Aval verenin sorumluluğu ile alacaklı-borçlu sıfatının mirasla birleşmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1022 E. 2024/1113 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun kabulü ve ilk derece kararının kaldırılmasıKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Bir senedi aval veren olarak imzalayan kişinin sorumluluğu asıl borçtan bağımsız ve fer'î olmayan nitelikte olup, asıl borca ilişkin geçersizlik sebepleri aval verenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak alacaklının, asıl borçlunun ölümü sonucu aynı zamanda onun mirasçısı sıfatını kazanması halinde, alacaklının miras payı oranında kendisi de borçtan sorumlu hale geldiğinden, bu oranda alacaklı-borçlu sıfatı birleşir ve ihtiyati haciz kararına itirazın bu oranda kabul edilerek haczin bu kısım için kaldırılması gerekir.
Ele alınan sorunlar
İtiraz edenin senetteki sıfatının adi kefil mi aval veren mi olduğu → ret
İddia: İtiraz eden vekili, müvekkilinin senette kefil olarak yer aldığını, tüm senet alacağının adi kefil olan müvekkilinden talep edildiğini, asıl borçlu veya mirasçılarının taraf olarak gösterilmeden yalnız kefile takip açılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtiraz edenin senedi aval veren olarak imzaladığı anlaşılmaktadır. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, fer'î nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile aval verenin sorumluluğu devam eder; teminat altına alınan borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir; lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa, mevcut olmasa, ehliyetsiz olsa ya da imzası sahte olsa da aval verenin sorumluluğu devam eder. Bu nedenle itiraz edenin adi kefil olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacaklının asıl borçlunun mirasçısı olması nedeniyle alacaklı-borçlu sıfatının birleşmesi → kısmi kabul
İddia: İtiraz eden vekili, asıl borçlunun icra takibinden önce vefat ettiğini, alacaklının da veraset ilamına göre asıl borçlunun mirasçısı olduğunu, alacaklının kendi miras payı oranında borçtan sorumlu olduğunu, bu nedenle lehine ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dosyaya ibraz edilen veraset ilamından muris ...'nin 20/01/2023 tarihinde vefat ettiği, alacaklının asıl borçlunun eşi olarak 1/4 oranında, diğer 1/4 payın da itiraz eden borçluya ait olduğu anlaşılmaktadır. Aval verenin asıl borçluya rücusu mümkündür. Bu aşamada alacaklının aval verene başvurusu mümkün ise de, aval veren ile birlikte borç ödendikten sonra rücu hakkı doğacağından, alacaklının aynı zamanda mirasçı sıfatıyla borçtan sorumlu olduğu miras payı oranında alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile alacağın 1/2 oranında kaldırılmasına, kalan 1/2 oranı için itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, senette aval veren olarak imza atan kişinin sorumluluğunun asıl borçtan bağımsız niteliği ile alacaklının asıl borçlunun mirasçısı olması halinde alacaklı-borçlu sıfatının miras payı oranında birleşeceği yönündeki tespitleriyle, ihtiyati hacze itiraz süreçlerinde emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ aval↗ kefil↗ müteselsil sorumluluk↗ alacaklı-borçlu sıfatının birleşmesi↗ rücu↗ veraset ilamı↗ mirasçılık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1022
KARAR NO 2024/1113
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/04/2024 (Ek Karar)
TALEP İhtiyati Hacze İtiraz
İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP Alacaklı vekili, borçlu tarafından
20/07/2019 tanzim ve 31/01/2021 vade tarihli bono hakkında bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, senet aslının icra müdürlüğünün kasasında olduğunu, icra takibi dahi başlatılmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek senet tutarı 295.100 -USD alacağın tahsilinin temini için borçlunun menkul, gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız aksi takdirde teminatlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
D.İŞ KARAR
Mahkemece; alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 295.100-USD = 8.212.633- TL alacağı karşılayacak şekilde %15'ine tekabül eden teminat karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek kadar miktarda İİK'nın koyduğu sınırlar içinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili: karşı taraf senet alacaklısı olduğunu iddia ederek ihtiyati haciz kararı almış olup, senet metninde asıl borçlunun müteveffa ... olduğu ancak takip açılırken ...'nin adının borçlu hanesinde gözükmediğini, ...'nin vefat ettiği ve mirasçılarının belirtilmediğini, asıl borçlunun terekesindeki malvarlıklarının zaten varlığı iddia edilen borcu karşılayacak kapasitede olduğunu, muris ...'nin takibi açan alacaklı ...'nin kocası ve müvekkil kefil ...'nin babası olup alacaklının müvekkilinin üvey annesi olduğunu, alacaklı ...'nin murisin yasal mirasçısı olarak senet borcundan mirasçılık payı oranında sorumlu olduğunu, alacaklının bono borcunun yarı oranında sorumlu olduğunu, takipte borçlu olarak gösterilmesi ve kefil olduğunun belirtilmemesi de ödeme emri ve takip talebinin iptal sebebi olduğunu, öncelikle asıl borçluya başvurulması gerekirken takip tek başına kefile açıldığından takibin iptali gerektiğini, alacaklı olduğunu iddia eden ..., borçlu olduğu miktarı mahsup etmeden kendi borcu olan meblağ ile birlikte senet üzerinde yazan toplam meblağı müvekkilinden talep ettiğini, tüm senet alacağının adi kefil olan müvekkilinden talep ettiğinden, asıl borçluya ve mirasçılarına ayrı bir takip açılmayacağından asıl borçlunun veya yasal mirasçılarının taraf olarak gösterilmeden ve adlarının borçlu hanesine eklenmeden yalnız adi kefil olan müvekkile takip açılması hukuka aykırı olduğundan, kefil olan müvekkilin tüm borcu ödeme ihtimalinde asıl borçlunun mirasçılarına rücuen başvurma hakkı engellendiğinden takas mahsup haklarını kullanmasını imkansız kıldığından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
EK KARAR
Mahkemece; ihtiyati haciz talebine konu edilen senette alacaklı ... lehtar, borçlu ... de avalist olarak yer aldığı, senet üzerinde ...'nin ismi kefil kısmında yer almış olsa da senet ön yüzün de yer alan isim ve imzalar aval olarak değerlendirileceğinden, Borçlu ...'nin avalist olarak borçtan asıl borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, diğer itirazların açılacak bir menfi tespit davasının konusunu oluşturacağı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
İtiraz eden karşı yan borçlu vekili; veraset ilamından da görüleceği üzere alacaklı kendi adına asaleten, velayeti altında bulunan küçük çocuğuna velayeten senet borcunun yarısından sorumlu olduğunu, alacaklının aynı zamanda senedin borçlusu olduğunu, müvekkilinin ödediği meblağı miras payları oranında borçlu asilin yasal mirasçılarından rücuen tazmin etme hakkı olduğunu, tüm senet alacağını adi kefil olan müvekkilden talep ettiğini, asıl borçlu veya yasal mirasçılarının taraf olarak gösterilmeden ve adlarının borçlu hanesine eklenmeden yalnız adi kefil olan müvekkile takip açılmasının hukuka aykırı olduğunu, asıl borçlunun mirasçılarından biri olan ve buna göre kendi miras payı oranında borçtan sorumlu olan karşı taraf lehine ihtiyati haciz kararı verilmesi hukuka aykırı oldğundan ihtiyati haciz kararının kaldırımasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İhtiyati hacze itiraz ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup;
madde hükmüne göre "borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." İtiraz edene ihtiyati haciz kararı tebliğ edilmediği ,ihtiyati haciz kararı vekalet ücreti için icra emri gönderildiği ,bu tebligatın 20.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği , yüze karşı haciz uygulanmadığından itirazın süresinde yapıldığı kabul edilmiştir. İtiraz edenin senedi aval veren olarak imzaladığı anlaşılmaktadır.
Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile fer'î nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder.İtiraz eden vekilinin müvekkilinin adi kefil olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Ne var ki; asıl borçlunun icra takibinden evvel vefat ettiği itiraz eden borçlu ile birlikte alacaklı da asıl borçlunun mirasçısı olmuştur.
Dosyaya ibraz edilen veraset ilamından muris ...'nin, 20/01/2023 tarihinde vefat ettiği, alacaklının asıl borçlunun eşi 1/4 oranda, 1/4 payın da itiraz eden borçluya ait olduğu anlaşılmaktadır. Aval verenin asıl borçluya rücusu mümkündür. Bu aşamada; alacaklının aval verene başvurusu mümkün ise de; aval veren ile birlikte borç ödendikten sonra rücu hakkı doğacağından bu aşamada alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğinin kabulü ile ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile 1/2 oranda kaldırılmasına, kalanına itirazın reddine karar verilmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/375 D.iş esas 2023/376 D.iş karar sayılı 04/04/2024 tarihli itirazın reddine ilişkin ek kararın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati hacze itirazın kısmen kabulü ile 2023/375 D.iş esas, 2023/376 D.iş karar sayılı, 17.10.2023 tarihli ihtiyati haciz kararının, alacağın 1/2 si olan 147.550-USD = 4.106.316,50-TL alacak bakımından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine, bu miktar için ihtiyati haciz kararının devamına,4.106.316,50-TL alacak bakımından itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA, Alınan teminatın 1/2 oranda alacaklıya iade işleminin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;
Alacaklı vekili yararına takdir olunan 5.900-TL vekalet ücretinin itiraz edenden alınarak alacaklı vekiline verilmesine, İtiraz eden vekili yararına takdir olunan 5.900-TL vekalet ücretinin alacaklıdan alınarak itiraz edene verilmesine,Alacaklı tarafından yapılan 60-TL tebliğ masrafının 30-TL'sinin itiraz edenden alınarak alacaklıya verilmesine, kalan kısmın alacaklı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde itiraz edene iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46475 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi