Konusuz kalan davada haklılık durumuna göre yargılama gideri tayini
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/52 E. 2024/95 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Dava konusuz kaldığı için esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen hallerde, yargılama gideri ve vekalet ücreti HMK 331/1 uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenir. Davalı tarafın, dava konusu payı dava açılmadan önce üçüncü kişiye devretmiş olması ve yargılama sırasında bu devrin sebebine ilişkin çelişkili savunmalar ileri sürmesi, dava açılmasına davalının sebebiyet verdiğini ve davacının dava tarihinde haklı olduğunu gösteriyorsa, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğrudur; sonradan yapılan devir/iade işlemleri bu haklılık tespitini değiştirmez.
Ele alınan sorunlar
Davanın konusuz kalması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin haklılık durumuna göre tayini → ret
İddia: Davalılar vekili; delil durumu, tanık beyanları ve bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının açtığı davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalılar arasındaki hisse devrinin gerçek olduğunun ortaya çıktığını, aralarındaki anlaşmazlığın borç ödenip hisselerin geri alınmasıyla çözülmüş olmasının davacının haksızlığını gösterdiğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 331/1 uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmeder. Somut olayda şirketin kuruluşundan sonra davacı ile eşi arasında boşanma davası sürerken, katılma payı alacağının tahsilini teminen davalı eşin şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulduktan sonra, davalı eş tarafından hisselerin bir kısmının diğer davalıya devredildiği ve bu devrin tescil ve ilan edildiği, davanın bu devirden sonra açıldığı, dava tarihinden sonra ise hisselerin tamamının yeniden davalı eş adına kaydedilerek şirketin tek ortaklı hale geldiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında davalı taraf önce hisselerin emaneten diğer davalıda göründüğünü ve kendisine ait olduğundan iade alındığını savunmuş, ardından borçların ödenmesi üzerine hisselerin geri alındığını ileri sürmüştür; bu çelişkili savunmalar dava açılmasına davalıların sebebiyet verdiğini ve davacının dava açmakta haklı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu davacı lehine olduğundan, HMK 331 hükmü gereği davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, HMK 331/1 kapsamında davanın konusuz kalması halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edileceğine ve tarafların yargılama sırasındaki çelişkili savunmalarının bu haklılık tespitinde dikkate alınabileceğine ilişkin somut bir uygulama örneği sunmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma↗ haklılık durumu↗ ihtiyati tedbir↗ muvazaa↗ pay devri↗ katılma alacağı↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/52
KARAR NO 2024/95
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/09/2023
NUMARASI 2022/941 Esas 2023/526 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/01/2024
Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı tarafından davalılardan ...aleyhine Çorlu 3. Aile Mahkemesi'nin 2022/147 Esas sayılı dosyasında 12.03.2022 tarihinde boşanma davası ve Çorlu 3. Aile Mahkemesi'nin 2022/448 Esas sayılı dosyası üzerinden 14.03.2022 tarihinde evlilik içerisinde edinilen mallardan doğan katılma alacağı davası açıldığını, katılma alacağı davasında Mahkeme birinci davalı ...'nun Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı, ...ltd. Şti. bünyesindeki %50'lik şirket payına ihtiyati tedbir konulması yönündeki davacının talebini kabul ettiğini, kabul tarihi olan 14.03.2022 tarihinde sicile, UYAP sistemi üzerinden müzekkere yazarak ihtiyati tedbir kararının infazı için yazı yazıldığı, Sicil Müdürlüğü'nün Mahkeme tarafından gönderilen 14.03.2022 tarihli müzekkereyi açmadığı ve ihtiyati tedbir şerhini işlemediğini, birinci davalı ...'nun, ...
San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesindeki %50'lik hissesinin yarısını 21.03.2022 tarihinde, başka bir anlatım ile boşanma davasının açılmasından 9. gün katılma alacağı davasının açılmasından 1 hafta sonra, ikinci davalı ...'e devrettiğinin anlaşıldığını, Ticaret Sicilinin hatasından istifade edildiğini, davacının katılma alacağına kavuşmasını engellemek için muvazaalı ve bedelsiz olarak devir ettiğini, işbu pay devrinin, muvazaalı olarak ye davacının mal kaçırma amacı ile yapıldığı izahtan vareste olduğunu, davalıların yakın arkadaş olduğunu, davalı ... tarafından, ikinci davalı ...'e muvazaalı olarak devredilen ve halen ikinci davalı ... adına kayıtlı bulunan ..Ltd. Şti. bünyesindeki ve 1.000-TL değerindeki %25'lik şirket payına ilişkin devir işleminin iptali ile birinci davalı ...adına kaydedilmesine;
aksi halde, tahkikat sırasında belirlenecek değer üzerinden arttırılmak ve şimdilik kaydı ile birinci davalı ...tarafından, ikinci davalı ... 'e muvazaalı olarak devredilen ve halen ikinci davalı ... adına kayıtlı bulunan şirket bünyesindeki %25'lik şirket payı üzerindeki davacıya ait 1.000-TL katılma alacağının davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili ayrı ayrı sunduğu cevap dilekçeleriyle; davacının davalı ...’nun eşi olduğunu, boşanma davası ve katılma alacağı davasının devam ettiğini, davalı ...’in diğer davalı ...’la aralarında yaptıkları pay devrinin gerçek bir hukuki işlem olduğunu, davalı ...’ın Çorlu çarşı içerisinde küçük bir dükkanı varken ... AVM’de bir dükkan açmaya karar vermeleri üzerine davalı...'in kendilerine ortak olduğunu, bu amaçla kredi kullandığını ve şirket ortakları olan Davalı ... ve dava dışı diğer ortak ...’e ödemeler yaptığını, bu ödemelerin bir kısmı elden bir kısmı ise banka kanalıyla yapıldığını, kuruluş aşamasından bu yana büyük hissedarı ve ortağı olduğu resmen şirket payını üzerine devralmayan davalı değişik tarihlerde sosyal medya hesabında şirket ortağı olduğuna dair boşanma davası açılmadan çok önce paylaşımlar yaptığını, davalı ...
ortaklardan diğer davalı ...’ın üzerinde gözüken %50 karşılığı 6.000 adet hissesinin aslında kendisine ait olan ama ...’ın üzerinde duran %25’lik kısmını (3.000 adet hisse) ...’ın eşinin boşanma davası açtığını duyunca Çorlu ... Noterliğinin 21.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile kendi üzerine devraldığını, adına tescil ettirdiğini,davalı ...'in halen 12.000 payın 6.000 payını ...’den 3.000 payı da diğer davalı ...’dan olmak üzere 9.000 payını aldığı, halen 3.000 pay sahibi davacının eşi diğer davalı ... ile (%25-%75) ortak olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yargılama esnasında davalı ... dava konusu olan %25'lik hisseyi davalı ...'ya devredildiği ve bunun da Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil edildiği anlaşılmakla dava konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı taraf, dosyaya sunulan bilirkişi heyetinin 14/09/2023 havale tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle dava açılmasına sebebiyet verdiğinden ve davacının dava açmasında haklı olduğu dosya kapsamı itibariyle sabit olduğundan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ve yapılan yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; mevcut delil durumu, dinlenen tanıklar, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanın açtığı davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilleri arasındaki satış ve hisse devrinin ise gerçek olduğu ortaya çıkmış olmasına rağmen, aralarında çıkan anlaşmazlığın, müvekkili ...'ın ...'e bilahare borcunu ödemesi, hisse bedelini ödemesi sonrasında hisselerini geri almış olmasının davacının davasının haksızlığı manasına geldiği açıkken, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacı yanın sorumlu olması gerekirken tam ters yönde hüküm kurulduğunu, kararın kaldırılarak yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Eldeki dava, muvazaalı olarak devredilen şirket payına ilişkin devir işleminin iptali ile davalı ...adına kaydına, işbu talebin kabul edilmemesi halinde şirket bünyesindeki %25'lik şirket payı üzerindeki davacıya ait 1.000-TL katılma alacağının davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesi talebine ilişkin olup; mahkemece dava konusu olan %25'lik hissenin davalı ...'ya devredildiği ve bununda Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edildiği davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğinden ve davacının dava açmasında haklı olduğundan davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. HMK 331-(1) madde de "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde, hakim davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir ve hükmeder "şeklinde düzenlenmiştir Somut olayda;
şirketin 02/08/2021 tarihinde kurulduğu, davacı ile eşi arasında açılan boşanma davası sırasında katılma payı alacağı nedeniyle davalı ...'nun %50 oranında paydaş olduğu şirket hisseleri üzerine katılma payı alacağının tahsilini teminen ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra davalı eş ...tarafından davalı ...'nun sahibi olduğu 6.000 hissenin 3.000 adedini ...'e 75.000-TL bedel ile nakit alarak 21/03/2022 tarihinde limited şirket pay devri sözleşmesi düzenlenerek devir ettiği,şirket hisse devrinin tescil ve ilan edildiği, davanın 28/11/2022 tarihinde açıldığı, dava tarihinden sonra 04/05/2023 tarihi itibari ile şirkete ait hisselerinin tamamının davalı ...adına kaydedildiği ve şirketin tek ortaklı limited şirket haline geldiği anlaşılmaktadır.Yargılama sırasında hisselerin emaneten davalı ...
'da emaneten gözüktüğü ,davalı Nejdet'in kendine ait olan hisseleri iade aldığı savunulmuş iken,akabinde borçların ödenerek hisselerin geri alındığı ileri sürülmesine göre , dava açılmasına davalılar sebebiyet verdiğinden ve davacının dava açmakta haklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle ;HMk 331 hükmü gereği davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden istinaf nedeni yerinde görülmeyen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46993 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi