6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim Kurulu Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1578 E. 2013/4933 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu makul süre sorumluluk davası ibra derdestlik anonim şirket hukuki yarar yönetim kurulu kararı görevli mahkeme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ibra kararının mahiyeti gereği, genel kurulun bu yönde bir irade ortaya koymasının yenilik doğuran bir irade olduğu, bunun kullanılmasıyla tüketildiği ve daha sonra yapılan genel kurulda tekrar oylamaya sunulmasının, daha önce alınan kararın yok sayılacağı gibi bir sonuca ulaştıracağı, alınan genel kurul kararlarına güveni ve kararların sağlıklı şekilde uygulanma kabiliyetini ortadan kaldıracağı, ... 381. maddesi genel kurullarının iptali hususunda bir düzenleme getirilmiş olup alınan genel kurul kararlarının yasaya aykırı olması durumunda mahkeme tarafından iptalinin uygun görüldüğü, daha önce alınan ibra kararının usulsüzlüğü hususunda bir iddia var ise bunun iptali yönünde dava açmak gerektiğini dava konusu olayda yapıldığı gibi dava açmakla varılması gereken sonuca daha sonra alınan genel kurul kararlarıyla ulaşılmasının mümkün olmadığı, zira dava açılmasında da, bu hak bir takım kişilere ve belli süre içersinde kullanılması yönünde verildiği, bu durumun ... 380. maddedeki bilançonun tastiki ile ibra edilme ve sonradan ortaya çıkan durumlarla ilgili ibra edilmeme yönündeki durumla karıştırılmamasının gerektiği, dava konusu olayda, böyle bir durumun söz konusu olmadığı, Yargıtay onamasından geçen ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/777 esas sayılı dosyasın da göz önünde bulundurulmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 08/02/2010 tarihli genel kurulunda alınan ... Numaralı kararın iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yönetim kurulu üyerinin ibrasına ilişkin genel kurul kararının geri alınmasına yönelik kararın iptali istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, 29.08.2008 tarihli genel kurul kararı ile ibra edildiklerini ancak söz konusu ibra kararının iptali istenen 08.02.2010 tarihli genel kurul kararı ile geri alınarak haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri veya denetçilerin ibra edilmemeleri ya da daha önce alınan bir ibra kararının yine genel kurul marifeti ile geri alınması halinin başlı başına iptal davasına konu edilmesi durumunda, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı kabul edilmekte, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için yönetim kurulu üyeleri ya da denetçiler hakkında ayrı bir sorumluluk davasının makul bir süre de açılıp açılmadığının beklenmesi gerekmektedir. Zira yönetim kurulu üyelerinin görevleri ile ilgili iş ve işlemlere ilişkin inceleme ve değerlendirmeler sorumluluk davasında somuta indirgenmek suretiyle ele alınarak sonuca bağlanmakta ve sorumluluk davası açılmaksızın sırf ibra etmeme yönündeki kararlar, ilgililer hakkında herhangi bir hukuksal sonuç meydana getirmemektedir. Somut olayda ise davacı yönetim kurulu üyeleri hakkında, iptali istenen genel kurul kararına dayalı olarak açılmış bir sorumluluk davasının bulunduğu anlaşılmakla, eldeki iptal davasına konu olan iş ve işlemler ile birtakım şekli şartların sorumluluk davasında ele alınıp değerlendirileceği hususu izahtan varestedir. Bu durumda mahkemece, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/393 esas sayılı dosyası ile derdest olan sorumluluk davası nedeniyle, eldeki davada davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı dikkate alınmaksızın, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Özel denetçi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2534 E. 2017/1568 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/1578 E.  ,  2013/4933 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticıaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2010/43-2012/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin davalı ... ... A.Ş.'nin eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, şirketin 08/02/2010 tarihli genel kurul toplantısında müvekkillerinin ibralarının kaldırılmasına ve haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, bu kararın kötü niyetli olduğunu, davalı ... Tekstil'in şirkette sahip olduğu hissesini ...A.Ş.'ye devrettiğini, bu devir ve bedelin ödenmesi ile ilgili taraflar arasında ihtilaf çıktığını, bu ihtilaf nedeniyle ...Grubunca seçilen eski yönetim kurulu üyelerine karşı baskı ve taciz amaçlı olarak dava açılmasına karar verildiğini, bu kararın ... 381. md. gereğince dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkillerinden ...'ın daha önce açılan bu davaya temel oluşturan 27/05/2009 tarihli genel kurulda alınan 5.

maddenin iptali için açmış olduğu davanın ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/777 esas sayılı dosyasında görüldüğünü ve genel kurul kararının iptaline karar verildiğini, bu durum karşısında genel kurul kararına dayalı olarak bir sorumluluk davası açılmasının olanağı kalmadığını, genel kurulun daha önce alınan bir ibra kararını kaldırma yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu 08/02/2010 tarihli genel kurulun .... maddesinde alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın kötü niyetli olarak açılmış bir dava olduğunu, 22/08/2008 tarihi hisse devir sözleşmesi ile müvekkili şirketin bir kısmı hisselerin ...A.Ş.'ye devrinde 30/06/2008 tarihli ticari defter ve kayıtların esas alındığını, yeni yönetim kurulunun hazırlatmış olduğu denetçi raporunda şirket kayıtlarında yer almayan şirket borçlarının çıktığını, 22/08/2008 tarihinden önceki yöneticilerin borçlar nedeniyle şirketi zarara uğrattığını, daha sonra bağımsız denetim şirketinden alınan rapordan da bu durumun açıkça anlaşıldığını, bu tespitler neticesinde 08/02/2010 tarihli genel kurulda davacıların ibra

-/-

-...-

edilmediğini ve haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre de bilançoda gösterilmeyen ve gizlenen hususlarda verilen ibranın geçersiz olduğunu, bu sebeple davacının davasının reddedilmesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve dairelerin bir çok kararında bu durumun açıkça yer aldığını, davacılar hakkında daha önce verilmiş bir ibra kararı bulunmadığından 08/02/2010 tarihli genel kurulun ibra kararların kaldırıldığı yönündeki iddianın doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ibra kararının mahiyeti gereği, genel kurulun bu yönde bir irade ortaya koymasının yenilik doğuran bir irade olduğu, bunun kullanılmasıyla tüketildiği ve daha sonra yapılan genel kurulda tekrar oylamaya sunulmasının, daha önce alınan kararın yok sayılacağı gibi bir sonuca ulaştıracağı, alınan genel kurul kararlarına güveni ve kararların sağlıklı şekilde uygulanma kabiliyetini ortadan kaldıracağı, ... 381. maddesi genel kurullarının iptali hususunda bir düzenleme getirilmiş olup alınan genel kurul kararlarının yasaya aykırı olması durumunda mahkeme tarafından iptalinin uygun görüldüğü, daha önce alınan ibra kararının usulsüzlüğü hususunda bir iddia var ise bunun iptali yönünde dava açmak gerektiğini dava konusu olayda yapıldığı gibi dava açmakla varılması gereken sonuca daha sonra alınan genel kurul kararlarıyla ulaşılmasının mümkün olmadığı, zira dava açılmasında da, bu hak bir takım kişilere ve belli süre içersinde kullanılması yönünde verildiği, bu durumun ...

380. maddedeki bilançonun tastiki ile ibra edilme ve sonradan ortaya çıkan durumlarla ilgili ibra edilmeme yönündeki durumla karıştırılmamasının gerektiği, dava konusu olayda, böyle bir durumun söz konusu olmadığı, Yargıtay onamasından geçen ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/777 esas sayılı dosyasın da göz önünde bulundurulmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 08/02/2010 tarihli genel kurulunda alınan ... Numaralı kararın iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yönetim kurulu üyerinin ibrasına ilişkin genel kurul kararının geri alınmasına yönelik kararın iptali istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, 29.08.2008 tarihli genel kurul kararı ile ibra edildiklerini ancak söz konusu ibra kararının iptali istenen 08.02.2010 tarihli genel kurul kararı ile geri alınarak haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri veya denetçilerin ibra edilmemeleri ya da daha önce alınan bir ibra kararının yine genel kurul marifeti ile geri alınması halinin başlı başına iptal davasına konu edilmesi durumunda, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı kabul edilmekte, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için yönetim kurulu üyeleri ya da denetçiler hakkında ayrı bir sorumluluk davasının makul bir süre de açılıp açılmadığının beklenmesi gerekmektedir. Zira yönetim kurulu üyelerinin görevleri ile ilgili iş ve işlemlere ilişkin inceleme ve değerlendirmeler sorumluluk davasında somuta indirgenmek suretiyle ele alınarak sonuca bağlanmakta ve sorumluluk davası açılmaksızın sırf ibra etmeme yönündeki kararlar, ilgililer hakkında herhangi bir hukuksal sonuç meydana getirmemektedir.

Somut olayda ise davacı yönetim kurulu üyeleri hakkında, iptali istenen genel kurul kararına dayalı olarak açılmış bir sorumluluk davasının bulunduğu anlaşılmakla, eldeki iptal davasına konu olan iş ve işlemler ile birtakım şekli şartların sorumluluk davasında ele alınıp değerlendirileceği hususu izahtan varestedir. Bu durumda mahkemece, ...

5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/393 esas sayılı dosyası ile derdest olan sorumluluk davası nedeniyle, eldeki davada davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı dikkate alınmaksızın, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453807500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.