Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6965 E. 2013/12259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tavzih↗ reeskont faizi↗ ıslah↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının üzerinde hak sahibi bulunduğu yazılım programını lisanssız olarak kullandığı, her ne kadar davalı tarafça söz konusu programın üçüncü bir şirketten satın alındığı savunulmuş ise de satın alınan program ile davaya konu programın aynı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli tavzih kararı ile alacağa avans faizi işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca mali hakkı veya kullanma ruhsatını, devre yetkili olmayan kişiden devralan kişinin hüsnüniyet sahibi olsa dahi himaye edilemeyecek bulunmasına göre, davalı vekilinin asıl karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 25.02.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle reeskont faizi yerine avans faizi işletilmesine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nun 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2739 E. 2014/4577 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 01.09.2009 tarih 6 O 21209/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 01.09.2009 tarih 6 O 21209/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... -2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2735 E. 2014/4579 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2-Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 27.11.2009 tarih 10 O 14/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 27.11.2009 tarih 10 O 14/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2748 E. 2014/4576 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 27.04.2012 tarih sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 27.04.2012 tarih sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2738 E. 2014/4578 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 26.07.2010 tarih 5 O 418/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 26.07.2010 tarih 5 O 418/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... -2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10728 E. 2013/23696 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir.
2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Flensburg Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesi'nin 62 C 398/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Flensburg Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesi'nin 62 C 398/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 14.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9809 E. 2015/11515 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaTalep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
… gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl hükmün «tenfizine» ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Talep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen «tavzih» kararı bozulup bozmaya uyulduktan sonra verilen «masraf» tespit kararının «tenfizi» kararı, tavzih mahiyetinde olup, tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10499 E. 2013/23703 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 19.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir.
2- Davalı vekilinin 19.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Braunschwieng Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 5 O 13/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 19.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 19.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 19.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Braunschwieng Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 5 O 13/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 19.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 14.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11135 E. 2013/23705 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… lmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise «ıslah» tarihinden itibaren «reeskont faizi» işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararı ile alacağa «avans faizi» işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
2- 25.02.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… i gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 19.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir.
2- Davalı vekilinin 19.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Münih 1.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 19.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 32 O 3323/07 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 19.04.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 14.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6965 E. , 2013/12259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/01/2013 tarih ve 2009/54-2013/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... 'de yasal temsilcisi olduğu “...” isimli yazılım programının lisanssız olarak davalı tarafça kullanıldığının mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, bu durumun müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan mali haklarının ihlali mahiyetinde bulunduğunu ileri sürerek FSEK'in 68. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL'nin ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.04.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 123.990 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu programı dava dışı şirketten satın alarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının üzerinde hak sahibi bulunduğu yazılım programını lisanssız olarak kullandığı, her ne kadar davalı tarafça söz konusu programın üçüncü bir şirketten satın alındığı savunulmuş ise de satın alınan program ile davaya konu programın aynı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 81.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarın 1.000 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısma ise ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine karar verilmiş, 25.02.2013 tarihli tavzih kararı ile alacağa avans faizi işletilmesi hüküm altına alınmıştır.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca mali hakkı veya kullanma ruhsatını, devre yetkili olmayan kişiden devralan kişinin hüsnüniyet sahibi olsa dahi himaye edilemeyecek bulunmasına göre, davalı vekilinin asıl karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 25.02.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 31.01.2013 tarihinde 81.000 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden sonra tavzih suretiyle hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle reeskont faizi yerine avans faizi işletilmesine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nun 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 31.01.2013 tarihli asıl hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 25.02.2013 tarihli tavzih kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu bilgisayar programı niteliğindeki eser üzerindeki çoğaltma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hakimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, bu hususların tartışılmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453806800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz