Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3611 E. 2013/5007 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faks talimatı↗ bankacılık işlemleri↗ müterafik kusur↗ güven kurumu↗ hırsızlık↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ kusur↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile davacı arasındaki ilişkinin vedia akdinden kaynaklanması nedeniyle BK’nun 125. maddesi gereğince ... yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, diğer davalı ...'nin ise eyleminin suç teşkil etmesi ve ceza zaman aşımına tabi olması nedeniyle davanın zaman aşımı süresi geçmeden açıldığı, davalı bankada davacılara ait ... adet müşterek hesap açıldığı, davalı ...'nin ceza soruşturmasında davacılara ait paraları kendisinin alıp harcadığını beyan ettiği, davalı bankanın 32 adet sahte faks talimatı ile işlem yaptığı ve faks talimatları için teyit almadığı gibi gerekli kontrolleri de yapmadığı, bir güven kurumu olması ve gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tam kusurlu olacağı, davacıların hesap ekstreleri ellerine ulaşmış olsa dahi, hesaplarının devamlı hareket gören hesap olması, 8 ay gibi bir sürede TL hesabından yirminin üzerinde küçük çaptaki meblağlarla, USD hesabından ise aralıklı olarak paraların havale edilmesi nedeniyle, davacının hesabını kontrol etmemesinden dolayı kendisine kusur izafe edilemeyeceği, meydana gelen olayda davacıların müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (105.691,42) TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
.../...
-...-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu sahte talimatları veren davalı ...’nin, davacılardan Mesude’nin ortağı bulunduğu dava dışı şirketin bir çalışanı olsa da, hırsızlık fiilinin gerçekleştirildiği banka hesaplarının, davacılara ait şahsi hesaplar olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla meydana gelen zarardan bu nedene dayalı olarak müterafik karar nedeniyle indirim yapılması mümkün değil ise de, davalı banka vekili, hırsızlığı yapan davalı ...’nin, daha önce de davacılar adına aynı şekilde işlem yaptığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıların uzun süre hesaplarını kontrol etmedikleri için müterafik kusurlu sayılmaları gerektiği bildirilmiş ise de, somut olayın özellikleri gereği, davacılara bu nedene dayalı olarakta müterafik kusur izafe edilmesi mümkün değildir. Nitekim mahkemece de bu gerekçeyle davanın aynen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı bankanın anılan savunmasının doğru olması halinde, diğer bir deyişle davacıların davalı ...’ye dava konusu hesaplardan daha önce de bu şekilde işlem yaptırdıkları hususu gerçek ise davacılar, iyi vekil seçememe nedeniyle davalı ...’nin yaptığı bu işlemlerden, müterafik kusurları oranında sorumlu olurlar. Zira davalı ..., davacıların hesap bilgilerini ancak vekil sıfatı ile ele geçirilebilecek ve iyi vekil olsaydı bu bilgileri kötüye kullanmayacaktır. Davacılar da bu durumda kötü vekil seçmelerinin sonuçlarına katlanmak zorundadır. Ancak bu tespitler dahi teknik bir incelemeyi gerektirir. Zira davalı ...’nin dava konusu hesaplardan daha önce de bu şekilde işlem yaptığı savunmasının doğru olup olmadığı ve yapmışsa davacıların ne oranda müterafik kusurlu sayılmaları gerektiği, ancak bu şekilde yapılacak bir inceleme ile tespit edilebilir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacıların dava konusu hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı ...’nin daha önceden de aynı şekilde işlem yapıp yapmadığının, yapmış ise davacıların hangi oranda müterafik kusurlu sayılmaları gerektiğinin incelenip tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2510 E. 2015/1324 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… .. adet müşterek hesap açıldığı, davalı ...'nin ceza soruşturmasında davacılara ait paraları kendisinin alıp harcadığını beyan ettiği, davalı bankanın 32 adet sahte «faks talimatı» ile işlem yaptığı ve faks talimatları için teyit almadığı gibi gerekli kontrolleri de yapmadığı, bir «güven kurumu» olması ve gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tam kusurlu olacağı, davacıların hesap ekstreleri ellerine ulaşmış olsa dahi, hesaplarının devamlı hareket gören hesap olması, 8 ay gibi bir sürede TL hesabından yirminin üzerinde küçük çaptaki meblağlarla, USD hesabından ise aralıklı olarak paraların «havale» edilmesi nedeniyle, davacının hesabını kontrol etmemesinden dolayı kendisine «kusur» izafe edilemeyeceği, meydana gelen olayda davacıların müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (105.691,42) TL’nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıların uzun süre hesaplarını kontrol etmedikleri için müterafik kusurlu sayılmaları gerektiği bildirilmiş ise de, somut olayın özellikleri gereği, davacılara bu nedene dayalı olarakta «müterafik kusur» izafe edilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, bankanın objektif «özen borcu» karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/10/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu
Benzer bu karardaMahkemece davacının şube müdürü tarafından yanıltıldığı, davacıya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, bankanın objektif «özen borcu» karşısında ceza yargılamasına ilişkin sonucun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/10/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3611 E. , 2013/5007 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
DAVACILAR 1- ...
...- GÜLBAHAR ERDİNÇ
VEKİLİ AV. ...
DAVALILAR 1- ...
VEKİLİ AV. ...
...- ... A.Ş.
VEKİLİ AV. FERDA EGEMEN GEZGİN
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.11.2010 tarih ve 2006/573-2010/613 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... A.Ş. vekili Av. Sevda Baydan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Mesude’nin Mart Ajans isimli şirketin ortağı olduğunu, 14.....2002 tarihinde bu şirkette çalışmaya başlayan davalı ...'ın sahte talimatlar düzenleyerek tanıdığı kişilerin hesaplarına havaleler gönderdiğini, davalı bankanın da faks ile gönderilen sahte talimatlara karşı davacı ile irtibata geçmeden işlem yaptığını, davacıların ayrı ayrı ve ortak hesaplarından toplam (36.000) ... Doları ve (28.074) TL’nin bu yolla havale edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan tahsilini istemiş, yargılama sırasında davasını ıslah ederek (30.976,27) TL’nin daha davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, zaman aşımı ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka ile davacı arasındaki ilişkinin vedia akdinden kaynaklanması nedeniyle BK’nun 125. maddesi gereğince ... yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, diğer davalı ...'nin ise eyleminin suç teşkil etmesi ve ceza zaman aşımına tabi olması nedeniyle davanın zaman aşımı süresi geçmeden açıldığı, davalı bankada davacılara ait ... adet müşterek hesap açıldığı, davalı ...'nin ceza soruşturmasında davacılara ait paraları kendisinin alıp harcadığını beyan ettiği, davalı bankanın 32 adet sahte faks talimatı ile işlem yaptığı ve faks talimatları için teyit almadığı gibi gerekli kontrolleri de yapmadığı, bir güven kurumu olması ve gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tam kusurlu olacağı, davacıların hesap ekstreleri ellerine ulaşmış olsa dahi, hesaplarının devamlı hareket gören hesap olması, 8 ay gibi bir sürede TL hesabından yirminin üzerinde küçük çaptaki meblağlarla, USD hesabından ise aralıklı olarak paraların havale edilmesi nedeniyle, davacının hesabını kontrol etmemesinden dolayı kendisine kusur izafe edilemeyeceği, meydana gelen olayda davacıların müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (105.691,42) TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
.../...
-...-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu sahte talimatları veren davalı ...’nin, davacılardan Mesude’nin ortağı bulunduğu dava dışı şirketin bir çalışanı olsa da, hırsızlık fiilinin gerçekleştirildiği banka hesaplarının, davacılara ait şahsi hesaplar olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla meydana gelen zarardan bu nedene dayalı olarak müterafik karar nedeniyle indirim yapılması mümkün değil ise de, davalı banka vekili, hırsızlığı yapan davalı ...’nin, daha önce de davacılar adına aynı şekilde işlem yaptığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıların uzun süre hesaplarını kontrol etmedikleri için müterafik kusurlu sayılmaları gerektiği bildirilmiş ise de, somut olayın özellikleri gereği, davacılara bu nedene dayalı olarakta müterafik kusur izafe edilmesi mümkün değildir.
Nitekim mahkemece de bu gerekçeyle davanın aynen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı bankanın anılan savunmasının doğru olması halinde, diğer bir deyişle davacıların davalı ...’ye dava konusu hesaplardan daha önce de bu şekilde işlem yaptırdıkları hususu gerçek ise davacılar, iyi vekil seçememe nedeniyle davalı ...’nin yaptığı bu işlemlerden, müterafik kusurları oranında sorumlu olurlar. Zira davalı ..., davacıların hesap bilgilerini ancak vekil sıfatı ile ele geçirilebilecek ve iyi vekil olsaydı bu bilgileri kötüye kullanmayacaktır. Davacılar da bu durumda kötü vekil seçmelerinin sonuçlarına katlanmak zorundadır. Ancak bu tespitler dahi teknik bir incelemeyi gerektirir. Zira davalı ...’nin dava konusu hesaplardan daha önce de bu şekilde işlem yaptığı savunmasının doğru olup olmadığı ve yapmışsa davacıların ne oranda müterafik kusurlu sayılmaları gerektiği, ancak bu şekilde yapılacak bir inceleme ile tespit edilebilir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacıların dava konusu hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı ...’nin daha önceden de aynı şekilde işlem yapıp yapmadığının, yapmış ise davacıların hangi oranda müterafik kusurlu sayılmaları gerektiğinin incelenip tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... A.Ş'ye iadesine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453708200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz