Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3330 E. 2013/4144 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrerlik↗ temerrüt tarihi↗ ek prim↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının asıl alacağı ödediği, uyuşmazlığın faiz ve fer'ileri üzerinde toplandığı, alacağın dava tarihi ve son tahsilat tarihi itibariyle belirlendiği, temerrüt tarihinin 08.06.2007 ödeme günü olduğu, sözleşme uyarınca senelik %34 faiz hesaplandığı, kısmi ödemelerin faiz alacağından mahsup edildiği, bakiye asıl alacağın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 178.717.29 TL'nin 08.06.2007 tarihinden itibaren %35 oranındaki temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-Dava, bireysel kredi çalışma sözleşmesi uyarınca verilen primin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme çerçevesinde davacının davalıya peşin olarak prim ödediği, davalının taahhüdünün tamamını yerine getiremediği ve davacının akdi feshettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davalının, dava açıldıktan sonra taahhüt ettiği ve satışını yapamadığı araç başına aldığı primi 4 taksitle ödediği de dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ....8'nci maddesinde davacının yaptığı ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren ticari nakdi kredileri için kullandırdığı yıllık faiz oranı üzerinden isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporunda davacının faiz genelgelerine göre isteyebileceği yıllık faiz oranının % 34 olduğu açıklanmasına rağmen hesaplama % 35 oranı üzerinden yapılmıştır. Davalı rapora bu yönüyle itiraz etmiştir. Ek rapor alınarak bu çelişki giderilmemiş, karar gerekçesinde de bu yön tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, uygulanacak faiz oranıyla ilgili olarak davalı vekilinin rapora itirazı da dikkate alınıp, geri ödemede uygulanacak faiz oranıyla ilgili raporun kendi içindeki çelişkisi giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...-Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru olarak olaya uygulanması gereken mülga BK'nın 84. maddesine uygun şekilde, asıl alacağa davacının ödeme yaptığı tarihten davalının asıl alacağı iade ettiği tarihlere kadar faiz işletilerek ve davalı ödemeleri önce faiz alacağından mahsup edilerek hesaplama yapılmış olmasına rağmen bakiye karar altına alınan asıl alacağa mükerrer faiz uygulanmasını doğuracak şekilde tekrar davacının ödediği tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de yanlış olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7121 E. 2015/4473 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · maddi tazminat · vekalet ücreti · avans faizi · e-defter
Benzer bu karardaBitkisel ürünün kendisinin üretmediğini beyan etmiş is ede, ürünün ticari amaçla satılması da «marka hakkına tecavüz» olup, her iki davalı yönünden marka hakkına tecavüzün olduğunun kabulüne karar vermek gerektiği, tespit dosyaları dikkate alındığında davalı ...'nın 7 ay ürünü sattığını beyan ettiği, bu durumun «deftere» tam olarak yansımadığı, davalı .... ise kendi beyanı dikkate alındığında bilirkişi raporunun yeterli görülmediği, BK hükümleri gereği tazminat yönünden resen değerlendirme yapıldığı, davacının uğradığı zarar davalının ürünleri satmak sonucu ile elde edeceği kazanca göre tazminini talep ettiği ancak somut olayın özelliği dikkate alındığında söz konusu tazminat miktarının buna göre belirlenmesi mümkün olmadığından BK'nın 50. ve 51. hükmü ve davalı tarafların tespit dosyasında vermiş oldukları beyanlar dikkate alındığında, davalı Megamed için tazminat miktarının 10.000 TL, diğer davalı ...ı için ise 30.000 TL olarak kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun kabul edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden, davanın kabulü ile davacı tarafa ait Bıktım markası ile davalı tarafın "..." markalı ürünleri satışını yapmak suretiyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve menine, davalı tarafın "..." markasının benzeri olan "..." ibareli markayı kullanımının, satış, «dağıtım» ve reklam amaçlı engellenmesine, BK hükümleri gereği davacı tarafın talep ettiği «maddi tazminat» 10.000 TL olup bu miktar maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «ticari avans faiz» oranıyla davalı taraftan tahsili davacı tarafa ödenesine, birleşen 2010/354 sayılı dosya yönünden, davacı tarafın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile markaya t …
2-Ancak mahkemece, birleşen davada reddedilen manevi tazminat yönünden davalı lehine belirlenen «vekalet ücretinin» hükümde belirtilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12232 E. 2014/1808 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · tebligat · yasal faiz
Benzer bu kararda… t dışı çalışması nedeniyle 2001 yılında yatırılan ve uzun zaman üzerinde işlem yapılmayan para üzerinde zaman aşımı işlemine tabi tutulduğu, ancak muris adına ya da «mirasçılara» 5411 sayılı yasanın uygulama yönetmeliğine uygun olarak «tebligat» yapılmadığı, davalı tarafından mevduat sahibine ulaşım konusunda yeterli girişimde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 51.616,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
2-Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde alacağının en yüksek mevduat faiz oranıyla tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ise dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece dava konusu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş ise de mahkemenin davacının talebini aşar şekilde karar vermesi doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3330 E. , 2013/4144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.....2010 tarih ve 2009/510-2010/552 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 08.06.2007 tarihli 'Bireysel Kredi Çalışma Sözleşmesi' imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca davalının araç satışı yaptığı kişilerin kredi kullanması halinde müşterilerin müvekkili bankaya yönlendirileceğinin, aracılık ettiği her araç başına da müvekkili bankadan peşin prim tahsil edeceğinin kararlaştırıldığı, 08.06.2007-31.12.2008 tarihleri arasında davalı yönlendirmesiyle en az 1000 adet araç satışının müvekkilinin kredisiyle gerçekleştirilmesi kaydıyla araç başına KDV dahil 250 TL prim ödendiğini, davalının taahhüdünü yerine getirmediğini, ihtara rağmen 146 araç satışına aracılık ettiğini, akdin feshedildiğini, prim alacağının sözleşmedeki faiziyle birlikte iade etmesi gerektiğini, ihtara rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek, 213.500 TL'nin 08.06.2007 tarihinden itibaren %36 oranında faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının her müşteriye kredi kullandırmaması nedeniyle akdin ifa edilemediğini, çekilen ihtara verilen cevapta borcun aslının 4 eşit taksitle ödenmesinin teklif edildiğini, esasen borç aslının da ödendiğini, istemin TMK'nın .... maddesine aykırı bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının asıl alacağı ödediği, uyuşmazlığın faiz ve fer'ileri üzerinde toplandığı, alacağın dava tarihi ve son tahsilat tarihi itibariyle belirlendiği, temerrüt tarihinin 08.06.2007 ödeme günü olduğu, sözleşme uyarınca senelik %34 faiz hesaplandığı, kısmi ödemelerin faiz alacağından mahsup edildiği, bakiye asıl alacağın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 178.717.29 TL'nin 08.06.2007 tarihinden itibaren %35 oranındaki temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-Dava, bireysel kredi çalışma sözleşmesi uyarınca verilen primin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme çerçevesinde davacının davalıya peşin olarak prim ödediği, davalının taahhüdünün tamamını yerine getiremediği ve davacının akdi feshettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davalının, dava açıldıktan sonra taahhüt ettiği ve satışını yapamadığı araç başına aldığı primi 4 taksitle ödediği de dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ....8'nci maddesinde davacının yaptığı ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren ticari nakdi kredileri için kullandırdığı yıllık faiz oranı üzerinden isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporunda davacının faiz genelgelerine göre isteyebileceği yıllık faiz oranının % 34 olduğu açıklanmasına rağmen hesaplama % 35 oranı üzerinden yapılmıştır.
Davalı rapora bu yönüyle itiraz etmiştir. Ek rapor alınarak bu çelişki giderilmemiş, karar gerekçesinde de bu yön tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, uygulanacak faiz oranıyla ilgili olarak davalı vekilinin rapora itirazı da dikkate alınıp, geri ödemede uygulanacak faiz oranıyla ilgili raporun kendi içindeki çelişkisi giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...-Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru olarak olaya uygulanması gereken mülga BK'nın 84. maddesine uygun şekilde, asıl alacağa davacının ödeme yaptığı tarihten davalının asıl alacağı iade ettiği tarihlere kadar faiz işletilerek ve davalı ödemeleri önce faiz alacağından mahsup edilerek hesaplama yapılmış olmasına rağmen bakiye karar altına alınan asıl alacağa mükerrer faiz uygulanmasını doğuracak şekilde tekrar davacının ödediği tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de yanlış olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) ve (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453006600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz