6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kayyım raporundaki tespitin tek başına muaccel alacağa yaklaşık ispat oluşturmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/47 E. 2024/204 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklının muaccel bir para alacağının varlığı konusunda mahkemeye yaklaşık ispat/kanaat verici delil göstermesi şarttır. Başka bir davada atanan kayyımın hazırladığı raporda bir alacağın davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edilmesi, tek başına ve karşı tarafın savunması alınmadan bu yaklaşık ispatı sağlamaz; taraflar arasında organik bağ ve ihtilaf bulunan hallerde bu tür tek yanlı tespitlerin esas alınması, adil yargılanma hakkının parçası olan silahların eşitliği ilkesine aykırı olur.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat/kanaat verici delil bakımından yeterli olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalıya satılan pamuklara ilişkin faturaların davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediğinden TTK 21/2 uyarınca kabul edilmiş sayılması gerektiğini, ayrıca Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen kayyım atanması davasında atanan kayyımın alacağın davalı ticari defterlerine kayıtlı olduğunu tespit ettiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in 2. cümlesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İhtiyati haciz talep eden, İİK 257/1 kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmelidir. İİK 257 uyarınca muaccel bir para alacağının bulunması ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Somut olayda davacı, başka bir mahkemede açılan kayyım atanması davasında alınan kayyım raporunda iki faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğunun tespit edildiğini, bu tespitin yaklaşık ispatı sağladığını ileri sürmüştür. Mahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için öncelikle bu istemin dayanağını oluşturan alacağın varlığına ilişkin yeterli bir kanaat edinmesi şarttır; kayyım raporundaki tespitin tek başına değerlendirilerek muaccel alacağın varlığına kanaat getirilmesi somut olaya uygun bulunmamıştır. Ayrıca davanın taraflarının şirketleri arasında organik bağ ve ortaklar arasında ihtilaflar bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesiyle birlikte yapılmış olup karşı yanın savunmasının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığına delil olarak kabul edilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının muhtevasını oluşturan silahların eşitliği ilkesine aykırıdır; mahkeme, adil yargılanma hakkının her iki taraf açısından gerçekleşmesi için uygun koşulları sağlamak, taraflar arasında adil bir denge kurmak zorundadır. Bu nedenlerle, ara karar tarihi itibariyle dosya kapsamının yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Başka bir davada atanan kayyımın hazırladığı raporda yer alan tespitin, tek başına ve karşı tarafın savunması alınmadan ihtiyati haciz talebinde muaccel alacağın yaklaşık ispatı için yeterli görülmeyeceğine ve bu değerlendirmenin silahların eşitliği ilkesiyle bağlantısına ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak silahların eşitliği ilkesi adil yargılanma hakkı kayyım raporu

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/47

KARAR NO 2024/204

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/11/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/1025 Esas

TALEP İhtiyati Haciz

İhtiyati haczin reddine ilişkin 01/11/2023 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, davalı tarafın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamı, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve dava konusu alacağın tahsili için davalı tarafın menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli dilekçesi ve ekindeki 2 adet fatura ile 16/05/2023 tarihli kayyım raporu incelendiğinde, bu faturaların içeriğinde belirtilen malların davalı şirkete teslim edildiğini gösterir irsaliye faturalarının olmadığı, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/281 Esas sayılı dosyasına sunulan 16/05/2023 tarihli kayyım raporunda tespitlerin olduğu, ancak bu tespitlerin ihtiyati haciz kararı vermeye yeterli olmadığı, dosyaya sunulacak deliller, ticari defter ve kayıtları incelenerek yapılacak yargılama sonunda alacağın varlığının tespiti gerektiği kanaatine varılarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili firma tarafından, davalı firmaya 05.01.2023 tarihinde ... fatura numarası ile 78.278,54-USD tutarında, 12.12.2022 tarihinde ... fatura numarası ile 39.500-USD tutarında pamuk satıldığını, söz konusu malzemelerin davalı firma tarafından teslim alınmasına rağmen, fatura bedellerinin ödenmediğini, bu sebeple davalı firma aleyhine, Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile, söz konusu faturalardan, cari hesaptan ve ticari defterlerden kaynaklanan alacak için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından itiraz edildiğini, fatura konusu olan pamukların, davalı firmaya teslim edildiğini ve davalı firma tarafından faturalara itiraz edilmediğini, TTK'nin 21.

maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır hükmü olduğunu, davalı tarafın, faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmemekle birlikte, dava konusu alacağı ticari defterlerine işlediğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/281 Esas Sayılı dosya ile, davalı ... İnşaat firmasına kayyım atanması için dava açıldığını, söz konusu davanın halen derdest olduğunu, atanan kayyım tarafından alacağın ticari defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, iki adet faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İ.İ.K'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı tarafça başka bir mahkemede şirkete kayyım atanması talepli dava açıldığını, alınan kayyım raporunda iki adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğunun tespit edildiğine yönelik rapor verildiğini, bu tespitin yaklaşık ispatı sağladığı ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için öncelikle ihtiyati haciz isteminin dayanağını oluşturan alacağın varlığına ilişkin yeterli bir kanaat edinmesi şarttır.

Kayyım raporunda yapılan bu tespitin tek başına değerlendirilerek muaccel alacağın varlığına kanaat getirilmesi somut olaya uygun bulunmamıştır.Davanın her iki yanı şirketler arasında organik bağ ve şirket ortakları arasında ihtilaflar bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesi ile birlikte yapılmış olup, karşı yanın savunmasının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığına delil olarak kabul edilmesi, ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi açısından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. Maddesinde düzenlenen Adil Yargılanma hakkının muhtevasını oluşturduğu kabul edilen silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Mahkeme, adil yargılanma hakkının her iki taraf açısından tahakkuku için uygun koşulları sağlamak, kısaca taraflar arasında adil bir denge kurmak zorundadır.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ara karar tarihi itibariyle dosya kapsamının yaklaşık ispat/ kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/47571 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.