Meblağ tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1240 E. 2018/6821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 331/1↗ taleple bağlılık ilkesi↗ davanın konusuz kalması↗ taleple bağlılık↗ hizmet bedeli↗ acente↗ sebepsiz zenginleşme↗ alacak davası↗ yargılama gideri↗ dosya masrafı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu eşyanın bulunduğu konteynerin varma limanında gemiden tahliye edilip, konteyner boşaltma sahasına taşındıktan sonra eşyanın konteynerden boşaltılması aşamasından sonra teslime kadar muhafaza edileceği yere taşınması ve burada muhafaza edilmesi ücret ve masrafları, davacı gönderilen tarafından ödeneceği, davalı acente, eşyanın konteynerden tahliyesine ve ayrılmasına
nezaret hizmeti vermiş ise davacının gönderilen bu hizmetlerin bedelini de ödemekle yükümlü olduğu, davalının 210,07 USD sahadan ambara sevkiyat ücreti olarak, 75 USD parsiyel servis ücreti olarak, 40 USD ve liman güvenlik ücreti olarak 5 USD olmak üzere toplam 390,07 USD talep edebileceği, davacının dava dışı ...’a ödediği ardiye bedelinin bir kısmı için davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalının dava devam ederken kendisine ödenen 1.119,77 USD'nin tamamını davacıya geri ödediği, davacının 729,70 USD’nin iadesini talep hakkına sahip ise de davada 100 TL’nin iadesini talep ettiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereği 100 TL’nin dava tarihinden iade tarihine kadar (06.07.2010 - 03.08.2010) işletilecek faizin de bu kapsamda ödenmiş olduğu gerekçeleri ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yapılan nakliye sonucu davalı tarafından verilen bir kısım hizmetler için istenen fahiş bedellerin emtianın teslim alınabilmesi için davalıya ödenmek zorunda kalındığı, bu şekilde davalının sebepsiz zenginleştiği, ayrıca davalının, davacıdan talimat almaksızın emtianın dava dışı bir firmanın ardiyesine teslim edildiği, bu nedenle de zarara uğranıldığı iddiasına dayalı alacak davası olup, yargılama devam ederken davacının talebine konu bedel davacıya ödendiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının dava konusu bedeli davanın açılmasından sonra davacıya ödediği ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının 390,07 USD ödemekle yükümlü olduğunun tespit edildiği hususları da gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12050 E. 2014/1093 K.
Ortak:dosya masrafı · teslim
İncelediğiniz kararda… anın bulunduğu konteynerin varma limanında gemiden tahliye edilip, konteyner boşaltma sahasına taşındıktan sonra eşyanın konteynerden boşaltılması aşamasından sonra «teslime» kadar muhafaza edileceği yere taşınması ve burada muhafaza edilmesi ücret ve «masrafları», davacı gönderilen tarafından ödeneceği, davalı «acente», eşyanın konteynerden tahliyesine ve ayrılmasına nezaret hizmeti vermiş ise davacının gönderilen bu «hizmetlerin bedelini» de ödemekle yükümlü olduğu, davalının 210,07 USD sahadan ambara sevkiyat ücreti olarak, 75 USD parsiyel servis ücreti olarak, 40 USD ve liman güvenlik ücreti olarak 5 USD olmak üzere toplam 390,07 USD talep edebileceği, davacının dava dışı ...’a ödediği ardiye bedelinin bir kısmı için davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalının dava devam ederken kendisine ödenen 1.119,77 USD'nin tamamını davacıya geri ödediği, davacının 729,70 USD’nin iadesini talep hakkına sahip ise de davada 100 TL’nin iadesini talep ettiğinden, «taleple bağlılık ilkesi» gereği 100 TL’nin dava tarihinden iade tarihine kadar (06.07.2010 - 03.08.2010) işletilecek faizin de bu kapsamda ödenmiş olduğu gerekçeleri ile konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermiştir.
Dava, yapılan nakliye sonucu davalı tarafından verilen bir kısım hizmetler için istenen fahiş bedellerin emtianın «teslim» alınabilmesi için davalıya ödenmek zorunda kalındığı, bu şekilde davalının «sebepsiz zenginleştiği», ayrıca davalının, davacıdan talimat almaksızın emtianın dava dışı bir firmanın ardiyesine teslim edildiği, bu nedenle de zarara uğranıldığı iddiasına dayalı «alacak davası» olup, yargılama devam ederken davacının talebine konu bedel davacıya ödendiğinden konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKonteyner A.Ş, konteynırın boşaltma limanından sonra kara taşımasını ise diğer davalının yaptığı, T. şirketi ile davacı arasında «konişmento» hükümleri uygulanacağı, konteynerin 16.03.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, 18.03.2011 tarihinde diğer davalının araçlarına yüklendiği, T. şirketine «hasar ihbarı» yapılmadığı, konişmento üzerinde yükün ve konteynerin hasarına ilişkin bir kayıt mevcut olmadığı, konteynerin konişmentodaki kayıttan anlaşılacağı üzere «taşıyana» sağlam olarak «teslim» edildiği; yükleme, «istif» ve sayımın yükleten tarafından yapıldığı, boşaltma limanında tahliye edilen konteynerin gönderilen tarafından teslim alındığı, konteynerin kapalı olarak taşıyana teslim edildiği ve yine kapalı olarak gönderilene teslim edilmesi sebebiyle 1 plaka eksiklikten «taşıyanların sorumlu» olamayacağı, 6 adet kırık plakadaki hasarında konteynerin tıra yüklenme ve boşaltma işlemleri sırasında meydana gelmiş olabileceği tespit edildiğinden, deniz taşımasını yapan davalı T. şirketi lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, diğer davalının ise konteynerin tahliye limanından davacının halefi sigortalının deposuna kara taşımasını yaptığı, bilirkişi raporunda taşıma mesafesi, araçlarda kaza vb. sonucu meydana gelmiş bir hasarın olmayışı, hasarın cam emtiasının üst kısmında meydana gelmiş olduğu, bu tip hasarın konteynerin vinçler tarafından elleçlenmesi sırasında oluşabileceğini belirttiği, yükleme ve boşaltmanın taşıyan tarafından yapıldığı konişmentodan anlaşıldığı, ancak bu boşaltma tahliye limanından gemiden boşaltmadır ve bundan sonraki «masraflar» alıcıya ait olduğu, konteynerin tahliye sonrasında liman sahasında kimler tarafından tıra yüklendiği belli olmadığı, bu durumda 2 nolu davalı Haydarpaşa Motorlu Ta …
Kooperatifi deniz taşıması ile İzmit Evyap limanına gelen malı ihtirazi kayıtsız olarak «teslim» almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · istifa · ihbar · taşıyan · kusur · hasar
Benzer bu karardaKonteyner A.Ş, konteynırın boşaltma limanından sonra kara taşımasını ise diğer davalının yaptığı, T. şirketi ile davacı arasında «konişmento» hükümleri uygulanacağı, konteynerin 16.03.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, 18.03.2011 tarihinde diğer davalının araçlarına yüklendiği, T. şirketine «hasar ihbarı» yapılmadığı, konişmento üzerinde yükün ve konteynerin hasarına ilişkin bir kayıt mevcut olmadığı, konteynerin konişmentodaki kayıttan anlaşılacağı üzere «taşıyana» sağlam olarak «teslim» edildiği; yükleme, «istif» ve sayımın yükleten tarafından yapıldığı, boşaltma limanında tahliye edilen konteynerin gönderilen tarafından teslim alındığı, konteynerin kapalı olarak taşıyana teslim edildiği ve yine kapalı olarak gönderilene teslim edilmesi sebebiyle 1 plaka eksiklikten «taşıyanların sorumlu» olamayacağı, 6 adet kırık plakadaki hasarında konteynerin tıra yüklenme ve boşaltma işlemleri sırasında meydana gelmiş olabileceği tespit edildiğinden, deniz taşımasını yapan davalı T. şirketi lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, diğer davalının ise konteynerin tahliye limanından davacının halefi sigortalının deposuna kara taşımasını yaptığı, bilirkişi raporunda taşıma mesafesi, araçlarda kaza vb. sonucu meydana gelmiş bir hasarın olmayışı, hasarın cam emtiasının üst kısmında meydana gelmiş olduğu, bu tip hasarın konteynerin vinçler tarafından elleçlenmesi sırasında oluşabileceğini belirttiği, yükleme ve boşaltmanın taşıyan tarafından yapıldığı konişmentodan anlaşıldığı, ancak bu boşaltma tahliye limanından gemiden boşaltmadır ve bundan sonraki «masraflar» alıcıya ait olduğu, konteynerin tahliye sonrasında liman sahasında kimler tarafından tıra yüklendiği belli olmadığı, bu durumda 2 nolu davalı Haydarpaşa Motorlu Ta …
Olay tarihinde yürürlükte olan TTK.'nın 772.maddesine göre davalı, ihtirazi koymadan eşyayı kabul ettiğinden dış görünüşü itibari ile hiçbir «kusuru» olmadığını kabul etmiş sayılır.
Kooperatifi ihtirazi kayıtsız kabul ettiğine göre «hasarın» bu davalının kara taşıması sırasında meydana geldiğinin kabulü gerekir.
Adı geçen davalı, eksper raporunda zararın üst bağlantı takozunun kırılmasından meydana gelmiş olabileceği belirtildiğinden emtiaların ambalajının muhafazaya elverişli olmadığını da savunduğuna göre mahkemece kara taşıması konusunda uzman bilirkişlerin de yer aldığı 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak tarafların sorumluluk ve varsa «kusur» durumunun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı S.S H.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1240 E. , 2018/6821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/10/2016 tarih ve 2015/87-2016/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ... ithal ettiği malın 185,67 USD karşılığında taşındığını, bu bedelin de ödendiğini, malın ...'a varması ile birlikte davalının davacıya gönderdiği ihbarnamede nakliye bedelinin haricinde ordino, terminal, tahliye, parsiyel servis ücreti, liman güvenlik bedeli olmak üzere KDV hariç 1.217,29 USD talep ettiğini, müvekkilinin önceki emsal ithalatlarına nazaran istenen bu bedeller fahiş olduğundan itiraz ettiğini, bunun üzerine davalının fiyatları revize ederek talebini 1.097,27 USD'ye düşürdüğünü, bu rakamların da emsallerinin çok üzerinde olduğunu, bunların da ödenmeyeceğinin davalıya bildirilmesinin akabinde malların teslim edilmeyeceğinin söylendiğini, ticari itibarın zarar görmesini engellemek için 13.05.2010 tarihinde 1.119,77 USD ödeme yapıldığını, fahiş ücret isteyen davalının bu tutar kadar sebepsiz zenginleştiğini, ordino ücretinin yasal dayanağının bulunmadığını, davalının yine müvekkilinden bir talimat almaksızın ithal malları ...
Loj. Dış. Tic. A.Ş.'nin deposunda muhafaza ettiğini, müvekkilinin bu şirkete de 599,63 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek şimdilik 100,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, istenen bedellerin fahiş olmadığını, davacının haklı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla 1.119,77 USD'nin 03.08.2010 tarihinde iade edildiğini, davanın konusuz kaldığını, ardiye ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu eşyanın bulunduğu konteynerin varma limanında gemiden tahliye edilip, konteyner boşaltma sahasına taşındıktan sonra eşyanın konteynerden boşaltılması aşamasından sonra teslime kadar muhafaza edileceği yere taşınması ve burada muhafaza edilmesi ücret ve masrafları, davacı gönderilen tarafından ödeneceği, davalı acente, eşyanın konteynerden tahliyesine ve ayrılmasına
nezaret hizmeti vermiş ise davacının gönderilen bu hizmetlerin bedelini de ödemekle yükümlü olduğu, davalının 210,07 USD sahadan ambara sevkiyat ücreti olarak, 75 USD parsiyel servis ücreti olarak, 40 USD ve liman güvenlik ücreti olarak 5 USD olmak üzere toplam 390,07 USD talep edebileceği, davacının dava dışı ...’a ödediği ardiye bedelinin bir kısmı için davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalının dava devam ederken kendisine ödenen 1.119,77 USD'nin tamamını davacıya geri ödediği, davacının 729,70 USD’nin iadesini talep hakkına sahip ise de davada 100 TL’nin iadesini talep ettiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereği 100 TL’nin dava tarihinden iade tarihine kadar (06.07.2010 - 03.08.2010) işletilecek faizin de bu kapsamda ödenmiş olduğu gerekçeleri ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yapılan nakliye sonucu davalı tarafından verilen bir kısım hizmetler için istenen fahiş bedellerin emtianın teslim alınabilmesi için davalıya ödenmek zorunda kalındığı, bu şekilde davalının sebepsiz zenginleştiği, ayrıca davalının, davacıdan talimat almaksızın emtianın dava dışı bir firmanın ardiyesine teslim edildiği, bu nedenle de zarara uğranıldığı iddiasına dayalı alacak davası olup, yargılama devam ederken davacının talebine konu bedel davacıya ödendiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının dava konusu bedeli davanın açılmasından sonra davacıya ödediği ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının 390,07 USD ödemekle yükümlü olduğunun tespit edildiği hususları da gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454973000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz