Müteselsil kefilin temsil yetkisinin sona ermesi ihtiyati haczi kaldırmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/2 E. 2024/20 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Müteselsil kefil sıfatıyla borç altına giren kişinin, asıl borçlu şirketteki temsil yetkisinin veya ortaklık ilişkisinin sona ermesi, kendiliğinden kefalet ilişkisini sonlandırmaz; bu husus ile borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı gibi hususlar İİK 265'te sınırlı olarak sayılan ihtiyati haciz itiraz sebeplerinden olmayıp itirazın iptali veya menfi tespit davasında incelenir. Asıl borçlu lehine tesis edilen taşınmaz ipoteği, kefilin kefalet borcunu teminat altına aldığı ileri sürülmedikçe kefile karşı ihtiyati haciz talebine engel oluşturmaz; TBK 586/1 uyarınca rehin paraya çevrilmeden müteselsil kefile başvurulabilir.
Ele alınan sorunlar
Kefilin temsil/yetki ilişkisinin sona ermesinin kefalet borcuna etkisi → ret
İddia: İtiraz eden, asıl borçlu şirkette müdür sıfatıyla temsil yetkisinin 12.03.2020 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra kullandırılan krediler yönünden sorumluluğu ve kefaletinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kefilin asıl borçlu şirketteki temsil yetkisinin kalkması veya ortaklık ilişkisinin sona ermesi, kefalet ilişkisini sonlandırmaz. 2019 yılına ait genel kredi sözleşmesinde itiraz edenin 2.500.000-TL tutarında müteselsil kefalet verdiği, bu sözleşmeye ait borçların ödendiğinin ise belge ile ispatlanamadığı; 2022 yılındaki ikinci sözleşme kapsamında itiraz edenin kefaletinin bulunmadığı doğru olsa da, borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının bu aşamada belirli olmadığı ve bu hususun İİK 265'te sayılan ihtiyati haciz itiraz sebeplerinden olmayıp açılacak itirazın iptali veya menfi tespit davasında inceleneceği kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Asıl borçlu lehine tesis edilen taşınmaz ipoteğinin kefilin sorumluluğuna etkisi → ret
İddia: İtiraz eden, asıl borçlu firma tarafından alacaklı banka lehine kullandırılan kredilerin teminatı olarak taşınmaz ipoteği tesis edildiğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararının ve itirazın reddine dair kararın İİK 257'ye aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Asıl borçlu lehine verilen ipoteğin müteselsil kefilin kefalet borcunu teminat altına aldığı ileri sürülmemiştir. TBK'nin 586/1. maddesi gereği, alacak rehinle temin edilmiş olsa dahi, rehin paraya çevrilmeden müteselsil kefile başvurulabilir. Alacaklı banka tarafından hesabın kat edildiği ve alacağın muaccel hale geldiği anlaşıldığından, müteselsil kefile başvuru koşullarının bulunmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
HMK 390 uyarınca yaklaşık ispat kuralına aykırılık iddiası → ret
İddia: İtiraz eden, ihtiyati haciz kararının HMK 390. maddesindeki yaklaşık ispat kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhtiyati haciz talep edenin İİK 257/1 kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadenin geldiğini mahkemeye kanaat getirecek tarzda yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmekte olup, itiraz eden müteselsil kefil yönünden ileri sürülen itirazların İİK 265'te sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı tespit edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, müteselsil kefilin asıl borçlu şirketteki temsil yetkisinin sona ermesinin kefalet ilişkisini sonlandırmayacağı ve asıl borçlu lehine tesis edilen ipoteğin kefilin sorumluluğunu etkilemeyeceği yönündeki tespitler ile İİK 265'te sayılı itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu ilkesi, benzer ihtiyati haciz itirazı uyuşmazlıklarında bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati hacze itiraz↗ müteselsil kefalet↗ yaklaşık ispat↗ hesap kat ihtarnamesi↗ rehinle temin edilmiş alacak↗ temsil yetkisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/2
KARAR NO 2024/20
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/11/2023 (Ek Karar)
TALEP İhtiyati Haciz
İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek kararın itiraz eden borçlu ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, borçlu ... San Ve Tic Anonim Şirketi ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, işbu sözleşmeye ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatı ile imza attıklarını, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyen borçlulara Kartal ... Noterliği’nin 12.05.2023 tarih ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, hesap kat ihtarnamesinin tebliğine rağmen borçlular tarafından alacağın ödenmeyerek müvekkilini oyaladıklarını, borçluların müvekkil, banka alacağını ödememiş olması ve mal kaçırma saiki ile hareket ettiklerinin öğrenildiğini ileri sürerek, İİK 257 inci maddesi uyarınca İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra takibine esas olacak şekilde, borçluların üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile menkul ve gayrimenkul mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
D.İŞ KARAR
Mahkemece, ihtiyati haciz talebine konu 282.000-TL gayri nakdi alacak yönünden talebin reddine; nakdi alacak yönünden; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle; ihtiyati haciz talebinin borçlu ... yönünden ihtarnamede belirtilen nakdi alacak tutarı olan 1.018.366,27-TL üzerinden kabulüne, alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, borçlu ... yönünden icra takibi kesinleştiğinden ihtiyati haciz talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, müvekkilinin alacaklı tarafa işbu sözleşmelerden kaynaklanan bu miktarda bir kredi ve kefaletten kaynaklanan bir borcunun bulunmadığını, müvekkiline her hangi bir borç ihtarının da yapılmadığını, alacağın varlığının yargılama konusu olduğunu, ihtiyati haciz talep eden banka tarafından açılacak itirazın iptali davasında hallinin mümkün olduğunu, müvekkilinin dosya borçlusu ... firmasının 13.03.2017 tarihinden itibaren 3 yıl süreyle müdür sıfatıyla temsile yetkisi olduğunu, 2019 yılında alınan krediler için kefalet verdiğini, müvekkilinin görev süresi ve temsil yetkisinin 12.03.2020 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin yetkili olduğu dönemde kullandırılan kredilerin ödemesinin yapıldığını, alacaklı banka tarafından firmaya daha sonraki tarihlerde kullandırılan krediler yönünden müvekkilinin sorumluluğunun ve kefaletinin olmadığını, alacaklı banka tarafından icra dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde, ...
firması ile alacaklı banka arasında 07.11.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı resmi senet ile 1.680.000-TL bedelli taşınmaz ipoteği tesis edildiğinin anlaşılacağını, kredi sözleşmesinin yenilendiğinin açıkça gösterdiğini, müvekkili ...'ın bu tarihte borçlu firma ile yetki ve temsil ilişkisi olmadığını, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
EK KARAR
Mahkemece, ihtiyati haciz kararına itiraz eden; borçlu asıl firmada yetkisinin ve temsil ilişkisinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de; kefilin asıl borçlu şirkette temsil yetkisinin kalkması veya ortaklık ilişkisinin son bulmasının kefalet ilişkisini sonlandırmayacağı, ayrıca ipoteğin asıl borçlunun borcu için verildiği, kefilin borcunu kapsamadığı, TBK'nin 586. maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş olsa dahi müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz istenebileceğinden ve genel haciz yoluyla takip yapılabileceğinden bu itirazların yerinde olmadığı, diğer itiraz sebeplerinin İİK'nin 265. maddesinde gösterilen ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı, başka davaların konusunu oluşturabileceği ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, müvekkilinin görev süresi ve temsil yetkisi 12.3.2020 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin yetkili olduğu dönemde kullandırılan kredilerin ödemelerinin yapıldığını, alacaklı banka tarafından firmaya daha sonraki tarihlerde kullandırılan krediler yönünden müvekkilin sorumluluğu ve kefaleti olmadığını, alacaklı banka tarafından icra dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde, ... firması ile alacaklı banka arasında 07.11.2022 tarih 23880 y. Sayılı resmi senet ile 1.680.000-TL bedelli taşınmaz ipoteği tesis edildiğini, ihtiyati haciz kararı yönünden HMK 390. Maddesindeki yaklaşık ispat kuralına aykırı olduğunu, diğer taraftan, asıl borçlu firma tarafından alacaklı görünen banka lehine, kullandığı kredilerin teminatı olarak taşınmaz ipoteği tesis edilmiş olması karşısında verilen ihtiyati haciz kararı ve bu karara itirazın reddine dair karar İİK 257.
Maddesine de aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur."İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadenin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İİK'nın 265. Maddesi hükmüne göre "borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı;
huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." İİK'nin 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmıştır. TBK'nin 586/1. maddesinde; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir '' şeklinde düzenlenmiştir.
İİK’nin 45/1 maddesi “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir.” hükmünü içermektedir.2019 ve 2022 yılında asıl borçlu şirket adına düzenlenen genel kredi sözleşmelerinden 2019 yılına ait sözleşmede itiraz edenin 2.500.000-TL tutarında müteselsil kefalet verdiği, ilk kredi sözleşmesine ait borçların ödendiğini ileri sürse de buna dair bir belge ibraz edilmediği, ikinci sözleşme kapsamında itiraz edenin kefaleti yok ise de bu hususun açılacak itirazın iptali veya menfi tespit davasında inceleneceği, bu aşamada borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının belirli olmadığı,İİK 265 de düzenlenen itiraz sebeblerinden olmadığından ihtiyati haciz aşamasında incelenmesinin de mümkün olmadığı asıl borçlu lehine verilen ipoteğin müteselsil kefilin kefalet borcunu teminat altına aldığı ileri sürülmemiştir.
TBK 586/1 maddesi gereği rehin paraya çevrilmeden müteselsil kefile başvurulabileceği, alacaklı banka tarafından hesabın kat edildiği, alacağın muaccel hale geldiği anlaşılmakla itiraz eden vekilinin müteselsil kefile başvuru koşulları bulunmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; itiraz eden müteselsil kefil borçlu yönünden ileri sürülen itirazların ihtiyati hacze itiraz sebeblerinden olmadığından itirazın reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın itiraz eden borçlu ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alacaklı tarafından yapılan 132,50-TL istinaf yargı giderinin itiraz eden borçlu ...'dan alınarak alacaklıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/47051 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi