Borç olmadığının tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13969 E. 2018/7305 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ ihtarname↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... AŞ’nin gerçek ortağı olmaması sebebiyle davalıların davacıdan tahsil ettiği paranın yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun .... maddesinde belirtildiği üzere davalıların eyleminin izinsiz mevduat toplama eylemi olup amacının ... Holding AŞ’ye mevduat ve sermaye temini olduğu, davacıdan alınan bu paranın bu şekilde vasıflandırılması da dikkate alındığında davacının talebinin zamanaşımının ödememe olgusunun ortaya çıktığı tarihten itibaren dikkate alınması gerektiği, davacının 28.07.2006 tarihli ihtarnamesi ile davalıdan 48.500,00TL talep edildiği, bu ihtarname dikkate alındığında talebin zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.080,00DM karşılığı 45.100,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, dava dilekçesinde faiz başlangıcının belirtilmemesi nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davalı şirket vekili, temyiz aşamasında sunduğu dilekçe ve ekindeki belgeler ile davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı ....’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek davacı tarafından sunulan ortaklık durum belgesi, davalı tarafından sunulan ....02.2000 tarihli “....” başlıklı belge ve dosya kapsamındaki diğer deliller hep birlikte değerlendirilerek davalı şirket vekilinin bu savunması üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin anılan yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1704 E. 2020/5988 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · ihtarname · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaHolding AŞ’ye mevduat ve sermaye temini olduğu, davacıdan alınan bu paranın bu şekilde vasıflandırılması da dikkate alındığında davacının talebinin «zamanaşımının» ödememe olgusunun ortaya çıktığı tarihten itibaren dikkate alınması gerektiği, davacının 28.07.2006 tarihli «ihtarnamesi» ile davalıdan 48.500,00TL talep edildiği, bu ihtarname dikkate alındığında talebin zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.080,00DM karşılığı 45.100,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… t vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, sahih bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… acının Kombassan Holding AŞ’ye mevduat ve sermaye temini olduğu, davacıdan alınan bu paranın bu şekilde vasıflandırılması da dikkate alındığında davacının talebinin «zamanaşımının» ödememe olgusunun ortaya çıktığı tarihten itibaren dikkate alınması gerektiği, davacının 28.07.2006 tarihli «ihtarnamesi» ile davalıdan 48.500,00TL talep edildiği, bu ihtarname dikkate alındığında talebin zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.080,00DM karşılığı 45.100,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
1-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… larak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · yargılama gideri · menfi tespit
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… larak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13969 E. , 2018/7305 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen .../04/2016 tarih ve 2013/423-2016/285 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 20.11.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin bir çok yerde yüksek faiz garantisi ve yatırılan paraları her zaman geri çekebilme sözü vererek banka gibi mevduat topladığını, müvekkilinin de bu şirkete para yatırdığını, yatırdığı para karşılığında makbuzlar aldığını, daha sonra makbuzlar alınarak ortaklık durum belgesi verildiğini, talebe rağmen yatırılan paranın geri iade edilmediğini ileri sürerek 50.080 DM karşılığı olan 45.100 YTL'nin davalılardan en yüksek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ... 329 madde de şirket kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak kabul edemez denildiğini, diğer davalı ...'ın şirket yönetim kurulu başkanı olduğunu, husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... AŞ’nin gerçek ortağı olmaması sebebiyle davalıların davacıdan tahsil ettiği paranın yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun .... maddesinde belirtildiği üzere davalıların eyleminin izinsiz mevduat toplama eylemi olup amacının ... Holding AŞ’ye mevduat ve sermaye temini olduğu, davacıdan alınan bu paranın bu şekilde vasıflandırılması da dikkate alındığında davacının talebinin zamanaşımının ödememe olgusunun ortaya çıktığı tarihten itibaren dikkate alınması gerektiği, davacının 28.07.2006 tarihli ihtarnamesi ile davalıdan 48.500,00TL talep edildiği, bu ihtarname dikkate alındığında talebin zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.080,00DM karşılığı 45.100,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, dava dilekçesinde faiz başlangıcının belirtilmemesi nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davalı şirket vekili, temyiz aşamasında sunduğu dilekçe ve ekindeki belgeler ile davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı ....’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek davacı tarafından sunulan ortaklık durum belgesi, davalı tarafından sunulan ....02.2000 tarihli “....” başlıklı belge ve dosya kapsamındaki diğer deliller hep birlikte değerlendirilerek davalı şirket vekilinin bu savunması üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin anılan yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 22/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/477075500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz