6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3994 E. 2013/5382 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emtia nakliyat sigortası mücbir sebep çekince (ihtirazi kayıt) nakliyat sigortası sigorta tazminatı sigorta ettiren ziya sigorta sözleşmesi riziko zayi ihbar taşıyan sigorta poliçesi hasar zamanaşımı teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, emtia nakliyat sigorta genel şartlarının 22. maddesinin, kısmen vaki olan ziya ve hasarların, poliçe genel şartlarına ait hükümler saklı kalmak üzere, sigortacının mahallindeki avarya komseri ile karşılıklı olarak ve eğer sigortacının orada komiseri yoksa mahalli usul ve adetlere göre tespit edileceği, işbu tespit işleminin de, malların tahliyesini takip eden ... gün içinde ve herhalde alıcısına tesliminden evvel yapılması gerektiği, bu yükümlülüğün mücbir sebepler nedeniyle yerine getirilmediği sigortalı tarafından ispat edilmediği sürece, sigortacıya tazminat talebininin red hakkı tanınacağı yönündeki düzenlemeyi içerdiği, nakliyat muhataralarından doğduğu iddia edilen hasarın, poliçenin geçerli bulunduğu nakliye süresi içinde ve 12.01.2007 tarihli elleçme işleminden önce meydana geldiğini ve hasar tespit işleminin de tahliyeyi takip eden ... gün içinde yapılamamasının mücbir nedene bağlı bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğünün davacıya geçtiğinin kabulü gerektiği, rezerv tutanağı düzenlenmeden, çekince konulmadan teslim alınan emtiadaki hasarın poliçenin geçerli bulunduğu nakliye sürecinde meydana geldiğini ve hasar tespitinin de, mücbir sebepler nedeniyle teslimi izleyen ... günlük süre içinde yapılamamış olduğunun davacı sigortalı tarafından kanıtlaması gerektiği, bu yönde kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık esasen, sigorta genel şartlarındaki herhangi bir düzenlemenin ...'nın 1264'ncü maddesi hükmüne aykırı hüküm yada hükümler içermesi halinde genel şartlardaki bu hükmün anılan yasa hükmüne rağmen uygulama alanı bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ve davalı vekilinin emtia nakliyat sigortası genel şartlarının 22'nci maddesine uygun bir biçimde süresinde ihbar ve hasar tespitinin yapılmadığı savunmasına üstünlük tanınarak yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, işbu dava taşıyana karşı açılmış bir dava olmayıp, devredilebilir poliçenin menfaat alacaklısı olarak sigorta sözleşmesine dayalı sigorta şirketine karşı yöneltilmiştir. Öte yandan, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı da dosya kapsamı ile sabittir. Kaldı ki, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan ve rizikonun gerçekleşmesinden sonra süresinde ihbarda bulunulmaması halinde bunun yaptırımı ...'nın 1292 nci maddesinde gösterilmiş olup, anılan düzenleme rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettiren kimse ancak kasden ihbarda bulunmazsa sigorta haklarını zayi edeceği hükmünü haidir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan düzenlemeler çerçevesinde uyuşmazlığın ele alınıp değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Mücbir sebep

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13332 E. 2011/5945 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3994 E.  ,  2013/5382 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2010 tarih ve 2008/728-2010/859 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Tic. Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle ...'ya gönderilen ticari ürünlerin davalı sigortacı tarafından düzenlenen iki poliçeyle sigortalandığını, ticari ürünlerde hasar oluşması nedeniyle davalıya ihbarda bulunulduğunu, eksper tarafından hasar 49.252,79 EURO olarak belirlenmesine rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, oysa hasarın poliçe teminatında olduğunu ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu hasarın deniz ve kara taşımalarında teslim ve tesellüm tarihleri arasında gerçekleştiğinin kanıtlaması gerektiğini, taşıma belgelerine göre taşıyıcılardan hasarsız teslim alınan ürünler için davacının nakliyat hasarı öne sürüp tazminat isteyemeyeceğini, hasarın poliçe teminatı sona erdikten ve yükün boşaltıldığı depodan başka bir depoya nakledildikten sonra ortaya çıktığını, zarardan sigortacının sorumlu tutulamayacağını, hasarın zamanında ihbar edilmediği gibi istif hatasından kaynaklanan hasarların poliçe teminatı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, emtia nakliyat sigorta genel şartlarının 22. maddesinin, kısmen vaki olan ziya ve hasarların, poliçe genel şartlarına ait hükümler saklı kalmak üzere, sigortacının mahallindeki avarya komseri ile karşılıklı olarak ve eğer sigortacının orada komiseri yoksa mahalli usul ve adetlere göre tespit edileceği, işbu tespit işleminin de, malların tahliyesini takip eden ... gün içinde ve herhalde alıcısına tesliminden evvel yapılması gerektiği, bu yükümlülüğün mücbir sebepler nedeniyle yerine getirilmediği sigortalı tarafından ispat edilmediği sürece, sigortacıya tazminat talebininin red hakkı tanınacağı yönündeki düzenlemeyi içerdiği, nakliyat muhataralarından doğduğu iddia edilen hasarın, poliçenin geçerli bulunduğu nakliye süresi içinde ve 12.01.2007 tarihli elleçme işleminden önce meydana geldiğini ve hasar tespit işleminin de tahliyeyi takip eden ...

gün içinde yapılamamasının mücbir nedene bağlı bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğünün davacıya geçtiğinin kabulü gerektiği, rezerv tutanağı düzenlenmeden, çekince konulmadan teslim alınan emtiadaki hasarın poliçenin geçerli bulunduğu nakliye sürecinde meydana geldiğini ve hasar tespitinin de, mücbir sebepler nedeniyle teslimi izleyen ... günlük süre içinde yapılamamış olduğunun davacı sigortalı tarafından kanıtlaması gerektiği, bu yönde kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık esasen, sigorta genel şartlarındaki herhangi bir düzenlemenin ...'nın 1264'ncü maddesi hükmüne aykırı hüküm yada hükümler içermesi halinde genel şartlardaki bu hükmün anılan yasa hükmüne rağmen uygulama alanı bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ve davalı vekilinin emtia nakliyat sigortası genel şartlarının 22'nci maddesine uygun bir biçimde süresinde ihbar ve hasar tespitinin yapılmadığı savunmasına üstünlük tanınarak yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, işbu dava taşıyana karşı açılmış bir dava olmayıp, devredilebilir poliçenin menfaat alacaklısı olarak sigorta sözleşmesine dayalı sigorta şirketine karşı yöneltilmiştir. Öte yandan, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı da dosya kapsamı ile sabittir. Kaldı ki, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan ve rizikonun gerçekleşmesinden sonra süresinde ihbarda bulunulmaması halinde bunun yaptırımı ...'nın 1292 nci maddesinde gösterilmiş olup, anılan düzenleme rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettiren kimse ancak kasden ihbarda bulunmazsa sigorta haklarını zayi edeceği hükmünü haidir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan düzenlemeler çerçevesinde uyuşmazlığın ele alınıp değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/460708400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.