Bono iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9400 E. 2018/1849 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii↗ tahsil cirosu↗ zıya↗ zilyetlik↗ yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ lehtar↗ zayi↗ hamil↗ iptal davası↗ bono↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; iptali talep edilen bonoların fotokopileri ve tutanak incelendiğinde davacı bankaya yapılmış bir tahsil cirosu bulunmadığı, ayrıca tahsil amacıyla teslim edildiğine dair bir evrakın da olmadığı, bu haliyle dava konusu bonolarda davacının yetkili hamil olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı bankanın yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı ...’nin 651/2 maddesi gereğince, kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Buradaki “senet üzerinde hak sahibi olan kişi”den anlaşılan, senede malik bulunmak veya senet üzerinde sınırlı bir ayni hakkın sahibi olmaktır. Senet üzerindeki hak ile senetteki hak ilke olarak aynı şahsa ait bulunduğundan “senet üzerinde hak sahibi olan kişi”den sadece senedin maliki değil, aynı zamanda senetteki hakkın alacaklısı da kastedilmektedir. Bu itibarla, bir borç ilişkisi dolayısıyla senede haklı bir sebeple zilyet olan kimsenin dahi duruma göre ...’nin 651/2 maddesi gereğince iptal davası açabileceğinin kabulü gerekir. Somut olayda, davacı banka dava konusu altı adet bonoyu bonoların lehtarı ile aralarındaki ilişki nedeniyle tahsil için alındığını, bonoların bankanın zilyetliğinde iken kaybolduğunu ileri sürmüş ve dava konusu bonolarla ilgili lehtarın imzasının bulunduğu tevdi bordrosunu dosyaya sunmuştur. Bu durumda, mahkemece, davacının işbu davada “senet üzerinde hak sahibi olan kişi” olarak kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4877 E. 2013/3912 K.
Ortak:tahsil cirosu · yetkili hamil · hamil · iptal davası
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; iptali talep edilen bonoların fotokopileri ve tutanak incelendiğinde davacı bankaya yapılmış bir «tahsil cirosu» bulunmadığı, ayrıca tahsil amacıyla «teslim» edildiğine dair bir evrakın da olmadığı, bu haliyle dava konusu «bonolarda» davacının «yetkili hamil» olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı bankanın «yetkili hamil» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, bir borç ilişkisi dolayısıyla senede haklı bir sebeple «zilyet» olan kimsenin dahi duruma göre ...’nin 651/2 maddesi gereğince «iptal davası» açabileceğinin kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDavacı Bankanın «tahsil cirosu» ile almış olduğu bonoların kaybolması nedeniyle, «vekil hamil» olarak «iptal davası» açması mümkün olup mahkemenin dava konusu senetlerde davacının «yetkili hamil» ve «keşideci» olmadığı,tahsil amacı ile posta ile bankaya gönderildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece dava konusu senetlerde davacının «yetkili hamil» ve «keşideci» olmadığı, tahsil amacı ile posta ile bankaya gönderildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men yasağı · vekil hamil · ödemeden men kararı · oy yasağı · keşideci
Benzer bu karardaDava Bankaya tahsil amacıyla gönderilen bonoların Banka nezdinde kaybolması nedeniyle dava konusu bonoların iptali ile «keşideci» hakkında «ödemeden men yasağı» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı Bankanın «tahsil cirosu» ile almış olduğu bonoların kaybolması nedeniyle, «vekil hamil» olarak «iptal davası» açması mümkün olup mahkemenin dava konusu senetlerde davacının «yetkili hamil» ve «keşideci» olmadığı,tahsil amacı ile posta ile bankaya gönderildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece dava konusu senetlerde davacının «yetkili hamil» ve «keşideci» olmadığı, tahsil amacı ile posta ile bankaya gönderildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9400 E. , 2018/1849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
( TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Hasımsız olarak görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2016 tarih ve 2016/180-2016/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili bankanın ... Girişimci Şubesine alacaklısı (lehtarı) ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından altı adet bononun tahsil için verildiğini, bu altı adet bononun müvekkili bankanın ... Şubesine 30.03.2016 günü teslim edildiğini, ancak bu bonoların müvekkili bankanın ... Şubesi elinde iken kaybolduğunu ileri sürerek söz konusu altı adet bononun zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; iptali talep edilen bonoların fotokopileri ve tutanak incelendiğinde davacı bankaya yapılmış bir tahsil cirosu bulunmadığı, ayrıca tahsil amacıyla teslim edildiğine dair bir evrakın da olmadığı, bu haliyle dava konusu bonolarda davacının yetkili hamil olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı bankanın yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı ...’nin 651/2 maddesi gereğince, kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Buradaki “senet üzerinde hak sahibi olan kişi”den anlaşılan, senede malik bulunmak veya senet üzerinde sınırlı bir ayni hakkın sahibi olmaktır. Senet üzerindeki hak ile senetteki hak ilke olarak aynı şahsa ait bulunduğundan “senet üzerinde hak sahibi olan kişi”den sadece senedin maliki değil, aynı zamanda senetteki hakkın alacaklısı da kastedilmektedir. Bu itibarla, bir borç ilişkisi dolayısıyla senede haklı bir sebeple zilyet olan kimsenin dahi duruma göre ...’nin 651/2 maddesi gereğince iptal davası açabileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, davacı banka dava konusu altı adet bonoyu bonoların lehtarı ile aralarındaki ilişki nedeniyle tahsil için alındığını, bonoların bankanın zilyetliğinde iken kaybolduğunu ileri sürmüş ve dava konusu bonolarla ilgili lehtarın imzasının bulunduğu tevdi bordrosunu dosyaya sunmuştur. Bu durumda, mahkemece, davacının işbu davada “senet üzerinde hak sahibi olan kişi” olarak kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467053500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz