Kararın tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6400 E. 2013/11721 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ vekile tebliğ↗ tasdik kararı↗ infaz↗ tenfiz↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen kararın ve dava dilekçesinin Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak davalıya tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin davacı tarafça ibraz edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir ilamdan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece tenfizi istenilen kararın davalıya Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin ibraz edilmediği, dolayısıyla kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak gerek tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin gerekse tenfizi istenilen kararın ... Bakanlığı ... Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı vekiline tebliğ edildiğine ilişkin evrak dosyaya sunulmuştur. Bu nedenle, mahkemenin dava dilekçesinin ve kararın Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak davalıya tebliğ edildiğine ilişkin evrakın sunulmadığı şeklindeki gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Ancak, tenfizi istenilen karar üzerinde kararın 05.05.2008 tarihinde idareten davalıya tebliğ edildiği yazılı olmasına rağmen sunulan tebliğ evrakında kararın 22.12.2009 tarihinde davalı vekili avukat ... 'na tebliğ edildiği belirtilmiştir. Öte yandan, tebliğ evrakındaki dosya numarası ile infazı istenilen kararın dosya numarası da aynı olmayıp daha sonra paraf edilmeksizin doğru dosya numarasının tebliğ evrakına yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece gerekirse tenfizi istenilen karara ilişkin dosyanın tamamının tasdikli suretinin yurt dışından getirtilmesi ya da istinabe suretiyle kararın hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğinin tespiti ve sonucuna göre yabancı ilamın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin kesin olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6400 E. , 2013/11721 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.11.2012 tarih ve 2012/154-2012/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 18.04.2008 tarih 3 O 4978/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen kararın ve dava dilekçesinin Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak davalıya tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin davacı tarafça ibraz edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir ilamdan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece tenfizi istenilen kararın davalıya Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin ibraz edilmediği, dolayısıyla kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak gerek tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin gerekse tenfizi istenilen kararın ... Bakanlığı ... Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı vekiline tebliğ edildiğine ilişkin evrak dosyaya sunulmuştur. Bu nedenle, mahkemenin dava dilekçesinin ve kararın Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak davalıya tebliğ edildiğine ilişkin evrakın sunulmadığı şeklindeki gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Ancak, tenfizi istenilen karar üzerinde kararın 05.05.2008 tarihinde idareten davalıya tebliğ edildiği yazılı olmasına rağmen sunulan tebliğ evrakında kararın 22.12.2009 tarihinde davalı vekili avukat ... 'na tebliğ edildiği belirtilmiştir.
Öte yandan, tebliğ evrakındaki dosya numarası ile infazı istenilen kararın dosya numarası da aynı olmayıp daha sonra paraf edilmeksizin doğru dosya numarasının tebliğ evrakına yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece gerekirse tenfizi istenilen karara ilişkin dosyanın tamamının tasdikli suretinin yurt dışından getirtilmesi ya da istinabe suretiyle kararın hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğinin tespiti ve sonucuna göre yabancı ilamın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin kesin olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453473500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz