Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5757 E. 2018/2048 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 132↗ limited şirket ortağı↗ münfesihlik↗ rücuen tahsil↗ i̇i̇k 257↗ rücu↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davanın, münfesih olan limited şirketin ortağı davacının ödediği şirkete ait ... ve Vergi borçlarının diğer ortaktan payı oranında rücu istemine ilişkin olduğu, dava konusu alacağa 818 sayılı BK'nin 126/4.maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerekeceği, davacının aynı talebe ilişkin isteminin mahkememizin 2010/103 Esas, 2012/468 Karar sayılı dosyasında kısmen hüküm altına alındığı, dava dosyamızın önceki davada istenmeyen alacakların tahsiline ilişkin olduğu, davanın 27/12/2012 tarihinde ikame edildiği ve 27/12/2007 öncesi ödemelerin zamanaşımına uğradığı, davacının 30/05/2007 tarihinde 7.301,99 TL, 14/06/2007 tarihinde 52.955,60 TL olmak üzere toplamda 60.257,59 TL tutarındaki alacağının zamanaşımına uğradığı, 27/12/2007 tarihinden sonra yapılan ödemeler toplamının 29.452,99 TL olduğu, davacı tarafından ... Vergi Dairesine 521,60 TL daha ödendiği, zamanaşımına uğramayan alacak miktarının 29.974,59 TL olduğu, 2004 yılı bilançosuna göre şirket aktif mal varlığı toplamının 15.682,02 TL olduğu, bu miktar borçlardan indirildiğinde geride kalan miktarın 14.292,57 TL olduğu ve davalı ortağın % 40 pay oranına isabet eden miktarın 5.717,02 TL olduğu gerekçesiyle davanın ksımen kabulü ile 5.717,02 TL alacağın 27/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava ortak tarafından ödenen limited şirketin kamu borcunun diğer şirket ortağından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TBK 153/3 (e TBK m. 132) maddesinde eşler arasındaki huzur, güven ve saadetin bozulmaması, öte yandan da alacaklı eşin alacağının kayba uğramaması amaçlanmış, kaybettirici zamanaşımı nedeniyle eşlerin birbirlerine karşı dava açmaya zorlanmaması istenilmiştir. Alacağın türü, kaynağı, evlilik birliğinden önce doğup doğmaması veya eşler arasındaki mal rejimi sonuca etkili değildir. Eşler aralarında mal ayrılığı rejimini kabul etmiş olsalar dahi eşler arasındaki ahengin bozulmaması düşünüldüğünden, birinin diğerinden olan alacağının doğum tarihine göre zamanaşımı hiç işlemeyecek veya işlemeye başlamışsa duracaktır.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı ile davalı arasındaki evliliğin... Aile Mahkemesinin 12.02.2008 tarih ve 2007/282 E, 2008/100 K. sayılı kararı ile sona erdiğinin ileri sürülmesi ve evlilik birliğinin devamı süresince taraflar arasında zamanaşımının duracağı gözönüne alınarak, taraflar arasındaki boşanma davası dosyası getirilerek ve bu davada verilen kararın kesinleşme tarihi belirlenerek, TBK madde 126/4'deki sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığının saptanması gerekirken, bu husus değerlendirilmeksizin bir kısım davacı alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2549 E. 2010/8545 K.
Ortak:limited şirket ortağı · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davanın, «münfesih» olan «limited şirketin ortağı» davacının ödediği şirkete ait ... ve Vergi borçlarının diğer ortaktan «payı» oranında «rücu» istemine ilişkin olduğu, dava konusu alacağa 818 sayılı BK'nin 126/4.maddesi uyarınca 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanmasının gerekeceği, davacının aynı talebe ilişkin isteminin mahkememizin 2010/103 Esas, 2012/468 Karar sayılı dosyasında kısmen hüküm altına alındığı, dava dosyamızın önceki davada istenmeyen alacakların tahsiline ilişkin olduğu, davanın 27/12/2012 tarihinde ikame edildiği ve 27/12/2007 öncesi ödemelerin zamanaşımına uğradığı, davacının 30/05/2007 tarihinde 7.301,99 TL, 14/06/2007 tarihinde 52.955,60 TL olmak üzere toplamda 60.«257»,59 TL tutarındaki alacağının zamanaşımına uğradığı, 27/12/2007 tarihinden sonra yapılan ödemeler toplamının 29.452,99 TL olduğu, davacı tarafından ...
2-Dava ortak tarafından ödenen «limited şirketin» kamu borcunun diğer şirket ortağından «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davalı «limited şirket ortağı» bulunan davalılar arasındaki «pay devrinin» yasaya uygun olmadığından bahisle iptali isteminden ibarettir.
Uyuşmazlık, davalı karı-koca arasında cari bulunan edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde davalı ...tarafından edinilen «limited şirket» paylarından bir kısmının, evlilik birliği devam ederken, bir diğer deyimle, mal rejimi sona ermeksizin, diğer davalı ...’a devredilmiş olmasının, davalı şirket ve davalılar dışında kalan diğer şirket ortak ve/veya ortaklarına karşı bir hüküm ifade edip etmeyeceği konusunda toplanmaktadır.
Bu itibarla, somut olayda olduğu gibi eşler arasında, davalı ...’ın, diğer davalı ...’in maliki olduğu «limited şirket» paylarından bir kısmı yahut tamamı üzerindeki katılma alacağının ancak, 4721 sayılı Yasa’nın 225. maddesinde belirtilen sona erme hallerinde ve yine aynı yasanın 228 vd. maddelerinde belirtilen haller çerçevesinde talep edilebilmesi olanaklı iken, yasal mal rejimi içerisinde davalı ...tarafından edinilen şirket paylarının davalı karı-koca tarafından “berveçhi peşin «tasfiye»”sine yönelinmesi, eşler arasında ancak ileriye matuf olarak sonuç doğuracak nitelikte olup, «üçüncü kişiler» ve bu arada davacı ortak ve şirket bakımından hüküm ifade etmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · pay sahipliği · tasdik kararı · münhasırlık · pay defteri · iş bölümü · üçüncü kişi · muvafakat
Benzer bu kararda… le ...’e ait paylardan 4 payın edinilmiş mallarda sınırlı mal ortaklığı kapsamında olduğu kabul edilerek 2 payın ...’ a ivazsız olarak devredildiği, devir işleminin «pay defterine» işlendiği, TTK.’nun 521/1. maddesi gereğince bir payın karı–koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için diğer ortakların «muvafakatine» gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Limited şirketlerde «pay devri» usulü TTK'nun 520. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan hükümde "Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder.
Devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır….
Esasen, TTK’nun 521. maddesindeki “karı-koca mallarının idaresi” sözlerinden de anlaşılması gereken, mal rejiminin sona ermesi ve buna bağlı olarak «tasfiye» nedeniyle ortaya çıkabilecek pay iktisaplarının, tıpkı payın miras suretiyle intikali ve/veya iktisabı gibi «pay sahipliğinin» iradi haller dışında sona ermesi hallerine «münhasır» olarak algılanması gerektiği ve ancak bu haller bakımından TTK’nun 520. maddesinde belirtilen zorunlu işlemler silsilesine bir istisna teşkil ettiğidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5757 E. , 2018/2048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/02/2016 tarih ve 2015/1903-2016/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, eski eşi olan davalı ile birlikte dava dışı münfesih ... Taşımacılık Ltd Şti'nin ortağı olduklarını, şirketin fesh olmadan önce aciz hali ile kapatıldığını, şirketin ...'ya olan prim ve vergi dairesine olan borçlarının kendisi tarafından ödendiğini, dava konusu ile ilgili açtığı kısmi davada alınan bilirkişi raporunda şirkette % 40 paya sahip olan davalının kendisine 29.820,06 TL borcu olduğunun belirlendiğini ve davalının 7.500 TL ödemeye mahkum edildiğini, eldeki bu dava ile bakiye alacağını talep ettiğini ileri sürerek;
22. 320 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davanın, münfesih olan limited şirketin ortağı davacının ödediği şirkete ait ... ve Vergi borçlarının diğer ortaktan payı oranında rücu istemine ilişkin olduğu, dava konusu alacağa 818 sayılı BK'nin 126/4.maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerekeceği, davacının aynı talebe ilişkin isteminin mahkememizin 2010/103 Esas, 2012/468 Karar sayılı dosyasında kısmen hüküm altına alındığı, dava dosyamızın önceki davada istenmeyen alacakların tahsiline ilişkin olduğu, davanın 27/12/2012 tarihinde ikame edildiği ve 27/12/2007 öncesi ödemelerin zamanaşımına uğradığı, davacının 30/05/2007 tarihinde 7.301,99 TL, 14/06/2007 tarihinde 52.955,60 TL olmak üzere toplamda 60.257,59 TL tutarındaki alacağının zamanaşımına uğradığı, 27/12/2007 tarihinden sonra yapılan ödemeler toplamının 29.452,99 TL olduğu, davacı tarafından ...
Vergi Dairesine 521,60 TL daha ödendiği, zamanaşımına uğramayan alacak miktarının 29.974,59 TL olduğu, 2004 yılı bilançosuna göre şirket aktif mal varlığı toplamının 15.682,02 TL olduğu, bu miktar borçlardan indirildiğinde geride kalan miktarın 14.292,57 TL olduğu ve davalı ortağın % 40 pay oranına isabet eden miktarın 5.717,02 TL olduğu gerekçesiyle davanın ksımen kabulü ile 5.717,02 TL alacağın 27/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava ortak tarafından ödenen limited şirketin kamu borcunun diğer şirket ortağından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TBK 153/3 (e TBK m. 132) maddesinde eşler arasındaki huzur, güven ve saadetin bozulmaması, öte yandan da alacaklı eşin alacağının kayba uğramaması amaçlanmış, kaybettirici zamanaşımı nedeniyle eşlerin birbirlerine karşı dava açmaya zorlanmaması istenilmiştir. Alacağın türü, kaynağı, evlilik birliğinden önce doğup doğmaması veya eşler arasındaki mal rejimi sonuca etkili değildir. Eşler aralarında mal ayrılığı rejimini kabul etmiş olsalar dahi eşler arasındaki ahengin bozulmaması düşünüldüğünden, birinin diğerinden olan alacağının doğum tarihine göre zamanaşımı hiç işlemeyecek veya işlemeye başlamışsa duracaktır.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı ile davalı arasındaki evliliğin... Aile Mahkemesinin 12.02.2008 tarih ve 2007/282 E, 2008/100 K. sayılı kararı ile sona erdiğinin ileri sürülmesi ve evlilik birliğinin devamı süresince taraflar arasında zamanaşımının duracağı gözönüne alınarak, taraflar arasındaki boşanma davası dosyası getirilerek ve bu davada verilen kararın kesinleşme tarihi belirlenerek, TBK madde 126/4'deki sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığının saptanması gerekirken, bu husus değerlendirilmeksizin bir kısım davacı alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467073200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz