6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Delil avansı eksik bildirilmişse bilirkişi ücretine ilişkin kesin süre geçersizdir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/508 E. 2024/453 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Delil avansı kapsamında bilirkişi ücreti için taraf vekiline kesin süre verilirken, dosyada mevcut gider avansı bulunup bulunmadığı ve miktarı bildirilmeden, bu tutarın mahsubu yapılmadan hiç avans yokmuş gibi kesin süre verilmesi usule aykırıdır ve bu durumda verilen kesin süre geçersiz sayılır; ayrıca tarafın delil olarak dayandığı derdest dava dosyaları getirtilip incelenmeden eksik inceleme ile davanın reddine karar verilemez.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi ücreti için verilen kesin sürenin geçerliliği → kabul

İddia: Mahkemece verilen ara kararda hangi hususta bilirkişi incelemesi yapılacağının belirtilmediği, bilirkişi ücretinin ödenmemesinin diğer delillerden vazgeçildiği anlamına gelmediği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: HMK 324. madde uyarınca taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır; yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır ve mahkeme davayı dosyadaki mevcut delil durumuna göre değerlendirmelidir. Somut olayda mahkemece davacı vekiline bilirkişi ücreti için 2 haftalık kesin süre verilmiş, ancak dosyada mevcut gider avansı bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı davacı vekiline bildirilmemiştir. Dava açılırken 710-TL gider avansı yatırılmış olup, ara karar tarihi itibariyle bu avanstan üç adet tebligat gideri ile üç adet posta gideri harcanmıştır. Ara karar tarihi itibariyle dosyada mevcut olan gider avansı miktarı belirtilerek, bu tutarın mahsubu sonucu yatırılması gereken bakiye tutar yönünden kesin süre verilmesi gerekirken, hiç gider avansı yokmuş gibi işlem yapılması usule aykırıdır. Bu nedenle verilen kesin süre geçersizdir ve buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Delil olarak dayanılan derdest dava dosyalarının getirtilmemesi → kabul

İddia: Taraflar arasında derdest birçok dava bulunduğu, bu dosyaların getirtilmediği, dosyalarda kayyım raporları ve bilirkişi raporlarının bulunduğu, ancak incelenmediğinden iddiaların dayanaksız kaldığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davacının bilirkişi delili dışında başkaca dava dosyalarına delil olarak dayanmasına rağmen, anılan dosyalar getirtilip incelenmeden, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Delil avansı/bilirkişi ücreti için kesin süre verilirken mahkemenin dosyada mevcut gider avansı miktarını bildirip mahsup etmesi gerektiği, aksi halde verilen kesin sürenin geçersiz sayılacağı yönündeki tespit, benzer usuli uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı gider avansı kesin süre bilirkişi incelemesi genel kurul kararının iptali eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 324

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/508

KARAR NO 2024/453

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/12/2023

NUMARASI 2023/646 Esas - 2023/1305 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ortağı olup, müştereken temsile yetkili olduğu diğer müdürün baskıları ile şirkette çalışmasına son verildiğini, bunların sonucunda müvekkilince Bakırköy 6. ATMnin 2021/396 esas sayılı dosyasında müdürün azli ile şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açıldığını, bu davada şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, 04/07/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesine karar alındığını, ayrıca genel kurulda finansal tablolar müzakere edilmediğinden fesih kararı ve müdürün ibrasına karar alınmasının mümkün olmadığını,şirketin sona ermesi oylanmamış olup şirketin tasfiyeye girmesine karar verildiğinden, bu geçersiz karara dayalı tasfiye memuru atanması kararının da geçersiz olduğunu belirterek, davalı şirketin 04.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; şirketin feshine itiraz eden davacının kendisi tarafından şirketin feshi talepli dava açıldığını, davacının kendi kusuruna dayanarak hak elde etmeye çalıştığını, finansal tabloları ve şirketin durumunu takip etmediğini, şirketin tasfiye sürecine girmesinin alacaklıların haklarını almasına engel teşkil etmediğini, davalı aleyhine şirket müdürlüğü dönemi için Bakırköy 3.ATMnin 2023/110 esas sayılı dava ikame edildiğini, davacının 2 yılı aşkın süredir şirket işlerini engellemesi, bu süreç içerisinde şirkete denetim ve yönetim kayyımları atanması, nedeniyle işlerin sekteye uğradığını, gelinen noktada şirketin tasfiyesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 11/10/2023 tarihli duruşmada uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi ücretinin belirlenen kesin süre içinde davacı tarafından yatırılmadığı, davacı tarafça, davalı şirketin 04/07/2023 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiye haline girmesine, şirket müdürünün ibrasına, tasfiye memuru atanmasına yönelik kararların iptali talep edilmiş olup, davacı taraf iddialarının davalı şirket ticari defter ve belgeleri ile finansal tablolarının bilirkişi tarafından incelenmesini gerektirdiği, davacı taraf kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığından, bilirkişi delilinden vazgeçildiği, açılan davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece verilen ara kararında hangi hususta bilirkişi incelemesi yapılacağının belirtilmediğini, ayrıca ara kararda verilen süreye uyulmaması halinde davacının bu istekten vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine karşın, mahkemece diğer deliller incelenmeden davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi ücretinin ödenmemesinin diğer delillerden vazgeçildiği anlamına gelmediğini, taraflar arasında derdest birçok dava bulunmakta olup mahkemece bu dosyaların getirtilmediğini, bu dosyaların incelenmesi halinde şirketin finansal durumu ve tabloları hakkında da bilgi sahibi olunabileceğini, zira dosyalarda kayyım raporları ve bilirkişi raporlarının bulunduğunu, ancak anılan derdest dosyalar incelenmediğinden ileri sürdükleri iddiaların dayanaksız kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 04.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. HMK’nın 324. maddesinde; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamıyorsa, davanın esastan reddi gerekir. Somut olayda; mahkemece 11.10.2023 tarihli duruşmada dosyanın 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınmasına, 20.000-TL bilirkişi ücretini depo etmek üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilerek, kesin süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilince bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, ancak mahkemece davacının dosyada mevcut gider avansı bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının ne olduğunun davacı vekiline bildirilmediği anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere delil avansı kapsamında mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmişse de; dava açılırken davacı tarafça 710-TL gider avansı yatırıldığı, ara karar tarihi itibariyle avanstan üç adet tebligat gideri ile üç adet posta gideri harcandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ara karar tarihi itibariyle dosyada mevcut olduğu anlaşılan gider avansı miktarı belirtilerek, bu tutarın mahsubu sonucu yatırılması gereken bakiye tutar yönünden davacı vekiline kesin süre verilmesi gerekirken, hiç gider avansı yokmuş gibi işlem yapılması usule aykırıdır. Bu nedenle mahkemece verilen kesin süre geçersiz olup, buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.

Diğer yandan davacının bilirkişi delili dışında,başkaca dava dosyalarına delil olarak dayanmasına rağmen,anılan dosyalar getirtilip incelenmeden, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi de hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek deliller toplanıp değerlendirilmediğinden,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/646 Esas - 2023/1305 Karar sayılı 20/12/2023 tarihli kararının, HMK'nun 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/03/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/45486 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.