Genel kurul kararlarının icrasının durdurulması talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/966 E. 2024/919 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir talebi (tedbiren icranın durdurulması) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının icrasının tedbiren durdurulması için, davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık ispat düzeyinde talep tarihinde sunulan delillerle gösterilmesi ve HMK 389'daki tedbir koşullarının (telafisi imkansız zarar/ciddi sakınca) bulunması gerekir; talep tarihinde sunulmayan, ileride yapılacak incelemelerle ortaya çıkabilecek hususlar tedbir değerlendirmesine esas alınamaz. Ayrıca, iptal veya butlan kararı verildiğinde geçmişe etkili olarak kendiliğinden ortadan kalkacak nitelikteki genel kurul kararları (bilanço/ibra/bağımsız denetçi seçimi/kâr dağıtılmaması gibi), tedbir verilmediğinde giderilmesi imkansız bir zarar doğurmayacağından tedbir koşullarını taşımaz.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararlarının icrasının TTK 449 uyarınca tedbiren durdurulması talebinin koşulları → ret
İddia: Davacı vekili; bağımsız denetim firmasının tarafsız olmadığını, TTK 399'a aykırılık bulunduğunu, ön inceleme duruşması ve bilirkişi raporu olmadan tedbir talebinin reddedilmesinin ihtiyati tedbir müessesesinin amacına aykırı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, bilanço ve finansal tablolar incelenmeden soyut gerekçeyle karar verildiğini, tedbir verilmemesi halinde mağduriyetin telafisinin imkansız hale geleceğini ileri sürerek ara kararın kaldırılıp tedbir talebinin kabulünü istemiştir.
Gerekçe: TTK 449 maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açılması halinde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın icrasının geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak bu geçici hukuki korumanın koşullarını özel olarak belirlememektedir; bu nedenle tamamlayıcı yorum yoluyla HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılır. HMK 389 uyarınca, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunmalı; HMK 390/3 uyarınca da talep eden, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir talebi, talep tarihinde sunulan delillerle değerlendirilir; ileride yapılacak incelemeler (bilirkişi raporu, ticari defter incelemesi vb.) bu değerlendirmeye esas alınamaz, zira ihtiyati tedbir aşamasında tahkikat yapılması imkanı yoktur ve bu nedenle yaklaşık ispatla yetinilir. Geçici hukuki koruma talebi, koşullar değiştiğinde her zaman yeniden yapılıp karara bağlanabilir. Yıllık faaliyet raporlarının ve bilançoların tasdikinin mevzuata uygunluğu, bağımsız denetçi seçiminin TTK 399 koşullarına uygunluğu gibi hususlar inceleme gerektirdiğinden, talep tarihindeki sunulu delillerle haklılığın yaklaşık ispat düzeyinde gösterilememesi nedeniyle bu husustaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ayrıca, icrasının durdurulması istenen kararlar (bilanço/faaliyet raporu tasdiki, ibra, bağımsız denetçi seçimi, kâr dağıtılmaması) yargılama sonunda iptal veya butlanına karar verilmesi halinde geçmişe etkili olarak ortadan kalkacak nitelikte olduğundan, TTK 449'un öngördüğü, tedbir verilmediğinde giderilmesi imkansız zarar doğuracak nitelikte kararlar olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının icrasının tedbiren durdurulması talebinde, talep tarihinde sunulan delillerle yaklaşık ispatın aranması ve iptal/butlan halinde geçmişe etkili olarak ortadan kalkacak nitelikteki kararların (bilanço tasdiki, ibra, bağımsız denetçi seçimi, kâr dağıtılmaması) tedbir koşulunu taşımadığına ilişkin değerlendirme, benzer talepler için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ genel kurul kararının icrasının durdurulması↗ geçici hukuki koruma↗ bağımsız denetçi seçimi↗ ibra↗ kâr payı dağıtımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/966
KARAR NO 2024/919
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/04/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/54 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 4.800.000-TL sermayesi mevcut olan davalı şirkette %25 payının bulunduğunu, müvekkilinin 19/10/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına katıldığını, toplantıda belirli konularda bilgi alma hakkını kullandığını,dava konusu kararlara ilişkin muhalefetini toplantı tutanağına işlediğini, öncelikle olağanüstü genel kurula dair evrakların pay sahibi müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, müdürler kurulu toplantılarına davet edilmediğini, yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının TTK'nın öngördüğü ve aradığı şartlara haiz olmadığını, yıllık faaliyet raporunun ilgili yasa ve yönetmeliklere uygun olarak hazırlanmadığını, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını,davalı şirkete halihazırda müşavirlik hizmeti veren şirket ile usul ve yasaya aykırı olarak atanan bağımsız denetim firması şirketinin ortaklarının aynı kişi olduğunu, şirketler arasında organik bağ olduğundan sözleşmeli müşavirliği yapılan şirket hakkında gerçekten bağımsız denetimin yürütülemeyeceğini, gündemin 2.maddesine ilişkin sunulan 2019-2020-2021 yıllarına ait finansal tablolar, faaliyet raporu, gelir-gider tablosu, bilançonun okunması ve oylanmasına dair genel kurul kararının;
3. maddesi ile verilen müdürler kurulu diğer üyelerinin gerek ibra,ibra edilmemesine yönelik kararın;
4. madde ile "... ve ... AŞ"nin bağımsız denetim kuruluşu olarak seçimine dair kararın;
5. madde ile kar payı dağıtılmamasına dair genel kurul kararlarının iptaline, kararların icrasının TTK 449.maddesi uyarınca tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARAR
Mahkemece; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, dosyanın bilirkişi incelemesinde olduğu, bilirkişi raporunun ibraz edilmediği, ön inceleme duruşmasının yapılmamış olduğu, davacı tarafın haklılığının yaklaşık olarak kanıtlanması şartının karşılanmadığı, HMK'nun 389. vd maddelerindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; açık yasa hükmü olan TTK 399.maddesine aykırı olarak bağımsız denetim firması tarafsız olmadığı gibi, görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bittikten sonra genel kurulca seçilmesinin açıkça kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ön inceleme duruşması ve bilirkişi raporu olmadığı gerekçesinin ihtiyati tedbir müessesinin konuluş temel amacına aykırı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, soyut gerekçelerle ve bağlantılı genel kurul kararı, bilançolar, finansal tablolar vb kayıtlar incelenmeden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, kar payını alamayan, müdürler kuruluna veya genel kurullara dair herhangi bir bildirim yapılmayan, şirket idaresinde söz sahibi edilmeyen, somut-objektif-eksiksiz ve yeterli bilgi verilmeyen, mağduriyet yaşayan müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde mağduriyetinin telafi edilemez ve katlanılamaz boyuta ulaşacağını, ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı TTK'nin 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389 maddesi gereği, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
"şeklindedir.HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafça icrasının durdurulması talep edilen 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların icrasının durdurulması için şirket müdürlerine görüşlerini bildirmeleri için tebligat yapılmıştır.Davacı tarafça; icrasının durdurulması istenilen kararlar Müdürler Kurulunun yıllık faaliyet raporlarının, bilançoların tasdikine,ibra ,bağımsız denetçi atanması ,kar payı dağıtılmamasına ilişkin olup, yıllık faaliyet raporlarının ve bilançoların tasdiki için davalı şirketin ticari defterlerinde bir inceleme yapılmasını gerektirmektedir.
Yıllık faaliyet raporlarının mevzuata ve davalı şirketin kayıtlarına uygun olup olmadığı, bilançolarda gerçeğe aykırı, dürüst resim ilkesine aykırılık bulunup bulunmadığı, bağımsız denetçi seçiminin TTK nın 399 maddesi koşullarına, özel şartlarına aykırılık bulunup bulunmadığı bir incelemeyi gerektirmektedir. Geçici hukuki koruma kararı verilmesi talebi değişen durum ve koşullara göre her zaman yapılabilip karara bağlanabileceğinden, davacı vekilinin bilançoların fiktif kayıtlar içerdiği, bu incelemeler yapılmadan isteğin reddedildiğini ileri sürmekte ise de; ihtiyati tedbir talebi, talep tarihi itibariyle sunulanlar ile yapılması zorunlu olduğundan bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
İhtiyati tedbir taleplerinin incelenmesi aşamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, inceleme sırasında tahkikat yapılması imkanı olmadığından kaynaklanmaktadır. TTK nın 449 maddesi uyarınca; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık ispat düzeyinde sağlanması yanında, HMK'nın 389 maddesi gereği, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin "de mevcut olması gerekir. Alınan kararlar; bilançonun, yıllık faaliyet raporlarının tasdiki, Şirket Müdürler Kurulunun ibrası, bağımsız denetçi seçimi, kar dağıtımı yapılmaması yolunda alınan kararlar yargılama sonunda iptaline veya butlanına karar verildiği takdirde geçmişe yönelik olarak etkileri ortadan kalkacağından kanunda yazılan koşulu taşıyan kararlar değildir.
Açıklanan nedenlerle, 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 2., 3, 4 ve 5 nolu kararının icrasının durdurulması talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/47556 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi