6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8702 E. 2013/11650 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pos cihazı işletme devri sözleşme serbestisi geçersiz sözleşme sözleşmenin ihlali şirket merkezi mahkemesi kira sözleşmesi basiretli tacir ifa yenileme sebepsiz zenginleşme vade protokol kâr payı maddi ve manevi tazminat geçersizlik tacir ilan dahili dava temsil teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 179

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... ... 'in davalı-birleşen davanın davacısı şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu, bu şirketin görünürde başka bir ortağı ticaret sicilinde kayıtlı ise de gizli ortağının ... bulunduğu, anılan şirketin bir işletmesinin olduğu, kayıtlı olmayan ... adıyla işletildiği, taraflar arasında çekişme olan protokolün konusunun şirketin işletmesinin kısmen devrine ilişkin bulunduğu, işletmenin devrinin BK'nın 179. maddesinde düzenlendiği, işletmenin fiilen devredildiği, görünürdeki işlemler ile gerçek işlemlerin farklı olduğu, işletmenin geçerli şekilde devrinin yapılmadığı, tarafların basiretli tacir gibi davranmadıkları, geçersiz sözleşme uyarınca tarafların mülkiyet ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca verdiklerini isteyebilecekleri, asıl davada davacının ödemesi karşılığı, mağazadaki malları teslim aldığı, ediminin karşılıksız olmadığı, POS cihazları ile yazar kasanın alınması nedeniyle 22.10.2008 tarihi ile 31.12.2008 tarihi arası ticaret yapamadığından dolayı tazminat talep ettiği, somut olarak zararın varlığı beyan edilmediği gibi kanıtlanmış da bulunmadığı, geçersiz protokole uyulmaması nedeniyle zarar istenemeyeceği, gizlenen ticari ilişkilerin var olduğu, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı, birleşen davada da davacı şirketin asıl davada protokolün geçersizliğini savunması sonrası protokole dayalı tazminat talep etmesinin hakların ileri sürülmesi bakımından çelişki oluşturduğu, geçerliliği kabul edilse bile 31.12.2008 tarihine kadar edimlerini ifa etmesi gerektiği, oysa yetkilinin 22.10.2008 tarihinde POS cihazı ve yazar kasayı söküp gittiği, yapılan satışların bedelinin şirket hesaplarına girdiğinin sabit olduğu, 31.12.2008 tarihinde kiranın yenilenmesi nedeniyle sorumluluğun işletmeyi devir alana ait olacağı yönünde hüküm bulunmadığı, gizli işlemler yaptığı, basiretli davranmadığı, geçersiz de olsa sözleşmeyi ihlal eden taraf bulunduğu, bir talebinin olamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-birleşen davanın davalısı ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen protokolün geçersiz hale geldiğinin ve devir bedeli olarak verilen üç ayrı bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi, sözleşmenin ihlali dolayısıyla maddi ve manevi tazminatın tahsili, birleşen dava ise, aynı protokole dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece taraflar arasındaki protokolün geçerli olmadığı kabul edilerek yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi tespitler de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Asıl ve birleşen davanın taraflarının bir araya gelerek ... İş merkezi Kat:... No: ... ... /... adresinde ... Mağazası olarak faaliyet gösteren işletmenin devrine ilişkin 27.02.2008 tarihli protokol imzaladıkları, bu adresin davalı-birleşen davanın davacısı şirketin merkezi bulunduğu, mağazanın faaliyet gösterdiği taşınmaza dair kira sözleşmesinin dava dışı mal sahibi kişi ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket arasında imzalandığı, vergi sicilinin, elektrik ve su abonelikler ile yazar kasa ve POS cihazlarının yine şirket adına kayıtlı bulunduğu, davalı-birleşen davanın davacısı şirketin ortaklarının asıl davanın davalısı ... ile dava dışı kişi olduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Ayrıca, kayden davalı-birleşen davanın davacısı şirket adına olan mağazanın fiilen protokol tarihine kadar davalı ... ile birleşen davanın davalısı ... tarafından yarı oranda işletildiği, uyuşmazlığa konu protokolün de asıl davada davalı ...'ın işletilen mağaza üzerindeki yarı oranındaki payının davacı-birleşen davanın davalısı ...'e devrine ilişkin düzenlendiği, bu devre hukuken işletme sahibi gibi görünen davalı-birleşen davacısı şirketin de dahil edildiği, taraflara bir takım hak ve mükellefiyetler yüklendiği hususları da çekişmesizdir.

Davacı-birleşen davanın davalısı ... birleşen davanın davalısı ... 'la birlikte davalı-birleşen davanın davacısı şirket üzerinden protokol uyarınca mağazayı işletmeye başlamış, devir bedeli olarak verilen bonoların vadesi gelenlerini ödemiş, asıl davada davalı ...'ın şirkete ait POS cihazı ile yazar kasayı söküp götürdüğü tarih olan 22.10.2008 gününe kadar mağaza faaliyetine devam etmiştir.

Somut olaya uygulanması gerekli mülga BK'nın 179. maddesinde işletmenin kısmen veya tamamen devri için belli bir şekli şartı öngörülmemiştir. Devrin ilan şartı, işletmenin alacaklılarıyla ilgili sorumluluğun başlangıcına yöneliktir.

Bu durum karşısında, uyuşmazlığa konu protokolün sözleşme serbestisi çerçevesinde kayden davalı-birleşen davanın davacısı adına kayıtlı, fiilen asıl davanın davalısı ... ile birleşen davanın davalısı ... tarafından işletilen işletmenin ... adına olan kısmının devrine ilişkin olarak düzenlendiği, geçerli bulunduğu kabul edilip, asıl ve birleşen davadaki taleplerin buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekili ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8702 E.  ,  2013/11650 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2008/685-2011/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-birleşen davanın davalısı ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.06.2013 günü hazır bulunan davalı-karşı davacılar vekili Av. ... ile davacı-birleşen davada davalı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı, müvekkili ve dava dışı ...'ın davalılar ile 27.02.2008 tarihli protokolü düzenlediklerini, davalı gerçek kişinin ortağı ve temsilcisi bulunduğu diğer davalı şirkete ait işletmenin %50'sinin müvekkiline devrinin, kalan kısmının ise dava dışı kişiden devir alınmasının, karşılığında da davalı gerçek kişiye 20.000 TL ödenmesinin, bu ödemenin bonolarla yapılmasının, devir alınan işletmenin 31.12.2008 tarihine kadar davalı şirket adına işletilmesinin, yine bu tarihe kadar davalı şirket adına kayıtlı POS cihazlarının kullanılmasının kararlaştırıldığını, davalı gerçek kişinin müvekkilinin olmadığı 22.10.2008 tarihinde işletmeye gelerek yazar kasa ile POS cihazlarını söküp götürdüğünü, iyiniyetli görüşmelere rağmen sorunun çözülmediğini, işletmesini çalıştıramadığını, sözleşmenin geçerliliğine güvenerek harcamalar yaptığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, protokolün hükümsüz olduğunun tespitine, davalı tarafa verilen ve ödenmeyen toplam 6.000 TL tutarlı üç ayrı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı ile dava dışı kişinin protokolden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediklerini, kira sözleşmesini kendileri veya kuracakları şirket üzerinden yenilemediklerini, müvekkilinin kira sözleşmesinin süresi dolmasına rağmen 1 yıl uzamasına neden olduklarını, 31.12.2008 tarihine kadar müvekkili şirket üzerinden işlemler devam edeceğinden vergi ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, sözleşmeyi kendilerinin ihlal ettiğini, maddi ve manevi tazminat koşullarının bulunmadığını, demirbaşların yarısının devir edildiğinin, senetlerden dolayı bir alacağın olmadığını ve manevi tazminat koşullarının bulunmadığını savunmuştur.

Birleşen davanın davacısı vekili, 27.02.2008 tarihli protokol uyarınca müvekkiline ait işletmenin davalılara devrinin yapıldığını, 31.12.2008 tarihine kadar işletmenin işlerinin müvekkili üzerinden devam edeceğinin kararlaştırıldığını, davalıların protokolde sorumlu olduğu kira bedeli, KDV, diğer vergiler, elektrik faturası v.s gideri ödemediklerini ileri sürerek, 13.392.96 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... ... 'in davalı-birleşen davanın davacısı şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu, bu şirketin görünürde başka bir ortağı ticaret sicilinde kayıtlı ise de gizli ortağının ... bulunduğu, anılan şirketin bir işletmesinin olduğu, kayıtlı olmayan ... adıyla işletildiği, taraflar arasında çekişme olan protokolün konusunun şirketin işletmesinin kısmen devrine ilişkin bulunduğu, işletmenin devrinin BK'nın 179. maddesinde düzenlendiği, işletmenin fiilen devredildiği, görünürdeki işlemler ile gerçek işlemlerin farklı olduğu, işletmenin geçerli şekilde devrinin yapılmadığı, tarafların basiretli tacir gibi davranmadıkları, geçersiz sözleşme uyarınca tarafların mülkiyet ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca verdiklerini isteyebilecekleri, asıl davada davacının ödemesi karşılığı, mağazadaki malları teslim aldığı, ediminin karşılıksız olmadığı, POS cihazları ile yazar kasanın alınması nedeniyle 22.10.2008 tarihi ile 31.12.2008 tarihi arası ticaret yapamadığından dolayı tazminat talep ettiği, somut olarak zararın varlığı beyan edilmediği gibi kanıtlanmış da bulunmadığı, geçersiz protokole uyulmaması nedeniyle zarar istenemeyeceği, gizlenen ticari ilişkilerin var olduğu, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı, birleşen davada da davacı şirketin asıl davada protokolün geçersizliğini savunması sonrası protokole dayalı tazminat talep etmesinin hakların ileri sürülmesi bakımından çelişki oluşturduğu, geçerliliği kabul edilse bile 31.12.2008 tarihine kadar edimlerini ifa etmesi gerektiği, oysa yetkilinin 22.10.2008 tarihinde POS cihazı ve yazar kasayı söküp gittiği, yapılan satışların bedelinin şirket hesaplarına girdiğinin sabit olduğu, 31.12.2008 tarihinde kiranın yenilenmesi nedeniyle sorumluluğun işletmeyi devir alana ait olacağı yönünde hüküm bulunmadığı, gizli işlemler yaptığı, basiretli davranmadığı, geçersiz de olsa sözleşmeyi ihlal eden taraf bulunduğu, bir talebinin olamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-birleşen davanın davalısı ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen protokolün geçersiz hale geldiğinin ve devir bedeli olarak verilen üç ayrı bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi, sözleşmenin ihlali dolayısıyla maddi ve manevi tazminatın tahsili, birleşen dava ise, aynı protokole dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece taraflar arasındaki protokolün geçerli olmadığı kabul edilerek yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi tespitler de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Asıl ve birleşen davanın taraflarının bir araya gelerek ... İş merkezi Kat:... No: ... ... /... adresinde ... Mağazası olarak faaliyet gösteren işletmenin devrine ilişkin 27.02.2008 tarihli protokol imzaladıkları, bu adresin davalı-birleşen davanın davacısı şirketin merkezi bulunduğu, mağazanın faaliyet gösterdiği taşınmaza dair kira sözleşmesinin dava dışı mal sahibi kişi ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket arasında imzalandığı, vergi sicilinin, elektrik ve su abonelikler ile yazar kasa ve POS cihazlarının yine şirket adına kayıtlı bulunduğu, davalı-birleşen davanın davacısı şirketin ortaklarının asıl davanın davalısı ... ile dava dışı kişi olduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir.

Ayrıca, kayden davalı-birleşen davanın davacısı şirket adına olan mağazanın fiilen protokol tarihine kadar davalı ... ile birleşen davanın davalısı ... tarafından yarı oranda işletildiği, uyuşmazlığa konu protokolün de asıl davada davalı ...'ın işletilen mağaza üzerindeki yarı oranındaki payının davacı-birleşen davanın davalısı ...'e devrine ilişkin düzenlendiği, bu devre hukuken işletme sahibi gibi görünen davalı-birleşen davacısı şirketin de dahil edildiği, taraflara bir takım hak ve mükellefiyetler yüklendiği hususları da çekişmesizdir.

Davacı-birleşen davanın davalısı ... birleşen davanın davalısı ... 'la birlikte davalı-birleşen davanın davacısı şirket üzerinden protokol uyarınca mağazayı işletmeye başlamış, devir bedeli olarak verilen bonoların vadesi gelenlerini ödemiş, asıl davada davalı ...'ın şirkete ait POS cihazı ile yazar kasayı söküp götürdüğü tarih olan 22.10.2008 gününe kadar mağaza faaliyetine devam etmiştir.

Somut olaya uygulanması gerekli mülga BK'nın 179. maddesinde işletmenin kısmen veya tamamen devri için belli bir şekli şartı öngörülmemiştir. Devrin ilan şartı, işletmenin alacaklılarıyla ilgili sorumluluğun başlangıcına yöneliktir.

Bu durum karşısında, uyuşmazlığa konu protokolün sözleşme serbestisi çerçevesinde kayden davalı-birleşen davanın davacısı adına kayıtlı, fiilen asıl davanın davalısı ... ile birleşen davanın davalısı ... tarafından işletilen işletmenin ... adına olan kısmının devrine ilişkin olarak düzenlendiği, geçerli bulunduğu kabul edilip, asıl ve birleşen davadaki taleplerin buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekili ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan davacı-birleşen davanın davalısı vekili ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı'ya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452978300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.