6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14009 E. 2013/12246 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin kesinleşmesi keşide tarihi tahrifat bedelsizlik kambiyo senedi ispat yükü yenileme istirdat çek icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ... ... Şubesi'ne ait hesap dökümlerine göre davacının üç ayrı tarihte 10.000 TL, 7.000 TL ve 10.050 TL olmak üzere toplam 27.050 TL tutarında ödeme yaptığı, her ne kadar 16/10/2008 tarihli ödeme dışında çek ismi belirtilmemişse de ardı ardına yapılan ödemelerin toplamının çekin bedeli ile birebir örtüşmesi ve çekin yenilenen tarihi de dikkate alındığında ödemenin çeke mahsuben yapıldığının anlaşıldığı, bu haliyle ispat yükünün yer değiştirdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 27.050 TL’nin ödeme tarihi olan 15/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, bedelsiz kaldığı ileri sürülen çeke istinaden yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafça davaya konu çek karşılığı

yapılan ödemelerin taraflar arasındaki bir başka hukuki ilişkiye yönelik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, takip dayanağı çekin keşide tarihinin davalı tarafça tahrif edilerek değiştirildiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği itibariyle davalı vekilinin, davacı tarafça sunulan ödemeye ilişkin belgelerin bir başka davada da ileri sürüldüğünü bildirdiği, buna karşın mahkemece söz konusu savunma üzerinde durularak, davacı tarafça sunulan ödeme belgelerinin bir başka borç ilişkisinden kaynaklanan davada ileri sürülüp sürülmediği hususunun incelenip değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, değinilen husus üzerinde durularak, davalı tarafça yapılan tek bir ödemenin iki ayrı davada, iki ayrı borca ilişkin olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18683 E. 2014/2856 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14009 E.  ,  2013/12246 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... (...) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2009/254-2012/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, takip dayanağı çeklerden 27.050 TL bedelli çekin keşide tarihinin davalı tarafça tahrif edilerek değiştirildiğini ileri sürerek, davaya konu çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında çek bedelinin müvekkili tarafından icra takip dosyasına ödendiğini bildirerek davaya istirdat davası olarak devam ettiklerini belirtmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, davacı tarafça davaya konu çeke dayalı olarak ödeme iddiasında bulunulduğunu, bu durumun iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu ve iddianın genişletmesine muvafakat etmediklerini belirtmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ... ... Şubesi'ne ait hesap dökümlerine göre davacının üç ayrı tarihte 10.000 TL, 7.000 TL ve 10.050 TL olmak üzere toplam 27.050 TL tutarında ödeme yaptığı, her ne kadar 16/10/2008 tarihli ödeme dışında çek ismi belirtilmemişse de ardı ardına yapılan ödemelerin toplamının çekin bedeli ile birebir örtüşmesi ve çekin yenilenen tarihi de dikkate alındığında ödemenin çeke mahsuben yapıldığının anlaşıldığı, bu haliyle ispat yükünün yer değiştirdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 27.050 TL’nin ödeme tarihi olan 15/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, bedelsiz kaldığı ileri sürülen çeke istinaden yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafça davaya konu çek karşılığı

yapılan ödemelerin taraflar arasındaki bir başka hukuki ilişkiye yönelik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, takip dayanağı çekin keşide tarihinin davalı tarafça tahrif edilerek değiştirildiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği itibariyle davalı vekilinin, davacı tarafça sunulan ödemeye ilişkin belgelerin bir başka davada da ileri sürüldüğünü bildirdiği, buna karşın mahkemece söz konusu savunma üzerinde durularak, davacı tarafça sunulan ödeme belgelerinin bir başka borç ilişkisinden kaynaklanan davada ileri sürülüp sürülmediği hususunun incelenip değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, değinilen husus üzerinde durularak, davalı tarafça yapılan tek bir ödemenin iki ayrı davada, iki ayrı borca ilişkin olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453632700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.