İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10203 E. 2013/9346 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun alacağı↗ navlun bedeli↗ sevk irsaliyesi↗ peşin karar harcı↗ irsaliye↗ navlun↗ kâr dağıtımı↗ fatura↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava ise navlun alacağına ilişkin olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, davalının kömür ve su dağıtım bayiliği yaptığını, kendisinin ise bunların nakliyesini üstlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının su nakliyesine ilişkin olarak davalıya fatura tanzim etmediği, ancak su taşımasına ilişkin sevk irsaliyeleri üzerinden piyasa rayiçlerine göre yapılan hesaplama sonucu 62.515 TL bedelli iş yapıldığı belirlenmiştir. Oysa, bilirkişinin taşıma konusunda uzmanlığı bulunmamakta olup, anılan rapora itibar edilerek su taşımasına ilişkin navlun bedelinin belirlenmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece içinde taşıma konusunda uzman bir kişininde bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, dosyada mevcut sevk irsaliyelerine göre davacının su nakliyesinden kaynaklanan alacağı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yaranına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6808 E. 2013/9134 K.
Ortak:navlun alacağı · navlun bedeli · peşin karar harcı · navlun
İncelediğiniz karardadava ise «navlun alacağına» ilişkin olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, bilirkişinin taşıma konusunda uzmanlığı bulunmamakta olup, anılan rapora itibar edilerek su taşımasına ilişkin «navlun bedelinin» belirlenmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yaranına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz «peşin harcın» istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaAncak «navlun alacağı» likit olup kabul edilen kısım yönünden «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 212,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava «navlun bedelinin» tahsili için girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen alacağın likit olmadığı gerekçesiyle «icra inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Ancak «navlun alacağı» likit olup kabul edilen kısım yönünden «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 212,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava «navlun bedelinin» tahsili için girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10203 E. , 2013/9346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2012 tarih ve 2009/334-2012/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen dosyada davalı vekili, müvekkilini davalıya nakliye işi yaptığını, 30.12.2008 tarihli 12.986 TL bedelinin kısmen ödendiğini, 11.974,84 TL üzerinden yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.Davalı-birleşen dosyada davacı vekili, müvekkilinin kömür, su dağıtım ve bayiliği işiyle uğraştığını, davalının ise araçlarla kendilerine nakliye işi yaptığını, çalıştığı süre içinde 64.678,98 TL nakliye bedeli hak ettiğini, davalının aracına müvekkili tarafından 64.673 TL yakıt alımı yapıldığını, ayrına nakit olarak verilen avanslarda düşüldüğünde 44.129 TL alacakları bulunduğunu, yine davalı ile uzun süre çalışacaklarını düşünerek ticari teamül gereğince 5 adet çek verdiklerini ileri sürerek, çeklere ilişkin olarak borçlu olmadıklarını tespitini, iadesini ve iptalini talep ve dava etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada davalının nakliye borcu bulunduğu, takibe haksız olarak itiraz ettiği, alacağın likit olduğu, birleşen davada ise alacağın bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosyada davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; asıl dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali, birleşen dava ise navlun alacağına ilişkin olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, davalının kömür ve su dağıtım bayiliği yaptığını, kendisinin ise bunların nakliyesini üstlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının su nakliyesine ilişkin olarak davalıya fatura tanzim etmediği, ancak su taşımasına ilişkin sevk irsaliyeleri üzerinden piyasa rayiçlerine göre yapılan hesaplama sonucu 62.515 TL bedelli iş yapıldığı belirlenmiştir. Oysa, bilirkişinin taşıma konusunda uzmanlığı bulunmamakta olup, anılan rapora itibar edilerek su taşımasına ilişkin navlun bedelinin belirlenmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece içinde taşıma konusunda uzman bir kişininde bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, dosyada mevcut sevk irsaliyelerine göre davacının su nakliyesinden kaynaklanan alacağı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yaranına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463140800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz