olan ...’e taşımıştır. Kararlaştırılan taşıma ücreti de bu masrafa ilişkin olup taşıma ücretinin davacının akidi olan Birol’dan tahsili gerekirken taşıma konusunda her hangi bir edim yükümlülüğü bulunmayan davalı ... hakkında tahsil hükmü kurulması isabetli değildir.
...- Öte yandan, dosya içeriğinden davaya konu olan yüke kaçak olduğu gerekçesiyle el konulduğu ve bu hususta davalı ...’in de aralarında bulunduğu ilgililer hakkında ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taleplerin yerindeliği malın kaçak olup olmadığı noktasında düğümlendiğinden ceza davası sonucu beklenip sonucuna göre talep edilen alacaklardan hangi davalının sorumlu olacağına karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması dahi doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ardiye sözleşmesinden doğan tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5610 E. 2024/2860 K.
Ortak:ardiye ücreti · gümrük müşavirliği · kusur oranı · dosya masrafı · yasal faiz · kusur · teslim
İncelediğiniz kararda… bildirildiği, TCDD'nin kaçak emtiayı muhafaza konusunda yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığı, yanlış ve yanıltıcı bir beyan söz konusu olmadığından alıcı ...'in ve «gümrük müşaviri» olan ...'nun da bir kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen «kusur oranının» tümünün Gümrük İdaresinde gösterilmesinin dosyanın kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğü bu yönü ile raporun hükme esas alınmaya değer nitelikte görüldüğü, hesap bilirkişi raporuna göre toplam alacak miktarının 68.140,48 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça «ardiye ücreti» talep edilse de 30/01/1985 tarihli ve 85/9053 sayılı resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararına göre ardiye ücretinin alınamayacağı, davacı tarafça 4926 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile söz konusu genelgenin ortadan kalktığı ve kanunun genelgeden üstün olduğu, bu nedenle kanunun uygulanması gerektiği ileriye sürülse de söz konusu genelgenin detayları düzenleyen ve kanunda açıkça belirtilmeyen hususa ilişkin olduğu dolayısıyla kanunun genelgeden üstün olduğu açık ise de genelgenin ayrıntıya inen bir konuda düzenlendiği ve kanunun bu konuda açık hüküm belirtmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılar ...'na ve ... hakkında açılan davaların reddine, taşıma ücreti, sejur ücreti, açma kapama ücreti olmak üzere 41.227 Euro karşılığı 66.140,48 TL'nin ve ....000,00 TL aktarım bedeli olmak üzere toplam 68.140,48 TL'nin ....03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
… len 8 vagona da el konulduğu, yapılan tahliller sonucunda kimyevi maddenin motorin olarak kullanılabilecek bir petrol ürünü olduğunun belirlendiği, alıcı firmaya ve «gümrük müşaviri» ...'ndan davacı kurum tarafından 33.752 Euro taşıma ve sejür ücretinin talep olunduğu, vagonlardaki ürünlerin TCDD vagonlarına aktarıldığı, bu iş için ....000,00 TL'nin ödendiği, söz konusu taşıma ücretlerinin davalılar tarafından ödenmediği, «kusura» yönelik aldırılan bilirkişi raporunda, dosyadaki tüm evrakların tetkik edildiği, raporun sonuç bölümünde davalıların pozisyonları değerlendirilerek ve konuya ilişk …
Müdürlüğü tarafından el konulmasından kaynaklanan taşıma, ardiye ve sejur ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan değinilen kalemlere ilişkin «masraf» ve ödemelerden davalıların sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… bildirildiği, TCDD'nin kaçak emtiayı muhafaza konusunda yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığı, yanlış ve yanıltıcı bir beyan söz konusu olmadığından alıcı ...'in ve «gümrük müşaviri» olan ...'nun da bir kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen «kusur oranının» tümünün Gümrük İdaresinde gösterilmesinin dosyanın kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğü, bu yönü ile raporun hükme esas alınmaya değer nitelikte görüldüğü, hesap bilirkişi raporuna göre toplam alacak miktarının 68.140,48 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça «ardiye ücreti» talep edilse de 30.01.1985 tarihli ve 85/9053 sayılı resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararına göre ardiye ücretinin alınamayacağı, davacı tarafça 4926 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile söz konusu genelgenin ortadan kalktığı ve kanunun genelgeden üstün olduğu, bu nedenle kanunun uygulanması gerektiği ileriye sürülse de söz konusu genelgenin detayları düzenleyen ve kanunda açıkça belirtilmeyen hususa ilişkin olduğu dolayısıyla kanunun genelgeden üstün olduğu açık ise de genelgenin ayrıntıya inen bir konuda düzenlendiği ve kanunun bu konuda açık hüküm belirtmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taşıma ücreti, sejur ücreti, açma kapama ücreti olmak üzere 41.227 Euro karşılığı 66.140,48 TL'nin ve 2.000,00 TL aktarım bedeli olmak üzere toplam 68.140,48 TL'nin 13.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
… len 8 vagona da el konulduğu, yapılan tahliller sonucunda kimyevi maddenin motorin olarak kullanılabilecek bir petrol ürünü olduğunun belirlendiği, alıcı firmaya ve «gümrük müşaviri» ...'ndan davacı kurum tarafından 33.752 Euro taşıma ve sejür ücretinin talep olunduğu, vagonlardaki ürünlerin TCDD vagonlarına aktarıldığı, bu iş için 2.000,00 TL'nin ödendiği, söz konusu taşıma ücretlerinin davalılar tarafından ödenmediği, «kusura» yönelik aldırılan bilirkişi raporunda, dosyadaki tüm evrakların tetkik edildiği, raporun sonuç bölümünde davalıların pozisyonları değerlendirilerek ve konuya ilişk …
… iremizin 06.02.2013 tarih, 2012/191 E. ve 2013/1969 K. sayılı kararıyla davacı Kurumun davalılardan Birol’a ait, davaya konu likit kimyasal madde emtiasını İran’dan «teslim» alıp varış noktası olan Eskişehir’e taşıdığı, kararlaştırılan taşıma ücretini de bu «masrafa» ilişkin olup taşıma ücretinin davacının akidi olan Birol’dan tahsili gerekirken taşıma konusunda her hangi bir edim yükümlülüğü bulunmayan davalı ... hakkında tahs …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · ticari dava niteliği · ticari faiz · yargılama giderleri · derdestlik · denetime elverişlilik · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik
Benzer bu kararda… ında kalan ve yukarıda sayılan diğer ücretler yönünden, 02.01.2009 tarihli ek rapor esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu raporun «denetime elverişli» olmadığı gibi, yargılama aşamasında alınan diğer raporlar ile de farklı görüşler içerdiği, diğer raporların ise uyuşmazlığın çözümüne ışık tutmaktan uzak ve yetersiz olduğu, bu itibarla mahkemece taşıma ücreti dışında kalan talepler yönünden davacıya talebinin açıklattırılması, akabinde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak her bir ücretin dayanağı olan işlemin ne olduğunun, ne surette gerçekleştirildiğinin ve bu işlem sebebiyle davacı tarafından yapılan «masrafların» delilleriyle birlikte incelenmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 25.06.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin özellikle 64 üncü maddesinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün açıklanan bu sebeple taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerektiği, yine kabul şekli itibariyle, «taşıma sözleşmesi» Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava «ticari nitelikte» olduğundan avans oranında «ticari faize» hükmedilmek gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmediği, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerektiği, kabule göre, davacı vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde talebini ‘299.130,50 YTL (164.881,60 euro+2.000,00 YTL)’ şeklinde Türk Lirası olarak, 23.01.2007 tarihli 1 inci celsede ise 'döviz ve YTL üzerinden alacaklarımızın hüküm altına alınmasını istiyoruz’ şeklinde euro ve Türk Lirası olarak belirttiği, zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunun 83 üncü maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği, bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesinin mümkün olmadığı, somut olayda da, davacının dava dilekçesinde tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, yargılama aşamasında ise alacağın bir bölümünün yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davacının, alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken euro ve TL üzerinden hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerektiği, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin 18.11.2021 tarihli, 2020/226 E., 2021/6353 K. sayılı kararı ile, «taşıma sözleşmesinin» Ticaret Kanununda düzenlendiği ve davanın «ticari nitelikte» olduğu belirtilerek avans oranında «ticari faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün davacı yararınca bozulmasına karar verilmiştir.
… smi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, yasada gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak «tüzel kişilik» kazandığı, 6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağının hüküm altına alındığı, geçici 1 inci maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceğinin düzenlendiği, somut olayda davacının TCDD Genel Müdürlüğü olduğu, ancak yukarıda da belirtildiği gibi TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin dava derdestken 17.06.2016 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, bu durumda mahkemece, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı üzerinde durularak mevcut düzenlemeden sonra Genel Müdürlüğün mü yoksa Şirketin mi sorumluluk sahasında kaldığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, yapılacak değerlendirmede, hak sahibinin TCDD Taşımacılık A.Ş. olduğu anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatının «son» bulup, Şirketin taraf sıfatını kazanacağı, şu halde Mahkemece, yürürlüğe giren Kanun nedeniyle re'sen bir değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmes …
Dairemizin 18.11.2021 tarih, 2020/226 E., 2021/6353 K. sayılı kararıyla, her ne kadar davanın devamı esnasında 6461 sayılı Kanun TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin «tüzel kişilik» kazandığı ve anılan Kanunun geçici 1. maddesi (a) ve (b) bendi uyarınca TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/191 E. , 2013/1969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2011 tarih ve 2006/413-2011/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İran’dan getirilen kimyasal madde emtiasının müvekkili tarafından taşındığını ancak ... Garında ... tarafından emtiaya el konulduğunu, emtianın alıcısının ..., gümrük müşavirinin ise ... olduğunu, taşıma ücretinin ödenmediğini, İran Demiryollarına ait vagonlarla taşınan emianın uzun süre bu vagonlarda kalması nedeniyle müvekkili tarafından sejur ücreti ödendiğini, vagonlar arasında aktarma yapılması nedeniyle masraf yapıldığını ve emtianın müvekkiline ait vagonlara aktarılması sonucunda uzun süre bu vagonlarda kaldığını ve müvekkiline ardiye ücreti ödenmediğini ileri sürerek, 299.130,50 YTL (164.881,60 euro)+....000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 5 adet vagonun İran'dan ...'e geldiğinde vagonların kimyevi madde yüklü olduğu, ... Garında alıcısının başvurusunu beklerken ... Gümrük Müdürlüğü tarafından .../11/2005 tarihinde el konulduğu, bunlarla ilgili işlemler devam ederken, .../11/2005 ve 28/11/2005 tarihinde gelen 8 vagona da el konulduğu, yapılan tahliller sonucunda kimyevi maddenin motorin olarak kullanılabilecek bir petrol ürünü olduğunun belirlendiği, alıcı firmaya ve gümrük müşaviri ...'ndan davacı kurum tarafından 33.752 Euro taşıma ve sejür ücretinin talep olunduğu, vagonlardaki ürünlerin TCDD vagonlarına aktarıldığı, bu iş için ....000,00 TL'nin ödendiği, söz konusu taşıma ücretlerinin davalılar tarafından ödenmediği, kusura yönelik aldırılan bilirkişi raporunda, dosyadaki tüm evrakların tetkik edildiği, raporun sonuç bölümünde davalıların pozisyonları değerlendirilerek ve konuya ilişkin 4926 sayılı kanunla analiz edilmek suretiyle
yapılan değerlendirmede davalı ... İdaresinin %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, TCDD'nin kaçak emtiayı muhafaza konusunda yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığı, yanlış ve yanıltıcı bir beyan söz konusu olmadığından alıcı ...'in ve gümrük müşaviri olan ...'nun da bir kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının tümünün Gümrük İdaresinde gösterilmesinin dosyanın kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğü bu yönü ile raporun hükme esas alınmaya değer nitelikte görüldüğü, hesap bilirkişi raporuna göre toplam alacak miktarının 68.140,48 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça ardiye ücreti talep edilse de 30/01/1985 tarihli ve 85/9053 sayılı resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararına göre ardiye ücretinin alınamayacağı, davacı tarafça 4926 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile söz konusu genelgenin ortadan kalktığı ve kanunun genelgeden üstün olduğu, bu nedenle kanunun uygulanması gerektiği ileriye sürülse de söz konusu genelgenin detayları düzenleyen ve kanunda açıkça belirtilmeyen hususa ilişkin olduğu dolayısıyla kanunun genelgeden üstün olduğu açık ise de genelgenin ayrıntıya inen bir konuda düzenlendiği ve kanunun bu konuda açık hüküm belirtmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılar ...'na ve ...
hakkında açılan davaların reddine, taşıma ücreti, sejur ücreti, açma kapama ücreti olmak üzere 41.227 Euro karşılığı 66.140,48 TL'nin ve ....000,00 TL aktarım bedeli olmak üzere toplam 68.140,48 TL'nin ....03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İdaresinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kaçak olduğu iddia edilen kimyasal madde emtiasının davalı ... Müdürlüğü tarafından el konulmasından kaynaklanan taşıma, ardiye ve sejur ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan değinilen kalemlere ilişkin masraf ve ödemelerden davalıların sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
Davacı kurum, davalılardan Birol’a ait, davaya konu likit kimyasal madde emtiasını İran’dan teslim alıp varış noktası olan ...’e taşımıştır. Kararlaştırılan taşıma ücreti de bu masrafa ilişkin olup taşıma ücretinin davacının akidi olan Birol’dan tahsili gerekirken taşıma konusunda her hangi bir edim yükümlülüğü bulunmayan davalı ... hakkında tahsil hükmü kurulması isabetli değildir.
...- Öte yandan, dosya içeriğinden davaya konu olan yüke kaçak olduğu gerekçesiyle el konulduğu ve bu hususta davalı ...’in de aralarında bulunduğu ilgililer hakkında ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taleplerin yerindeliği malın kaçak olup olmadığı noktasında düğümlendiğinden ceza davası sonucu beklenip sonucuna göre talep edilen alacaklardan hangi davalının sorumlu olacağına karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması dahi doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/482033900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz