Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5166 E. 2013/5162 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu tazmini↗ hapis hakkı↗ komisyon alacağı↗ teminat mektubu↗ muacceliyet↗ mahsup↗ komisyon↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ avans faizi↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadaki hesapları bakımından davalı bankanın teminat mektuplarının bedellerine ve bu mektuplara ilişkin (MK. m. 950 uyarınca) muaccel olan komisyon alacaklarına tekabül eden oranda, davacıya ait hesaplar üzerinde, hapis hakkı uygulayabileceği ancak verilen teminat mektuplarına ilişkin muaccel olup da tahsil edilmeyen herhangi bir komisyon alacağına rastlanmadığı, verilen teminat mektupları henüz mer'i bulunduğundan davalının hapis hakkının sadece, davacı tarafa verilen ve halen yürürlükte olan 7 adet teminat mektubu karşılığı 801,76-TL ile sınırlı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu durumda davacı adına davalı bankanın yatırım hesabı nezdinde bulunan 04.12.2007 tarihi itibariyle 149.521,52TL +5.437,90-USD (11.09.2008 tarihi itibariyle 190.710,83 TL+5.542,47 USD) bedelinden verilen teminat mektuplarının toplam miktarı olan 801,76 TL'lik bedelin mahsup edilmesi, mahsup edilen bu bedel üzerinde davalının hapis hakkının varlığının kabul edilmesi, geriye kalan bedel üzerinde de davacının tasarruf yetkisinin bulunduğu, mer'i olan ve herhangi bir riski bulunmayan banka teminat mektupları üzerinde, davalı bankanın sadece komisyon bakımından alacağı olduğu ve haklarını tespit edilen komisyon tutarı bakımından kullanabileceği gerekçesiyle 100.000 TL alacak üzerinden 04/12/2007 tarihinden başlamak üzere avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 314. maddesi uyarınca idare meclisi azaları en çok ... yıl müddetle seçilebilir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca her ne kadar gecikmesinde sakınca bulunan hallerde süresi biten yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin devam edeceği kabul edilmekte ise de, somut olayda gecikmesinde sakınca bulunan bir hal söz konusu olmadığından, 1987 yılında seçilen ve ... yıllık görev süresi sona eren yönetim kurulu üyesinin verdiği vekaletle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece bu hususun ikmali için davacıya süre verilip, geçerli bir vekalet ibraz edildiğinde davaya devam edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Diğer taraftan, davalı taraf, meri bulunan teminat mektubunun tazmin edildiğinde sadece teminat mektubu tutarını değil faizini de ödemek zorunda kalacağını, bu nedenle mevduatın iade edilmediğini savunduğu ve mektup metninde de bu yönde hükümler bulunduğu halde mahkemece teminat mektubu metni dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru bulunmamış hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15753 E. 2015/1090 K.
Ortak:teminat mektubu · teminat
İncelediğiniz kararda950 uyarınca) «muaccel» olan «komisyon» alacaklarına tekabül eden oranda, davacıya ait hesaplar üzerinde, «hapis hakkı» uygulayabileceği ancak verilen «teminat» mektuplarına ilişkin muaccel olup da tahsil edilmeyen herhangi bir «komisyon alacağına» rastlanmadığı, verilen teminat mektupları henüz mer'i bulunduğundan davalının hapis hakkının sadece, davacı tarafa verilen ve halen yürürlükte olan 7 adet «teminat mektubu» karşılığı 801,76-TL ile sınırlı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu durumda davacı adına davalı bankanın yatırım hesabı nezdinde bulunan 04.12.2007 tarihi itibariyle 149.521,52TL +5.437,90-USD (11.09.2008 tarihi itibariyle 190.710,83 TL+5.542,47 USD) bedelinden verilen teminat mektuplarının toplam miktarı olan 801,76 TL'lik bedelin «mahsup» edilmesi, mahsup edilen bu bedel üzerinde davalının hapis hakkının varlığının kabul edilmesi, geriye kalan bedel üzerinde de davacının tasarruf «yetkisinin» bulunduğu, mer'i olan ve herhangi bir riski bulunmayan banka teminat mektupları üzerinde, davalı bankanın sadece komisyon bakımından alacağı olduğu ve haklarını tespit edilen komisyon tutarı bakımından kullanabileceği gerekçesiyle 100.000 TL alacak üzerinden 04/12/2007 tarihinden başlamak üzere «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece bu hususun ikmali için davacıya süre verilip, geçerli bir vekalet «ibraz» edildiğinde davaya devam edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Diğer taraftan, davalı taraf, meri bulunan «teminat mektubunun tazmin» edildiğinde sadece teminat mektubu tutarını değil faizini de ödemek zorunda kalacağını, bu nedenle mevduatın iade edilmediğini savunduğu ve mektup metninde de bu y …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadaki hesapları bakımından davalı bankanın «teminat» mektuplarının bedellerine ve bu mektuplara ilişkin (MK. m.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesine» göre davacı banka tarafından davalı lehine 10 adet «teminat mektubu» verilmiş; daha sonra kredi sözleşmesi kat edilmiştir.
Dava, mer'i «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin paraya çevrilmesi · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, kat edilen «genel kredi sözleşmesine» göre mer'i banka «teminat» mektuplarının «depo» edilmesi her zaman istenebileceğinden davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak taraflar arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesine» göre davacı banka tarafından davalı lehine 10 adet «teminat mektubu» verilmiş; daha sonra kredi sözleşmesi kat edilmiştir.
Dava, mer'i «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5166 E. , 2013/5162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....11.2011 tarih ve 2011/47-2011/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun zamandan beri faaliyette bulunmaması nedeniyle münfesih sayıldığını, müvekkilinin faal olduğu dönemlerde kullanmış olduğu banka teminat mektuplarına karşılık hesaplarına davalı tarafından bloke konulduğunu ve bloke konulan bu hesapların işletilerek gelir elde edildiğini, bloke konulan hesapların işletilmesinden vergi dairesince kesilen ceza ihbarnamelerinin tebliğiyle haberdar olduklarını, tahakkuk eden vergilerin bir kısmının ödendiğini ancak davalı bankanın bloke koyduğu hesapları serbest bırakmak için son üç yıl içinde alınan sirküler örneği talep ettiğini, gayrifaal bulunan müvekkili şirketten böyle bir belgenin temin edilmesinin mümkün olmadığını, şirketi temsil yetkisinin en son yetkili kişilere ait olduğunu, bu hususun davalı banka tarafından göz ardı edildiğini ve müvekkilinin ağır maddi kayıplara uğramasına neden olduğunu, hesaplar hakkında da bilgi verilmediğini, davalının hesaplar üzerinde müvekkilinden yetki almadan birçok işlem gerçekleştirdiğini, davalıya ihtarname keşide edildiğini ancak ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalı şirket nezdinde müvekkili şirket ve yönetim kurulu başkanı ...
adına açılmış bütün hesapların, hesaplara ilişkin yetkilendirme işlemlerinin, teminat mektubu karşılığı alınan masraf ve komisyon bedellerinin, teminat mektuplarına istinaden gümrüklerle yapılan yazışmaların tespitini, ortaya çıkacak alacaklarının taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiş, 27/09/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de 100.000 TL üzerinden davayı ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin üç yıl olduğunu, aradan 20 yıllık bir süre geçtiğini bu nedenle şirketin organsız kaldığını, davacı şirkete kesilen vergi cezalarıyla müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, bu cezaların kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemesi nedeniyle kesildiklerini, davacı tarafla kredi sözleşmesi imzalandığını ve teminat mektupları verildiğini ancak teminat mektuplarının iade edilmediğini, bu nedenle yasa gereği ve imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davacının hesapları üzerinde hapis ve rehin hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadaki hesapları bakımından davalı bankanın teminat mektuplarının bedellerine ve bu mektuplara ilişkin (MK. m. 950 uyarınca) muaccel olan komisyon alacaklarına tekabül eden oranda, davacıya ait hesaplar üzerinde, hapis hakkı uygulayabileceği ancak verilen teminat mektuplarına ilişkin muaccel olup da tahsil edilmeyen herhangi bir komisyon alacağına rastlanmadığı, verilen teminat mektupları henüz mer'i bulunduğundan davalının hapis hakkının sadece, davacı tarafa verilen ve halen yürürlükte olan 7 adet teminat mektubu karşılığı 801,76-TL ile sınırlı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu durumda davacı adına davalı bankanın yatırım hesabı nezdinde bulunan 04.12.2007 tarihi itibariyle 149.521,52TL +5.437,90-USD (11.09.2008 tarihi itibariyle 190.710,83 TL+5.542,47 USD) bedelinden verilen teminat mektuplarının toplam miktarı olan 801,76 TL'lik bedelin mahsup edilmesi, mahsup edilen bu bedel üzerinde davalının hapis hakkının varlığının kabul edilmesi, geriye kalan bedel üzerinde de davacının tasarruf yetkisinin bulunduğu, mer'i olan ve herhangi bir riski bulunmayan banka teminat mektupları üzerinde, davalı bankanın sadece komisyon bakımından alacağı olduğu ve haklarını tespit edilen komisyon tutarı bakımından kullanabileceği gerekçesiyle 100.000 TL alacak üzerinden 04/12/2007 tarihinden başlamak üzere avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 314. maddesi uyarınca idare meclisi azaları en çok ... yıl müddetle seçilebilir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca her ne kadar gecikmesinde sakınca bulunan hallerde süresi biten yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin devam edeceği kabul edilmekte ise de, somut olayda gecikmesinde sakınca bulunan bir hal söz konusu olmadığından, 1987 yılında seçilen ve ... yıllık görev süresi sona eren yönetim kurulu üyesinin verdiği vekaletle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece bu hususun ikmali için davacıya süre verilip, geçerli bir vekalet ibraz edildiğinde davaya devam edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Diğer taraftan, davalı taraf, meri bulunan teminat mektubunun tazmin edildiğinde sadece teminat mektubu tutarını değil faizini de ödemek zorunda kalacağını, bu nedenle mevduatın iade edilmediğini savunduğu ve mektup metninde de bu yönde hükümler bulunduğu halde mahkemece teminat mektubu metni dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru bulunmamış hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/455234700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz