Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6386 E. 2013/11743 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesinleşen ilam↗ tebliğ tarihi↗ tasdik kararı↗ tenfiz↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen kararın posta yoluyla tebliğ edildiği, Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmemiş olan söz konusu kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem ... hem de ... anılan sözleşmeye taraftır.1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. ..., 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, yabancı mahkeme ilamında, kararın 13.05.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinin yazılı olduğu, kararın bu tarihte tebliğ edildiğine dair bir evrakın davacı yanca ibraz edilmediği, davacı tarafça karar tebliğine ilişkin sunulan tebliğ evrakının ise masraf tespit kararının tebliğine ilişkin bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de yabancı mahkeme ilamında, kararın 13.05.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiği yazılı olmasına rağmen davacı tarafça dosyaya sunulan ve ... Bakanlığı ... Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı vekili avukat ...'e tebligat yapıldığını gösteren evraktaki tebliğ tarihi ise 17.09.2009'dur. Mahkemece, davacı yanın sunduğu tebliğ evrakının masraf tespit kararına ilişkin olduğu kabul edilmiş ise de masraf tespit kararında, kararın 20.04.2011 tarihinde davalı vekili avukat Korumtaş'a tebliğ edildiğinin yazılı olması karşısında mahkemenin bu kabulü yerinde bulunmamaktadır. Ancak, davacı yanca sunulan tebliğ evrakında da, tebliğ edilenin 29.04.2009 tarihli dava dilekçesi olduğu yazılı olup bu tarih tenfizi istenilen karar tarihi olduğundan yabancı ilamın davalıya usulünce tebliğ edilip edilmediği noktasında tereddüt doğmuştur. Bu durumda, mahkemece gerekirse tenfizi istenilen karara ilişkin dosyanın tamamının tasdikli suretinin yurt dışından getirtilmesi ya da istinabe suretiyle kararın hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğinin tespiti ve sonucuna göre yabancı ilamın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin kesin olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaAncak, davacı yanca sunulan tebliğ evrakında da, tebliğ edilenin 29.04.2009 tarihli dava dilekçesi olduğu yazılı olup bu tarih «tenfizi» istenilen karar tarihi olduğundan «yabancı ilamın» davalıya usulünce tebliğ edilip edilmediği noktasında tereddüt doğmuştur.
Bu durumda, mahkemece gerekirse «tenfizi» istenilen karara ilişkin dosyanın tamamının «tasdikli» suretinin yurt dışından getirtilmesi ya da istinabe suretiyle kararın hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğinin tespiti ve sonucuna göre «yabancı ilamın» usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin «kesin» olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenilen kararın posta yoluyla tebliğ edildiği, Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmemiş olan söz konusu kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davaya konu ilamın tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · adli yardım · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
O halde, yabancı bir mahkeme ilamının «kesinleşmesi, ilamın» yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Ayrıca, mahkemece, yabancı mahkeme kararının tebliğ evraklarını sunması için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin ise 08.04.2013 tarihli dilekçe ile yabancı mahkeme kararının posta yoluyla tebliğ edildiğini, «adli yardımlaşma» aracılığıyla tebliğ edilmediğini belirterek kararın bu haliyle «tenfizini» talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, işbu dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı bulunmadığı, kesinleşmenin «tenfiz» davası için dava şartı olduğu gözetilerek davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13931 E. 2016/1211 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · tenfiz · tebligat · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece gerekirse «tenfizi» istenilen karara ilişkin dosyanın tamamının «tasdikli» suretinin yurt dışından getirtilmesi ya da istinabe suretiyle kararın hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğinin tespiti ve sonucuna göre «yabancı ilamın» usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin «kesin» olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı yanca sunulan tebliğ evrakında da, tebliğ edilenin 29.04.2009 tarihli dava dilekçesi olduğu yazılı olup bu tarih «tenfizi» istenilen karar tarihi olduğundan «yabancı ilamın» davalıya usulünce tebliğ edilip edilmediği noktasında tereddüt doğmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenilen kararın posta yoluyla tebliğ edildiği, Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmemiş olan söz konusu kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tebliğ edildiği belirtilmiş, davacı vekilince de dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı kanalıyla davalılar vekili Av. ...a 10.01.2008 tarihinde tebliğ edildiğine dair «tebligat» belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına rağmen mahkemece, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalının «savunma hakkının» ihlal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı · kesin süre
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararına dayanak dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkı» tanınmadan hüküm kurulmarak adil yargılama ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
… tebliğ edildiği belirtilmiş, davacı vekilince de dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı kanalıyla davalılar vekili Av. ...a 10.01.2008 tarihinde tebliğ edildiğine dair «tebligat» belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına rağmen mahkemece, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalının «savunma hakkının» ihlal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
… eşmediği yönündeki itirazı gözetilerek yukarıda yapılan açıklamalar ışığında kararın tebliğine dair tebliğ belgelerinin sunulması için davacı vekiline usulüne uygun «kesin süre» verilerek ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar veril …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6386 E. , 2013/11743 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2013 tarih ve 2012/334-2013/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 29.04.2009 tarih 22 O 416/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen kararın posta yoluyla tebliğ edildiği, Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmemiş olan söz konusu kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem ... hem de ... anılan sözleşmeye taraftır.1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. ..., 10.
maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, yabancı mahkeme ilamında, kararın 13.05.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinin yazılı olduğu, kararın bu tarihte tebliğ edildiğine dair bir evrakın davacı yanca ibraz edilmediği, davacı tarafça karar tebliğine ilişkin sunulan tebliğ evrakının ise masraf tespit kararının tebliğine ilişkin bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de yabancı mahkeme ilamında, kararın 13.05.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiği yazılı olmasına rağmen davacı tarafça dosyaya sunulan ve ... Bakanlığı ... Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı vekili avukat ...'e tebligat yapıldığını gösteren evraktaki tebliğ tarihi ise 17.09.2009'dur.
Mahkemece, davacı yanın sunduğu tebliğ evrakının masraf tespit kararına ilişkin olduğu kabul edilmiş ise de masraf tespit kararında, kararın 20.04.2011 tarihinde davalı vekili avukat Korumtaş'a tebliğ edildiğinin yazılı olması karşısında mahkemenin bu kabulü yerinde bulunmamaktadır. Ancak, davacı yanca sunulan tebliğ evrakında da, tebliğ edilenin 29.04.2009 tarihli dava dilekçesi olduğu yazılı olup bu tarih tenfizi istenilen karar tarihi olduğundan yabancı ilamın davalıya usulünce tebliğ edilip edilmediği noktasında tereddüt doğmuştur. Bu durumda, mahkemece gerekirse tenfizi istenilen karara ilişkin dosyanın tamamının tasdikli suretinin yurt dışından getirtilmesi ya da istinabe suretiyle kararın hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğinin tespiti ve sonucuna göre yabancı ilamın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin kesin olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453841100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz