Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9694 E. 2013/9167 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıması↗ peşin karar harcı↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava; önceye dayalı haklar nedeniyle markanın hükümsüzlüğü konusunda olduğu, davalı markayı tescil ettirmeden önce özellikle internet alan adı olarak kullandığını ileri sürdüğü ve dava dışı ... şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu ve bu şirketin faaliyetleri için internet alan adını
... olarak aldığını, 2005 yılında da ... Ltd. Şti’ni ortakları ile kurduklarını, burada markanın kullanıldığını savunduğu, ancak davalının gerçek kişi olarak konumu ve marka ile ilgili faaliyetleri net olarak bu delillerden anlaşılmadığı, dolayısıyla bu markanın davalı adına bağımsız olarak kullanımına ilişkin bir yargıya varılamadığı,davalının sunduğu delillerden gerçek anlamda ticarete kullanıldığına dair bir kanıt bulunmadığı, ayrıca internet alan adının bu ibareyi içermesine karşılık markasal anlamda kullanıldığına dair (tur veya geziler düzenlendiği, bu hizmetlerin marka altında sunulduğuna, ticari ve mali belgeleri olduğuna dair) bir bulguya ulaşılamadığı, bununla birlikte, davacı şirket ... ’a 08/08/2008’de kaydedilmiş olup, ... ibaresini tüm faaliyetlerinde fiilen kullandığı, bu kullanımların davalı marka başvurusundan önce olduğu, davacının daha önce markaya tanınırlık kazandırdığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 26/08/2009 başvuru tarihli 2009/45635 sayılı “Veni vidi” adlı markanın 39. sınıf; Kara, deniz, hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz, hava denizciliği taşımacılığı, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri ve bağlantılı olan araba park hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri, tekne barındırma hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri bakımından MarkKHK 42/1-b maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve kısmi terkinine, sair hizmetler bakımından sicildeki kaydının devamına, karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece davacı şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet kapsamında olduğu gerekçesi ile dava konusu markanın kapsadığı 39. sınıftaki "taşıt ve malları kurtarma hizmetleri" bakımından da hükümsüzlük kararı verilmiştir. Oysa, davacı şirketin ticaret ünvanının kılavuz sözcüğü ... ibaresi olup, söz konusu hizmet sınıfı bakımından davacının ... ibaresi ile kurtarma hizmeti yaptığına ilişkin herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmediği halde, dava konusu markanın 39. sınıftaki "taşıt ve malları kurtarma hizmetleri" için de hükümsüz kılınması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9694 E. , 2013/9167 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2011/55-2012/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008 yılında turizm sektöründe ticari faaliyete başladığını ve bu tarihten itibaren ... ibaresini kullanarak tanınmış hale getirdiğini, bu ibarenin müvekkili firmayı anımsattığı ve işletme ünvanı olarak da kullandığını, davalının ...
ibareli markayı kullanarak müvekkili şirket ile aynı ve benzer uğraş alanında faaliyette bulunduğunu, bu ibareyi davalının kendi adına tescil ettirdiğini, davalının söz konusu markayı aldığı sektör bakımından herhangi bir kullanımı da olmdığını, müvekkili şirketin bu ibare üzerinde öncelikli hakkı bulunduğunu, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı adına 2009/45635 kod numaralı ... ibareli markanın 39. sınıf Kara, deniz, hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz, hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri ( tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil ), ve bu emtia ile ilgili kabul edilebilecek diğer emtialarda 556 sayılı KHK’nın 7/1-b, 8/1-a-b, 8/3 ve 8/5 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünü, terkin edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının tescil edilmiş bir markasının bulunmadığını, müvekkili davalının 1997 yılında kurulmuş olan ...
Ltd. Şti’nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, yurt içi ve yurt dışı ticaret faaliyetleri çerçevesinde müşteri seyahatleri için bir organizasyon hazırlamak üzere ... adlı web sitesini 2001 yılında oluşturduğunu, yine 2003 yılında müvekkillinin de katılımcısı olduğu ... internet sitesinin kurulduğunu, burada “veni-vidi” ibaresinin kullanıldığını ve kullanımın sürdüğünü, müvekkilinin ... ve Turizm Ltd. Şti’inin ortağı olduğunu ve bu şirketin amaçlarının da bu markayı kullanmak olduğunu, müvekkilinin turizm faaliyetlerinde ibareyi kullanmakta olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin 2001 yılından itibaren bu ibareyi kullanarak tanıttığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava; önceye dayalı haklar nedeniyle markanın hükümsüzlüğü konusunda olduğu, davalı markayı tescil ettirmeden önce özellikle internet alan adı olarak kullandığını ileri sürdüğü ve dava dışı ... şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu ve bu şirketin faaliyetleri için internet alan adını
... olarak aldığını, 2005 yılında da ... Ltd. Şti’ni ortakları ile kurduklarını, burada markanın kullanıldığını savunduğu, ancak davalının gerçek kişi olarak konumu ve marka ile ilgili faaliyetleri net olarak bu delillerden anlaşılmadığı, dolayısıyla bu markanın davalı adına bağımsız olarak kullanımına ilişkin bir yargıya varılamadığı,davalının sunduğu delillerden gerçek anlamda ticarete kullanıldığına dair bir kanıt bulunmadığı, ayrıca internet alan adının bu ibareyi içermesine karşılık markasal anlamda kullanıldığına dair (tur veya geziler düzenlendiği, bu hizmetlerin marka altında sunulduğuna, ticari ve mali belgeleri olduğuna dair) bir bulguya ulaşılamadığı, bununla birlikte, davacı şirket ...
’a 08/08/2008’de kaydedilmiş olup, ... ibaresini tüm faaliyetlerinde fiilen kullandığı, bu kullanımların davalı marka başvurusundan önce olduğu, davacının daha önce markaya tanınırlık kazandırdığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 26/08/2009 başvuru tarihli 2009/45635 sayılı “Veni vidi” adlı markanın 39. sınıf; Kara, deniz, hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz, hava denizciliği taşımacılığı, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri ve bağlantılı olan araba park hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri, tekne barındırma hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri bakımından MarkKHK 42/1-b maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve kısmi terkinine, sair hizmetler bakımından sicildeki kaydının devamına, karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece davacı şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet kapsamında olduğu gerekçesi ile dava konusu markanın kapsadığı 39. sınıftaki "taşıt ve malları kurtarma hizmetleri" bakımından da hükümsüzlük kararı verilmiştir. Oysa, davacı şirketin ticaret ünvanının kılavuz sözcüğü ... ibaresi olup, söz konusu hizmet sınıfı bakımından davacının ... ibaresi ile kurtarma hizmeti yaptığına ilişkin herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmediği halde, dava konusu markanın 39. sınıftaki "taşıt ve malları kurtarma hizmetleri" için de hükümsüz kılınması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462771300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz