Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18960 E. 2013/1887 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 125↗ seçim hakkı↗ sözleşmenin devri↗ üçüncü kişi↗ uyuşmazlık konusu↗ ibraz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı markalarındaki asli unsurun ''polo'' ibaresi olduğu, davalı markasında ise ''polo'' ibaresinin markadaki ibarelerden yalnızca biri olduğu, esaslı unsur olarak kullanıldığı sonucuna varılamadığı, taraf markalarındaki at üzerindeki insan figürün çizim şekli ve görsellik olarak farklı olduğu, markalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davacı markasının asıl unsuru olan ''polo'' ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
...- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği 2002 25927 sayılı 'SANTA BARBARA POLO & RACOUET CLUB+Şekil' ibareli markanın dava tarihi itibariyle davalı adına tescilli olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı cevap dilekçesinde dava konusu markayı dava tarihinden sonra dava dışı Pikassu Der. Ayak. San. Ltd. Şti'ne devir ettiğini savunmuştur. Kanıtları arasında da devre ilişkin ....03.2008 tarihli noter devir sözleşmesini,
devrin tesciline ilişkin 28.03.2008 tarihli ...'ye başvuru dilekçesi ile 09.04.2008 tarihli devrin gerçekleştirildiğine dair ... yazısını ibraz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun (1086 sayılı mülga HUMK'nun 186. maddesi) 125. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacının kullanacağı yetkiler etraflıca düzenlenmiş bulunmaktadır. İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi isterse devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. Somut uyuşmazlıkta davalının, hükümsüzlüğü istenen markayı davadan sonra devir ettiği anlaşılmış olmasına rağmen davacı tarafa HMK'nun 125. maddesi uyarınca seçim hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
O halde, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması ve kabul şekli bakımından da ilamda belirtildiği şekilde bozulması gerekirken salt ilamda açıklanan şekilde bozulduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....06.2012 Tarih, 2011/3735 Esas-2012/10329 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak (1) numaralı bent olarak yukarıda açıklanan nedenlerle, (...) numaralı bent olarak kabul şekli bakımından ilamda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3735 E. 2012/10329 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… , markalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davacı markasının asıl unsuru olan ''polo'' ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştu …
Benzer bu kararda… , markalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davacı markasının asıl unsuru olan ''polo'' ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… alındığında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca davalı markasında yer alan ''POLO'' ibaresi ve şekil unsurunun işletmeler arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesi yaratacağı anlaşılmakla, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm te …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu karardaDava, markanın hükümsüzlüğü ve «haksız rekabetin» önlenmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
… alındığında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca davalı markasında yer alan ''POLO'' ibaresi ve şekil unsurunun işletmeler arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesi yaratacağı anlaşılmakla, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm te …
-
Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3790 E. 2024/1471 K.
Ortak:sözleşmenin devri · seçim hakkı · ibraz · iltibas
İncelediğiniz karardaKanıtları arasında da devre ilişkin ....03.2008 tarihli noter devir «sözleşmesini, devrin» tesciline ilişkin 28.03.2008 tarihli ...'ye başvuru dilekçesi ile 09.04.2008 tarihli devrin gerçekleştirildiğine dair ... yazısını «ibraz» etmiştir.
… , markalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davacı markasının asıl unsuru olan ''polo'' ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştu …
Somut uyuşmazlıkta davalının, hükümsüzlüğü istenen markayı davadan sonra devir ettiği anlaşılmış olmasına rağmen davacı tarafa HMK'nun 125. maddesi uyarınca «seçim hakkı» verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'ne devrettiğini savunduğu, devre ilişkin 26.03.2008 tarihli noter devir «sözleşmesini, devrin» tesciline ilişkin 28.03.2008 tarihli Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) başvuru dilekçesi ile 09.04.2008 tarihli devrin gerçekleştirildiğine dair TÜRKPATENT yazısını delil olarak «ibraz» ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı mülga HUMK'nın 186 ncı maddesi) 125 ... maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacının kullanacağı yetkilerin etraflıca düzenlendiği, isterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi isterse devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebileceği, somut uyuşmazlıkta davalının, hükümsüzlüğü istenen markayı davadan sonra devir ettiği anlaşılmış olmasına rağmen davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 125 ... maddesi uyarınca «seçim hakkı» verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
… , markalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davacı markasının asıl unsuru olan ''POLO'' ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince edilmiştir.
… 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalı markasında yer ... ''POLO'' ibaresi ve şekil unsurunun işletmeler arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesi yaratacağı, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilince karar düzeltme yolun …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iç yönerge · ara karar · ticaret unvanı · kâr kaybı · ortalama tüketici · çek · ayırt edicilik · tacir
Benzer bu kararda… ari ile davacıya ait tanınmış markanın bulunmadığı hususunun Mahkemece de hüküm altına alındığını, müvekkile ait markanın 2003-2004 yıllarında yoğun kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığını, her ne kadar 556 sayılı KHK'da tescil tarihinden önceki dönemde kazanılan ayırt edicilikten söz edilmiş ise de, gerek doktrin gerek Yargıtay kararlarında söz konusu ayırt ediciliğin tescil tarihi ile dava tarihine kadar kazanılmış ise yine markanın hükümsüzlüğünün kabul edilmeyeceğinin kabul edildiğini, Avrupa Birliğinin markalar ile ilgili 89/104 sayılı «yönerge» ve 40/94 sayılı tüzüğünde de bu hususun kabul edildiğini, Yargıtay ilamları ile de tescilden sonra ayırt edicilik kazanılması halinde hükümsüzlük davası açılamayacağının belirtildiğini (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.01.2005 tarih, 2005/3308 E., 2006/6634 ve 18.06.2007 tarih, 2006/6884 E., 2007/9262 K.), bozma kararında da müvekkilce kazanılan ayırt ediciliğin 22.06.2004 tarihinde kadar kazanılıp kazanılmadığının incelenmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu hususta yasada açık hüküm bulunmadığını, doktrinde ve ATAD kararlarında bazı kıstasların bulunduğunu, gerek mahkemece gerek alınan bilirkişi raporunda bu kıstaslara ilişkin değerlendirme yapılmadan ve nasıl belirlendiği açıklanmadan sadece sonuç kısmında ''2006 yılının sonu..'' şeklinde bir ifade ile belirsiz bir tarih verildiğini, bilirkişi raporunun 12.sayfasında taraflarınca sunulan tüm kullanım belgelerinin sıralandığını, bunlara ek olarak tanıtım ve reklam filmlerinin mevcut olduğunun belirtildiğini ancak 2004 tarihinde düzenlenen 34 AYMOD fuarında müvekkil firmanın ... ... ve ... ...'i konuk ettiğini ve reklam faaliyetleri yürüttüğünden bahsetmediğini, tanıtım ve reklam faaliyetleri ile en geç 2004 yılının başında ayırt edicilik kazandığı düşünülen müvekkile ait markanın hangi gerekçe ile ayırt edicilik kazandığı tarihin 2006 yılının sonu olarak belirlendiğinin anlaşılamadığını, müvekkili markanın tescili içim 10.10.2002 tarihinde başvurduğunu, 05.12.2003 tarihinde tescil edildiğini, bilirkişi raporunda da kullanımın 2003 yılının başında başlandığının açıkça belirtildiğini, tescil ettirdikten sonra derhal yoğun kullanmaya başladığını, eldeki davanın 16.02.2007 olup başvuru tarihi ile dava tarihi arasında yaklaşık 5 yıllık süre olduğunu, davacının 5 yıl bekleyip bu davayı açtığını, ... süre müvekkil kullanımına ses çıkarmadığını, Mahkemece sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» gerçekleşmediğine ilişkin hiçbir gerekçe belirtmediğini, Mahkemece ''birlikte var olma'' savunmalarına kararında hiç değinmediğini, «ara» karar ile bu hususun bilirkişilerce değerlendirilmesi için ancak bilirkişiler ve Mahkemece değerlendirme yapılmadığını, birlikte var olmaya ilişkin kanunda düzenle …
… sınıfta tescil edildiği, marka tescil başvurusunun 10.10.2002 tarihinde yapıldığı, davacının “POLO” esas unsurlu markalarının ise 25 ... sınıfta iç ve dış giysiler «dahil» olmak üzere muhtelif sınıflarda tescil edildiği, davacı markasının tescilli olduğu iç ve dış giysiler ile davalı markasının tescil listesindeki emtialar aynı satış kanallarında ve aynı mağazalarda/reyonlarda satışa sunulan emtialar olduğu, bu durumun «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, markaların kaynağının aynı olduğu veya birbiri ile bağlantılı olduğu intibaı yaratabileceğinden, davalı markasının 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı markasının 22.06.2004 tarihine kadar kullanımla «ayırt edicilik» kazanmadığı, davacı markası ile davalı markası arasında «iltibas» bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı adına 2002 25927 tescil no.lu “SANTA BARBARA POLO & RACOUET CLUB”şekil” markasının 24 üncü sınıftaki “Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamül başka sınıflarda yer almayan eşyalar: Çantalar, valizler, cüzdanlar, portföyler, çocuk taşımak için çantalar (portbebeler, kangurular), deri veya kösele kutular ve sandıklar, «çek» «defteri» kılıfları, ... kılıfları, boş tuvalet çantaları, boş alet çamtaları, deriden anahtarlıklar, para çantaları. torbalar, sırt çantaları, evrak çantaları, alişveriş ve …
… alarıyla birlikte var olmak suretiyle kullandığını, müvekkil ile davacı arasında hiç bir marka uyuşmazlığı olmadığını böylece ilk koşulun karşılandığını, tarafların «tacir» oldukları ve eldeki dava özelinde kulladıkları marka, «ticaret unvanı», işletme adı vb. işaretleri çok iyi bildiklerini ikinci koşulun da oluştuğunu, bilirkişi tarafından müvekkil markasının 2006 yılı başında «ayırt edicilik» kazandığının belirtildiğini, 3 koşulunda oluştuğunu, Yargıtay 11.
… markası arasında doğrudan irtibat kuramayacakları, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca her ne kadar bilirkişi raporunda davalı yanın markayı kullanım yoluyla «ayırt edicilik» nitelik kazandığı yolunda yeterli değerlendirme yapılmamış ve bu hususta ... inceleme talep edilmiş ise de, dosya kapsamı nazara alındığında, ... inceleme yapılmas …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4187 E. 2019/1317 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… , markalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davacı markasının asıl unsuru olan ''polo'' ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştu …
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta her iki markanın da kullanılacağı 09, 18 ve .... sınıf mallar bakımından «ortalama tüketiciler» zihninde baskın olarak ve figürler arasındaki ayrıntılardan «ziyade» “at üzerinde polo oynayan insan figürü” izlenimi bırakacağı göz önüne alınacağından, söz konusu genel izlenim itibariyle işaretler arasında 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşacağının kabulü gerektiği halde ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmediğind …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta her iki markanın da kullanılacağı 09, 18 ve .... sınıf mallar bakımından «ortalama tüketiciler» zihninde baskın olarak ve figürler arasındaki ayrıntılardan «ziyade» “at üzerinde polo oynayan insan figürü” izlenimi bırakacağı göz önüne alınacağından, söz konusu genel izlenim itibariyle işaretler arasında 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşacağının kabulü gerektiği halde ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmediğind …
Dairemiz yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere 556 sayılı KHK 8/1-b bendi uyarınca yapılan değerlendirme markaların başka unsuru da göz önüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18960 E. , 2013/1887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ........2010 gün ve 2007/38-2010/231 sayılı kararı bozan Daire’nin ....06.2012 gün ve 2011/3735-2012/10329 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ''SANTA BARBARA POLO RACGUET CLUB + ŞEKİL '' ibareli 25927 nolu markanın sahibi olduğunu, bu markanın müvekkiline ait ''POLO'' ve ''POLOGARAGE'' ibareli tanınmış markaları ile aynı sınıflarda tescilli olup, iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı marka tescilinin müvekkili markalarına tecavüz teşkil ettiğini, haksız kazanç sağlanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait seri markalardan biri olarak algılandığını belirterek iltibas ve haksız rekabetin önlenmesine, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı markalarındaki asli unsurun ''polo'' ibaresi olduğu, davalı markasında ise ''polo'' ibaresinin markadaki ibarelerden yalnızca biri olduğu, esaslı unsur olarak kullanıldığı sonucuna varılamadığı, taraf markalarındaki at üzerindeki insan figürün çizim şekli ve görsellik olarak farklı olduğu, markalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, davacı markasının asıl unsuru olan ''polo'' ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
...- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği 2002 25927 sayılı 'SANTA BARBARA POLO & RACOUET CLUB+Şekil' ibareli markanın dava tarihi itibariyle davalı adına tescilli olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı cevap dilekçesinde dava konusu markayı dava tarihinden sonra dava dışı Pikassu Der. Ayak. San. Ltd. Şti'ne devir ettiğini savunmuştur. Kanıtları arasında da devre ilişkin ....03.2008 tarihli noter devir sözleşmesini,
devrin tesciline ilişkin 28.03.2008 tarihli ...'ye başvuru dilekçesi ile 09.04.2008 tarihli devrin gerçekleştirildiğine dair ... yazısını ibraz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun (1086 sayılı mülga HUMK'nun 186. maddesi) 125. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacının kullanacağı yetkiler etraflıca düzenlenmiş bulunmaktadır. İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi isterse devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. Somut uyuşmazlıkta davalının, hükümsüzlüğü istenen markayı davadan sonra devir ettiği anlaşılmış olmasına rağmen davacı tarafa HMK'nun 125. maddesi uyarınca seçim hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
O halde, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması ve kabul şekli bakımından da ilamda belirtildiği şekilde bozulması gerekirken salt ilamda açıklanan şekilde bozulduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....06.2012 Tarih, 2011/3735 Esas-2012/10329 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak (1) numaralı bent olarak yukarıda açıklanan nedenlerle, (...) numaralı bent olarak kabul şekli bakımından ilamda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....06.2012 Tarih, 2011/3735 Esas-2012/10329 karar sayılı bozma kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde (1) ve (...) numaralı bent olarak BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481747400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz