Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/235 E. 2018/6947 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ ba formu↗ şikayet↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ve davalının taşımacılık ile iştigal ettiği, davacı şirketin 2007 tarihinde kurulduğu ve unvan kılavuz sözcüğünün "...", iştigal alanında kullandığı markanın "şekil + ... " olduğu, davacı markalarının 39. sınıfta taşımacılık ile ilgili tescil edildiği, davalının kullandığı ayırt edici işaret "... "'in, dosyadaki görsellerden davacı markası ile aynı renk ve benzer formda "... + şekil+ ..." olarak kullanıldığı, davalının bu ibare için 2015/68385 sayılı marka tescil başvurusu yaptığı, davalının fiili kullanımının başvuru konusu işaretin şekliyle örtüştüğü, davalı marka seçimi ve kullanımının renk, tarz, ticaret unvan seçimi ile davacıya yaklaştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının "..." ibaresini, davacı ile aynı alanda taşımacılık sektöründe 39. sınıfta kullanmasının iltibas yarattığı ve tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, bu kullanımlarının durdurulmasına ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
davalının seçtiği unvan kılavuz sözcüğününde ... ticaret unvanından terkinine çıkartılmasına, marka tescil edilmediğinden vakitsiz açılan marka hükümsüzlüğü davasının reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu HMK'nın 353/1-b. maddesi gereğince esastan red edilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, ticaret unvanının terkini ve davalı adına yapılan marka başvurusunun hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, Mahkemece davacı ile davalının taşımacılık alanında faaliyet gösterdiği, davalının markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davalının ticaret unvanının yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı gerekçesiyle davalının ‘...’ ibaresini 39. sınıfta taşımacılık alanında markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve menine, davalının ticaret unvanından ‘...’ ibaresinin çıkarılmasına karar verilmiştir. Ancak, "..." ibareli davacı markaları ile davalının markasal kullanımına konu "..." ibarelerinin görsel ve kavramsal açıdan farklı olduğu, özellikle davacı ve davalı markalarında bulunan logoların farklı olması, taraf markalarında kullanılan ibarelerin yabancı dildeki anlamlarının markalarda kullanılan logolarla örtüşmesi nedeniyle davacı markaları ile davalının markasal kullanımlarının iltibas oluşturmadığı, davalının ticaret unvanın davacı ticaret unvanından yeterli ayırt edicilik vasfına sahip olduğu, nitekim yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından, davalının marka tecavüzü nedeniyle şikayet edilmesi neticesinde soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığı halde mahkemece hatalı gerekçeye dayalı olarak; marka hakkına tecavüzün tespiti ve meni ile davalının ticaret unvanından ‘...’ ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4553 E. 2015/2110 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · iltibas
İncelediğiniz kararda"'in, dosyadaki görsellerden davacı markası ile aynı renk ve benzer «formda» "... + şekil+ ..." olarak kullanıldığı, davalının bu ibare için 2015/68385 sayılı marka tescil başvurusu yaptığı, davalının fiili kullanımının başvuru konusu işaretin şekliyle örtüştüğü, davalı marka seçimi ve kullanımının renk, tarz, «ticaret unvan» seçimi ile davacıya yaklaştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının "..." ibaresini, davacı ile aynı alanda taşımacılık sektöründe 39. sınıfta kullanmasının «iltibas» yarattığı ve tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, bu kullanımlarının durdurulmasına ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının seçtiği unvan kılavuz sözcüğününde ... ticaret unvanından terkinine çıkartılmasına, marka tescil edilmediğinden vakitsiz açılan marka hükümsüzlüğü davasının reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, meni, «ticaret unvanının terkini» ve davalı adına yapılan marka başvurusunun hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, Mahkemece davacı ile davalının taşımacılık alanında faaliyet gösterdiği, davalının markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davalının ticaret unvanının yeterli «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı gerekçesiyle davalının ‘...’ ibaresini 39. sınıfta taşımacılık alanında markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine v …
… rında kullanılan ibarelerin yabancı dildeki anlamlarının markalarda kullanılan logolarla örtüşmesi nedeniyle davacı markaları ile davalının markasal kullanımlarının «iltibas» oluşturmadığı, davalının ticaret unvanın davacı ticaret unvanından yeterli «ayırt edicilik» vasfına sahip olduğu, nitekim yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından, davalının marka tecavüzü nedeniyle «şikayet» edilmesi neticesinde soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığı halde mahkemece hatalı gerekçeye dayalı olarak; «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve meni ile davalının ticaret unvanından ‘...’ ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve ticaret unvanında yer alan ... ibaresi ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu, her iki tarafın faaliyet alanlarının aynı olduğu, bu durumun tüketiciler tarafından karıştırılmaya müsait olduğu, ... ibaresinin davacı tarafından davalıdan önce kullanıldığı, davalının bu ibare ile iltibas oluşturacak şekilde ... ibaresini kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait marka ve «ticaret unvanına tecavüzün» tesbit ve menine, ... ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine, anılan ibareli tabela ve her türlü tanıtım vasıtalarının imhasına, 40.000,00 TL maddi ve 2 …
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin davacıya ait “...” asıl unsurlu markalar ve davacının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresi ile «iltibas» oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin davacının marka ve «ticaret unvanı» ile iltibas oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davacının markası ve «ticaret unvanının» baskın ve esaslı unsuru “...” ibaresi olup, davalının ticaret unvanındaki esaslı unsur davacının markası ve ticaret unvanı ile aynı olmadığı gibi davalının ticaret unvanının “”... ....” olması karşısında davacının marka ve ticaret unvanı ile «iltibası» ortadan kaldıracak şekilde davalı tarafından ticaret unvanında yeteri kadar ayırt edici unsur kullanılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · yargılama gideri · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve ticaret unvanında yer alan ... ibaresi ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu, her iki tarafın faaliyet alanlarının aynı olduğu, bu durumun tüketiciler tarafından karıştırılmaya müsait olduğu, ... ibaresinin davacı tarafından davalıdan önce kullanıldığı, davalının bu ibare ile iltibas oluşturacak şekilde ... ibaresini kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait marka ve «ticaret unvanına tecavüzün» tesbit ve menine, ... ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine, anılan ibareli tabela ve her türlü tanıtım vasıtalarının imhasına, 40.000,00 TL maddi ve 2 …
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
1- Dava, marka ve «ticaret unvanına» dayalı olarak «haksız rekabetin» tesbit ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11072 E. 2018/3274 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · ilan
İncelediğiniz karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, meni, «ticaret unvanının terkini» ve davalı adına yapılan marka başvurusunun hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, Mahkemece davacı ile davalının taşımacılık alanında faaliyet gösterdiği, davalının markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davalının ticaret unvanının yeterli «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı gerekçesiyle davalının ‘...’ ibaresini 39. sınıfta taşımacılık alanında markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine v …
"'in, dosyadaki görsellerden davacı markası ile aynı renk ve benzer «formda» "... + şekil+ ..." olarak kullanıldığı, davalının bu ibare için 2015/68385 sayılı marka tescil başvurusu yaptığı, davalının fiili kullanımının başvuru konusu işaretin şekliyle örtüştüğü, davalı marka seçimi ve kullanımının renk, tarz, «ticaret unvan» seçimi ile davacıya yaklaştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının "..." ibaresini, davacı ile aynı alanda taşımacılık sektöründe 39. sınıfta kullanmasının «iltibas» yarattığı ve tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, bu kullanımlarının durdurulmasına ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının seçtiği unvan kılavuz sözcüğününde ... ticaret unvanından terkinine çıkartılmasına, marka tescil edilmediğinden vakitsiz açılan marka hükümsüzlüğü davasının reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… rında kullanılan ibarelerin yabancı dildeki anlamlarının markalarda kullanılan logolarla örtüşmesi nedeniyle davacı markaları ile davalının markasal kullanımlarının «iltibas» oluşturmadığı, davalının ticaret unvanın davacı ticaret unvanından yeterli «ayırt edicilik» vasfına sahip olduğu, nitekim yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından, davalının marka tecavüzü nedeniyle «şikayet» edilmesi neticesinde soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığı halde mahkemece hatalı gerekçeye dayalı olarak; «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve meni ile davalının ticaret unvanından ‘...’ ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, davacının 2013/23817 sayılı ‘.... ’ ibareli 39. sınıfta tescilli markasının başvuru tarihinin 15/05/2013, tescil tarihinin 12.02.2014 olduğu, davalının «ticaret unvanının» ise 25/01/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, daha sonra tescil edilen markaya istinaden daha önceden tescil edilen davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkin» edilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat · taşıyan · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu kararda3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, marka tecavüzü nedeniyle belirlenecek «maddi tazminatın» marka lisans bedeli üzerinden hesaplanmasını talep etmiş olup, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan takdiren maddi tazminata hükmedilmiş ise de mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin olarak marka lisans bedelinin rapor veya ek rapor alınarak belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminata göre manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta «eksik inceleme» ile tazminat tayini doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının tescilli markası ile aynı ibareyi «taşıyan» ‘....’ ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/235 E. , 2018/6947 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22.09.2016 tarih ve 2015/170 Esas-2016/118 Karar sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.11.2016 tarih ve 2016/20-2016/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 2007 yılından bu yana taşımacılık yaptığını, ... nezdinde "... " ve "..." markaları ile ... içinde ve ... dışında faaliyet gösterdiğini, ancak davalının kullandığı unvanı ve başvuru aşamasındaki "... ..." markasının davacı markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer isim ve logoları kullanarak marka hakkını ihlal ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davacı markaları ile iltibas yarattığını, davacının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını iddia ederek davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkarılmasına, davalının adına 2015/68335 başvuru numaralı " ..." markasının tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu marka ve logonun davalı şirket ortağı ve yönetici Burak Kanat tarafından yaratıldığını ve kullanıldığını, bu kişinin davacı şirket ortağı ile evlenmeden önce davacı şirketin taşımacılık alanında faaliyetinin bulunmadığını, ticaret unvanlarının ve kullanımlarının benzemediğini, iltibasın oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ve davalının taşımacılık ile iştigal ettiği, davacı şirketin 2007 tarihinde kurulduğu ve unvan kılavuz sözcüğünün "...", iştigal alanında kullandığı markanın "şekil + ... " olduğu, davacı markalarının 39. sınıfta taşımacılık ile ilgili tescil edildiği, davalının kullandığı ayırt edici işaret "... "'in, dosyadaki görsellerden davacı markası ile aynı renk ve benzer formda "... + şekil+ ..." olarak kullanıldığı, davalının bu ibare için 2015/68385 sayılı marka tescil başvurusu yaptığı, davalının fiili kullanımının başvuru konusu işaretin şekliyle örtüştüğü, davalı marka seçimi ve kullanımının renk, tarz, ticaret unvan seçimi ile davacıya yaklaştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının "..." ibaresini, davacı ile aynı alanda taşımacılık sektöründe 39.
sınıfta kullanmasının iltibas yarattığı ve tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, bu kullanımlarının durdurulmasına ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
davalının seçtiği unvan kılavuz sözcüğününde ... ticaret unvanından terkinine çıkartılmasına, marka tescil edilmediğinden vakitsiz açılan marka hükümsüzlüğü davasının reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu HMK'nın 353/1-b. maddesi gereğince esastan red edilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, ticaret unvanının terkini ve davalı adına yapılan marka başvurusunun hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, Mahkemece davacı ile davalının taşımacılık alanında faaliyet gösterdiği, davalının markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davalının ticaret unvanının yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı gerekçesiyle davalının ‘...’ ibaresini 39. sınıfta taşımacılık alanında markasal kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve menine, davalının ticaret unvanından ‘...’ ibaresinin çıkarılmasına karar verilmiştir. Ancak, "..." ibareli davacı markaları ile davalının markasal kullanımına konu "..." ibarelerinin görsel ve kavramsal açıdan farklı olduğu, özellikle davacı ve davalı markalarında bulunan logoların farklı olması, taraf markalarında kullanılan ibarelerin yabancı dildeki anlamlarının markalarda kullanılan logolarla örtüşmesi nedeniyle davacı markaları ile davalının markasal kullanımlarının iltibas oluşturmadığı, davalının ticaret unvanın davacı ticaret unvanından yeterli ayırt edicilik vasfına sahip olduğu, nitekim yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından, davalının marka tecavüzü nedeniyle şikayet edilmesi neticesinde soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığı halde mahkemece hatalı gerekçeye dayalı olarak;
marka hakkına tecavüzün tespiti ve meni ile davalının ticaret unvanından ‘...’ ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462189600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz