Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13831 E. 2018/7127 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 50.000 TL'nin 18.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 100.351,75 TL asıl alacak ve 31.281,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 131.632,90 TL üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10677 E. 2016/5177 K.
Ortak:işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 50.000 TL'nin 18.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 100.351,75 TL «asıl alacak» ve 31.281,15 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 131.632,90 TL üzerinden takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin «alt yüklenici» olarak üstlendiği işin, davalı sigorta şirketince “montaj all risk sigortası” ile sigortalatmış olduğu, «sigorta teminatına» üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası teminatının da «dahil» olduğu, davacının bu «teminat kapsamında» talepte bulunduğu, «hasarın» meydana geldiği esnada iş makinesini .....'nin elemanı olan operatörün kullandığı, ancak şantiye şefinin davacının personeli olduğu, makinenin ve dolayısı ile hasar gören boomun davacıya ait olmadığı, bu nedenle zararın «sigorta teminatı kapsamında» olduğu, söz konusu hasarın meydana gelmesinde davacının %75 oranında kusurlu olduğu, buna karşılık ana işveren olan yabancı firmanın da %25 oranında kusurunun bulunduğu, hasar miktarının «muafiyet» oranı düşüldükten sonra 150.351,75 TL olduğu, bu miktarın 50.000,00 TL’sine asıl davada, geriye kalan 100.351,75 TL’sine ise birleşen davada «asıl alacak» olarak hükmedileceği, icra takip tarihi itibariyle dava konusu olaya ilişkin davanın devam ettiği, bu nedenle alacağın likit olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 100.351,75 TL asıl alacak ve 31.281,15 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 131.632,90 TL üzerinden takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt yüklenici · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · sorumluluk sigortası · muafiyet · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin «alt yüklenici» olarak üstlendiği işin, davalı sigorta şirketince “montaj all risk sigortası” ile sigortalatmış olduğu, «sigorta teminatına» üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası teminatının da «dahil» olduğu, davacının bu «teminat kapsamında» talepte bulunduğu, «hasarın» meydana geldiği esnada iş makinesini .....'nin elemanı olan operatörün kullandığı, ancak şantiye şefinin davacının personeli olduğu, makinenin ve dolayısı ile hasar gören boomun davacıya ait olmadığı, bu nedenle zararın «sigorta teminatı kapsamında» olduğu, söz konusu hasarın meydana gelmesinde davacının %75 oranında kusurlu olduğu, buna karşılık ana işveren olan yabancı firmanın da %25 oranında kusurunun bulunduğu, hasar miktarının «muafiyet» oranı düşüldükten sonra 150.351,75 TL olduğu, bu miktarın 50.000,00 TL’sine asıl davada, geriye kalan 100.351,75 TL’sine ise birleşen davada «asıl alacak» olarak hükmedileceği, icra takip tarihi itibariyle dava konusu olaya ilişkin davanın devam ettiği, bu nedenle alacağın likit olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 100.351,75 TL asıl alacak ve 31.281,15 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 131.632,90 TL üzerinden takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «uyuşmazlık konusu» sigortanın «sorumluluk sigortası» olduğu nazara alınarak, tespit edilen «hasar» miktarının sigortalının «kusuru» ile orantılı olarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, hasarın tamamına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak, hükme esas alınan «son» bilirkişi raporunda oluşan «hasar» miktarı, «muafiyet» oranı düşüldükten sonra 150.351,75 TL olarak belirlenmiş ve davacı sigortalının «kusuru» ise %75 olarak tespit edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14849 E. 2015/4491 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eski hale getirme · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, birleşen 2011/351 E. sayılı dava yönünden HMK'nın 150. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına», asıl ve birleşen diğer davaların kısmen kabulüne, «eski hale getirme» istemi hususunda karar «verilmesine yer olmadığına», 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar ..., ..., ... vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13831 E. , 2018/7127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2015 gün ve 2014/366-2015/269 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.05.2016 gün ve 2015/10677-2016/5177 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, TKİ ile dava dışı ... İnc. arasında Yatağan ... Ocağında bulunan iş makinesinin işçilik dahil revizyonu konusunda sözleşme imzalandığını, aynı sözleşmeye göre yerel işçilik, saha hazırlıkları gibi işlerin alt yüklenici olarak müvekkili şirkete tevdii edildiğini, müvekkili şirketin de yapacağı işle ilgili olarak davalı ... şirketine "montaj bütün riskler sigorta poliçesi" ile işi sigortalattığını, bu sigortanın üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatını da içerdiğini, müvekkili şirketçe yapılan revizyon sırasında TKİ'ye ait makine boomunun düşerek hasara uğradığını, bu durumun davalı ... şirketine aynı gün ihbar edildiğini, ancak sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru olmadığı ve bu nedenle meydana gelen hasarın poliçe kapsamında kalmadığı gerekçesi ile ödeme yapmadığını ileri sürerek asıl davada şimdilik 50.000 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, birleşen davada ise, asıl davaya ek olarak başlatılan icra takibine itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 50.000 TL'nin 18.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 100.351,75 TL asıl alacak ve 31.281,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 131.632,90 TL üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 19/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463574000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz