İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5011 E. 2013/5021 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istifa↗ icra takibine itiraz↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu konteynerin istifinin davalı tarafından yapıldığı, dava dosyasına sunulmuş tüm belgeler özellikle fotoğraflar dikkate alındığında konteynere tonaj olarak kapasitesi dahilinde yükleme yapıldığı, konteyner hasarının konteyner içindeki yüklerin ağırlık merkezinin iyi ayarlanmaması, yükün ağırlığının konteyner içine dağılımının iyi yapılmaması, yükün konteyner içinde hareket etmesi ile oluştuğundan hasarın konteyner içindeki ağır yüklerin uygunsuz yüklenmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit bulunmakla alacak miktarının % 40 miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sırasında davacıya ait konteynerlerde meydana gelen zararın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan ikinci bilirkişi raporu dayanak gösterilmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yargılama sırasında yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22/01/2010 tarihli bilirkişi raporunda ve ek raporda, konteynerlerdeki zararın yükün iyi sabitlenememesinden ve taşıma kapasitesi üzerinde yükleme yapılmasından kaynaklandığına dair bir delil ve bulgu olmadığı, dolayısıyla davalının zarardan sorumlu bulunmadığına dair görüş bildirilmiştir. Bu rapora davacı tarafından yapılan itiraz üzerine düzenlenen ve hükme esas alınan 07/09/2011 tarihli bilirkişi raporunda ise zararın, konteyner içindeki yükün sabitlenmesinin doğru yapılmaması nedeniyle konteynerin zarar gördüğü belirtilmiştir. Böylelikle, iki rapor arasında çelişki meydana gelmiştir. Mahkemece, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ikinci rapor esas alınarak karar verilmiştir. Mahkemece, söz konusu çelişkinin usulünce giderilip, sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3223 E. 2013/18985 K.
Ortak:hasar · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu konteynerin «istifinin» davalı tarafından yapıldığı, dava dosyasına sunulmuş tüm belgeler özellikle fotoğraflar dikkate alındığında konteynere tonaj olarak kapasitesi dahilinde yükleme yapıldığı, konteyner «hasarının» konteyner içindeki yüklerin ağırlık merkezinin iyi ayarlanmaması, yükün ağırlığının konteyner içine dağılımının iyi yapılmaması, yükün konteyner içinde hareket etmesi ile oluştuğundan hasarın konteyner içindeki ağır yüklerin uygunsuz yüklenmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit bulunmakla alacak miktarının % 40 miktarı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… cı tarafın sigortalısı dava dışı şirket tarafından yapıldığı, yüklerin korumasız ve üstü açık şekilde davalının taşıma işini yapacağı araca yüklendiği ve yüklerdeki «hasarın» yüklemedeki sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı, davalı «taşıyanın» yüke özen borcuna aykırılık olarak sorumluluğunu gerektirir bir durumun sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · nakliyat sigortası · rücuen tahsil · taşıyıcı · taşıyan · tacir · sigorta poliçesi · kusur
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağının «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yüklemenin ve sabitlemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı, davalı «taşıyıcının» bir «kusuru» olmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de, yükleme davacının sigortalısı tarafından yapılmış ise de basiretli bir «tacir» olan davalı taşıyıcının da yüklemeye nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu itibarla, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret sorumluluğunu gereği gibi yerine getirip getirmediği, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında aralarında taşıma konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bir heyetten rapor alınmak suretiyle, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik araştırma» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… cı tarafın sigortalısı dava dışı şirket tarafından yapıldığı, yüklerin korumasız ve üstü açık şekilde davalının taşıma işini yapacağı araca yüklendiği ve yüklerdeki «hasarın» yüklemedeki sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı, davalı «taşıyanın» yüke özen borcuna aykırılık olarak sorumluluğunu gerektirir bir durumun sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5011 E. , 2013/5021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/.../2011 tarih ve 2008/187-2011/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yükleteni olduğu ...'den Valencia'ya ... gemisi ile taşınan blok mermer emtiasının içinde bulunduğu konteynerin hasarlandığını, konterner hasar bedelinin davalı tarafça karşılanmadığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine ...1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/19365 Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketle aralarında bir taşıma sözleşmesi bulunsa da dava konusu zararın bu taşıma sırasında ve konteynerlere yüklenen mal nedeni ile meydana geldiğinin sabit olmadığı gibi hasarın meydana geldiği an itibariyle şirkete ihbar edilmediğini müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğu dahilinde olduğunun belli olmadığını, talep edilen tazminat ve hasar bedelinin pek fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu konteynerin istifinin davalı tarafından yapıldığı, dava dosyasına sunulmuş tüm belgeler özellikle fotoğraflar dikkate alındığında konteynere tonaj olarak kapasitesi dahilinde yükleme yapıldığı, konteyner hasarının konteyner içindeki yüklerin ağırlık merkezinin iyi ayarlanmaması, yükün ağırlığının konteyner içine dağılımının iyi yapılmaması, yükün konteyner içinde hareket etmesi ile oluştuğundan hasarın konteyner içindeki ağır yüklerin uygunsuz yüklenmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit bulunmakla alacak miktarının % 40 miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sırasında davacıya ait konteynerlerde meydana gelen zararın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan ikinci bilirkişi raporu dayanak gösterilmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yargılama sırasında yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22/01/2010 tarihli bilirkişi raporunda ve ek raporda, konteynerlerdeki zararın yükün iyi sabitlenememesinden ve taşıma kapasitesi üzerinde yükleme yapılmasından kaynaklandığına dair bir delil ve bulgu olmadığı, dolayısıyla davalının zarardan sorumlu bulunmadığına dair görüş bildirilmiştir. Bu rapora davacı tarafından yapılan itiraz üzerine düzenlenen ve hükme esas alınan 07/09/2011 tarihli bilirkişi raporunda ise zararın, konteyner içindeki yükün sabitlenmesinin doğru yapılmaması nedeniyle konteynerin zarar gördüğü belirtilmiştir.
Böylelikle, iki rapor arasında çelişki meydana gelmiştir. Mahkemece, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ikinci rapor esas alınarak karar verilmiştir. Mahkemece, söz konusu çelişkinin usulünce giderilip, sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453283100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz