6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Garanti veren üretici firmaya pasif husumet ve kusur değerlendirmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/87 E. 2024/219 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Sigorta Rücu Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir üretici firma, ürettiği ekipmana ilişkin garanti kapsamında arıza kaydı açmışsa, sonradan işletmeciyle aralarında doğrudan bir satış sözleşmesi bulunmadığı ileri sürülse dahi, garanti veren sıfatıyla kendisine husumet düşer ve dava kendisine yöneltilebilir; pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddi bu durumda hatalıdır. Ancak husumetin varlığı, esas itibarıyla kusurun ispatı sonucunu değiştirmez; teknik inceleme (bilirkişi raporu), ekspertiz raporundan farklı ve denetime elverişli gerekçeyle hasarın imalat hatasından değil, sigortalı tarafın arıza bildiriminden sonra yaptığı yetkisiz müdahaleden kaynaklandığını ortaya koyuyorsa, üreticinin kusuru bulunmadığından rücu talebi esastan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davalı üretici firmanın pasif husumeti → kabul

Gerekçe: Hasarın meydana geldiği liftin davalı tarafından üretildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı firma tarafından düzenlenen 30/06/2021 tarihli formda arıza kaydının garantili işlemler olarak açıldığı ve davalı tarafından bunun aksinin ileri sürülmediği dikkate alındığında, davalı firmanın garanti veren sıfatıyla sorumluluğu bulunmaktadır. Davanın garanti yükümlülüğü çerçevesinde davalıya üretici sıfatıyla yöneltilebileceği, dolayısıyla davalının pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmakta olup, mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hasarın davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, mahkemenin bu çelişkiyi gidermeden ve somut gerekçe göstermeden salt bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, ayrıca üretici ile satıcı firmanın birlikte sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ekspertiz raporunda, aracın lifte çıkartıldığı esnada liftin sağ ayağına ait hidrolik frenin patlaması sonucu devrildiği ve bu nedenle davalı firmanın sorumlu olduğu belirtilmiştir. Buna karşılık mahkemece görevlendirilen bilirkişilerce görüntü kayıtları da incelenerek yapılan değerlendirmede, olayın meydana geliş şekline göre ekspertiz raporunun aksine hidrolik hortumunun patlamasının söz konusu olmadığı, pistonun somununun sıkılmamış olması nedeniyle oluşan hidrolik sızmasından meydana geldiği, bunun da sigortalı firma tarafından davalıya yapılan arıza bildiriminden sonra lifte yapılan müdahale sonucunda gerçekleştiği, olayın liftteki imalat hatasından ya da ayıplı malzeme kullanılmasından kaynaklanmadığı ve davalının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda eksper raporundan farklı yönde varılan kanaatin gerekçesi denetime elverişli bir şekilde gösterilmiş olup, davalının hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, bu nedenle sigorta poliçesi kapsamında davalıya rücu edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Üretici firmanın, doğrudan satış sözleşmesi bulunmayan bir işletmeye garanti kapsamında arıza kaydı açmış olmasının, husumet ilişkisini kurmaya yeterli olduğu yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliği taşımaktadır; ayrıca ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin denetime elverişli gerekçeyle çözülmesi gerektiği tespiti yönünden de ikna edici emsal değer içermektedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet garanti sorumluluğu halefiyet rücu itirazın iptali bilirkişi raporu-ekspertiz raporu çelişkisi kusursuzluk

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/87

KARAR NO 2024/219

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/09/2023

NUMARASI 2022/804 Esas - 2023/774 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/02/2024

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı sigortalı ... Ticaret Ltd. Şti.’nin müvekkili nezdinde araç servis istasyonu sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalıya ait iş yerinde ... plakalı müşteri aracının alt takımlarının kontrolü amacıyla lifte çıkarıldığını, bu sırada liftin sağ ayağına ait hidrolik frenin patlaması sonucu aracın sağ tarafa devrilmesiyle hasara konu olayın meydana geldiğini, eksper incelemesine göre araç hasarının personel kaynaklı olmadığı ve liftin sağ makaslı ayağına ait basınç hortumunun patlamasından kaynaklandığı sonucuna varıldığını, hasar bedelinin 22.978,53-TL olduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından 11/08/2021 tarihinde poliçe limitleri dahilinde ödendiğini, halefiyet koşulunun gerçekleştiğini, davalıya rücu talebinin iletildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, davalı hakkında Büyükçekmece ...

İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin servis ve garaj ekipmanları ürettiğini, sigortalı firmanın lifti doğrudan müvekkili şirketten satın almadığını, sigortalı firmanın müvekkili ile ticari münasebetinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de itirazlarının bulunduğunu, dava konusu liftin müvekkili firma tarafından dava dışı ...Ltd. Şti. firmasına satıldığını, onun da lifti dava dışı sigortalı ...Ltd. Şti.'ye sattığını, 30.06.2021 tarihli teknik servis formunda kayıt altına alındığı üzere, dava dışı şirketin yetkilisinin 30/06/2021'de hasar tarihinden bir hafta önce lift arızası ile ilgili teknik servisi arayıp ... ile görüştüğünü, tarafından liftin yamuk kaldırma ve indirme yaptığını bildirdiğini, müvekkili şirket yetkililerinin lifte dokunulmaması gerektiğinin ve ertesi gün Antalya’ya servisin geleceğinin bildirildiğini, ancak dava dışı firma yetkilisinin bu duruma itiraz ettiğini, yetkisi olmayan usta çağırıp lifte müdahale ettirildiğini, bu sebeple olayın dava dışı sigortalı firmanın kusurundan kaynaklandığını, marka memnuniyeti çerçevesinde basiretli tacir gibi davranılarak yeni lift ile değişim yapıldığını, arızalı liftin muhafaza edildiğini, kazanın personel kaynaklı olduğunu, lift kaynaklı olmadığını, hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; olayın 06.07.2021 tarihinde meydana geldiği, müşteriye ait aracın davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan iş yerinde lifte çıkartıldığı esnada liftin sağ ayağına ait hidrolik frenin patlaması sonucu aracın sağ tarafa devrilerek hasar gördüğünün iddia edildiği, bilirkişi heyetince dosya kapsamındaki belgelerin tetkiki ile hidrolik hortum patlamasının olmadığı, olayın pistondaki hidrolik sızmasından ya da muhtemelen pistonun somunun sıkılmasının unutulmuş olmasından meydana geldiği, davalı şirketin 30.06.2021 tarihli teknik servis formunu tanzim ettiği, liftin 2020 yılında imal edildiği, liftin davacı taraf sigortalısına ... Şirketi tarafında satıldığı, olayın garanti süresi dolmadan gerçekleştiği, hidrolik sızmasıyla meydana gelen olayın imalat hatası ya da ayıplı malzeme kullanımı ile ilgili olmadığı, davalının kusurunun bulunmadığı, davalı tarafın davacı tarafın sigortalısına bakım ve periyodik kontrol hizmeti vermek yükümlülüğünün olduğuna ilişkin bir veri olmadığı, raporda davacının sigortalısının tam kusurlu olduğunun belirtildiği, rapora karşı sadece davalı tarafın beyanının olduğu davacı tarafın beyanı olmadığı, davalı tarafın davacının sigortalısına davaya konu lifti satmadığı ve bu liftin bakım ve kontrol hizmetini yükümlenmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet eksikliğinden usulden reddine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, mahkemece bu çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiğini, kararın salt bilirkişi raporu esas alınarak hazırlandığını, somut gerekçe içermediğini, kaldı ki üretici firma ile satıcı firmanın birlikte sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, araç servis istasyonu sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketine araç servis istasyonu sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı sigortalı ...Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde, müşteriye ait ... plakalı aracın 06.07.2021 alt takımların kontrolü amacıyla lifte çıkartıldığı esnada liftin sağ ayaklarının inmeye başlaması sonucunda aracın sağ tarafa devrilmesi sebebiyle araçta meydana gelen hasarın davacı sigorta şirketi tarafından 11/08/2021 tarihinde 22.978,53-TL ödenerek tazmin edildiği, bu bedelin davalı hakkında başlatılan icra takibiyle rücuen talep edildiği anlaşılmaktadır.

Davalı, hasarın meyanda geldiği işletmenin sahibi olan sigortalı firma ile aralarında satış sözleşmesi bulunmadığını, hasara neden olan liftin sigortalı firmaya doğrudan kendileri tarafından satılmadığını, bu nedenle davada kendilerine husumet düşmediğini ileri sürmekte ise de hasarın meydana geldiği liftin davalı tarafından üretildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı gibi davalı firma tarafından düzenlenen 30/06/2021 tarihli formda arıza kaydının garantili işlemler olarak açıldığı, davalı tarafından da aksi inkar edilmediği dikkate alındığında davalı firmanın garanti veren sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu dikkate alındığında davanın garanti yükümlülüğü çerçevesinde davalıya üretici sıfatıyla davanın yöneltilebileceği, davalının pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda uyuşmazlık, hasarın davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda toplanmaktadır. Ekspertiz raporunda aracın lifte çıkartıldığı esnada liftin sağ ayağına ait hidrolik frenin patlaması sonucu devrildiği, bu nedenle davalı firmanın sorumlu olduğu belirtilmiştir. Buna karşılık mahkemece görevlendirilen bilirkişilerce görüntü kayıtları da incelenerek yapılan değerlendirmede, olayın meydana geliş şeklinde göre ekspertiz raporunda belirtildiğinin aksine hidrolik hortumunun patlamasının söz konusu olmadığı, pistonun somunun sıkılmamış olması nedeniyle oluşan hidrolik sızmasından meydana geldiği, bunun da sigortalı firma tarafından davalıya yapılan arıza bildiriminden sonra lifte yapılan müdahale sonucunda gerçekleştiği, olayın liftteki imalat hatasından ya da ayıplı malzeme kullanılmasından kaynaklanmadığı, davalının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda eksper raporundan farklı yönde varılan kanaatin gerekçesi, denetime elverişli bir şekilde gösterilmiş olup, davalının hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, bu nedenle sigorta poliçesi kapsamında davalıya rücu edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/804 Esas - 2023/774 Karar sayılı 20/09/2023 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın Reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 280,06-TL harçtan mahsubu ile bakiye 147,54‬-TL harcın isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

08/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46437 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.