Uluslararası kara taşımasında navlun alacağının CMR 32 uyarınca 1 yıllık zamanaşımına tabi olması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/852 E. 2024/1120 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi (Navlun Bedeli) Kaynaklı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Güzergahı itibariyle CMR hükümlerine tabi uluslararası kara taşımalarında navlun alacakları, CMR'nin 32(1) maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımına tabidir; TBK'nın genel 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaz. Bu süre, CMR 32/1-c uyarınca malın tesliminden itibaren işleyen üç aylık sürenin bitiminden başlar. Ayrıca TTK'nın karayolu (930/1) ve deniz taşımasına (1246/1) ilişkin hükümleri de navlun alacaklarında CMR'ye paralel şekilde 1 yıllık zamanaşımı öngörmektedir.
Ele alınan sorunlar
CMR kapsamındaki taşımada navlun alacağına uygulanacak zamanaşımı süresi → ret
İddia: Davacı vekili, CMR Konvansiyonu'nda navlun fatura bedeline ilişkin zamanaşımı düzenlemesi bulunmadığını, bu nedenle takibe konu navlun fatura alacağının TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanır. CMR'nin 32(1) maddesinde bu sözleşmeye tabi tüm alacakların 1 yılda zamanaşımına uğrayacağı açıkça düzenlenmiştir. Aksi kabul edilse dahi taşıma sözleşmesine TBK hükümleri değil TTK hükümleri uygulanacaktır; TTK'nın karayolu taşımasına ilişkin 930(1), deniz taşımasına ilişkin 1246(1) maddeleri uyarınca da zamanaşımı süresi CMR'ye paralel şekilde 1 yıl olarak düzenlenmiştir. Uluslararası kara yoluyla navlun alacaklarında CMR 32/1-c maddesi uyarınca emtianın tesliminden itibaren 3 ayı geçen süreden sonra zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Davacı vekilinin genel zamanaşımı süresi olan TBK'nın 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği yolundaki istinaf nedeni yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı defiinin somut olaya uygulanması ve sürenin hesabı → ret
Gerekçe: Davacı tarafından düzenlenen navlun faturasının 31/10/2017 tarihli olduğu, teslimin de gönderilene aynı tarihte yapıldığı, teslim tarihinden itibaren üç aylık sürenin sonu olan 31/01/2018 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresinin 31/01/2019 tarihinde dolduğu, icra takibinin ise bu süreden sonra 08/06/2023 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır. Davalı borçlunun itiraz dilekçesinde zamanaşımının dolduğunu bildirdiği gibi cevap dilekçesinde de süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defii yerindedir. Alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
CMR kapsamındaki uluslararası kara taşımasından doğan navlun alacaklarında TBK'nın genel zamanaşımı hükümlerinin değil, CMR 32(1) maddesindeki 1 yıllık özel zamanaşımı süresinin uygulanacağı ve bu sürenin CMR 32/1-c uyarınca teslimden itibaren üç aylık sürenin bitiminden başlayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- CMR'ye tabi uluslararası kara taşımasından doğan navlun alacaklarında zamanaşımı süresi 1 yıldır (CMR m.32/1); bu süre, emtianın tesliminden itibaren üç ayı geçen sürenin sonunda işlemeye başlar (CMR m.32/1-c). Aynı şekilde TTK'nın karayolu taşımasına ilişkin 930(1) ve deniz taşımasına ilişkin 1246(1) maddeleri uyarınca da zamanaşımı süresi 1 yıldır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu↗ navlun alacağı↗ zamanaşımı defii↗ itirazın iptali↗ uluslararası kara taşıması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/852
KARAR NO 2024/1120
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAFKARAR Iİ
NCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/02/2024
NUMARASI 2023/789 Esas - 2024/123 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Davacının göndereni davalı ..., Gönderilen'i dava dışı ... şirketi ... olan emtianın, Türkiye'den Belarus'a taşınması işini, 23.10.2017 günlü Hamule Senedi ile üstlendiğini, taşımanın 31.10.2017 günü sonlandığını,gönderilen dava dışı ... şirketi'nin, hamule senedi(CMR)nin 24 nolu alındı hanesini, şerhsiz/temiz olarak imzaladığını, davacının, gerçekleştirdiği taşıma hizmeti için davalı adına 31.10.2017 günlü, 1.500-USD bedelli e-arşiv faturası tanzim ettiğini,tahsil edilememesi nedeni ile işbu faturayı icra takibine konu ettiğini, takibe konu faturanın, davalıya ait e-arşiv fatura sistemi üzerinden iletildiğini, fatura ile ilgili e-arşiv sistemi üzerinden ya da posta yolu ile herhangi bir itiraz veya red talebi gelmediğini,fatura konusu hizmet yurtdışı karayolu taşımacılığına ilişkin olduğundan, davalının İstanbul Anadolu ....İcra Dairesinin ...
esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, %20 orandan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; işbu davanın süresinde açılmadığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, öncelikle, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, 31.10.2017 tarihli faturada yer alan hizmetin navlun bedeli olduğu dikkate alındığında, 6102 sayılı TTK nın 1246 maddesi uyarınca navlun sözleşmelerinden doğan alacakların bir yılda zamanaşımına uğradığının düzenlendiğini, beyanla davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetle başlatılan icra takibi nedeniyle dava ve takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece ; taşımanın güzergahı Türkiye-Belarus ülkeleri arasında olduğundan uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanacağını, Yargıtay 11 HD nin 2015/14965 Esas, 2016/7010 Karar sayılı ilamında; navlun alacağı için zamanaşımı süresinin bir yıl olup bu sürenin CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı kabul edildiği, davacı tarafça, gönderilen emtianın eksiksiz ve tam teslim edilmesi nedeniyle navlundan sorumluluğu nedeniyle davalı gönderen hakkında icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından davalı gönderen adına düzenlenen navlun faturasının 31/10/2017 tarihli olduğu, teslimin ise gönderilene yine aynı tarihde yapıldığını, teslim tarihinden itibaren üç aylık süre sonu 31/01/2018 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresinin, 31/01/2019 tarihinde dolduğunu, icra takibinin ise 08/06/2023 tarihinde başlatıldığı davalının zamanaşımı defii yerinde olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının icra takibi başlatmakda kötüniyeti ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; CMR Konvansiyonu "Uygulama Alanı" başlıklı 1.bölümünde, "malları ihtiva eden taşıt, 14’üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında, yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla mallar boşaltılmadan taşındığı takdirde dahi, işbu anlaşma nakliyatın bütünü için uygulanır. Ancak diğer taşıt vasıtaları ile yapılan taşımalarda vuku bulan kayıp, hasar veya gecikmeler, karayolu taşıyıcısının bilfiil veya ihmalinden mütevellit olmayıp malların diğer taşıt vasıtasında taşınması sırasında ve sebebiyle meydana gelmiş olabileceği ispat edilirse; kara taşıyıcısının mesuliyeti işbu anlaşmaya göre değil, bahis konusu diğer taşıt vasıtası ile malların nakli için kanunen vaz’edilen şartlara uygun olarak, o taşıt vasıtası taşıyıcı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış farzedilir ve o mukavelede derpiş edilmesi mutad olan hükümlere göre tayin edilir.
Mamafih, vazedilmiş bu gibi şartlar mevcut olmadığı takdirde, karayolu taşıyıcısının mesuliyeti iş̧bu anlaşmaya göre tayin edilir." denildiğini,CMR Konvansiyonu, gönderen malın hak sahibi ile nakliyeci arasındaki kayıp, hasar veya gecikmelerden doğan uyuşmazlıklarda uygulama alanı bulduğunu, mahkemenin işaret ettiği CMR nin 32.maddesi de aynı hükmü içerdiğini, CMR konvansiyonunda navlun fatura bedeline ilişkin zaman aşımı düzenlenmesi olmadığını, bu neden ile takibe konu navlun fatura alacağı, TBK nın 146 maddesi uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğundan kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı tarafından davacı taşımacıya yaptırılan uluslararası kara taşıması navlun bedelinin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dava konusu taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanacaktır. Davacı vekili CMR hükümlerinde navlun bedeline ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, uyuşmazlığa TBK nın 146.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Ne var ki CMR nin 32(1) maddesinde bu sözleşmeye tabi tüm alacakların 1 yılda zamanaşımına uğrayacağı açıkça düzenlenmiştir. Aksi kabul edilse dahi taşıma sözleşmesine TBK hükümleri değil TTK hükümleri uygulanacaktır.TTK nda karayolu taşımasına ilişkin TTK nın 930(1) ,deniz taşımasına ilişkin 1246(1) maddesi uyarınca da zamanaşımı süresi CMR ye paralel şekilde 1 yıl olarak düzenlenmiştir.
Uluslararası kara yoluyla navlun alacaklarında CMR 32/1-c maddesi uyarınca emtianın tesliminden itibaren 3 ayı geçen süreden sonra zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. Davacı vekilinin genel zamanaşımı süresi olan TBK nın 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği yolunda ki istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı tarafından düzenlenen navlun faturasının 31/10/2017 tarihli olduğu, teslimin ise gönderilene yine aynı tarih de yapıldığı, teslim tarihinden itibaren üç aylık süre sonu 31/01/2018 tarihinde de dolduğu, bu tarihde 1 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayıp, 31/01/2019 tarihinde dolduğu, icra takibinin ise bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra 08/06/2023 tarihinde başlatıldığı,davalı borçlunun itiraz dilekçesinde zamanaşımının dolduğunu bildirdiği gibi, cevap dilekçesinde süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defii yerindedir.
Açıklanan nedenlerle; alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46474 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi