6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Açık hesap ilişkisinde ticari defter kayıtlarıyla alacağın ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1154 E. 2024/1122 K. ·

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Açık Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmayıp ticari ilişki açık hesap şeklinde işlemişse, TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri (hesabın kat edilmesi vb.) uygulanmaz ve alacak muaccel kabul edilir. Bu durumda tarafların birbirini doğrulayan ticari defter kayıtları ile BA/BS formlarındaki bildirimler, mal/hizmet teslimi ve alacağın varlığı ile miktarı konusunda yeterli ispat vasıtası oluşturur; faturaları teslim alıp itiraz etmeyen taraf, bu faturaların bedelini ödemekle yükümlü kabul edilir. TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranı üzerinden yapılan talep, tek başına fahiş faiz iddiasını haklı kılmaz.

Ele alınan sorunlar

Alacağın muaccel olup olmadığı - cari hesap sözleşmesi bulunmaması → ret

İddia: Davalı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde hesap kat edilmeksizin ve cari hesap ilişkisi feshedilmeden alacak talep edilmesinin TTK 98. maddeye aykırı olduğunu, bu nedenle alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır; kayıtlardan ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmeden ticari ilişkinin devam etmesi durumudur ve bu ilişkiye TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. TTK'nın 98. maddesinde yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, alacağın muaccel olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın ispatı - ticari defter kayıtları ve BA/BS formları → kabul

Gerekçe: HMK 222. madde uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verebilir. Her iki tarafın da 2022-2023 yıllarında E-defter tuttuğu, defterlerin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında olduğu, davacının defterlerinin incelenmesinde davalının 410.586,69-TL borçlu olduğunun, davalının defterlerinin incelenmesinde ise davacının bu miktarda alacaklı olduğunun tespit edildiği, tarafların defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Ayrıca davalının BA, davacının BS formları getirtilmiş; davalının 2022 yılında 19 adet belge ile KDV hariç 1.351.496,95-TL bedelli mal satın aldığını, davacının da bu miktarda malı sattığını Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. BA formunda mal aldığını bildiren davalının malı/hizmeti teslim aldığının kabulü gerekir. Davacı tarafından düzenlenen faturaları teslim alıp itiraz etmeyen davalının, fatura muhteviyatı malları teslim aldığının ve ticari defterlerine kaydettiği faturaların bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faiz oranının fahiş olduğu iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, hesaplanan faizin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı alacaklı takipte %10,75 oranında avans faizi talep etmiştir; 3095 sayılı Kanun gereği TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranının fahiş olmadığı, ayrıca ticari defterlerdeki faturalardan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayan, açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişkilerde TTK 98'in uygulanamayacağı ve alacağın muacceliyetinin buna bağlı olmadığı; ticari defter kayıtları ile BA/BS formlarının birbirini doğrulamasının alacağın ispatı açısından yeterli görülebileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi cari hesap sözleşmesi ticari defter BA/BS formu itirazın iptali icra inkar tazminatı avans faizi likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 98 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1154

KARAR NO 2024/1122

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

TARİHİ 14/03/2024

NUMARASI 2023/341 Esas 2024/267 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı şirket ile davalı şirketin 2019 yılında çalışmaya başladığını, davalı şirketin ürün siparişlerinin davacı ... tarafından basılıp teslim edildiğini, iş bu teslimlere ait faturaların düzenlenip davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin iş bu faturalara itiraz etmediğini, davacı şirketin davalı şirketten toplam 410.586,69.-TL alacaklı olduğunu, iş bu alacağın likid bir alacak olduğunu, davacının davalıdan defaten iş bu alacağı talep ettiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, iş bu borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını,davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiğini bildirerek ,davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı şirketin son siparişi olan 8.000 adet Puzzle (Yap-Boz)'ları davacı şirketin teslim etmediğini, teslim edilmeyen Puzzle (Yap-Boz)'lar yaklaşık 140.000-TL bedelli olduğunu, davalı şirketin 8.000 adet puzzleyi teslim etmemesi nedeniyle toplam 610.000-TL tutarda yoksun kalınan kar nedeniyle zararı olduğunu, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı icra inkar tazminatı talebinin ve faiz talebinin de reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, ayrıca tarafların BA ve BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiği, davalı, beyanname vermekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerektiği,alınan bilirkişi raporu ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığı anlaşıldığından,davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,alacağın likit ve davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; taraflar arasındaki;vade veya ödeme tarihi içermeyen cari hesap ilişkisinde hesap kat edilmeksizin bu şekilde müvekkilden talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın cari hesap ilişkisini feshetmeden alacak talebinde bulunmasının TTK nın 98 madde hükmüne aykırı olduğunu, 6 Şubat 2023 depremi sonrası oluşan kaos ortamından dolayı müvekkil şirket reklamlarını durdurmak durumunda kaldığını, kredi vb. borçlarını ödeyebilmek için araçlarından birinin satışını yaptığını, ödeme yapamayacağını davacıya bildirdiğini, son sipariş 8.000 adet Puzzle (Yap-Boz)'larımüvekkile teslim etmediğini, teslim edilmeyen Puzzle'ların yaklaşık 140.000-TL bedelli olduğunu, müvekkil şirketin bu puzzleları 13,70-TL'den alıp 89,95-TL'den sattığını, 8.000 adette toplam 610.000-TL gibi bir tutarda yoksun kalınan kar nedeniyle zararı olduğunu,davacının cari hesap ilişkisini kesmeden ve müvekkil şirketi temerrüde düşürmeden likit bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını,faizin fahiş olduğunu,fahiş bir faiz hesaplaması yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalar bakiyesi cari (açık) hesap alacağına dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir.Açık hesap ilişkisi ise; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. HMKnın 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir.Her iki yanın 2022, 2023 yıllarında E-defter tuttuğu,her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesine göre davalının davacıya 410.586,69-TL borçlu, davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesine göre davacının davalıdan olan alacağının 410.586,69-TL olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir.

Davalının BA, davacının BS formları getirtilmiş, davalının 2022 yılında 19 adet belge ile KDV hariç 1.351.496,95-TL bedelli faturalar muhteviyatı malları satın aldığını, davacının da bu miktar kadar malı sattığını Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. BA(Büyük alış) formunda davacıdan mal aldığını Vergi Dairesine bildiren davalının malı/hizmeti teslim aldığının da kabulü gerekir. Yine; davacı tarafından düzenlenen faturaları teslim alan ve itiraz etmeyen davalının fatura muhteviyatı malları teslim aldığının,ticari defterlerine kaydettiği faturaların bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. TTK'nın 98.maddesinde yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığından alacağın muaccel olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili, fahişin faiz istenildiğini ileri sürmekte ise davacı alacaklı takipde %10,75 oranda avans faizi talep etmiş olup; 3095 sayılı kanun gereği TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranının fahiş olduğu, ayrıca ticari defterlerinde faturalardan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Davalı vekilinin bu hususlar ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle ; alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu ,davalının davacıya 410.586,69-TL borlu bulunduğunun kabulü ile itirazın kısmen kısmen iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 28.047,17-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.011,80-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 21.035,37‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

16/07/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46484 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.