6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/121 E. 2024/135 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde, alacağın varlığı ve muacceliyeti ayıp iddiasına dayalı olarak ihtilaflı ve yargılamayı gerektiriyorsa, sunulan takdiri deliller (delil tespiti raporu) ile cebri icra tehdidi altında imzalanan sulh protokolü, İİK 258/1 uyarınca aranan yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesini sağlamaz; bu durumda muaccel bir para alacağının varlığı ön koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddi doğrudur.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili, ürünlerin ayıplı olduğunun davalı çalışanlarınca kabul edildiğini, delil tespiti raporu ile ayıbın ispatlandığını, icra hukuk dava dosyası, icra dosyasına sunulan beyanlar, protokoller ve yapılan ödemeler karşısında Yargıtayca aranan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini, son çek ödemesine dair protokol ile ödemelerin eksiksiz yapıldığının ispatlandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp haciz talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in 2. cümlesi gereği alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Somut olayda davacının iddiası, satın alınan ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle sözleşmeden dönme ve icra takibinde protokol ile davalıya ödenen bedelin iadesi isteğine ilişkindir; süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıbın niteliği hususları yapılacak yargılama sonucunda belirlenecektir. Davacı tarafın sunduğu delil tespiti raporu takdiri delil niteliğinde olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirilecektir; yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle muaccel alacağın varlığı hususunda duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Taraflar arasında imzalanan sulh protokolü, ürün karşılığı davacı tarafça verilen çekin, başlatılan kambiyo takibi sırasında cebri icra tehdidi altında ödendiğini tutanak altına almaktadır; bu nedenle davacı iddialarına kanaat verici delil niteliğinde değildir. Bu itibarla, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ayıp iddiasına dayalı ve esası yargılamayı gerektiren alacak taleplerinde, cebri icra tehdidi altında imzalanan protokolün ve delil tespiti raporunun ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat seviyesini sağlamayacağı yönünden bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak ayıp ihbarı sulh protokolü cebri icra tehdidi takdiri delil

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/121

KARAR NO 2024/135

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/10/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/676 Esas

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 17/10/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili tarafından Çerkezköy İlçesi ... Mahallesinde yapımını üstlendiği fabrika inşaat işi için davalı şirketten cephe paneli ve başkaca ürünler satın aldığını, cephe panellerinin montajı sonrasında ayıplı ve inşaatta kullanmaya elverişli olmadığı tespit edildiğinde derhal davacıya bilgi verildiğini ve davalı çalışanları tarafından şantiyede inceleme yapıldığını ve ürünlerin ayıplı olduğu kabul edilerek değiştirileceği sözü verildiğini, ayrıca ana üretici firmanın da incelemeler yaparak rapor hazırlayacağı bildirilmiş ise de aradan geçen uzun süre zarfında karşı yanca bir çözüm üretilmediğini, şimdilik fatura tutarı olan 34.302,25-USD üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI

Mahkemece, davaya konu alacağın varlığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacak olması, yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen protokol alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmamakla ayrıca karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmadığından, bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olmasına kanaat edilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili tarafından fabrika inşaat işi için davalı şirketten cephe paneli ve başkaca ürünler satın alındığını, ancak cephe panellerinin montajı sonrasında ayıplı ve inşaatta kullanmaya elverişli olmadığının tespit edildiğini, davalı çalışanları tarafından şantiyede inceleme yapılarak, ürünlerin ayıplı olduğunun kabul edildiği ve değiştirileceği sözü verildiğini, davalıya tüm ödemelerin eksiksiz şekilde yapıldığını buna rağmen davalı tarafın ayıplı ürünleri değiştirmeyip bedellerini de ödemediğini, ekte sunulu rapor ile de davalının müvekkiline sattığı ürünlerin içerisinde yer alan boşluk nedeni ile yüzeyde dalgalanmalar oluştuğunun açıkça ispatlandığını, dosyaya giren icra hukuk dava dosyası ve icra dosyasına sunulan beyanlar, karşı yan ile yapılan protokoller, yapılan ödemeler karşısında Yargıtayca aranan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini, son çek ödemesine dair ödeme protokolü ile de ödemelerin eksiksiz yapıldığının ispatlandığını, bu nedenlerle kararının kaldırılmasını ve haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK'nin 257 vd. uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nin 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nin 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden,bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini kanaat verecek derecede ispat etmek durumundadır. İİK 257. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.

Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; taraflar arasında takip borçlusu ve eldeki dosyada davacı şirket vekili ile davalı vekili tarafından imzalanan sulh protokolü ile "Ankara ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, açılan icra ceza dosyası, icra hukuk mahkemesi dosyası olduğu, borçlunun cebri icra tehdidi altında bulunduğu, cari hesaba mahsuben 20.03.2023 ibraz tarihli 380.000-TL bedelli çek nedeniyle başlatılan toplam takip dosyası borcu toplam 499.872-TL alacaklı vekiline ödendiğinde icra takibinin kapatılacağı ve icra ceza dosyasından feragat edileceği kararlaştırılmıştır.

Davacının iddiası davalıdan satın alınan ürünler ayıplı olduğundan sözleşmeden dönme ile icra takibinde protokol ile alacaklı davalıya ödenen bedelin iadesi isteğine ilişkindir. Davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği hususları yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir.Davacı taraf ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin delil tespiti raporu alındığı, zararın yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığını ileri sürülmekte ise de; bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirilecek olup ; davacının ödediği bedelin iadesi,muaccel alacağın varlığı hususunda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır.

Sunulan protokol ise; ürün karşılığı davacı tarafça verilen çekin, başlatılan kambiyo takibi sırasında cebri icra tehdidi altında ödendiği tutanak altına alınmış olup, davacı iddialarına ilişkin kanaat veren delil niteliğinde bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden; istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46697 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.