Ticaret sicili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14316 E. 2013/12705 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 36. maddesine göre terkin, tescil veya değişiklik konularında Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurularak onun verdiği karara karşı dava yoluna gidilebileceği, oysa dava konusu olayda bu prosedür tamamlanmadan doğrudan dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, tescil istemi üzerine, 20.02.2012 tarihinde Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak nisaplara uyulmaksızın genel kurul kararı alındığını ileri sürmüş ve tescil talebinin reddini istemiştir. Açılan davada da davalı vekili, müvekkilince yapılan tescil işleminin usulüne uygun olduğunu savunduğuna göre mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, TTK'nın 36'ıncı maddesindeki prosedürün tamamlanmadan doğrudan dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10331 E. 2010/10332 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14316 E. , 2013/12705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2012 tarih ve 2012/172-2012/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Özel ... Teşhis Tedavi Tur. San. Tic. A.Ş'nin hissedarları olduğunu, 26.01.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının yeterli toplantı nisabı sağlanamadığından 20.02.2012 tarihine ertelendiğini, bu tarihte de ana sözleşmeye göre yeterli toplantı nisabının sağlanamamasına rağmen davalının yok hükmünde olan genel kurul kararını yayınladığını ileri sürerek 20.02.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 29.02.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nın 372'inci maddesi uyarınca ikinci toplantı için nisap bulunmadığı, bakanlık komiserinin toplantının TTK'nın 372'inci maddesine uygun olduğunu belirttiğini, ikinci ve müteakip toplantılar için ana sözleşmede bir hüküm bulunmadığı takdirde nisap hususunun Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, Kanunda bu durumda aranan bir nisabın bulunmadığını, Ticaret Sicil Gazetesi'nden terkini gibi bir talebin yapılamayacağını, ancak ticaret sicil kayıtlarından terkininin istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Özel ... Teşhis Tedavi Tur. San. Tic. A.Ş. vekili, verilecek karardan müvekkilinin etkileneceğini belirtip davalı yanında fer'i müdahale talebinde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 36. maddesine göre terkin, tescil veya değişiklik konularında Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurularak onun verdiği karara karşı dava yoluna gidilebileceği, oysa dava konusu olayda bu prosedür tamamlanmadan doğrudan dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, tescil istemi üzerine, 20.02.2012 tarihinde Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak nisaplara uyulmaksızın genel kurul kararı alındığını ileri sürmüş ve tescil talebinin reddini istemiştir. Açılan davada da davalı vekili, müvekkilince yapılan tescil işleminin usulüne uygun olduğunu savunduğuna göre mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, TTK'nın 36'ıncı maddesindeki prosedürün tamamlanmadan doğrudan dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453740300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz