6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Para alacağı davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/329 E. 2024/317 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Dava konusu bir miktar para alacağı (menfi zarar tazminatı) olan davalarda, ihtiyati tedbir talebi HMK 389. madde kapsamında uyuşmazlık konusu mal varlığına ilişkin olmadığından kabul edilemez; bu tür davalarda hak arayan tarafın koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz talep etmesi gerekir, ihtiyati tedbir kararı verilemez.

Ele alınan sorunlar

Para alacağı talepli davada ihtiyati tedbir talep edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, ihalede taahhüdünü yerine getirmeyen davalı yüzünden uğranılan olumsuz zararın (kaçırılan fırsat ilkesi çerçevesinde ilk ihaledeki ikinci teklif ile yeniden yapılan ihaledeki fiyat farkının) tahsili için açılan davada, yargılamanın uzun sürmesi ve bu süreçte hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, niteliği itibariyle menfi zarara ilişkin bir tazminat davasıdır. Davacı vekili gerek talep gerekse istinaf dilekçesinde talebinin ihtiyati tedbire ilişkin olduğunu belirterek dava süresince davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 390/3. maddesi gereği tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda dava, davalının ihale ile üstlendiği edimlerini süresinde ifa etmemesi nedeniyle alım ihalesinin feshi ile yeniden ihaleye çıkılması sonucu oluşan farkın tazmini istemine ilişkindir. Buna göre davalının malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları eldeki davanın konusunu oluşturmamaktadır. HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebilir; para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebilir. Konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği koşulu yönünden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Para alacağına ilişkin (menfi zarar tazminatı) davalarda, davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir talep edilemeyeceğini, bu hallerde koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz talep edilmesi gerektiğini vurgulaması yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir ihtiyati haciz menfi zarar uyuşmazlık konusu mal varlığı yaklaşık ispat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/329

KARAR NO 2024/317

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/12/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/685 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/02/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 15/12/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, müvekkili tarafından ... ihale kayıt nolu, "2022 Yılı Yazlık İş Elbiseleri Mal Alım İşi" için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19. Maddesine göre açık ihale usulü ile 13/01/2022 tarihinde ihale gerçekleştirildiğini, davalının sözleşme konusu iş elbiselerini eksiksiz olarak teslim etme yükümlülüğünü 60 gün içerisinde yerine getirmediğini, bunun üzerine davalıya yapılan ihtarname ile kendisine verilen 10 günlük ek süre içerisinde de yerine getirmediğini, davalı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müvekkili şirket tarafından yeniden ihaleye çıkıldığını, yüklenici sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini ihlal ederek müvekkili idarenin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ihalenin davalıya ihale edilen 2.

Kısım, 5. Kısım ve 4. Kısımları için sunulan diğer tekliflerin yaklaşık maliyet üzerinde olduğu için uygun bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin işin tamamlanmayan kısımları için yeniden ihaleye çıkılması ve ihale üzerinde kalan ... Ticaret AŞ ile sözleşme imzalanması sonucu müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 2.241.500-TL (KDV hariç) bedel ile yine sadece bu tamamlanmayan kısma ilişkin ilk ihalede hesaplanan yaklaşık maliyet tutarı olan 1.991.559,12-TL arasındaki farkın menfi zararları olarak değerlendirildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 259.940,88-TL + % KDV olmak üzere toplam 280.736,15-TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu tutarın sözleşmenin fesih tarihi olan 18/07/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati haciz mahiyetinde, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece, ihtiyati tedbir, dava konusu üzerinde, yargılama sonunda hakkın elde edilmesinin güçleşmesi veya imkansız hale gelmesi halinde talep edilebileceği, ihtiyati tedbir davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki koruma olduğu, somut olayda dava konusu talep bir miktar para alacağına ilişkin olup ihtiyati tedbir talebi niteliği gereği dosya kapsamına uygun olmadığı gerekçesiyle davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, açılan davada, davacının taahhüdünü yerine getirmeyerek sözleşmenin feshine neden olduğunu, müvekkili şirketin bu yüzden zarara uğradığını, uğradığı olumsuz zararın ödetilmesini isteme hakkına sahip olduğunu, olumsuz zararın miktarı belirlenirken, kural olarak kaçırılan fırsat ilkesi çerçevesinde, ilk ihalede davalıdan sonraki en iyi ikinci fiyat teklifiyle, makul sürede yöntemince yapılmış ikinci ihalede gerçekleşen fiyat arasındaki farkın esas alınması gerektiğini, yargılamanın uzun sürmesi, geçen süre içinde davalı taraftan hakkını talep etmenin zorlaşacağından bahisle mahkemeden talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı vekiline tensip zaptının 15. maddesi ile "İhtiyati haciz mi ihtiyati tedbir mi talep edildiği hususunda tereddüt oluşturmayacak şekilde net ve kesin talebi bildirmesi için davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş iş bu ara kararının tebliği üzerine davacı vekili verdiği dilekçede taleplerinin ihtiyati tedbire ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Dava niteliği itibariyle menfi zarara ilişkin tazminat davasıdır. Davacı vekili gerek talep, gerekse istinaf başvuru dilekçesinde talebinin ihtiyati tedbire ilişkin olduğunu belirterek dava süresince davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

"şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda, eldeki davanın davalının aldığı ihale ile üstlendiği edimlerini süresinde ifa etmediğinden alım ihalesinin feshi ile yeniden ihaleye çıkıldığından aradaki farkın tazmini istemine ilişkindir. Buna göre; davalının malvarlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının iş bu davanın konusunu teşkil etmediği açıktır. HMK.nun 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği, somut uyuşmazlıktaki gibi konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir.

Açıklanan nedenlerle, “... ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği” koşulu yönünden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, ara karara yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde bulunmadığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/45836 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.