Hisse Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1801 E. 2018/7821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
elbirliği mülkiyeti↗ alım (iştira) hakkı↗ iştirak halinde mülkiyet↗ re'sen gözetilme↗ pay devri↗ muvazaa↗ kamu düzeni↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ hmk 353(1)b-2↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, 556 sayılı KHK'da ön alım hakkının düzenlenmediği, davacının muvazaa nedeniyle devir işleminin iptali için dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, marka üzerindeki hakların 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca mülkiyet hakkı olduğu, mülkiyetin devri konusunda 4721 Sayılı TMK'nın 5. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un mülkiyete dair hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, davacı ve davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin marka üzerindeki haklarının iştirak halindeki mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, buna göre somut olayda iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, yine TMK'nın 702/2. maddesi gereğince marka üzerindeki tasarruf işlemlerinin paydaşların oy birliği ile yapılmasının gerektiği, davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin yaptığı devir işleminin diğer paydaş olan davacının izni olmadan yapıldığını, bu durum kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetildiği, kaldı ki davacının ön alım hakkı iddiası ile bu davayı açtığı, zımnen iştirak halindeki mülkiyete ilişkin hükümlere de dayandığının kabulünün gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/2 maddesi kabulüne, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 2004/38162 sayılı markanın devrine ilişkin işlemin ve davalı ... A.Ş adına olan tescil işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava konusu 2004/38162 sayılı "..." ibareli marka 24.11.2004 tarihli başvuru sonucunda davacı ile davalılardan E Uluslararası ...Tan. Hiz. A.Ş. adlarına birlikte tescil edilmiştir. Temyize konu istinaf kararında söz konusu marka üzerindeki mülkiyetin paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) olmayıp, elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) olduğundan bahisle sonuca ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 4721 sayılı TMK 701. maddesine göre, kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir.
TMK 688. maddesi uyarınca da, paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe paylar eşit sayılır.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu markanın 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak yapılan başvurusu sonucunda ...'nce sicile tescili işleminde TMK 701. maddesi anlamında kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir elbirliği halinde mülkiyet durumu mevcut değildir.
Bu nedenle, dava konusu marka üzerinde pay devrinden önceki malikler olan davacı ile diğer davalı E Uluslararası A.Ş. TMK 688. maddesi uyarınca eşit oranda (1/2'şer ) paylı mülkiyet hakkına sahiptirler. Davacının işbu davada ön alım hakkı bulunduğu iddiasına dayanmış olması, marka hakkı üzerindeki TMK 688. madde hükmüne dayalı "paylı mülkiyet" hakkını "elbirliği mülkiyetine" dönüştürmez. Kaldı ki, TMK 732. maddesi ve özel mevzuatlardaki hükümlerin de (ör: 551sayılı KHK md.85) esasen paylı mülkiyete tabi maddi/gayri maddi mal varlıklarına yönelik düzenlemeler niteliğinde olması karşısında; davacının ön alım hakkı bulunduğunu ileri sürmesinin marka üzerinde elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine dayalı sonuç doğuracağına dair Bölge Adliye Mahkemesi görüşünün hukuki dayanağı da bulunmamaktadır.
TMK 688/son fıkrasına göre, paylı mülkiyette paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir. Bu bakımdan, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu markanın elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve elbirliği halinde mülkiyette davalılardan E Uluslararası ...A.Ş.'nin davacının izni olmadan diger davalı ... Uluslararası ... A.Ş'ye yaptığı pay devrinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11259 E. 2018/6013 K.
Ortak:iştirak halinde mülkiyet · kâr payı
İncelediğiniz kararda… lınması gerektiği, davacı ve davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin marka üzerindeki haklarının iştirak halindeki mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, buna göre somut olayda «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, yine TMK'nın 702/2. maddesi gereğince marka üzerindeki tasarruf işlemlerinin paydaşların oy birliği ile yapılmasının gerektiği, davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin yaptığı devir işleminin diğer paydaş olan davacının izni olmadan yapıldığını, bu durum «kamu düzenine» ilişkin olduğundan re'«sen gözetildiği», kaldı ki davacının ön alım hakkı iddiası ile bu davayı açtığı, zımnen iştirak halindeki mülkiyete ilişkin hükümlere de dayandığının kabulünün gerektiği gerekçesi …
Temyize konu istinaf kararında söz konusu marka üzerindeki mülkiyetin paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) olmayıp, «elbirliği mülkiyeti» («iştirak halinde mülkiyet») olduğundan bahisle sonuca ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 4721 sayılı TMK 701. maddesine göre, kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir.
TMK 688/«son» fıkrasına göre, paylı mülkiyette paydaşlardan her biri kendi «payı» bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur.
Benzer bu karardaDava, davacının murisi ...’a ait bulunan banka hesabındaki mevduatın ... bankasına aktarılarak ödenmediği iddiasına dayalı davacının kendi «payı» olduğunu ileri sürdüğü hesabın 1/4 oranına tekabül eden miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir davanın dinlenebilirliği bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · veraset ilamı · aktif husumet · mevduat hesabı · feri müdahil · mirasçılık · dahili dava · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile «veraset ilamına» göre davacının hissesine düşen 6.391,14 EURO’nun 09.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline dair verilen kararın davalı banka vekili ile «feri müdahiller» ... ve ... vekillerince temyizi üzerine Dairemizce fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine, davalı .... vekili ve fer’i müdahil ... vekilinin temyiz i …
Dava konusu edilen «mevduat hesabı», davacının ve diğer «mirasçıların» murisi ... adına olup, bu kişinin ölmesiyle terekesine «dahil» olmuştur.
Mirasçılar, terekeye «dahil» bu hesap üzerinde iştirak halinde maliktirler.
İştirak halinde mülkiyette, mülkiyet hakkının tümü aynı anda birden fazla kişiye ait olup, paydaşlar, haklarını ve özellikle ortak mal üzerindeki «tasarruf yetkilerini» oy birliği ile verecekleri karara göre kullanabilirler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/195 E. 2019/7049 K.
Ortak:elbirliği mülkiyeti · iştirak halinde mülkiyet
İncelediğiniz karardaTemyize konu istinaf kararında söz konusu marka üzerindeki mülkiyetin paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) olmayıp, «elbirliği mülkiyeti» («iştirak halinde mülkiyet») olduğundan bahisle sonuca ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 4721 sayılı TMK 701. maddesine göre, kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir.
… lınması gerektiği, davacı ve davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin marka üzerindeki haklarının iştirak halindeki mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, buna göre somut olayda «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, yine TMK'nın 702/2. maddesi gereğince marka üzerindeki tasarruf işlemlerinin paydaşların oy birliği ile yapılmasının gerektiği, davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin yaptığı devir işleminin diğer paydaş olan davacının izni olmadan yapıldığını, bu durum «kamu düzenine» ilişkin olduğundan re'«sen gözetildiği», kaldı ki davacının ön alım hakkı iddiası ile bu davayı açtığı, zımnen iştirak halindeki mülkiyete ilişkin hükümlere de dayandığının kabulünün gerektiği gerekçesi …
Davacının işbu davada ön alım hakkı bulunduğu iddiasına dayanmış olması, marka hakkı üzerindeki TMK 688. madde hükmüne dayalı "paylı mülkiyet" hakkını "«elbirliği mülkiyetine»" dönüştürmez.
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve kar paylarının da tespitini talep etmiş olup dava dilekçesi ekindeki 15.10.2012 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · tereke · eda davası · tespit davası · mirasçılık · muvafakat · taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu kararda… vasıyla yerine getirilmesinin mümkün olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 109-(2) fıkrasının 01/4/2015 tarihinde 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, «eda davası» açılması mümkün olan hallerde «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gereçesiyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 106/2-3 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
1-) Dava, davacıya ve davacının müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve ödenmemiş kar paylarının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1801 E. , 2018/7821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2016 tarih ve 2015/183 E, 2016/137 K sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 26/12/2016 tarih ve 2016/132-2016/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2004/38162 sayılı “...” markasının müvekkili ile davalılardan E Uluslararası ... A.Ş adına tescilli olduğunu, davalı ... A.Ş tarafından tescil edilen 2013/24400 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğü davasının devamı sırasında müvekkilinin müştereken tescil sahibi olduğu “...” markasının %50 hakkının müvekkiline ön alım hakkı kullandırılmadan muvazaalı bir şekilde 300 TL gibi markanın gerçek değerinin çok altında bir bedelle davalı E Uluslararası A.Ş. tarafından diğer davalı ... A.Ş'ne devredildiğini, devrin muvaza ve ön alım hakkı kullandırılmaksızın yapılması karşısında geçersiz olduğunu ileri sürerek, devrin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı E Uluslararası ...A.Ş vekili, 556 sayılı KHK'da ön alım hakkı bulunmadığını, muvazaa iddiasının da yerinde olmadığını, zira müvekkilinin de markayı 300 TL bedelle devraldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş vekili, 556 sayılı KHK'da ön alım hakkı tanınmadığını, muvazaa iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 556 sayılı KHK'da ön alım hakkının düzenlenmediği, davacının muvazaa nedeniyle devir işleminin iptali için dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, marka üzerindeki hakların 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca mülkiyet hakkı olduğu, mülkiyetin devri konusunda 4721 Sayılı TMK'nın 5. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un mülkiyete dair hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, davacı ve davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin marka üzerindeki haklarının iştirak halindeki mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, buna göre somut olayda iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, yine TMK'nın 702/2. maddesi gereğince marka üzerindeki tasarruf işlemlerinin paydaşların oy birliği ile yapılmasının gerektiği, davalı E Uluslararası ...A.Ş'nin yaptığı devir işleminin diğer paydaş olan davacının izni olmadan yapıldığını, bu durum kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetildiği, kaldı ki davacının ön alım hakkı iddiası ile bu davayı açtığı, zımnen iştirak halindeki mülkiyete ilişkin hükümlere de dayandığının kabulünün gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/2 maddesi kabulüne, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 2004/38162 sayılı markanın devrine ilişkin işlemin ve davalı ...
A.Ş adına olan tescil işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava konusu 2004/38162 sayılı "..." ibareli marka 24.11.2004 tarihli başvuru sonucunda davacı ile davalılardan E Uluslararası ...Tan. Hiz. A.Ş. adlarına birlikte tescil edilmiştir. Temyize konu istinaf kararında söz konusu marka üzerindeki mülkiyetin paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) olmayıp, elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) olduğundan bahisle sonuca ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 4721 sayılı TMK 701. maddesine göre, kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir.
TMK 688. maddesi uyarınca da, paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe paylar eşit sayılır.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu markanın 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak yapılan başvurusu sonucunda ...'nce sicile tescili işleminde TMK 701. maddesi anlamında kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir elbirliği halinde mülkiyet durumu mevcut değildir.
Bu nedenle, dava konusu marka üzerinde pay devrinden önceki malikler olan davacı ile diğer davalı E Uluslararası A.Ş. TMK 688. maddesi uyarınca eşit oranda (1/2'şer ) paylı mülkiyet hakkına sahiptirler. Davacının işbu davada ön alım hakkı bulunduğu iddiasına dayanmış olması, marka hakkı üzerindeki TMK 688. madde hükmüne dayalı "paylı mülkiyet" hakkını "elbirliği mülkiyetine" dönüştürmez. Kaldı ki, TMK 732. maddesi ve özel mevzuatlardaki hükümlerin de (ör: 551sayılı KHK md.85) esasen paylı mülkiyete tabi maddi/gayri maddi mal varlıklarına yönelik düzenlemeler niteliğinde olması karşısında; davacının ön alım hakkı bulunduğunu ileri sürmesinin marka üzerinde elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine dayalı sonuç doğuracağına dair Bölge Adliye Mahkemesi görüşünün hukuki dayanağı da bulunmamaktadır.
TMK 688/son fıkrasına göre, paylı mülkiyette paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir. Bu bakımdan, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu markanın elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve elbirliği halinde mülkiyette davalılardan E Uluslararası ...A.Ş.'nin davacının izni olmadan diger davalı ... Uluslararası ... A.Ş'ye yaptığı pay devrinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465008100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz