Telif Hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4019 E. 2013/4757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ haksız fiil↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu her iki mahsulün, sahibinin hususiyetini taşıması, sözlü musiki eseri kategorisine girmesi ve fikrî bir çabanın ürünü olması sebebiyle ... kapsamına giren eser mahiyetinde bulunduğu, karşı çıkılmayan iddiaya göre 29.03.2009 yerel seçim kampanya çalışmasında ... ... Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal ...'nun seçim kampanyasında anılan eserlerin düzenlenerek kullanılması için davalı il yönetimi ile sözlü biçimde anlaşma yapıldığı, davacının ...'nı “UYKULARI HARAM ETTİ ...”, BİRLİK MARŞINI"da “... ... MARŞI” olarak yeniden düzenlediği ve ... ... İl Başkanlığına sunduğu, ancak anlaşmanın sözleşmeye dönüşmediği, buna rağmen davacının her iki eserinin davalının seçim kampanyasında kullanıldığı, 2820 sayılı Yasanın 71. maddesi haksız fiillere ilişkin sorumlulukla ilgili hüküm içermediği, eylemin sadece parti il yönetiminde görevli olan kişiler tarafından gerçekleştirildiği ve genel merkezin bundan haberdar olmadığı yahut bu eylemi onaylamadığının söylenmesinin de olanaksız olduğu, bu nedenle haksız fiil niteliğindeki eylemden davalının da sorumlu olduğu davalının eylemlerinin, davacının ... tarafından korunan eserleri ile ilgili çoğaltma, yayma ve temsil gibi malî ile umuma arz ve adın gösterilmesi gibi manevî haklarının izinsiz kullanılması niteliğinde olduğu, malî hakları tecavüze uğrayan eser sahibi, ...'in 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya ... hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok ... kat fazlasını isteyebileceği, davalının eylemleri sebebiyle davacının ayrıca her iki eserle ilgili eseri umuma arz edip etmeme ile umuma arzın zaman ve tarzını belirleme konusundaki manevî yetkisi ile eserini adıyla veya adsız olarak umuma arz etme konusundaki manevî yetkisinin tecavüze uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7013 E. 2013/22411 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · reeskont faizi · ıslah · tacir · yasal faiz · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda… nusu fotoğrafın eser mahiyetinde olduğu ve izin alınmadan davalı tarafından yayınlandığı, FSEK 68 f-1 uyarınca söz konusu fotoğrafın değerinin 3.500 TL olduğu, aynı «zamanada» davacının manevi haklarından olan umuma arz yetkisi de ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile FSEK 68/3 uyarınca 10.500 TL'nin 10.000 TL'sına «temerrüt tarihi» olan 08/08/2011 tarihinden, 500 TL'sına «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ve 3.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak; davalı taraf «tacir» olmadığından mahkemece «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken «reeskont faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17209 E. 2013/15563 K.
Ortak:haksız fiil
İncelediğiniz kararda… seçim kampanyasında kullanıldığı, 2820 sayılı Yasanın 71. maddesi haksız fiillere ilişkin sorumlulukla ilgili hüküm içermediği, eylemin sadece parti il yönetiminde «görevli» olan kişiler tarafından gerçekleştirildiği ve genel merkezin bundan haberdar olmadığı yahut bu eylemi onaylamadığının söylenmesinin de olanaksız olduğu, bu nedenle «haksız fiil» niteliğindeki eylemden davalının da sorumlu olduğu davalının eylemlerinin, davacının ... tarafından korunan eserleri ile ilgili çoğaltma, yayma ve «temsil» gibi malî ile umuma arz ve adın gösterilmesi gibi manevî haklarının izinsiz kullanılması niteliğinde olduğu, malî hakları tecavüze uğrayan eser sahibi, ...'in 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya ... hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok ... kat fazlasını isteyebileceği, davalının eylemleri sebebiyle davacının ayrıca her iki eserle ilgili eseri umuma arz edip etmeme ile umuma arzın zaman ve tarzını belirleme konusundaki manevî yetkisi ile eserini adıyla veya adsız olarak umuma arz etme konusundaki manevî «yetkisinin» tecavüze uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… oruna göre, seçim kampanyalarında yapılan işlem ve eylemlerden dolayı sorumluluğun, kampanyayı yürüten adaya (yani davalıya) ait olması nedeni ile davalı tarafından «husumete» ilişkin itirazının yerinde görülmediği, dava konusu eserlerden davacılardan ...’e ait olan "Sandık Başına" isimli eserin, davalının miting meydanına seçim otobüsüyle giriş yaptığı sırada çalındığı, koro arkasındaki icracı kişinin de davacılardan Nadide ... olduğu, FSEK’nın 10/2. maddesi hükmüne göre koro halinde bile olsa icracı sanatçının haklarının korunacağı, eser niteliğinde bulunan dava konusu müzik eserinin izinsiz olarak kullanıldığı, bu konuda davacılara herhangi bir bedelin ödenmediği, piyasa rayiçlerine ve davadaki kullanım tarzına göre tazminat miktarının hesaplandığı, seçim kampanyalarında yapılan işlem ve eylemlerden dolayı sorumluluğun, kampanyayı yürüten adayda bulunması nedeni ile davalının «husumet itirazının» yerinde olmadığı, dava konusu CD içeriğinde, seçim kampanyasının yürütüldüğü meydanlarda toplanan kalabalık insan seslerinin neden olduğu gürültünün varlığı ve kullanılan müzik ile icracının tespiti nedeniyle davalı tarafın anılan CD’nin kullanılmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmediği, ayrıca olmayan bir CD’nin deneme amaçlı da olsa yayınlanması imkansız olup, bu CD’nin seçim sırasında kullanıldığı davalı tarafından tevil yollu «ikrar» edildiği, dosya içeriğinden eserin kullanım sayısı tespit edilememekle birlikte, mali haklar ve manevi yönden ihlalin açık olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacı ... bakımından FSEK’nın 68. maddesine göre, 1.500,00 TL'nin 3 katı karşılığı olan 4.500,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın; davacı ...... bakımından 500,00 TL'nin 3 katı karşılığı olan 1.500,00 TL maddi tazminatın ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ikrar · taraf ehliyeti · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaDavalı vekili, müvekkilince dava konusu eserin seçim çalışmaları sırasında öğrenildiğini ve derhal müdahale edilerek eserin «kaydının» yapıldığı CD’nin yayınının engellediğini, bu nedenle seçim çalışması sırasında bu eserlerin kullanılmadığını, seçim kampanyalarında bu tür eserlerin kullanımının bireyler vasıtasıyla değil partiler adına seçim kampanyasını yürüten şirketler aracılığıyla gerçekleştirildiğini, davacılardan Nadide ...’nun «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… oruna göre, seçim kampanyalarında yapılan işlem ve eylemlerden dolayı sorumluluğun, kampanyayı yürüten adaya (yani davalıya) ait olması nedeni ile davalı tarafından «husumete» ilişkin itirazının yerinde görülmediği, dava konusu eserlerden davacılardan ...’e ait olan "Sandık Başına" isimli eserin, davalının miting meydanına seçim otobüsüyle giriş yaptığı sırada çalındığı, koro arkasındaki icracı kişinin de davacılardan Nadide ... olduğu, FSEK’nın 10/2. maddesi hükmüne göre koro halinde bile olsa icracı sanatçının haklarının korunacağı, eser niteliğinde bulunan dava konusu müzik eserinin izinsiz olarak kullanıldığı, bu konuda davacılara herhangi bir bedelin ödenmediği, piyasa rayiçlerine ve davadaki kullanım tarzına göre tazminat miktarının hesaplandığı, seçim kampanyalarında yapılan işlem ve eylemlerden dolayı sorumluluğun, kampanyayı yürüten adayda bulunması nedeni ile davalının «husumet itirazının» yerinde olmadığı, dava konusu CD içeriğinde, seçim kampanyasının yürütüldüğü meydanlarda toplanan kalabalık insan seslerinin neden olduğu gürültünün varlığı ve kullanılan müzik ile icracının tespiti nedeniyle davalı tarafın anılan CD’nin kullanılmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmediği, ayrıca olmayan bir CD’nin deneme amaçlı da olsa yayınlanması imkansız olup, bu CD’nin seçim sırasında kullanıldığı davalı tarafından tevil yollu «ikrar» edildiği, dosya içeriğinden eserin kullanım sayısı tespit edilememekle birlikte, mali haklar ve manevi yönden ihlalin açık olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacı ... bakımından FSEK’nın 68. maddesine göre, 1.500,00 TL'nin 3 katı karşılığı olan 4.500,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın; davacı ...... bakımından 500,00 TL'nin 3 katı karşılığı olan 1.500,00 TL maddi tazminatın ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… inden Nadide ... için 500,00 TL ve...için 1.500,00 TL olmak üzere 2.000,00 TL mali hak bedelinin FSEK’nın 68. maddesi hükmü uyarınca üç katı olan toplam 6.000,00 TL «maddi tazminatın», tecavüz tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4019 E. , 2013/4757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....01.2011 tarih ve 2009/218-2011/... sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'in ... takma adını kullandığını, ...Sahipleri Grubu Meslek Birliği üyesi olduğunu, söz ve besteden oluşan ... ve ... isimli eserlerin sahibi olduğunu, 29.03.2009 tarihli yerel seçimlerde ... ... Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ...'nun seçim kampanyasında anılan eserlerin düzenlenerek kullanılması amacıyla sözlü biçimde anlaşma yapıldığını, bunun üzerine müvekkilinin ...'nı “...” ...'da “...” olarak yeniden düzenleyip ... İl Başkanlığı'na sunduğunu, sonrasında ... .... Noterliği'nde 02.02.2009/3685 yevmiye sayısıyla adına tespit ettirdiğini, ayrıca "... ... Marşı"nı 05.02.2009 tarihinde, "Uykuları Haram Etti ... Marşı"nı da 02.03.2009 tarihinde MSG'nin ilgili birimine adına kaydettirdiğini, ...
İl Yönetimindeki kişilerle görüşmeler sonucunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin her iki marşın ...'ye devri hususunda mutabık kaldıklarını, daha sonra ... İl yöneticilerinin telefonla kendisine bir başka sanatçının bestelerinin kullanılacağını bildirdiklerini, anlaşmanın sözleşmeye dönüşmediğini, buna rağmen müvekkilinin hazırladığı her iki sözlü musiki eserinin anılan seçim kampanyasında ... tarafından kullanıldığını, bu hususun yazılı ve görsel medayada geniş yer aldığını bunun üzerine ... Genel Merkezi ve ... İl Teşkilatına ihtarnameler çekildiğini, ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, davalının eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, bu eylemle müvekkilinin eserlerle ilgili umuma arz ve adın belirtilmesi yetkileriyle;
çoğaltma, yayma ve temsil haklarının ihlâl edildiğini, ihlâl olunan mali hakların karşılığı olarak ...'in 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat taleplerinin bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik her bir eser için 1.000,00 TL'den toplam ....000,00 TL maddî tazminat ile ihlâl olunan manevî haklar karşılığı her bir eser için 1.000,00 TL olmak üzere toplam ....000,00 TL manevî tazminatın ....02.2009 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını toplam 30.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71/.... maddesi uyarınca atılı eylemden dolayı müvekkili parti tüzel kişiliğine sorumluluk yöneltilemeyeceğini, zira müvekkili genel merkez ile davacı arasında bir sözleşme bulunmadığını, davacının kimle sözleşme yapmış ise işbu davayı da ona yöneltmesi gerektiğini, İl ve İlçe Başkanlıklarının ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğunu, genel merkezin davacı eserlerini kullanmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu her iki mahsulün, sahibinin hususiyetini taşıması, sözlü musiki eseri kategorisine girmesi ve fikrî bir çabanın ürünü olması sebebiyle ... kapsamına giren eser mahiyetinde bulunduğu, karşı çıkılmayan iddiaya göre 29.03.2009 yerel seçim kampanya çalışmasında ... ... Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal ...'nun seçim kampanyasında anılan eserlerin düzenlenerek kullanılması için davalı il yönetimi ile sözlü biçimde anlaşma yapıldığı, davacının ...'nı “UYKULARI HARAM ETTİ ...”, BİRLİK MARŞINI"da “... ... MARŞI” olarak yeniden düzenlediği ve ... ... İl Başkanlığına sunduğu, ancak anlaşmanın sözleşmeye dönüşmediği, buna rağmen davacının her iki eserinin davalının seçim kampanyasında kullanıldığı, 2820 sayılı Yasanın 71.
maddesi haksız fiillere ilişkin sorumlulukla ilgili hüküm içermediği, eylemin sadece parti il yönetiminde görevli olan kişiler tarafından gerçekleştirildiği ve genel merkezin bundan haberdar olmadığı yahut bu eylemi onaylamadığının söylenmesinin de olanaksız olduğu, bu nedenle haksız fiil niteliğindeki eylemden davalının da sorumlu olduğu davalının eylemlerinin, davacının ... tarafından korunan eserleri ile ilgili çoğaltma, yayma ve temsil gibi malî ile umuma arz ve adın gösterilmesi gibi manevî haklarının izinsiz kullanılması niteliğinde olduğu, malî hakları tecavüze uğrayan eser sahibi, ...'in 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya ... hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok ...
kat fazlasını isteyebileceği, davalının eylemleri sebebiyle davacının ayrıca her iki eserle ilgili eseri umuma arz edip etmeme ile umuma arzın zaman ve tarzını belirleme konusundaki manevî yetkisi ile eserini adıyla veya adsız olarak umuma arz etme konusundaki manevî yetkisinin tecavüze uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.707,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY
Mahkemece eser sahibi davacının eser üzerindeki 5846 sayılı kanundan doğan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi aynı kanunun 68. maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68. maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/... fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452853900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz