Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2254 E. 2018/7423 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kayısı bahçesinde bulunan ağaçların 19/03/2010 tarihinde meydana gelen don olayında meyve döneminde olduğu ve kayısı ağaçlarının meyve döneminde zarar gördüğü, poliçe kapsamındaki hasarın 4.080,00 TL olduğu, her ne kadar kısa kararda 4.090,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş ise de bu durumun basit yazım hatasından kaynaklandığı gerekçesi ile 4.080,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde,
yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "4.090,00 TL'nin tahsiline” karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, "4.080,00 TL'nin tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğundan, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17722 E. 2014/19402 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya «haksız fiilde» bulunması nedeniyle davacının manevi tazminat isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, yapılan eylem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz ön …
30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine '' şeklinde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7885 E. 2013/7725 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "Açılan davanın kısmen kabulü ile 1.480,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Ancak, gerekçeli kararın hükmün fıkrasında, "Açılan davanın kısmen kabulü ile 1.148,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
Buna göre, gerekçeli kararın kısa karar uygun yazılmadığı, hüküm altına alınan «maddi tazminat» alacağı ve karar tarihi yönünden kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulması gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12236 E. 2014/18274 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · zayi nedeniyle iptal · çek iptali · davadan feragat · zayi · hamil · feragat · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «hamili» bulunduğu çeki kaybettiği, yapılan ilanlara rağmen «çek» yaprağının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne 4.... nolu çekin «zayi nedeniyle iptaline» karar verilmiştir.
1- Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın kısmen kabulü ile 46717 seri nolu çekin «zayi nedeniyle iptaline», 46715 seri nolu çeke ilişkin «davadan feragat» edilmiş olmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, davanın kabulüyle, 4... seri nolu çeki davacının «zayi» etmesi nedeniyle iptaline, şeklinde hüküm kurulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2254 E. , 2018/7423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/11/2016 tarih ve 2015/11-2016/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, bahçesindeki davalı tarafından sigortalanan kayısı ağaçlarının, çiçekten sonra çağla dönemindeyken meydana gelen don afetinden dolayı zarar gördüğünü, ancak davalı sigorta şirketince zararının ödenmediğini ileri sürerek 25.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, don olayının kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemindeyken yaşandığını, oysa sigorta poliçesinin teminat kapsamının, meyve bağlama dönemine girmesinden sonra başladığını, bu nedenle müvekkili şirketin hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kayısı bahçesinde bulunan ağaçların 19/03/2010 tarihinde meydana gelen don olayında meyve döneminde olduğu ve kayısı ağaçlarının meyve döneminde zarar gördüğü, poliçe kapsamındaki hasarın 4.080,00 TL olduğu, her ne kadar kısa kararda 4.090,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş ise de bu durumun basit yazım hatasından kaynaklandığı gerekçesi ile 4.080,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde,
yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "4.090,00 TL'nin tahsiline” karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, "4.080,00 TL'nin tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğundan, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465464300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz