Aktif husumet yokluğu: çekin başkası namına ödenmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/21 E. 2024/262 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Çekin iadesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir çekin karşılıksız çıkması nedeniyle doğan borca mahsuben üçüncü bir kişi tarafından yapılan ödeme (çek verme veya EFT yoluyla), eğer bu ödeme asıl çek keşidecisinin borcunun tasfiyesine yönelikse, ödemeyi yapan üçüncü kişi çek keşidecisi olmadığı, ciro zincirinde yer almadığı ve çekten sorumlu tutulamayacağı için, ödediği bedelin istirdadını (çekin kendisine iadesini) talep etme hakkına (aktif husumete) sahip değildir; ödeme, ödemeyi yapan kişi adına değil, borçlu keşideci namına yapılmış sayılır.
Ele alınan sorunlar
31/07/2019 tarihli 250.000-TL bedelli çek yönünden davacının aktif husumeti → ret
İddia: Davacı vekili, çekin müvekkili tarafından ödendiğini, davalı bankanın protokole uymayarak çeki haksız olarak iktisap ettiğini, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu 31/07/2019 tarihli çek keşidecisi tarafından keşide edilip lehdardan davalı bankaya ciro edilmiş, ibraz edildiğinde karşılıksız çıkmıştır. Bu çek borcuna mahsuben, keşideci tarafından davacı şirket adına düzenlenen 15/05/2020 tarihli başka bir çek davalı bankaya verilmiş, ayrıca 20/09/2019 tarihinde davacı şirket tarafından 125.000-TL EFT ödemesi yapılmıştır. Yapılan bu ödemelerin, davacı şirketin kendi çek borcuna değil, üçüncü kişi olan çek keşidecisinin borcunun tasfiyesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu çekin davacı tarafından keşide edilmediği, ciro zincirinde davacının yer almadığı ve bu çekten dolayı davacının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca protokolün davacı adına yapılmadığı tespit edildiğinden, davacının yaptığı ödemenin çek keşidecisi namına yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacı şirketin, üçüncü kişi adına yapılan ödeme nedeniyle çekin iadesini talep etmek bakımından aktif husumeti bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Üçüncü bir kişinin başkasının çek borcuna mahsuben yaptığı ödemenin, ödemeyi yapan adına değil borçlu keşideci namına yapılmış sayılacağı ve bu durumda ödemeyi yapanın çekin istirdadını isteyecek aktif husumetinin bulunmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer mahsup/tasfiye ilişkilerinde emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif husumet (dava ehliyeti)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet↗ istirdat↗ ciro↗ karşılıksız çek↗ mahsup↗ yetkili hamil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/21
KARAR NO 2024/262
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2023
NUMARASI 2023/81Esas - 2023/520 Karar
DAVA
İstirdat
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında ... bank Zeytinburnu şubesinden tanzim edilen 15/05/2020 keşide tarihli 145.570-TL bedelli, ... çek nolu, 31/07/2019 keşide tarihli 250.000-TL bedelli ... nolu çekler ile ilgili ödeme protokolü yapıldığını, müvekkilinin söz konusu 15/05/2020 keşide tarihli 145.570-TL bedelli ... nolu çeki 11/08/2020 tarihinde ... bank Zeytinburnu Şubesi ... hesabından ödediğini, müvekkilinin diğer çeki kendisine ait banka hesabından ödediğini, ödemelere rağmen davalı bankanın çekleri müvekkiline iade etmediğini belirterek dava konusu çeklerin istirdadı ile davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından süre yönünden davanın reddine, davaya konu çeklerden 31/07/2019 keşide tarihli, 250.000-TL tutarlı çekin keşidecisi davacı taraf olmadığından, bu çek ile ilgili davacının dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine, mahkemece işin esasına girilmesi halinde ise ispat yükü davacıya ait olup, dava dilekçesi ekinde sunulan belge dışında başkaca delil sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; keşidecisi ... olan ... seri no'lu 31.07.2019 tarihli 250.000-TL bedelli çek yönünden yapılan değerlendirmede, davacının bu çek yönünden yetkili hamil olmadığı, davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, muhatabın çeki ibraz eden kişiye geçerli bir ödeme yapabilmesi için bu kişinin çek bedelini tahsil konusunda talep hakkına sahip olmasının zorunlu olduğu, keşidecisi ... olan ... nolu, 31.07.2019 tarihli ve 250.000-TL bedelli çek yönünden davacı şirketin yetkili hamil olmadığından bu çek yönünden aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle keşidecisi davacı şirket olan ... no'lu 15.05.2020 tarihli 147.500-TL bedelli çek yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, keşidecisi ...
olan ... no'lu 31.07.2019 tarihli 250.000-TL bedelli çek yönünden aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; keşidecisi ... olan ... no'lu 31.07.2019 tarihli ve 250.000-TL bedelli çekin müvekkili tarafından ödendiğini, ancak çekin müvekkiline iade edilmediğini, davalı bankanın protokole uymayarak çeki haksız olarak iktisap ettiğini, mahkemenin davayı husumet nedeniyle reddine karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava;bedeli davacı şirket tarafından ödenen çeklerin davalı banka tarafından bedelleri ödenmesine rağmen iade edilmediğinden bahisle istirdadı istemine yöneliktir. Davacı vekili ;çek bedellerinin ödenmesine rağmen çeklerin müvekkiline iade edilmediğini belirterek her iki çekin istirdadı için eldeki davayı açmış, yargılama sırasında ise ... nolu, 15/05/2020 tarihli 145.570-TL bedelli çek yönünden davadan feragat edilmiştir. Mahkemece, davacının 31/07/2019 tarihli ... seri nolu, 250.000-TL bedelli çek yönünden aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Keşidecisi ..., lehdarı ... ltd.Şti tarafından ...'ya ciro edilen 31/07/2019 tarihli ... nolu, 250.000-TL bedelli çekin ciranta ...
A.Ş. tarafından davalı bankaya ciro edildiği, banka tarafından ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığı anlaşılmaktadır. ... tarafından bu çek borcuna mahsup edilmek üzere davacı şirket tarafından (yetkili ...) keşide edilen ... seri nolu, 15/05/2020 tarihli, 145.570-TL bedelli çekin bir tutanak ile 04/10/2019 tarihinde davalı bankaya verildiği anlaşılmaktadır. 250.000-TL bedelli ... nolu çek karşılıksız çıktıktan sonra 20/09/2019 tarihinde 125.000-TL "... nolu ... çekine mahsuben" ödeme yapıldığı belirtilerek davacı şirket tarafından EFT ile davalı bankaya ödeme yapılmıştır. Karşılıksız çıkan 250.000-TL bedelli çek borcuna mahsuben verilen ... nolu keşidecisi davacı şirket olan 15/05/2020 tarihli 145.570-TL bedelli çek de karşılıksız çıkmıştır.Karşılıksız çıkan bu çeke karşılık ...
tarafından 150.400-TL ödeme yapılarak karşılıksız çıkan bu çek keşideci davacı şirkete iade ve teslim edildiğinden bu çek nedeniyle davadan feragat edilmiştir. Buna göre 31/07/2019 tarihli ... seri nolu 250.000-TL bedelli karşılıksız çeke mahsuben verilen çekin karşılıksız çıkmasından sonra ödenerek, 20/09/2019 tarihinde yapılan 125.000-TL ödeme ile davacı şirket tarafından 250.000-TL karşılıksız çek borcu ödenmiştir. Ne var ki yapılan ödeme çek keşidecisi ... tarafından düzenlenen çek nedeniyle üçüncü kişinin borcunun tasfiyesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu 31/07/2019 tarihli ... seri nolu, 250.000-TL bedelli çekin davacı tarafından keşide edilmediği, ciro zincirinde davacının yer almadığı, bu çekten dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı, bunun dışında 04/10/2019 tarihli protokolün davacı adına yapılmadığı anlaşıldığından davacının yaptığı ödemenin çek keşidecisi adına yapıldığının kabulü gerektiğinden, davacı şirketin gerek çek vererek gerekse EFT ile çek borcunu ödediği anlaşılmakla birlikte ödemelerin çek keşidecisi namına yapıldığının kabulü gerektiğinden çekin iadesini talep etmek bakımından aktif husumeti bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/45921 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi