Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1747 E. 2019/970 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat hesabı↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ taahhütname↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacının elindeki ortaklık durum belgesi ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıdan da diğer tasarruf sahiplerinden olduğu gibi mevzuat hükümlerine aykırı olarak, istendiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para toplandığı, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, davalı şirketin bu yolda oluşturduğu kayıtların usulüne uygun ve sağlıklı kayıtlar olmadığı, davalı şirketin söz konusu eylem ve işlemlerinin kül halinde davacı ve onun durumunda bulunanlar bakımından davalı şirket yöneticileri tarafından görevlendirilen elemanlar
marifetiyle ika edilen bir haksız fiil teşkil ettiği, davalı şirketin haksız fiil ve onun sonuçlarından 6762 sayılı ...'nın 321/son maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 150.240DEM karşılığı 76.816,49EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ... Bankası’nın döviz mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Mahkemece hüküm altına alınan meblağa 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca “Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı” uygulanması gerekirken “ .... Bankası’nın döviz mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi” uygulanması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2031 E. 2020/5989 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · taahhütname · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıdan da diğer tasarruf sahiplerinden olduğu gibi mevzuat hükümlerine aykırı olarak, istendiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para toplandığı, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, davalı şirketin bu yolda oluşturduğu kayıtların usulüne uygun ve sağlıklı kayıtlar olmadığı, davalı şirketin söz konusu eylem ve işlemlerinin kül halinde davacı ve onun durumunda bulunanlar bakımından davalı şirket yöneticileri tarafından «görevlendirilen» elemanlar marifetiyle ika edilen bir «haksız fiil» teşkil ettiği, davalı şirketin haksız fiil ve onun sonuçlarından 6762 sayılı ...'nın 321/«son» maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 150.240DEM karşılığı 76.816,49EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ...
Benzer bu kararda… deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıdan da diğer tasarruf sahiplerinden olduğu gibi mevzuat hükümlerine aykırı olarak, istendiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para toplandığı, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, davalı şirketin bu yolda oluşturduğu kayıtların usulüne uygun ve sağlıklı kayıtlar olmadığı, davalı şirketin söz konusu eylem ve işlemlerinin kül halinde davacı ve onun durumunda bulunanlar bakımından davalı şirket yöneticileri tarafından «görevlendirilen» elemanlar marifetiyle ika edilen bir «haksız fiil» teşkil ettiği, davalı şirketin haksız fiil ve onun sonuçlarından 6762 sayılı TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 150.240DEM karşılığı 76.816,49 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek T.C.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
1-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığından bahisle, bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · yargılama gideri · menfi tespit · dahili dava
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… larak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1747 E. , 2019/970 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/02/2017 tarih ve 2016/340-2017/... sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 05/02/2019 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin, yatırılan paralar karşılığında yüksek faiz verileceği ve paraların istendiği her an geri çekilebileceği vaadi ile müvekkilinden 145.000 DM para aldığını, ....02.2000 tarihinde davacının elindeki hisse senetlerinden bir kısmının iadesi karşılığı 18.780 DM sözde kâr payı ödendiğini, geriye 1920 hisse karşılığı 150.240 DM alacak kaldığını, davalı şirketin bu durumu gösterir nitelikteki ortaklık durum belgesi ile davacının alacağını ikrar ettiğini, bakiye alacak için davalı şirketi yapılan başvurulara olumlu yanıt alınamadığını, davalının Sermaye Piyasası Kanunu'nun açık hükümlerine aykırı davranarak para tahsil ettiğini, kanuna karşı hile yaptığını, ...'nın 329. maddesi hükmü gereğince yapılmış olan sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğunu, davalı şirketin davacı aleyhine zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 150.240 DM karşılığı 76.816,49 EURO'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek...
Bankasının döviz tevdiat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı ....'nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak verdiğini geri isteyemeyeceğini, hile iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacının elindeki ortaklık durum belgesi ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıdan da diğer tasarruf sahiplerinden olduğu gibi mevzuat hükümlerine aykırı olarak, istendiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para toplandığı, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, davalı şirketin bu yolda oluşturduğu kayıtların usulüne uygun ve sağlıklı kayıtlar olmadığı, davalı şirketin söz konusu eylem ve işlemlerinin kül halinde davacı ve onun durumunda bulunanlar bakımından davalı şirket yöneticileri tarafından görevlendirilen elemanlar
marifetiyle ika edilen bir haksız fiil teşkil ettiği, davalı şirketin haksız fiil ve onun sonuçlarından 6762 sayılı ...'nın 321/son maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 150.240DEM karşılığı 76.816,49EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ... Bankası’nın döviz mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Mahkemece hüküm altına alınan meblağa 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca “Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı” uygulanması gerekirken “ .... Bankası’nın döviz mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi” uygulanması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasındaki “... Bankası’nın döviz mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “ Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı” ibaresinin yazılması suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481640900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz