6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7496 E. 2013/9105 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü alt taşıyıcı ihya davası ihtirazi kayıt peşin karar harcı şirketin ihyası ihya kötü niyet tazminatı mahsup protokol taşıyıcı kötü niyet ihtar geçersizlik ek tasfiye icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı ibraz teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/7496 E.  ,  2013/9105 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2011 tarih ve 2008/146-2011/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, tarafların müvekkili şirkete ait 673 koli giyim eşyasının alıcı firma... 'nın ... adresine en geç 28.08.2003 tarihinde teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, davalının malı müvekkilinin bilgisi dışında alt taşıyıcılara taşıttırdığı ve emteanın teslimi gereken 28.08.2003 tarihinde alıcısına teslim edilmediğini ve bir ay gecikmeyle Eylül 2003'te alıcıya tesliminin gerçekleştirildiğini, sonradan öğrenildiğine göre, müvekkili şirketin mallarını taşıyan aracın içerisinde kaçak olarak mal taşınması nedeniyle İtalyan merciilerince söz konusu araca ve taşıdığı tüm yüklere el konulduğunun anlaşıldığını, anılan gecikme nedeniyle alıcısına mal bedelinden (24.848) Euro'nun düşüldüğünü, daha sonra müvekkili şirketin, malların gecikmesinden dolayı uğradığı zararın tazmini hususunda yapılan görüşmeler neticesinde iyi niyet göstererek zararının tazmin edileceği inancıyla (22.500) Euro'nun ödenmesini kabul ettiğini, fakat zararın tazmin edilmediğini, davalının yapılan protokol uyarınca sorumluluğunun (7.500) Euro olduğunu ve bu miktarı da ödediğini belirttiğini, oysa söz konusu protokolün yapılmasındaki tek nedeni davacının zararın tasfiye edilmesi olduğu ve yapılan protokolün eksik bir protokol olduğunu, davacının zararının gündemi konusunda bağlantısı olan tek şirketin davalı şirket olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takibe de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, teslim alınan emteanın taşınması için müvekkilinin alt taşıyıcı şirket ... ve Uluslararası Nak. Dış Tic. Ltd. Şti.” ile onunda ... İth. ve İhr. Tic. Ltd. Şti” ile anlaştığını, malın alıcısına ulaşmaması üzerine yapılan incelemede, taşımayı gerçekleştiren TIR’a... ’da beyan dışı kaçak mal bulunduğundan bahisle el konulduğunu, bilahare müvekkili tarafından malların Eylül 2003 sonu itibarıyla alıcısına teslim edildiğini, davacının uğradığını iddia ettiği zararını ispatlayamamasına rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sekteye uğramaması amacıyla 20.12.2003 tarihli protokolün imzalandığını, anılan protokol uyarınca müvekkillerinin uğranıldığı iddia edilen zararın yalnızca (7.500) Euro kısmından sorumlu olacağı, bakiye tutarın ise diğer sorumlular tarafından ödeneceği konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin alacaklı şirkete ait mallarının taşımasına devam ettiği ve bu taşımalar nedeniyle hak ettiği navlunların davacının protokol uyarınca hak kazandığı 7.500 Euro tutarındaki meblağdan mahsup edildiğini, protokolün geçersizliğinin iddia edilemeyeceğini, dava konusu emteanın alacısınca hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alındığı, gecikme nedeniyle zarara uğradığı yolunda bir ihtarda ve tazminat talebinde de bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu, davacının mal alıcısına tazminat ödediğinin belli olmadığını, ...’nın 34. maddesi uyarınca davacının taşımaya katılan tüm alt taşıyıcılara başvuru hakkının bulunduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddi ile birlikte % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davacının davalının sorumlu olduğu miktarı ödemediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair karar Dairemizin 26.10.2007 tarih 2006/5916 E-2007/13448K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, tüm dosya kapsamına göre, davalının mahsup savunmasına konu sonraki taşıma hizmetlerinin davalı tarafından yapıldığı, faturalar ekindeki gümrük idaresince onaylı, resmi nitelikteki belgelerin ihracat işlemlerin sonuçlandırılması için davacıya verilmesi zorunlu olduğuna göre, bu belgeleri kullanarak ihracat işlemini gerçekleştiren davacının, taşıma faturalarının tarafına tebliğ edilmediğine ilişkin iddiasının haklı olmadığı, davacının sonraki taşıma işlerini yaptığını kanıtlayan davalının, toplam 6.418,85 Euro olan taşıma bedelini, taraflarca protokol ile mutabık kalınan 7.500 Euro tazminat bedelinden mahsubu sonucu 1.081,15 Euro borçlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı şirketin tasfiye edildiğini belirterek sicilin kapalı olduğuna dair ticaret odasının bilgisayar kayıt çıktısını ibraz etmiştir. Bu durumda davalı şirketin tasfiye edilip edilmediği araştırılarak tasfiye edilmiş ise, davanın görülmeye devam edilebilmesi için davacı tarafa davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verilmesi ve ihya davası sonuçlandıktan sonra davaya devam edilip karar verilmesi gerektiğinden davacı şirketin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6970 E. 2021/6612 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7496 E.  ,  2013/9105 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2011 tarih ve 2008/146-2011/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, tarafların müvekkili şirkete ait 673 koli giyim eşyasının alıcı firma... 'nın ... adresine en geç 28.08.2003 tarihinde teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, davalının malı müvekkilinin bilgisi dışında alt taşıyıcılara taşıttırdığı ve emteanın teslimi gereken 28.08.2003 tarihinde alıcısına teslim edilmediğini ve bir ay gecikmeyle Eylül 2003'te alıcıya tesliminin gerçekleştirildiğini, sonradan öğrenildiğine göre, müvekkili şirketin mallarını taşıyan aracın içerisinde kaçak olarak mal taşınması nedeniyle İtalyan merciilerince söz konusu araca ve taşıdığı tüm yüklere el konulduğunun anlaşıldığını, anılan gecikme nedeniyle alıcısına mal bedelinden (24.848) Euro'nun düşüldüğünü, daha sonra müvekkili şirketin, malların gecikmesinden dolayı uğradığı zararın tazmini hususunda yapılan görüşmeler neticesinde iyi niyet göstererek zararının tazmin edileceği inancıyla (22.500) Euro'nun ödenmesini kabul ettiğini, fakat zararın tazmin edilmediğini, davalının yapılan protokol uyarınca sorumluluğunun (7.500) Euro olduğunu ve bu miktarı da ödediğini belirttiğini, oysa söz konusu protokolün yapılmasındaki tek nedeni davacının zararın tasfiye edilmesi olduğu ve yapılan protokolün eksik bir protokol olduğunu, davacının zararının gündemi konusunda bağlantısı olan tek şirketin davalı şirket olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takibe de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, teslim alınan emteanın taşınması için müvekkilinin alt taşıyıcı şirket ...

ve Uluslararası Nak. Dış Tic. Ltd. Şti.” ile onunda ... İth. ve İhr. Tic. Ltd. Şti” ile anlaştığını, malın alıcısına ulaşmaması üzerine yapılan incelemede, taşımayı gerçekleştiren TIR’a... ’da beyan dışı kaçak mal bulunduğundan bahisle el konulduğunu, bilahare müvekkili tarafından malların Eylül 2003 sonu itibarıyla alıcısına teslim edildiğini, davacının uğradığını iddia ettiği zararını ispatlayamamasına rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sekteye uğramaması amacıyla 20.12.2003 tarihli protokolün imzalandığını, anılan protokol uyarınca müvekkillerinin uğranıldığı iddia edilen zararın yalnızca (7.500) Euro kısmından sorumlu olacağı, bakiye tutarın ise diğer sorumlular tarafından ödeneceği konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin alacaklı şirkete ait mallarının taşımasına devam ettiği ve bu taşımalar nedeniyle hak ettiği navlunların davacının protokol uyarınca hak kazandığı 7.500 Euro tutarındaki meblağdan mahsup edildiğini, protokolün geçersizliğinin iddia edilemeyeceğini, dava konusu emteanın alacısınca hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alındığı, gecikme nedeniyle zarara uğradığı yolunda bir ihtarda ve tazminat talebinde de bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu, davacının mal alıcısına tazminat ödediğinin belli olmadığını, ...’nın 34.

maddesi uyarınca davacının taşımaya katılan tüm alt taşıyıcılara başvuru hakkının bulunduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddi ile birlikte % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davacının davalının sorumlu olduğu miktarı ödemediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair karar Dairemizin 26.10.2007 tarih 2006/5916 E-2007/13448K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, tüm dosya kapsamına göre, davalının mahsup savunmasına konu sonraki taşıma hizmetlerinin davalı tarafından yapıldığı, faturalar ekindeki gümrük idaresince onaylı, resmi nitelikteki belgelerin ihracat işlemlerin sonuçlandırılması için davacıya verilmesi zorunlu olduğuna göre, bu belgeleri kullanarak ihracat işlemini gerçekleştiren davacının, taşıma faturalarının tarafına tebliğ edilmediğine ilişkin iddiasının haklı olmadığı, davacının sonraki taşıma işlerini yaptığını kanıtlayan davalının, toplam 6.418,85 Euro olan taşıma bedelini, taraflarca protokol ile mutabık kalınan 7.500 Euro tazminat bedelinden mahsubu sonucu 1.081,15 Euro borçlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı şirketin tasfiye edildiğini belirterek sicilin kapalı olduğuna dair ticaret odasının bilgisayar kayıt çıktısını ibraz etmiştir. Bu durumda davalı şirketin tasfiye edilip edilmediği araştırılarak tasfiye edilmiş ise, davanın görülmeye devam edilebilmesi için davacı tarafa davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verilmesi ve ihya davası sonuçlandıktan sonra davaya devam edilip karar verilmesi gerektiğinden davacı şirketin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462687400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.