Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1885 E. 2018/7157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ takas↗ çek↗ kusur↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamı öncesinde davanın kabulüne karar verilmiş olup, Dairemizin bozma ilamında, davalı banka vekilinin cevap ve rapora itirazlarında, çekin takas odası aracılığı ile ibrazı üzerine davacı şirket ile iletişime geçilerek, hesapta yeterli tutarın bulunmadığının bildirildiği, bunun üzerine çek bedeli kadar meblağın hesaba yatırıldığı ve ödemenin bu şekilde gerçekleştirildiği, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğinin savunulduğu, ancak gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında hesaba çek bedeli kadar para gönderilmesi hususunun çeki benimseme olarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği ve ...'nın 321/son maddesi tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da, Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme hükmü ise kararın gerekçesinin ne olduğunu ihtiva etmemektedir. Böyle bir karar Yasaya aykırı olduğu gibi Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen anılan hususlar karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeksizin ve hiçbir gerekçe belirtilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14410 E. 2013/19932 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'inci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3409 E. 2022/5928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/34 E. 2019/7128 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14811 E. 2013/20437 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4515 E. 2015/6556 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket «kaydının» silinmesini gerektirir bir faaliyet bulunmadığı, yapılan işlemin hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında davalı tarafça yapılan işlemin hangi nedenle hatalı olduğu belirtilmediğinden karar gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2205 E. 2019/3693 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · bankacılık işlemleri · denetime elverişlilik · reeskont faizi
Benzer bu kararda1-Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamında açıklanan gerekçeler ile, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının davalı banka hesabında bulunan 7.020.-TL'nın 23.08.2013 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298.maddelerinde belirtilen unsurlardan ve gerekçeden yoksun ve usulüne uygun hük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4756 E. 2019/1678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, şirketin haklı nedenlerle feshine dair koşulların oluştuğuna, ayrıca davanın iki kez «takipsiz» bırakılması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini de belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmiş ise de mahkemce uyumazlık ile ilgisi bulunmayan “şirketin haklı nedenle feshine” ilişkin bir hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1389 E. 2015/3200 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · ara karar · denetime elverişlilik · ihtiyati haciz · tenfiz · haciz
Benzer bu kararda1- Alacaklı davacı ... tarafından açılan «tenfiz» davasında «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması borçlu davalı vekilince talep edilmiş olup, bu istemin duruşma «ara» kararı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
Mahkemece, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda tesis edilen «ara» kararla, «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazlar yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.'nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (davalı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1885 E. , 2018/7157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2015 tarih ve 2015/218-2015/603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ortaklarından ... tek başına imzaya yetkili olmadığı halde davalı banka nezdinde bulunan hesaptan 20/06/2006 tarihli, 20.000,00 TL bedelli çeki imzalayarak usulsüz şekilde kendi kardeşine keşide ettiğini, daha sonra da kendine ciro ederek haksız şekilde kendine menfaat temin ettiğini, davalı bankanın gereken özeni göstermeyerek çek ödemesini yaparken çekin yetkili kişiler tarafından imzalanıp imzalanmadığını kontrol etmeden ödeme yaparak müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL alacağın usulsüz işlemin yapıldığı tarih olan 20/06/2006'dan itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin dava dışı ... bankası A.Ş takas merkezi aracılığıyla müvekkili bankaya ibraz edildiğini, takastan ibraz edilen çeklerde çekin görüntülenmesi imkanının bulunmadığını, ayrıca ibraz tarihinde hesapta yeterli bakiyenin bulunmaması üzerine davacı şirket ile iletişime geçilmesi üzerine çek tutarının hesaba aktarıldığını ve ödemenin de bu şekilde gerçekleştirildiğini, davanın sebepsiz zenginleşen son cirantaya yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ..., zamanaşımı itirazında bulunduğu, dava konusu çekle ilgili tarafının 4. ciranta olması nedeni ile taraflar arasındaki ticari ilişkiden haberdar olmadığını, bilinçli olarak bu çeki almadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamı öncesinde davanın kabulüne karar verilmiş olup, Dairemizin bozma ilamında, davalı banka vekilinin cevap ve rapora itirazlarında, çekin takas odası aracılığı ile ibrazı üzerine davacı şirket ile iletişime geçilerek, hesapta yeterli tutarın bulunmadığının bildirildiği, bunun üzerine çek bedeli kadar meblağın hesaba yatırıldığı ve ödemenin bu şekilde gerçekleştirildiği, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğinin savunulduğu, ancak gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında hesaba çek bedeli kadar para gönderilmesi hususunun çeki benimseme olarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği ve ...'nın 321/son maddesi tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da, Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme hükmü ise kararın gerekçesinin ne olduğunu ihtiva etmemektedir. Böyle bir karar Yasaya aykırı olduğu gibi Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen anılan hususlar karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeksizin ve hiçbir gerekçe belirtilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463871000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz